
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Kendi vatandaşlarını tehdit olarak gören bir devlet ilerleyemez. Korku senaryolarının yoğunlaştığı, demokrasinin kesintiye uğradığı, özgürlüklerin kısıtlandığı dönemlerin ardından daima büyük sıkıntılar, krizler gelmiştir. İşte bu yüzden bugün toplumsal huzur ve istikrarımızı en değerli kazancımız sayıyoruz' dedi.
Başbakan Erdoğan, yeni yılın ilk Ulusa Sesleniş konuşmasında 2007 yılında insanların yaşam kalitesini yükseltmek için her alanda önemli mesafeler kat edildiğini belirterek, Atatürk'ün muasır medeniyetlerin üzerine çıkma hedefine ulaşmak için daha aşılması gereken çok sorun olduğunu söyledi. Erdoğan, bir çoğunun artık daha fazla ertelenmeye, ötelenmeye, görmezden gelinmeye tahammülü olmasa da karşı karşıya bulunulan sorunların, geleceğe olan inançlarını kırmaması gerektiğini kaydetti. Erdoğan, 'Biz hep şuna inandık; Türkiye'nin aşılamayacak sorunu, halledilemeyecek meselesi yoktur. Yeter ki, sorundan değil, çözümden yana ortak bir iradeye sahip olalım. Biz, sorunların, gerilimlerin, çözümsüzlüklerin değil, ortak aklın, müşterek çözümlerin parçası olmak için yola çıktık' dedi.
Türkiye'nin temel meselelerinin ya hallolmasının ya da hal yoluna girmesinin çözüm odaklı anlayışları sayesinde olduğunu belirten Erdoğan, 'Türkiye'yi normalleştirecek, on yıllarımızın, yeni kuşaklarımızın bir daha aynı sorunlar içinde kaybolup gitmesini önleyecek olan da budur. Unutmayalım ki, her çözüm, birlik ve beraberliğimizi, sosyal barışımızı biraz daha güçlendirecek, huzur ve refahımızı biraz daha artıracaktır' diye konuştu.
-'ÇETELERLE MÜCADELE BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR'-
Milletin huzur ve refahını, can ve mal emniyetini tehdit eden 'organize suç örgütleriyle, hukuk dışı yapılanmalarla, menfaat şebekeleriyle ve çetelerle' mücadelenin büyük bir önem taşıdığını vurglayan Erdoğan şöyle konuştu:
'Kurumlarımız artan bir kararlılıkla, işbirliği içinde bu karanlık odakların üzerine gidiyor. Bu oluşumların varlığı, modern, çağdaş Türkiye'ye ve onun kurumlarına en büyük haksızlıktır, en büyük kötülüktür. Bu tür yanlış yollara sapanların varlığı, kurumlarımıza olan güveni sarsamayacaktır. Kurumlarımızın yıpratılmasına ve kirletilmesine hiç bir şekilde izin veremeyiz, vermemeliyiz. Bu mücadelede bütün kurumlarımızın yargısı, polisi ve askeriyle, medyası ve sivil toplum kuruluşlarıyla üzerine düşeni yaptığına inanıyor, kurumlarımızın güven ve itibar kazanmasından memnuniyet duyuyorum.'
-'TERÖR ÖRGÜTÜ PANİK İÇİNDE'-
Terör örgütünün kanlı düzenini sürdürmekten başka bir amacı olmadığını vurgulayan Erdoğan, 'Panik içindeki çırpınışları bunun en açık göstergesidir' dedi. Ocak ayının Diyarbakır'da meydana gelen bombalı saldırıyı anımsatan Erdoğan, saldırıda yaşamını yitirenlerin adlarını okullarda yaşatacaklarını söyledi.
Başbakan Erdoğan, alınan siyasi, askeri, diplomatik, sosyal ve ekonomik tedbirlerle terör örgütünün giderek daha da yalnızlaştığını ve çaresizleştiğini belirterek, olayın hemen ardından Diyarbakır'a gittiklerini anımsattı. Bölgedeki insanların, artık bir an önce terörün getirdiği şartların sona ermesini, normalleşmenin başlamasını ve bölgeye yatırımların artarak devam etmesini beklediğini kaydederek, 'Son beş buçuk yılda bölgeye yaptığımız yatırımlar insanlarımızın geleceğe dönük umutlarını canlandırmıştır. Bu değişim, terör örgütünün zeminini kaybetmesi demektir. Yaşadıkları panik bu yüzdendir, yeniden kargaşa çıkararak, yeniden düşmanlıkları besleyerek bu olumlu gidişatı değiştirmek istiyorlar' diye konuştu.
-'BİRBİRİMİZLE AYNI OLMAK ZORUNDA DEĞİLİZ'-
Millet olarak farklılıkların kendilerini zenginleştirdiğini iyi bilmek durumunda olduklarını da belirten Erdoğan, 'Birbirimizle aynı olmak zorunda değiliz ama bir ve beraber olmak zorundayız' dedi. Sözlerini 'Bu topraklar Mevlana'nın, Yunus Emre'nin, Hacı Bektaş-ı Veli'nin bilgeliğiyle bereketlenmiş topraklarÂ… Bizim gönüllerimizde hoyratın da, deyişin de, uzun havanın da, gazelin de yankısı bir' diye sürdüren Erdoğan, 'Muharrem ayı vesilesiyle bu sene bir ilki gerçekleştirerek Alevi vatandaşlarımızla bir iftar sofrasının etrafında buluştuk, matem günümüzde 'Gelin Canlar Bir Olalım' çağrısına icabet etmiş olduk. Bir kere daha farkına vardık ki, bu ülkenin bütün canlarının hamuru birdir, mayası birdir, gönlü birdir' dedi.
-YILLARDIR KONUŞULAMAYAN TABULAR-
Türkiye'nin yıllar yılı tabu olarak görüldüğü için konuşulmamış meseleleri olduğuna işaret eden Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
'Bu meseleleri aklıselimle aşmak, toplumsal zeminde en geniş mutabakatı sağlayarak bu düğümleri çözmek, bu sorunları arkamızda bırakarak Türkiye'nin gündeminden düşürmek mümkün. Demokrasi ve hukuk düzenimiz içinde her problemin bir çözümü var, yeter ki bu çözümü önyargısız bir biçimde arayalım. Türkiye bir vehimler ve korkular ülkesi olmasın, bir özgürlükler ve idealler ülkesi olsun, istiyoruz. Bütün insanlarımız anayasal meşruiyet sınırları içinde kendilerini, fikirlerini ifade etsinler, eğitim- öğretime, ekonomik ve sosyal hayata dahil olsunlar, bunu istiyoruz. Bilim ve fikir insanlarımızın önünü açalım, müteşebbislerimizin önünü açalım, huzursuzluk ve gerilimleri ortadan kaldıralım ki, milletçe hep birlikte kazanalım, bunu diyoruz.'
-'KENDİ VATANDAŞLARINI TEHDİT OLARAK GÖREN TÜRKİYE İLERLEYEMEZ'-
Başbakan Erdoğan, Türkiye son beş yılda toplumsal huzur ve istikrarı demokrasiyle yakaladığını söyleyerek, 'Kendi vatandaşlarını tehdit olarak gören bir devlet ilerleyemez. Korku senaryolarının yoğunlaştığı, demokrasinin kesintiye uğradığı, özgürlüklerin kısıtlandığı dönemlerin ardından daima büyük sıkıntılar, krizler gelmiştir. İşte bu yüzden bugün toplumsal huzur ve istikrarımızı en değerli kazancımız sayıyoruz' dedi. (ANKA/SÜRECEK)
(İG/ZG)
Son Dakika › Güncel › Erdoğan'dan Mesaj Bombardımanı - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.