MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, terör örgütünce kaçırılan kamu görevlilerinin teslim edilirken ortaya çıkan görüntüyü, "Bu olay başlı başına elem ve keder vericidir; zira günlerce eşkıyanın elinde bulunan insanlarımız iktidar partisinin sözcüleri tarafından tutsak, esir diye yaftalandı" sözleriyle değerlendirdi MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan, terör örgütünce kaçırılan kamu görevlilerinin teslim edilirken ortaya çıkan görüntüyü, "Bu olay başlı başına elem ve keder vericidir; zira günlerce eşkıyanın elinde bulunan insanlarımız iktidar partisinin sözcüleri tarafından tutsak, esir diye yaftalandı" sözleriyle değerlendirdi.
TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyen Adan, terör örgütünün elinde bulunan kamu görevlilerini, bir askeri disiplin içerisinde, sanki bir legal ordu gücüymüş gibi aracılara teslim ettiğine dikkat çekerek, şöyle devam etti:
" Türkiye'nin kendi sınırları içerisinden PKK'nın asker, polis, kaymakamlarımızı alıp ellerinde tutabilmiş olması Türkiye cumhuriyeti için utanç duyması gereken bir ayıptır. Bu utancı yaşaması gereken devlet, hiç olmazsa, genel başkanımız Sayın Devlet Bahçeli'nin söyledikleri gibi, gidip kamu görevlilerini teröristin ciğerinden söküp alıp gelebilmeliydi.
Bu olay başlı başına elem ve keder vericidir; zira günlerce eşkıyanın elinde bulunan insanlarımız iktidar partisinin sözcüleri tarafından tutsak, esir diye yaftalandı. Toplumun kafasına bilinçli olarak bu kavramlar yerleştirildi. Bu uluslararası savaş hukukunun kavramları toplumun kafasına yerleştirilmeye çalışıldı. Bu bilinçli gayret bile, adına barış süreci denilen süreçte Türkiye'nin karşısına nasıl bir eşit muhataplık inşa edilmeye çalışıldığını göstermeye yeter. Türkiye eşittir PKK formülasyonu AKP'nin Türkiye'nin önüne koyduğu kahredici zillet tablosudur.
Yaşanan bu vahim olayda en can yakıcı hususlardan biri de şudur: terör örgütü ellerinde bulunan insanlarımızı bir askeri disiplin içerisinde, sanki legal bir ordu gücüymüş gibi aracılara teslim etmiştir. Türkiye cumhuriyeti aracı kullanan bir devlet durumuna düşürülmüştür. Belki daha da vahimi, kamu görevlileri bir mal gibi, bir eşya gibi tutanakla teslim edildiler. Pek kimse yeterince farkında değil ama örgüt Türkiye'ye karşı açıkça Cenevre savaş hukuku kurallarını uygulamış, Türkiye cumhuriyeti bu zillet durumunu normal bir prosedür gibi benimsemiştir. Bu büyük suçtur ve büyük ihanettir. Türkiye'yi böyle bir utanca mahkum ve mecbur kılanlara yazıklar olsun diyoruz."
Yaşananların AK Parti iktidarı ve onun emrindeki bazı devlet görevlilerinin anayasanın çizdiği sınırları zorlayan ve hatta ihlal eden bir tutum içerisinde ve PKK'ya "yasal ve meşru bir kimlik giydirmek" arzusunda olduğunu gösterdiğini kaydeden Adan, "Korkarız ki bütün bu gelişmelerin altında kişisel siyasi hesaplar var. Milletin önünde oynanan oyunu görüyoruz. AKP ve onun emrindeki bazı devlet memurları açıkça terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ı bir kurtarıcı olarak yeniden inşa etmektedir. Hükümet ve devlet eliyle bir mahkum teröriste güç ve kudret takviyesi yapılmaktadır. Bütün bunların hiçbiri hayra alamet değildir. Açlık grevlerini durduran Apo. Bir emriyle kamu görevlilerini kurtaran Apo. 'Tayyip'i ben getirdim' diyen Apo. 'MİT başkanını ben kurtardım' diyen Apo. Bir cani mahkuma bunları söyleten AKP değilse kimdir? Hükümet açıkça terörist başının PR'ını yapmaktadır" diye konuştu.
"Devlet ve hükümetten daha dik durmuşlardır. Türkiye'nin şu anda biri Balgat'ta biri İmralı'da iki diplomasi kurumu vardır" diyen Adan, "Herkes ağzını açmış Apo ve Kandil arasındaki diplomasiyi seyrediyor" değerlendirmesinde bulundu. Bir mahkum terörist olan Öcalan'a devlet eliyle güç ve kudret takviyesi yapıldığını iddia eden Adan, "Bu dönemde benim gördüğüm şudur; taşlar bağlamış, köpekler salıverilmiştir" diyerek şunları söyledi:
"Kimse kimseyi aptal sanmasın. Statünün ne olduğunu herkes biliyor. Bunun adı resmen devletin ikili bir devlet haline getirilmesidir. Türkiye'nin önce hukuken, sonra da fiilen bölünmesidir. İşte bu millete bu zilleti yaşatan AKP'yi şehitlerin ruhaniyeti cezalandırarak derken bu tablodan hareketle söylüyoruz. Bir takım süslü laflarla, Duyguları sömürerek, İnsanlarımızın huzur özlemlerini sömürerek kimse gerçekleri gizleyemez. Türk devlet ve tarih şuuruna sahip olmayan bir kadro elinde adım adım bir felaket dönemine doğru itilmektedir. Bugün milletin elindeki tek emniyet sibobu MHP'dir. Milletimizin gören gözü, işiten kulağıyız. Türk milleti bütün bu kötü tabloya rağmen hiç endişelenmesin, biz milletin emrindeyiz."
Basın toplantısında gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Adan, MHP olarak Anayasa'nın ilk 4 maddesiyle ilgili tartışmalara girmediklerini, belirterek Anayasa'da bulunan Türk milleti ifadesiyle gurur duyduklarını da ifade etti. - Ankara
Son Dakika › Güncel › Mhp'li Adan: Manzara Elem ve Keder Verici - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.