Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye'nin "çok yönlü ve artan, ağır iç ve dış tehdit ve risklerle karşı karşıya" olduğunu söyledi. Sezer, bölücü tehdidin "siyasallaşma" çabasına, "gerici tehdidin" de ulaştığı boyutlara dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, İstanbul'da Harp Akademileri Komutanlığı'nda düzenlenen konferansta yaptığı konuşmada, Harp Akademileri'nin bilimsel çalışma anlayışı içinde ulusal stratejinin belirlenmesine yaptığı katkıların övgüye değer olduğunu söyledi.
Ulusal ve uluslar arası terör konusuna değinen Sezer, Soğuk Savaş'ın sona ermesinin, kalıcı bir barışın sağlanması yolunda dünyada yarattığı iyimserliğin, 11 Eylül sonrasında yerini kaygan, belirsiz ve istikrarsız bir uluslararası ilişkiler ortamına bıraktığını kaydetti. Bu durumun sonucu olarak stratejik düşüncelerde bir değişim süreci başladığını ve güvenlik kavramlarının temelden sarsıldığını dile getiren Sezer, "Bugün, dünyada büyük güçler arası konvansiyonel bir savaş olasılığı giderek azalırken, bölgesel, etnik ve dinsel kökenli savaşlar tehdit olma niteliğini korumakta ve küresel gerginliği artırmaktadır" dedi. Terörizmin ülkelerin güvenliğini ve toprak bütünlüğünü de tehdit ettiğini vurgulayan Sezer şöyle dedi:
"Terörizm, temel hak ve özgürlüklerin ve demokrasilerin yıkılmasını, istikrarın bozulmasını ve çoğulcu sivil toplumların etkisiz kılınmasını hedef almaktadır.
Öte yandan, uluslararası terörizm ve kitle yok etme silahlarının yayılması, dünyada kalıcı bir güvensizlik algılaması yaratan başlıca etkendir. Terör eylemlerinde kitle yok etme silahlarının kullanılma risk ve olasılığının artmış bulunması, nükleer teröre karşı kimi küresel savaşım girişimlerinin başlatılmasına yol açmaktadır.
Bu durumda, silahlı kuvvetlerin bir yandan konvansiyonel savaş olanak ve yeteneklerini korurken, diğer yandan savaşı ve terörle savaşımı uzun süre bir arada yürütebilecek yeteneklere de sahip olması gerekmektedir."
KÜLTÜRLER ARASI ÇATIŞMASI UYARISI
Sezer, 21. yüzyılın başında yeni bir dünya düzeninin oluşum aşamasında bulunduğuna dikkat çekerek, bu düzenin meşruiyete ve bunun temeli olan uluslararası hukuka dayanması gerektiğini kaydetti. Sezer "Tersi durumda, kültürler arasında derin uçurumlara ya da başat bir gücün egemenliğine yol açma riski bulunmaktadır" dedi.
AÇILIK VE YOKSULLUĞA KARŞI YETERLİ DAYANIŞMA OLUŞMADI
Sezer, dünyada çeşitli bölgesel güç odaklarının ortaya çıkması sürecinin Türkiye tarafından yakından izlenmesinin sürdürülmesi gerektiğini ifade ederken, geçen yüzyılda ivme kazanan küreselleşmenin olumlu sonuçlarının yanı sıra, toplumlardaki dengeleri bozabilen, eşitsizlikleri arttıran ve tehdit kaynaklarını çoğaltabilen yönleri giderek daha iyi anlaşıldığını söyledi. Sezer, yoksulluk, açlık ve salgın hastalıklar gibi küresel sorunların çözümü için yeterli dayanışma oluşturulmadığını belirterek, şöyle dedi:
"Bu durum, 'karşılıklı anlayış ve hoşgörü' eksikliğini artırmış, terörizm başta olmak üzere pek çok küresel sorunu da birlikte getirmiştir.
Küreselleşme sürecinde, düşüncesizce atılan kimi adımlar ve hoşgörüden yoksun yaklaşımlar, tarihsel önyargıları öne çıkararak uygarlıklararası çatışma kuramlarını gündeme getirmiştir. Kültürel kaynakları çok çeşitli olmakla birlikte, bireylerin özgürlük ve eşitliği ile barış ve hoşgörüyü temel alan uygarlık, tek ve evrenseldir.
Böyle bir ortamda, çevremizde ülkemizin kalkınma ve ilerleme çabalarını artırarak sürdürebilmesine elverişli koşulların yaratılması, istikrar ve güvenin sağlayacağı olanaklardan yararlanılması, ulusal çıkarlarımız yönünden başlıca hedefi oluşturmaktadır."
BARIŞ VE GÜVENLİK KUŞAĞI HEDEFİ
Sezer, jeostratejik konumu yönünden dünyadaki uluslararası bunalım alanlarına yakın olan Türkiye'nin, terörizm, kitle yoketme silahlarının yayılması ve bölgesel sorunlardan kaynaklanan "çok yönlü ve artan, ağır iç ve dış tehdit ve risklerle karşı karşıya" olduğunu ifade etti. Sezer konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Ülkemizin bütünlüğüne ve ulusal birliğine yönelik bölücü terörist eylemler ve gerici etkinlikler, birincil tehdit konumunu korumaktadır.
Türkiye'ye yönelik her türlü tehdit ve risklerin, tüm ulusal güç ögeleriyle caydırılması ve gerektiğinde etkisiz duruma getirilmesi, güvenlik politikamızın temelini oluşturmaktadır. Ayrıca, Türkiye'nin çevresinde bir 'Barış ve Güvenlik Kuşağı' oluşturulması, böylece ülkemize yönelik tehdit ve risklerin azaltılması hedef alınmaktadır. Bu çerçevede, kara suları, hava sahası, münhasır ekonomik bölge ve kıta sahanlığı gibi konularda Türkiye'nin güvenliğini tehlikeye düşüren güncel uygulamalar, ulusal hak ve yararlarımızı gözetecek biçimde yakından izlenmektedir.
Türkiye, bulunduğu coğrafyadaki sorunların çözümüne yardımcı olmak amacıyla tüm birikimini ve gücünü kullanmalıdır. Bu yönde etkin girişimlerle bölgesine yönelik gündemi belirlemeli, siyasa ve çözümler üretmeli, bunları biçimlendirmelidir."
BÖLÜCÜ TEHDİT SİYASALLAŞIYOR
Terörizmin küresel bir boyut kazandığını, belirli ülkelerin ya da bölgelerin sorunu olmaktan çıkarak, uluslar ve sınırlar ötesi özelliğinin belirginleştiğini belirten Sezer, terörden en çok zarar gören ülkelerden biri olarak Türkiye'nin, terörizmle uluslararası savaşımı ve bu konuda işbirliğini ve dayanışmayı desteklediğini kaydetti. Türkiye'nin karşılaştığı bölücü terörü tümüyle yok edebilmek için yasalar çerçevesinde büyük bir kararlılıkla savaşımını sürdürdüğünü vurgulayan Sezer, şöyle dedi:
"Ülkenin ve Ulus'un her türlü tehdit ve tehlikeye karşı korunup savunulması en büyük hakkımız ve sorumluluğumuzdur. Türkiye, bir yandan Irak'ın kuzeyinden kaynaklanan terörist tehdidin etkisiz kılınması konusundaki kimi ortak çabalara katkılarını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru savunma hakkını saklı tutmaktadır.
Siyasallaşmaya çalışan bölücü terörle savaşımda ulusumuzun gösterdiği birlik ve beraberliği, tüm güvenlik güçlerimizin sergilediği özverili ve kahramanca çabayı beğeniyle karşılıyor, aziz şehitlerimize Tanrı'dan rahmet diliyor, gazilerimizi gönül borcuyla anıyorum."
İRTİCA UYARISI
Sezer, gerici tehdidin Türkiye Cumhuriyeti'ni kuruluşundan bu yana "sinsi bir gölge" gibi izlediğini belirterek, ulaşmış olduğu boyutların kaygıya neden olduğunu ifade etti. Sezer, "Türkiye'nin laik düzenini ve Cumhuriyet'in çağdaş kazanımlarını hedef alan etkinlikler ile dini politikaya yansıtma çabaları toplumsal gerginlikleri artırmaktadır" dedi. Cumhurbaşkanı Sezer, şunları söyledi:
"Cumhuriyet'in demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğinin, ulusu ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğünün sonsuza kadar korunması ve kollanması Devlet'in hak ve görevidir. Cumhuriyet'in temel değerlerine ve anayasal ilkelere inanmayanların, aydınlanmayı ve çağdaşlaşmayı içine sindiremeyenlerin, ülkenin geleceğine ilişkin kötü niyet taşıyanların laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ne ve kurumlarına yönelik saldırıları, ulusumuzu ve devletimizi yolundan geri döndüremeyecektir." (ANKA)
Son Dakika › Güncel › Cumhurbaşkanı Sezer: 'Çok Yönlü ve Artan Tehditlerle Karşı Karşıyayız' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?