Kadın Sağlığı Projesi - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kadın Sağlığı Projesi

Kadın Sağlığı Projesi
31.05.2008 15:52

Mersin Valisi Hüseyin Aksoy'un Eşi Hülya Aksoy, Kadın Hastalıkları Konusunda Kadınların Bilgilendirilmesi Gerektiğini Belirterek, Kadınlara, "Kendinizi İhmal Etmeyin" Dedi.

Mersin Valisi Hüseyin Aksoy'un eşi Hülya Aksoy, kadın hastalıkları konusunda kadınların bilgilendirilmesi gerektiğini belirterek, kadınlara, "Kendinizi ihmal etmeyin" dedi.

Yenişehir Başarım Dershanesi tarafından, sosyal sorumluluk çerçevesinde Vali Hüseyin Aksoy'un eşi Hülya Aksoy'un yürüttüğü "Kadın Sağlığı" projesine destek vermek amacıyla bir konferans düzenlendi. Toplantıda konuşan Hülya Aksoy, yaptıkları çalışmanın direkt olarak kadınları ilgilendirdiğini ve yaklaşık 2 yıldır bu çalışmanın içinde yer aldığını söyledi. Daha önce görev yaptıkları ilde de bu çalışmayı yaptıklarını ifade eden Aksoy, "Bu aktivitelerde bir kişiye yararlı olsak bundan mutluluk duyarız. Duyduklarınızı çevrenizdeki genç kız ve kadınlara anlatın. Yaşamınız boyunca kendinizi ihmal etmeyin" diye konuştu.

Dr. Berrin İlhan ise, meme ve rahim ağzı kanseri, menopoz ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda katılımcıları bilgilendirdi. Kadın sağlığını ilgilendiren her türlü konuda erken tanı için sağlık kuruluşlarını kullanmak gerektiğini belirten İlhan, dünyada her 7 kadından birinde meme kanseri görüldüğünü söyledi. Ülkemizde yapılan istatistiklere göre kadınları öldüren hastalıkların başında meme kanserinin geldiğini kaydeden İlhan, "Meme, süt bezleri ve burada üretilen sütü meme başına taşıyan kanallardan oluşur. Süt bezleri ve kanalları döşeyen hücrelerin, kontrol dışı olarak çoğalmaları ve vücudun çeşitli yerlerine giderek çoğalmaya devam etmelerine meme kanseri denir. Kadınların kendi kendilerini kontrol etmesinde meme yapısını bilmelerinin önemi büyüktür" şeklinde konuştu.

Yaşamı boyunca kadının memesinde bir sertlik fark etmesi ya da ağrı gelişmesinin sık rastlanan bir durum olduğunu ifade eden İlhan, "Memede fark edilen sertliklerin, kitlelerin ve değişikliklerin büyük bir çoğunluğu kanser değildir. Meme kanseri, en kolay taranabilen ve erken teşhisi hayat kurtaran bir kanser türüdür. Birinci derece akrabalarında meme kanseri görülen kadınların kendilerine daha çok dikkat etmesi gerekir. Erken yaşta adet görme, geç yaşta menopoza girme, meme kanseri riskini artırır. Alkol, sigara, şişmanlık gibi etkenler de risk faktörleri arasındadır" diye konuştu.

Meme kanserinde erken teşhis yöntemlerinin hastanın taşıdığı risk faktörlerine göre değiştiğini vurgulayan İlhan, "Meme kanseri risk faktörlerinin başında ilerleyen yaş gelmektedir. Meme kanseri her yaşta ortaya çıkabilmesine rağmen, ilerleyen yaş gruplarında bu risk daha da artmaktadır. Bu nedenle ilerleyen yaş gruplarında erken teşhis için alınması gereken önlemler, genç yaş grubunda alınacak olan önlemlerle fark göstermektedir. 20 yaş üzerindeki kadınlar, her ayın belirli bir döneminde kendi kendilerini muayene etmeli, meme dokusunda farklılık saptanırsa hekime başvurulmalıdır" dedi.

40 yaşına gelen kadınların, kendi yaptıkları periyodik muayeneye ek olarak her yıl bir kez hekim tarafından muayene edilmeleri gerektiğini de hatırlatan İlhan, yaşı ilerleyen kadınların her yıl veya 2 yıl ara ile mamografiyi çektirmeleri gerektiğini, 50 yaşından sonra ise kadınların kendilerinin periyodik muayenelerine devam etmeleri gerektiğini söyledi.

Erken teşhis için her kadının ayın belirli bir günü kendisini muayene etmesi gerektiğinin altını çizen Dr. İlhan, şöyle konuştu:

"Her ay düzenli olarak kendisini muayene eden bir kadın, memesinde ortaya çıkan bir kitleyi çok daha erken fark eder. Kadınlar, yaptıkları muayene sırasında memede iki haftadan uzun süre ele gelen sertlik veya kitle, meme derisinde kalınlaşma, şişme, renk değişikliği, meme başında kalınlaşma, kızarıklık veya yara olması, memede veya meme başında içeri doğru çekinti olması, memenin şeklinde değişiklik, meme başlarının pozisyonlarında değişiklik, meme başında ortaya çıkan akıntı gibi durumlardan birini fark ettiklerinde gecikmeden bir hekime başvurmalıdır." Genellikle cinsel ilişki yoluyla insandan insana bulaşan mikroorganizmaların neden olduğu genital yol enfeksiyonlarını da anlatan İlhan, "Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korkmayın, utanmayın, kendinizi ve sevdiklerinizi korumak için önlem alın. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar cinsel hastalığı olan birisiyle girilen cinsel ilişki sırasında ya da fiziksel temas sonucunda bulaşabilir. Doğal olarak birden fazla kişiyle ilişkisi olan kişiler, daha fazla risk altındadırlar. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar tedavi edilebilirler" dedi.

Sadece AIDS'in tedavisinin olmadığını söyleyen İlhan, şu uyarılarda bulundu:

"Cinsel yolla bulaşan hastalığı olmayan, başka biriyle ilişkisi olmayanlarla ve tek bir eşle cinsel ilişki kurmaya özen gösterin. Sizin tek eşiniz olabilir. Ama eşinizin başka eşi olmadığından da emin olun. Cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korunmak için, cinsel ilişkide kondom kullanın. Cinsel eş sayısının artmasının, hastalık bulaşma riskini de arttırdığını unutmayın. Hastalık belirtisi olmadan da bulaşma olabileceğini unutmayın. Hamile iseniz,doğum öncesi dönemde düzenli sağlık kontrollerinizi yaptırın." (MÇ-HK-MT-Y) 31.05.2008 15:35 TSİ

Kaynak: İHA

Son Dakika Yerel Kadın Sağlığı Projesi - Son Dakika


Advertisement