Sarıgöl'de Küresel Isınma Konferansı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Sarıgöl'de Küresel Isınma Konferansı

Sarıgöl\'de Küresel Isınma Konferansı
07.06.2008 15:56

Sarıgöl Atatürk İlköğretim Okulu Tarafından Organize Edilen "Küresel Isınma" Konulu Konferansta Dünyanın Gelecekte Karşılaşacağı Tehlikelere Dikkat Çekildi.

Sarıgöl Atatürk İlköğretim Okulu tarafından organize edilen "Küresel Isınma" konulu konferansta dünyanın gelecekte karşılaşacağı tehlikelere dikkat çekildi.

Belediye Düğün Salonu'nda düzenlenen konferansa Sarıgöl Kaymakamı Adem Uslu, Belediye Başkanı Ömer Karcı, İlçe Milli Eğitim Müdürü Cafer Tayyar Tekin, daire amirleri, okul müdürleri, öğretmenler ve vatandaşlar katıldı. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Peyzaj Bölüm Başkanı Prof. Dr. M. Bülent Özkan, aynı üniversiteden öğretim üyeleri Prof. Dr. İlçin Aslanboğa ve Prof. Dr. Asaf Koçman'ın konuşmacı olarak hazır bulunduğu konferansta küresel ısınmanın gelmiş olduğu boyuta dikkat çekildi.

İlk konuşmacı olarak söze başlayan İlçin Aslanboğa, "Kömürü ve petrolü zengin olan ülkeler fakir ülkelere tepeden bakmaya başladı. Bunun bir örneği Dubai'dir. Dubai'nin parası çok olduğundan dünyadaki dev vinçlerin yüzde 25'i bu ülkededir. Denizler doldurularak villalar yaptırılıyor. 40 derece sıcak olan ülkede kayak merkezleri mevcuttur. Deniz içlerinde bile adacıklar yaptılar. 1000 metre yükseklikte iş merkezleri var. İşçi sayısı ülkenin nüfusundan beş kat fazla. Bunu iyice düşünmek gerek." dedi.

Prof. Dr. Asaf Koçman ise iklim değişikliklerine dikkat çekerek, "Hızla ısınsan dünyada insanlar, hayvanlar ve bitkiler zarar görecek. İnsan doğal çevreyi dikkatli kullanmazsa ortaya sıkıntılar çıkar. Güneş'te radyoaktif parçalanmalar var. Burada olan değişmeler bizleri etkiliyor. Atmosferdeki organik patlamalar etkiliyor, uzaydaki çekim ve itme olayları etkiliyor. Hava kütlesinin geçiş yolları sırasındaki değişmelerle sıcaklar, yağışlar bazı bölgelerde çok bazı bölgelerde az olmaktadır. Doğal yollarla iklimlerde değişmeler olmaktadır. Son 18-20 bin yıl içinde dünyamızdaki buzullar şimdikinin üç katıydı. Soğuk dönemlerden çıkılmaya, sıcak dönemlere girilmeye başlandı. Bu nedenle de deniz sularının seviyesi son bir yılda 15-20 cm yükseldi. İnsanoğlu ateşi kullanmaya başlayarak en büyük silahı kullanmış oldu. Kent yaşamı hızlandı, endüstri ilerledi, tarım alanları gelişti. Sulamalı tarıma geçildi. Ayrıca su kaynakları bilinçsiz olarak kullanılmaya başladı. Erozyon ve çoraklaşmayla bitkilerde tahripler başladı. Aşırı otlatma ve ağaçların kesilmesi, ormanların tahrip edilmesiyle birlikte oksijen verimi azalmaya başladı. Çevrede kuraklık çoğaldıkça kene olaylarında artış olur. Kuraklık demek göç demektir. Su kaynaklarını iyi kullanmalıyız, kuraklığa dayanıklı bitkiler dikilmedir. Ulusal eylem planı yapılmalı."diye konuştu.

Küresel ısınmadan önce yaban hayatının olumsuz etkileneceğini kaydeden Prof. Dr.M. Bülent Özkan ise, "Bu olumsuz durumdan önce bitkiler etkilenecek, sonra hayvanlar, daha sonra insanlar. Parası olan az etkilenecek, fakirler daha çok etkilenecek. Parası olan klima kullanacak, soğuk ülkelere gidebilecek. Dünyamız 4 milyar 600 milyon yaşında, oysa insanlar 100 bin yaşındadır. Dünya insanların değildir. İnsanlar yaban hayatın bir parçası olarak M.Ö 7-8 yılında tarım hayatına başlamasıyla birlikte yaban hayatı yok etmeye başladı. Yaban hayatı çok iyi korumalıyız. Çünkü birçok hastalığın tek kaynağı ve şifası yaban hayattır. İnsanlar ormanları yok ediyor. Tarımda aşırı gübre ve ilaç kullanımı yapılmaktadır. Bu günlerde leylekleri, kırlangıçları göremiyoruz. Bu kuşlar bile artık yönlerini başka diyarlara çevirdiler. 1997 yılında uluslararası Kyoto protokolü çıktı. Bir kaç devlet imzaladı. 2005 yılında Rusya imzaladı. Geçtiğimiz gün içinde Türkiye de Kyoko protokolüne imza atmak zorunda kaldı. Böylece imzalayan devlet sayısı 170'e ulaştı. Sadece imzalamayan Amerika kaldı. Neden imzalamıyor? Diyor ki; 'Ben özgürlüklerin ülkesiyim. Bunu imzalarsam birçok insan işsiz kalacak.' Amerika bu Kyoto protokolüne imza atarsa tüm ülkelerde küresel ısınmaya karşı etkin önemleri birlikte yürütecekler. Doğa kendi tahrip ettiğini yine kendisi tamir eder, ancak insanların tahriplerini tamir edemez." diye konuştu.

Küresel ısınma tehtidine karşı doğal çevrenin insanlar tarafından çok iyi kullanılması gerektiğini vurgulayan Özkan, "Bu nedenle suyu, toprağı, taşı, ormanları idareli kullanalım. Salma suyu yerine damlama suyu kullanalım. Araçlarımızı mümkünse az suyla yıkamak gerek. Enerjiyi de idaremiz kadar kullanalım." uyarısında bulundu.

Konferansın arından konuşmazcılar katılımcıların sorularını yanıtladı.

(VS-MY-ÖA) 07.06.2008 15:28 TSİ

Kaynak: İHA

Son Dakika Yerel Sarıgöl'de Küresel Isınma Konferansı - Son Dakika


Advertisement