AB Bakanı ve Başmüzakereci Bağış, Washington'da
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, Türkiye'de geçmiş ile kıyaslandığında toplumun her kesiminin bugün daha iyi bir konumda olduğunu belirterek, "Çözüm süreci herkesi kapsıyor."
AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,
Türkiye'de geçmiş ile kıyaslandığında toplumun her kesiminin bugün daha iyi bir
konumda olduğunu belirterek, "Çözüm süreci herkesi kapsıyor. Anayasada her
vatandaş eşit olmasına rağmen, uygulamada ne yazık ki bu tamamen görülmüyordu.
Şimdi çözüm süreci, umut ediyoruz ki anayasanın bu maddesinin tamamen
uygulanmasını sağlayacak" dedi.
Bağış, ABD'nin başkenti Washington'da SETA-DC ve German Marshall Fund'un
(GMF) düzenlediği panelde konuştu.
Türkiye'nin 1978 yılından bu yana PKK terörüyle uğraştığını belirten Bağış,
terör örgütü PKK'nın ateşkes ve sınırın ötesine çekilme kararına değindi.
Bu kararı memnuniyet verici olarak nitelendiren Bağış, "Ancak bu bir gecede
olan bir karar değil, yeni bir süreç de değil. Bu, 3 Ekim 2002 tarihinde başlayan
ve her gün güçlenen bir süreç" dedi.
Bağış, Türkiye'de 20 yıl önce insanların Kürt olduklarını söylemekten
çekindiğini, eski Cumhurbaşkanlarından Turgut Özal'ın bile annesinin Kürt
olduğunu söylemesine rağmen kendisini Kürt olarak tanımlamaktan kaçındığını ifade
ederek, şimdi ise Türkiye'de 24 saat Kürtçe yayın yapıldığından, siyasetçilerin
istediği her dilde kampanya yürütebildiğinden, Kürtçe ve diğer etnik kültürlere
yönelik araştırmalar yapan üniversiteler bulunduğundan örnekler gösterdi.
Bağış, "Tabularımızı geçmişte bırakmayı ve geleceğe bakmayı öğrendik" dedi.
Türkiye'de yanlış muamelenin tek kurbanının Kürtler olmadığını ifade eden
Bağış, devletin, farklı kesimlerden vatandaşlarına haksız davrandığı dönemler
bulunduğunu kaydetti.
Bağış, bu noktada, Ermenilerin 112 yıl sonra Akdamar Kilisesi'ni dini amaçlı
kullanabilmesi, Ortodoksların 88 yıl sonra Sümela Manastırı'nda ibadet
yapabilmesi, Atatürk'ten bu yana ilk defa Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün cemevini
ziyaret etmesi, üniversite sınavındaki katsayı sorunlarının çözülmesi,
üniversitelerde kılık kıyafet kısıtlamalarının kaldırılmasına yönelik adımlar
gibi ilerlemelere değinerek, "Geçmiş ile kıyaslandığında toplumun her kesimi
bugün daha iyi bir konumda. Mükemmeliz demiyoruz, hala bu konular üzerinde
çalışıyoruz ama hiçbir ülke de mükemmel değil" diye konuştu.
"Çözüm süreci"nin herkesi kapsadığını belirten Bağış, Türkiye'de anayasada
her vatandaş eşit olmasına rağmen, uygulamada ne yazık ki bunun görülmediğini
kaydederek, Türkiye'de her grubun bir dönemde haksızlığa uğradığını ve
dışlandığını hissettiğini ifade etti. Bağış, "Şimdi çözüm süreci, umut ediyoruz
ki anayasanın bu maddesinin tamamen uygulanmasını sağlayacak" dedi.
-"Toplumun her kesimi için eşitlik"-
Bağış, "Kürtler bugün eşit mi?" sorusu üzerine çözüm sürecinin herkesin eşit
hale getirilmesiyle alakalı olduğunu söyledi.
Başörtülü bir kadının Fransa, İngiltere, Almanya gibi ülkelerde
parlamentonun üyesi olurken, nüfusunun yüzde 99'u Müslüman olan Türkiye'de
olamadığını belirten Bağış, "Bu da adil değil. İnsanların temsilcileri, insanları
temsil etmeli dedim, ülkenin en yüksek mahkemesi, Anayasa Mahkemesi hakkımda
soruşturma açtı. Bunu değiştirmeye çalışıyoruz ama sadece toplumun bir kesimi
için değil, her kesimi için değiştirmeye çalışıyoruz, her vatandaşın, etnik
kökenleri, siyasi düşünceleri, dilleri ne olursa olsun kendini eşit hissetmesini
istiyoruz" dedi.
Bu noktada AB sürecinin önemli olduğunu belirten Bağış, AB'yi diyetisyen
olarak tanımladı. Bağış, "Reçeteyle diyetisyenin kendisi değil, siz sağlığa
kavuşuyorsunuz. Türkiye AB reçetesini uyguluyor. Diyetisyenin kendisi çok kilolu,
sürekli ruh hali değişken olsa da bu reçeteyi kötü hale getirmiyor. Hala bu
reçete en iyi reçete" dedi.
(Sürecek) - ANKARA