AK Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı

Son Güncelleme:

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yolsuzluk yapmak, yetimin hakkını yemek ne kadar insanlık dışı bir suçsa delili, belgesi, mesnedi olmadan yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar insanlık dışı bir suçtur" dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Yolsuzluk yapmak, yetimin hakkını yemek ne kadar insanlık dışı bir suçsa delili, belgesi, mesnedi olmadan yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar insanlık dışı bir suçtur" dedi.


Erdoğan, AK Parti Genel Merkezi'nde Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, partisini ve şahsını yolsuzlukla tanımlamaya gayret ettiğini belirtti.


Yolsuzlukların olduğu bir iktidarın, 27,5 milyar dolardan milli bütçeyi alıp, 117 milyar dolara çıkaramayacağına işaret eden Erdoğan, "Yolsuzlukların içerisinde olan bir iktidar 23,5 milyar dolar sadece IMF borcunu, 900 milyon dolara indiremez. Çünkü o yolsuzluklarla uğraşır" diye konuştu.


Üreten bir iktidar olduklarını, Türkiye'nin bu seviyeleri ilk kez yaşadığını, gördüğünü ve tecrübe ettiğini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bizim gündemimizde rekorlar varken, bizim gündemimizde Türkiye'nin başarıları, sevinçleri varken, muhalefet kendi o kısır döngüsü içerisinde, o gündemin dışına çıkamadı, çıkamıyor.


Biz İspanya'dan Pakistan'a, Filistin'den Suriye'ye, Brezilya'dan Japonya'ya kadar bölgesel ve küresel meseleleri değerlendirirken muhalefetin tamamı kendi zihin kıvrımlarının dahi dışına çıkamadı. CHP Genel Başkanı belli ki yine konu bulamamış, konu sıkıntısı çekiyor ki her zaman başvurduğu yönteme iftiraya, çamur atmaya, karalamaya başvurdu.


Bakın buradan CHP Genel Başkanı'na açık açık söylüyorum. Yolsuzluk yapmak, yetimin hakkını yemek ne kadar insanlık dışı bir suçsa delili, belgesi, mesnedi olmadan yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar insanlık dışı bir suçtur.


CHP Genel Başkanı tam 2,5 buçuk yıldır her kürsüye çıktığında 'yolsuzluk' diyor. Biz yola çıkarken 3Y prensibiyle çıktık, yolsuzlukla mücadele, yoksullukla mücadele, yasaklarla mücadele. Hepsinde de hamdolsun çok ciddi mesafeler aldık."


-"Kaybettiği tazminatlarla Kayseri sucuğa doydu"-


Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun bugüne kadar bir tek yolsuzluğu ispat edemediğini, delillendiremediğini, belgelendiremediğini vurguladı.


Kılıçdaroğlu'nun, "Kayseri'de yolsuzluk var" dediğini anımsatan Erdoğan,


"Kaybettiği tazminatlarla Kayseri sucuğa doydu. 'ÖSYM'de yolsuzluk, usulsüzlük var' dedi. Eline tutuşturulan belgenin sahte olduğu ortaya çıktı. Rezil oldu. Giydiği gömlek tartışma konusu oldu, rezil oldu. 'Havuzlu villa' dedi, havuz problemine takıldı. Kendi havuzlu villası çıkınca yine rezil oldu" şeklinde konuştu.


Başbakan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun CHP'li belediyelerdeki yolsuzlukları görmezden geldiğini belirterek, "Bize, bakanlarımıza, belediyelerimize yönelik en omurgasız iftiralarda bulundu. Bunları yüzüne vurduğumuz zaman da maalesef yüzü kızarmıyor" dedi.


-"İçinizin nasıl kaynadığını biliyoruz"-


CHP Genel Başkanı'na samimi bir tavsiyede bulunduğunu dile getiren Erdoğan,


"AK Parti'ye yolsuzluk iftirası atmak CHP'li belediyelerdeki yolsuzluğu örtmez. AK Parti'ye yolsuzluk ithamında bulunmak, CHP içindeki tartışmaları örtmez. İçinizin nasıl kaynadığını biliyoruz. AK Parti'ye yolsuzluk çamuru atmak, CHP'nin tarihe mal olmuş beceriksizliğinin üzerini kapatmaz" dedi.


Hükümetleri döneminde sadece tarihi başarılar ortaya koymakla kalmadıklarını, önceki dönemlerden kalan çok büyük borçları da ödediklerini dile getiren Erdoğan, şöyle devam etti:


"Özellikle milletime sesleniyorum. Bakın bu iktidar neleri ödedi, bunlar keş ödenenler. Yatırımları konuşmuyorum. Sadece yapılan ödemeleri söylüyorum. Batık bankalardan kaynaklanan, kimden kaldı DSP, MHP, ANAP ve öncesi. 140 milyar lira, bunu biz ödedik. On sene içinde bu para ödendi. Eline diline dursun ya. 140 milyar lira. Eski rakamla 140 katrilyon ödedik. Zorunlu tasarruf kimlerden kesildi- Memurdan, işçiden kesildi. Bütün bu memurumun, işçimin devletinden alacağı vardı. Daha göreve geldiğimizde önüme geldi bu tablo. Dedim ki devlet milletine borçlu olamaz. Memuruna, işçisine borçlu olamaz. Hemen bunu ödeyeceğiz. Hemen planı yaptık. sendikalarla görüştük. Bir ödeme planı ve 14 milyar lirayı aşkın bir ödemeyi biz yaptık. Bu da bitti. Kim yaptı- Yine biz yaptık. Konut edindirme yardımı diye gene kalktılar vatandaşı sömürdüler. Oralardan paralar kestiler. Ey benim memur kardeşim, işçi kardeşim, sizlerden bu paraları kesmediler mi- Kestiler. Ödediler mi- Ödemediler. Kim sizi hatırladı- AK Parti iktidarı hatırladı ve 3,5 milyar lirayı da konut edindirme yardımıyla kesilmiş olan paraları da biz sahiplerine ödedik. Hala da elinde makbuzuyla gelen olduğu zaman bunları da ödüyoruz. Adalet budur. Adil bir iktidar budur. O halkına borçlu değildir. Borçlu olmayacaktır ve ödemeye devam ettik."


-"Vatandaşımın cebindeki para, modern şekilde çalınmıştır"-


Başbakan Erdoğan, 157,5 liradan değil 157,5 milyar liradan bahsettiğini vurgulayarak, "Yolsuzlukla mücadele eden iktidar olmamış olsaydı bunların semtine bile uğrayamazdınız" diye konuştu.


Erdoğan, şunları kaydetti:


"Bizden önceki iktidarlar, daha öncesine de gidiyorum. Yani DSP, MHP, ANAP iktidarının daha öncesine de gidiyorum. O dönemlerde de fonlar oluşturulmuştur ve oluşturulan fonlar maalesef devletin borçlanmasını giderebilmeye kullanılmıştır. Daha da ileri gidiyorum. Karşılıksız para basmak suretiyle garip guraba fakir fukara vatandaşımın cebindeki para, modern şekilde çalınmıştır. Ama bakın on yıldır bu ülkede ham dolsun karşılıksız para basılmıyor, basılamaz. Kim böyle bir yola tevessül ederse bizimle bir defa yolları ayrılır. Bizim kitabımızda karşılıksız para basmak yok. Karşılıksız parayı bastığınız anda zaten mevcut paranızın değeriyle oynarsınız. eğer bugün TL dolar karşısında dövizler karşısında bir değer ifade ediyorsa işte bunun anlamı bizim paramıza olan bağlılığımızdır, ona verdiğimiz değerdir. Çünkü o değer insanınıza verdiğiniz değerdir, alın terine verdiğiniz değerdir. Biz bunu başardık."


-"Öyle bir Genel Başkan ki bütün bu yapılanları görmüyor"-


CHP'ye, "İktidarda oldukları dönemlerde, Merkez Bankası rezervini nereden alıp, nereye çıkardınız" diye soran Erdoğan, "IMF borcunu 23,5 milyar dolardan almış, 900 milyon dolara indirmiş hükümetimize nasıl oluyor da yolsuzluk iftirası atıyorsun- Şu borçları ödeyen bir iktidara nasıl oluyor da kalkıp yolsuzluk iftirası atıyorsun- Merkez Bankası'nın rezervlerini 27,5 milyar dolardan alıp, 117 milyar dolara çıkaran bir iktidara nasıl oluyor da yolsuzluk iftirası atıyorsunuz- Nereden aldınız, nerede bıraktınız- Hesap ortada. Öyle bir Genel Başkan ki bütün bu yapılanları görmüyor" şeklinde konuştu.


Başbakan Erdoğan, 79 senede 6 bin 100 kilometre bölünmüş yol yapıldığını, iktidarı devraldıktan sonra buna 10 yılda 15 bin 800 kilometre bölünmüş yol ilave ettiklerini anlattı.


"Bu tarihinde yok ya. Ama tarih bilmiyor ki. Böyle bir şeyi incelememiş ki. Bunlar nereye yapıldı ya" ifadelerini kullanan Erdoğan, şu anda 500 bini aşkın konut inşasının sadece TOKİ eliyle yürütüldüğünü, bunlardan 400 bini aşkınının sahiplerine teslim edildiğini, bir taraftan inşaatların devam ettiğini bir taraftan da teslimatların sürdüğünü anlattı.


-"Bunlar senin hayal dünyanda var mı"


"Bunlar senin kitabında var mı ya- Bunlar senin hayal dünyanda var mı- Yok böyle bir şey" diyen Erdoğan, 36 milyar dolardan aldıkları ihracatın, şu anda 150 milyar dolara doğru yürüdüğünü vurguladı.


Erdoğan, 10 yıllık iktidarları döneminde Van depremi yaşadıklarını hatırlatarak, söz verdikleri zaman içerisinde de Van şehrini adeta yeniden inşa ettiklerini söyledi.


Yolsuzluklar içerisinde olan bir iktidarın bunları yapamayacağını vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:


"Ama biz bunları yaparken onlar kalktılar sağda solda Van depreminde yolsuzluk var dediler. Hani yetişemediği üzüme koruk der meselesi var ya bunlar da öyle. Simav'da deprem oldu, herkes yandım, yıkıldım filan falan bunu derken onlar Meclis'te devamlı geldiler ana muhalefeti yavru muhalefeti hep Simav ne oldu- Öbür taraftan bir başka yavru muhalefet Van'da işte şöyle oluyor böyle oluyor. Belki de hiç gitmiyor. Ben ve arkadaşlarım sürekli Van'dayız. Bakan arkadaşlarım, milletvekili arkadaşlarım sürekli bunun raporunu Bakanlar Kurulumuzda sürekli ele almışızdır. İşte en son Simav. Yeni bir Simav inşa ettik. Daha önce olmayan okullarıyla, şu anda inşallah hastanesi de yapıyoruz, konutlarıyla, hükümet konağıyla her şeyiyle çok farklı bir Simav'ı yeniden inşa ettik. Nitekim geçen resmi teslim törenini de havalimanı açılışını da yaptık.


Yahu 26 tane havalimanından aldık şu anda Türkiye genelinde 48 havalimanına ulaştık. Artık Türkiye'nin her yerinde, yarım saatle 45 dakika arasında neresi olursa olsun havalimanına ulaşma şansın var. Yani havalimanının olmadığı illerde de hemen çevre ildeki havalimanına veya havaalanına 45 dakikada en geç ulaşabilirsin, bu şansın var. Türkiye böyle bir ülke oldu. Dünyanın en modern, en gelişmiş ülkesinde bile bu değerlendirmeleri yaptığınızda aynen bu zamandan daha da fazlasını görürsünüz. İngiltere'de havalimanından şehre gitmeye kalk. Nerede 45 dakika- Öyle zaman oluyor ki bir saati bile geçtiği var. Ama biz bu mesafeleri artık daraltık, daha da daraltıyoruz, daha da daraltacağız."


(Sürecek)


Muhabir: Hasan Öymez-Duygu Can


Yayıncı: Eda Ay - ANKARA

Kaynak: AA