AK Parti İstanbul İl Danışma Meclisi Toplantısı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yeryüzünün en güzel noktasında, medeniyet tarihinin en muhteşem eserlerinin birinde, Sultanahmet Meydanı'nda masum canların kanına girdiği gibi Çınar'da masum çocukların, çınar olacak o küçük fidanların kanına girebilecek kadar alçaktır, terör. Sultanahmet saldırısı, bunun en somut örneklerinden biri olmuştur" dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Yeryüzünün en güzel noktasında, medeniyet tarihinin en muhteşem eserlerinin birinde, Sultanahmet Meydanı'nda masum canların kanına girdiği gibi Çınar'da masum çocukların, çınar olacak o küçük fidanların kanına girebilecek kadar alçaktır, terör. Sultanahmet saldırısı, bunun en somut örneklerinden biri olmuştur" dedi.
Davutoğlu, partisinin Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen İstanbul İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, dünyanın hala, özelde Türkiye'de, genelde bölgede yaşanan terör olaylarına yeterince tepki göstermediğine dikkati çekerek, " Victor Hugo'nun meşhur bir cümlesi maalesef bugün de geçerliliğini sürdürüyor. 'Paris'te bir adam öldürülse bu bir cinayettir. Doğuda 50 bin insan boğazlanırsa bu sadece bir meseledir.' Kimden gelirse gelsin ve amacı ne olursa olsun her türlü terörist odağı mahkum edebilmek ve lanetlemek gerektiğini, artık herkes anlamalıdır" ifadelerini kullandı.
Her türlü terörist örgütle aynı kararlılıkla mücadele etmek, bunun için samimi bir iş birliği içinde olmak gerektiğine vurgu yapan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Uluslararası toplumun terör karşısında ortak bir irade geliştirememiş olması, çok ama çok acıdır. Allah bütün insanları, bütün insanlığı korusun ama bugünün dünyasında herkes terörün hedefi ve kurbanı olabilir. Ayrım yapanlar kalleştir ama bu vatanın 78 milyon vatandaşı kardeştir, kardeş kalacaktır. Zira terör bizatihi masumiyete kastediyor. Yeryüzünün en güzel noktasında, medeniyet tarihinin en muhteşem eserlerinin dibinde, Sultanahmet Meydanı'nda masum canların kanına girdiği gibi Çınar'da masum çocukların, çınar olacak o küçük fidanların kanına girebilecek kadar alçaktır, terör. Sultanahmet saldırısı, bunun en somut örneklerinden biri olmuştur. Saldırı, İstanbul'da bir DAEŞ militanı tarafından gerçekleştirilmiş, olayda ülkemizi gezip, görmek için gelen Alman dostlarımız, misafirlerimiz hayatını kaybetmiştir. Yaralılar arasında Norveçli, Perulu misafirlerimiz de var. Hepsini hastanelerde ziyaret ettim. Gururla bir kez de sizin huzurunuzda ifade etmek istiyorum. Yaralılar o zor şartlarda dahi şu ifadeyi kullandılar, 'Türkiye'ye müteşekkiriz. Anında bize yetişen ambulanslara, hastaneye geldiğimizde gecesini gündüzüne katarak bize hizmet eden Türk doktorlara, hemşirelere, hasta bakıcılara müteşekkiriz' diyorlardı. Biz hem İstanbul'daki hastanelerde bu misafirlere şifa dağıtmaya çalışan hem de Cizre'de, Silopi'de, Şırnak'ta, Çınar'da, Sur'da, oradaki kardeşlerine, terörle yaralanmış kardeşlerine şifa dağıtmak isteyen doktorlarımıza, hasta bakıcılarımıza, hemşirelerimize teşekkür ediyoruz."
"Terör örgütleri, kaos oluşturmak için alçakça bir araya gelebiliyorlar"
Bu vesileyle Alman, Norveç ve Peru toplumlarının acılarını gönülden paylaştıklarını ve bütün yaralılara acil şifalar dilediklerini ifade eden Davutoğlu, "Bu olay da gösterdi ki terör, kurbanlarını seçerken hiçbir ayrım yapmıyor. Daha fazla ses getirebilmek adına, özellikle sivil hedefler seçiyor. Bu anlamda saldırıları gerçekleştiren örgütün kim olduğunun ve hangi sözde davaya inandığının özel bir önemi yok. Çünkü bütün terör örgütleri, aynı acımasız stratejileri kullanıyor, aynı karanlık hesapları yapıyor" diye konuştu.
Davutoğlu, hatta ideolojik olarak birbirleriyle hiç bir arada düşünülemeyecek örgütlerin, amaç kan dökmek olunca omuz omuza verip, birlikte saldırabildiklerine dikkati çekerek, "Kaos oluşturmak için alçakça bir araya gelebiliyorlar. Can almak için ittifak yapabiliyorlar. Biz 7 Haziran sonrasında bunu çok net gördük, yaşadık. Hükümet kurma noktasında yaşanan geçici belirsizlik halini fırsat bilen 'tam da hastalıklı bir vücut oluştu, şimdi saldırmanın vaktidir' diyen virüsler, üç terör örgütü aynı anda ülkemize, milletimize saldırıya geçti. DAEŞ, PKK ve DHKP/C ve onlara bağlı yapıların art arda gerçekleştirdiği saldırıları hep beraber gördük, yaşadık. O noktada şu terör örgütü, bu terör örgütü diye bir ayrıma gitmedik, bütün terör odaklarına eş zamanlı operasyonlar başlattık. Bugün de bu operasyonlar devam ediyor. Şunu ifade ediyorum, 23 Temmuz'da aldığımız karar geçici bir karar değildi. 23 Temmuz'da bütün güvenlik birimlerimize, Türkiye'nin her dağını, her vadisini, şehrini, ilçesini, köyünü, her sokağını temizleyeceksiniz talimatı verdik. Bu talimat o gün olduğu gibi bugün de geçerlidir. Hiç bir baskı, hiç bir itham bizi bu topraklardaki terör tehdidi ortadan kalkıncaya kadar mücadele etme azmimizden geri çeviremez. Terörün sonu gelinceye kadar kararlılıkla bu mücadele sürecek. Hiçbir ülkenin doğrudan kendini hedef almadığı için bazı terörist örgütlere tavizkar davranmak gibi bir hakkı yoktur. Geleceğin dünyasında bugünkü bu olumsuz ve acı manzaralara şahit olmak istemiyorsak, bütün bir insanlık olarak omuz omuza vermek ve terör odaklarını mutlaka temizlemek zorundayız" değerlendirmesinde bulundu.
"Bütün insanlık, teröre karşı omuz omuza mücadele etmelidir"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, her ülkenin bu bilinci göstermesi ve teröre karşı ortak hareket ederek dünyadan terörün kökünün kazınması gerektiğini anlatarak, "Aksi halde bugün bizi vuran terör, yarın onları, başka bir gün diğer küçük hesapları yapanları mutlaka vurur. Bu acı olaylar, hepimize bir ders olmalı ve bütün bir insanlık teröre karşı omuz omuza mücadele etmelidir. Bu çağrımızı bir kez daha tekrarlıyoruz; gelin terörün her türlüsüne karşı net bir tavır alalım ve terör örgütlerine karşı güç birliği içinde hareket edelim. Yoksa terör etkisini artırmaya, insanlığa acılar yaşatmaya devam edecektir" dedi.
Güney Doğu'daki bazı ilçelerde uzun süredir büyük bir mücadele verdiklerini aktaran Davutoğlu, "Terör örgütünün sadece dağda, kırsal alanda değil, şehirlerde ve ilçelerdeki hareketlerini de tümüyle etkisiz hale getirinceye kadar operasyonlarımızı sürecek. Normal hayatı kesintiye uğratarak, şehirlerimizi kargaşaya sürüklemek, Kürt vatandaşlarımızın gündelik hayatını ve geleceğini karartmak ve devletimizi aciz göstermek için terör örgütünün kazdığı çukurları ve kurdukları barikatları, tek tek temizliyoruz ve geride tek bir çukur, tek bir barikat bırakmayacağız. Her devletin öncelikli görevi, vatandaşının can ve mal güvenliğini sağlamaktır. Bunu yapmayan devlet asli bir görevini yapmamış demektir. Hükümet olarak da biz bu sorumluluğumuzun farkındayız ve gereğini yerine getiriyoruz" şeklinde konuştu.
(Sürecek)