Bandırma 1 CHP Grup Başkanvekılı İnce.
Balıkesir'in Bandırma İlçesi'nde konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Suriye'de gözaltında tutulan Türk Gazeteci Cüneyt Ünal'ın geri getirilmesi ile ilgili, "Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, dışişleri ve istihbarat güçlerinin yapmadığı"...
Balıkesir'in Bandırma İlçesi'nde konuşan CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, Suriye'de gözaltında tutulan Türk Gazeteci Cüneyt Ünal'ın geri getirilmesi ile ilgili, " Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı, dışişleri ve istihbarat güçlerinin yapmadığı bir işi CHP'li milletvekilleri yapmıştır. AKP ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın buna da farklı anlamlar yükleyeceklerini tahmin ediyorum. Buna farklı anlamlar yüklenmesinler. Buradan bel altı vuruşlar çıkmasın" dedi.
CHP Grup Başkanvekili ve Yalova Milletvekili Muharrem İnce, partisinin Bandırma İlçe Teşkilatı'nda düzenlenen dayanışma gecesine katılmak üzere ilçeye geldi. Bugün basın toplantısı düzenleyen Muharrem İnce, Suriye'ye giden ve Esad rejimi tarafından gözaltına alınan Türk Gazeteci Cüneyt Ünal'ın CHP heyeti tarafından geri getirilmesiyle ilgili açıklama yaptı. Suriye'de yaklaşık 3 aydır tutuklu bulunan Ünal'ın, Şam'da CHP Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, Mevlüt Dudu, Hasan Akgöl ile Ankara Milletvekili Levent Gök'ün de aralarında bulunduğu 9 kişilik heyete teslim edildiğini hatırlatan İnce, "Türkiye Cumhuriyetinin başbakanı, dışişleri bakanı ve istihbarat güçlerinin yapmadığı bir işi arkadaşlarımız yapmıştır. Başta AKP ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın buna da farklı anlamlar yükleyeceklerini tahmin ediyorum. Buna farklı anlamlar yüklenmesinler. Buradan ahlak ve dürüstlük ön plana çıksın. Bel altı vuruşlar çıkmasın. Bundan, CHP'nin cesur milletvekillerinin kararlı duruşları çıksın. Bunun altında kimse hinlik, cinlik aramasın. Devlet olarak sen neredeydin? Hani sen dünya lideriydin. Senin yapamadığını elinde bütçesi, silahlı kuvvetleri, istihbarat güçleri olmayan milletvekilleri yaptı" dedi.
KABADAYI BAŞBAKAN CEVAP VERMİYOR
Türkiye'nin dış politikasını da eleştiren İnce "Bu ülkede karada askerinin başına çuval geçirdiler. Denizde gemisini vurdular. Havada uçağını düşürdüler. Bunların hiç birine kabadayı Başbakan cevap vermedi. Çuval geçirildiğinde ABD'ye cevap veremedi. Uçak düşürüldüğünde Suriye biraz efelendi. Ancak uçak orada kaldı. İsrail Mavi Marmara baskını yaptı. Bölgede terör esiyor. Ancak Türkiye'nin geçmişte uyguladığı politikalara bakıldığında buradan başının dik çıkacağını düşünmüyorum. İsrail'e, kameraların karşısında 'van minut? demekle bu işler olmuyor. Beceriksiz, basiretsiz dışişleri bakanının önümüzdeki süreçte Türkiye'yi hangi maceralara sürükleyeceğini hep beraber göreceği" diye konuştu.
İDAM GERİ GELSEDE ÖCALAN'I İDAM EDEMEZ
İdam tartışmalarının Abdullah Öcalan üzerinden yapılmasının doğru olmadığını söyleyen Muharrem İnce, "Suçun karşılığı cezadır. İdam değildir. Buna ilkesel yaklaşmak lazım. Ceza hukukunda bu yoktur. Türkiye 1963'den beri gözünü AB'ye dikmişse, ana sözleşmeyi imzalamışsa, ek protokolleri de kabul etmiş demektir. Başbakan milleti kandırmaya bakmasın. Ceza hukuk geriye işlemez. İdamı geri getirsen bile Öcalan'ı idam edemezsin. Başbakan bunu bilmiyor mu? Bilmiyorsa 'vah' bu memleketin haline. Başbakan bu temel hukuk kuralını biliyor da milleti kandırmak için idamı konuşuyorsa 'vah' bu milletin haline. Her ikisinde de 'vah' bu milletin haline. Bu doğru bir tartışma değildir. Bu milleti kandırmaktan öte bir şey değildir "dedi.
BDP SİYASİ PARTİ GİBİ DAVRANMIYOR
Cezaevlerindeki açık grevleri ile ilgili BDP'nin bir siyasi parti gibi davranmadığını belirten CHP Grup Başkan Vekili Muharrem İnce şunları söyledi: "Bir siyasi partinin amacı iktidar olmak sorunları çözmektir. Siyasi parti kendini merkeze koyar bu konuda muhatap benim der. Oysa BDP 'muhatap İmralı' diyor. Böyle bir siyasi parti olmaz. Akıllarını başlarına toplamaları gerekiyor. Açlık grevlerinde kimsenin ölmesini istemiyoruz. Bu topraklarda barış ve kardeşlik içersinde yaşamalıyız. Burada başbakanın yaklaşımını da doğru değildir. Başbakanın 'kebap yiyorlar' diyerek onları aşağılaması, 'sıkıysa ölüm orucu yapın' demesi devlet adamının tarzı değildir. Ölüm orucu tutanlarında 'isteklerimiz yapılmazsa dağa çıkar seni öldürürüm, hapse girersem de bu seferde kendimi öldürürüm' demesini doğru bulmuyorum. Barut olmadan, ölüm olmadan da bu memleketin sorunlarını çözebiliriz."