Başbakan Davutoğlu Almanya'da
Başbakan Ahmet Davutoğlu, çeteler ve terör odaklarının, Doğu ve Güneydoğu'daki ilçelerde belli bölgelerde kamu düzenini yok etmeye dayalı terör saldırısına geçtiğini belirterek, "Biz de kamu düzenini halktan aldığımız yetkiyle sağlayana kadar, demokrasiyi ve demokratikleşme sürecini teminat altına alıncaya kadar da bu gayretlerimizi devam ettireceğiz" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, çeteler ve terör odaklarının, Doğu ve Güneydoğu'daki ilçelerde belli bölgelerde kamu düzenini yok etmeye dayalı terör saldırısına geçtiğini belirterek, "Biz de kamu düzenini halktan aldığımız yetkiyle sağlayana kadar, demokrasiyi ve demokratikleşme sürecini teminat altına alıncaya kadar da bu gayretlerimizi devam ettireceğiz" dedi.
Davutoğlu, Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliğinde Almanya'da faaliyet gösteren Türk iş adamlarına hitap etti.
İş adamlarından, Türkiye'yi eleştiren, yanlış bilgilerle sorular soran Alman dostları olursa, onlara Almanya'nın herhangi bir ilçesini, herhangi bir köyünü El-Kaide terör grubu işgal etmiş, hendekler, çukurlar kazmış, okulları tahrip etmiş, hastaneye roketlerle saldırmış olsa ülkelerinin nasıl tavır sergileyeceğini sormalarını isteyen Davutoğlu, özgürlük ve demokrasinin olmazsa olmaz şartının kamu düzeni olduğunu, bu olmadığında kimsenin özgürlüğünü kullanamayacağını söyledi.
Davutoğlu, "Bu çeteler, bu terör odakları, Doğu ve Güneydoğu'daki ilçelerimizde ve belli bölgelerde kamu düzenini yok etmeye dayalı bir terör saldırısına geçtiler. Biz de kamu düzenini halktan aldığımız yetkiyle sağlayana kadar, demokrasiyi ve demokratikleşme sürecini teminat altına alıncaya kadar da bu gayretlerimizi devam ettireceğiz. Bir taraftan terörle mücadele ediyoruz, bir taraftan Suriye ve Irak'tan gelen risklerle mücadele ediyoruz, gelen mülteci kardeşlerimize elimizi açıyoruz ve elimizi uzatıp her türlü desteği veriyoruz. Diğer taraftan da hepinizin gurur duyacağı uluslararası faaliyetlere öncülük ediyoruz" diye konuştu.
Türkiye'nin geçen yıl önemli zirvelere ev sahipliği yaptığını anımsatan Davutoğlu, nisanda İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi'nin, mayısta Birleşmiş Milletler İnsani Zirvesi'nin İstanbul'da, ekimde de Dünya Enerji Zirvesi'nin gerçekleştirileceğini anlattı.
Davutoğlu, "Düşünün, dünyadaki en önemli konular Türkiye'nin katıldığı ve Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı zirvelerde şekilleniyor" ifadesini kullandı.
"Bir taraftan tabiri caizse şeytan taşlıyoruz..."
"Bir taraftan tabiri caizse şeytan taşlıyoruz, terörle mücadele ediyoruz, DEAŞ'la, PKK'yla" diye konuşan Davutoğlu, Türkiye'nin bir taraftan da yatırımlarının sürdüğünü, bu yıl dünyanın en uzun ve geniş asma köprüsü olan üçüncü köprüyü hizmete açacaklarını, Avrasya Tüneli'ni tamamlayacaklarını, Çanakkale Köprüsü ile İzmit Geçiş Köprüsü'nün de yapıldığını ifade etti.
İstanbul'un üçüncü havalimanının açılmasıyla dünyanın en fazla yolcu ağırlayan şehri olacağına dikkati çeken Davutoğlu, geçen hafta açıklanan istatistiğe göre Atatürk Havalimanı'nın, Frankfurt Havalimanı'nı geçerek Londra ve Paris'ten sonra Avrupa'nın üçüncü büyük havalimanı haline geldiği bilgisini paylaştı.
Davutoğlu, "Frankfurt'la yarışıyor değiliz ama tatlı bir tebessümle 'İstanbul, Avrupa'nın üçüncü en çok yolcu ağırlayan havalimanı haline geldi' diyebilirsiniz. Bütün bunlar, önümüze konan engellere rağmen, Gezi provokasyonları, 17-25 Aralık komploları, daha sonra önümüze getirilen Kobani olayları, terörle mücadele, bütün bunlara rağmen nasıl kararlı bir şekilde yolumuza devam ettiğimizin göstergeleri" değerlendirmesinde bulundu.
Berlin'de gerçekleştirilen Türkiye-Almanya Hükümetlerarası Zirvesi'nin de böyle bir yükselişin doğrudan yansıması, yeni bir adım olduğuna işaret eden Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye ve Almanya arasında bugünden itibaren hükümetler arası zirve şeklinde önemli bakanlıkların da devreye girdiği zirveler yapacağız. Bu zirveler, Sayın Merkel'le benim eş başkanlığımda gerçekleştirilirken, ayrıca stratejik diyalog mekanizması dışişleri bakanlarımız arasında, ortak iş konseyleri, ortak ekonomik ve ticari konsey şeklinde de ekonomiyle ilgili bakanlıklarımız ve başbakan yardımcılıklarımız arasında yürütülecek. Ayrıca, yine Türkiye ile Almanya arasında enerji ortak mekanizması ve diğer alanlarda da gençlik köprüsü başta olmak üzere yeni iş birliği alanları geliştireceğiz."
"Alman dostlarımız için taziyelerimi sunuyorum"
Almanya Başbakanı Angela Merkel ile 5 saate varan başbaşa ve heyetler arası görüşmeler yaptıklarını dile getiren Davutoğlu, Türkiye ve Almanya arasında önemli psikolojik değişim atmosferi yaşandığına dikkati çekti.
Davutoğlu, "Bir araya geldiğimizde ortak hedeflerimiz, ortak kaygılarımız konusunda da vizyonumuzu paylaşıyoruz" dedi.
Davutoğlu, iş adamlarına, "Karşılaştığınız her Alman'a bu mesajımı iletmenizi rica ediyorum: 12 Ocak'ta İstanbul'da gerçekleşen terör saldırısında hayatını kaybeden Alman dostlarımız için bir kez daha taziyelerimi sunuyorum. Yaralılara acil şifalar diliyorum. Ailelerine de başsağlığı ve sabır temenni ediyorum" diye seslendi.
Sultanahmet'teki terör saldırısının Alman Çeşmesi yakınında gerçekleştiğini hatırlatan Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti:
"Saldırıdan sonra Alman İçişleri Bakanı, ülkemizi ziyaret etti, İçişleri Bakanımızın misafiri olarak, birlikte meydana karanfiller koyduk. Sizden de karşılaştığınız her Alman'a dostluk mesajımızla birlikte, taziye mesajımızı iletmenizi rica ediyorum. Sahip olduğunuz iş yerlerinde eminim çok sayıda Alman çalıştırıyorsunuz, onlara da 'Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı'nın size taziye mesajı var' diye iletmenizi rica ediyorum. Bu saldırı, sadece katledilen Alman vatandaşlarına dönük bir saldırı değildi. Bu saldırı, sadece Türkiye'nin turizmini hedef alan, Türkiye'ye dönük bir saldırı değildi. Bu saldırı, bütün insanlığa yapılmış bir saldırıydı. Bugün Sayın Merkel'le terörle mücadele konusundaki ortak yaklaşımımızı bu çerçevede bir kez daha paylaştık.
Birlikte hem ekonomik ilişkilerimizi derinleştireceğiz hem de terörle mücadele konusunda ortak bir çaba içinde olacağız. Ayrıca, mülteciler konusunu da ele aldık. Mültecilerle birlikte gittikçe artan bir ırkçılığın Almanya ve Avrupa'da önemli bir tehdit teşkil etmekte olduğunu görüyoruz. Onun için bütün vatandaşlarımıza sizin üzerinizden vermek istediğim mesaj, yüce dinimizin ve köklü kadim medeniyetimizin yürüyen temsilcileri olarak herkesi Almanlara ve her ırktan Avrupalılara hoşgörüyle, sabırla ve onlara muhabbet diliyle konuşarak yaklaşmanın önemli olduğu bir dönemden geçiyoruz."
(Sürecek)