Başbakan Erdoğan(2): Planları Deşifre Ettik, Yargıya İntikal Ettirdik
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti olarak, Meclis'i ve milli iradeyi her şeyin üzerinde gördüklerini belirterek, "Meclis iradesini zayıflatmaya, yok etmeye dönük tüm planları deşifre ettik ve yargıya intikal ettirdik Başbakan Recep Tayyip"...
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti olarak, Meclis'i ve milli iradeyi her şeyin üzerinde gördüklerini belirterek, "Meclis iradesini zayıflatmaya, yok etmeye dönük tüm planları deşifre ettik ve yargıya intikal ettirdik Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti olarak, Meclis'i ve milli iradeyi her şeyin üzerinde gördüklerini belirterek, "Meclis iradesini zayıflatmaya, yok etmeye dönük tüm planları deşifre ettik ve yargıya intikal ettirdik. Kendisini Meclis'in milli iradenin üzerinde gören kurumların yapılarını milli iradeyi güçlendirecek şekilde değiştirdik" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Genel Merkezinde düzenlenen milletvekilleriyle "Değerlendirme ve İstişare Toplantısı" öncesinde yaptığı konuşmada, yapılacak toplantının bir kısmının basına kapalı olacağını ve milletvekilleriyle gündemi değerlendireceklerini aktardı. Bu amaçla TBMM Grup Toplantısı yerine AK Parti Genel Merkezi'nde istişare toplantısını yapmaya karar verdiklerini ifade eden Erdoğan, yaşanan ekonomik gelişmeler ve iyileşmelerden bahsederek başladığı konuşmasında, ekonomide rekorlar kırdıklarını anlattı. Konuşmasında, son grup toplantısından bugüne kadar yapılan açılış, temas ve ziyaretlerden bahseden Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le yaptıkları görüşmeye de değinerek Rusya ile ilişkilerin geliştiğini ifade etti.
-"İSRAİL GINA GETİRDİ"-
Konuşmasında Filistin'in BM'ye üye olmayan gözlemci devlet statüsünü kazandığını da hatırlatan Erdoğan, 29 Kasım 2012 tarihli BM oylamasının, 29 Kasım 1947'de BM Genel Kurulu'nda kabul edilen ve İsrail'e bir devlet kurmanın yolunu açan kararın yıl dönümünde yapıldığına dikkat çekerek, bunun bir tevafuk olduğunu kaydetti. Erdoğan, "İsrail katliamlarından, yeni yerleşim yeri inşa etme provokasyonundan vazgeçip uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmek durumundadır. Bölgenin barış ve huzuru için bu aşamadan sonra İsrail de sorumlu davranmak zorundadır. Bu bölge artık eskisi gibi değildir. Bu bölgenin aktörleri, liderleri, idarecileri eskisi gibi değildir. Deyim yerindeyse, hem bölge ülkelerine hem de tüm dünyaya İsrail'in hukuk dışı girişimleri artık "gına getirmiştir.' İsrail bilmelidir ki bölgede bugünün siyasi ve toplumsal haleti ruhiyesi dünden faklıdır. İsrail kandan gözyaşından beslenmeyi terk etmelidir. Kendi halkını kandırmaktan ve zulmetmekten kaçınmak zorundadır. İsrail bölge barışına zarar veriyor. Dışına zarar verdiği kadar kendi halkına da zarar veriyor. Filistin için başlayan sürecin İsrail için de başlamasını, İsrail'in aklını başına almasını samimi şekilde temenni ediyorum" dedi.
-"KILIÇDAROĞLU İSRAİL'LE YARIŞIYOR"-
Filistin'de bölünmüşlük görmek istemediklerini anlatan Erdoğan, Filistin'de kardeşliğin güçlendirilmesi için çalışılması gerektiğini söyledi. Konuşmasında, CHP'ye de yüklenen Erdoğan, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun Gazze'deki Şifa Hastanesi'nde şehit ailelerine sarılıp gözyaşı döktüğü fotoğrafa yapılan eleştirileri şöyle yanıtladı:
"Ardından Türkiye'de çok acıdır, hazindir ve son derece talihsizdir ki CHP'nin Genel başkanı çıkıyor, "yapmacık fotoğraf' diyor. Densizlik burada da kalmıyor. CHP Genel Başkanı "Ağlayacaksan binlerce şehit anası var, birine sarılıp ağlasaydın' diyerek densizliğini daha da alt seviyeye düşürüyor. Vicdansızlıkta, duyarsızlıkta, tepkisizlikte CHP'nin Genel Başkanı İsrail'le yarışıyor. İsrailli yetkililer, CHP Genel Başkanını arayıp "Bizim yapamadığımızı siz yapıyorsunuz, desteğinizden dolayı teşekkür ederiz' derse hiç şaşırmayın. Eminim ki İsrailli yöneticiler tıpkı Suriye'nin kanlı idarecileri gibi Türkiye'de böyle bir destekçilerinin olmasından memnundurlar. Biliyorsunuz, Beşar Kılıçdaroğlu'ndan çok memnun, aynı şekilde İsrail de çok memnun."
-"SEYİT RIZA'NIN ÜSTÜNÜ ÖRTENLER ANLAMAZ"-
Gazze'de yaşanan manzara karşısında gözyaşlarını tutmanın mümkün olmadığını belirten Erdoğan, "gözyaşını eleştirenlerin de katliamı yapan kadar taş kalpli olduğunu" kaydetti. Kılıçdaroğlu'nu "şehitliği anlayamayacak kadar cahil" olmakla suçlayan Erdoğan, Milli savunma Bakanlığı'nın şehitler listesinden Çanakkale, Garp Cephesi gibi cephelerde hayatını kaybeden bazı Filistinli ve Suriyeli şehitlerin ismini okuyarak, "Neden bu kadar ilgileniyoruz anlıyor musunuz?" diye seslendi. O dönemde Filistinli ve Suriyeli gençlerin Anadolulu gençlerle birlikte şehit düştüğünü anlatan Erdoğan, şehitleri Türk ya da Arap diye ayırmanın şehitlere saygısızlık olduğunu kaydetti ve bu konuda yapılan eleştirileri "küstahlık" olarak niteledi. Erdoğan, " Dersim'de katledilen Seyit Rıza'nın üzerini örtenler elbette Suriye'yi, Filistin'i ve Gazze'de neden gözyaşı döktüğümüzü anlayamazlar" dedi.
-"BİR DE İNÖNÜ'YÜ"
CHP'nin tarihi boyunca büyük meseleleri takip etmediğini, küçük meselelerin etrafında dönmekten başka bir şey yapamadığını ileri süren Erdoğan, okullarda serbest kıyafetin yolunu açan yönetmelikle ilgili eleştiriler hakkında da şunları söyledi:
"Neymiş, laiklik elden gidiyormuş. Her zamanki terane. CHP Genel Başkanı sürekli pedagogdan bahsediyor. Onu bırak da bu meseleyi bir tarihçiyle konuş. Okulda üniformanın nereye dayandığını bir gör. Sadece kepleri eksik. Bir ara da şapka taktırıyorlardı biliyorsunuz. Bu uygulamayla ilgili birkaç kitap karıştırırsan orada Cizvit Papazlarını göreceksin, Mussolini'yi, Hitleri ve bir de tabi İsmet İnönü'yü göreceksin."
-"AKSAKLIK OLURSA MÜDAHALE EDERİZ"-
İkinci Dünya Savaşı sonrasında faşizmin ağır darbe aldığını ama Türkiye'de faşizmin sona ermediğini ifade eden Erdoğan, AK Parti hükümetinin faşist uygulamalara son verdiğini özgürlüğü kısıtlayan her uygulamayı vakti geldikçe kaldırdığını anlattı. CHP'nin üniversitede de tek tip kıyafeti savunduğunu bunun için ikna odaları kurulmasını savunduğunu ileri süren Erdoğan, okullarda serbest kıyafetin zengin fakir ayrımı yaratacağı eleştirilerinin gerçeği yansıtmadığını belirtti. Şu an da giyilen üniformalara rağmen kumaş kalitesinden ayakkabıya kadar birçok ayrıntının gelir farklarını hissettirdiğini belirterek, serbest kıyafetin forma masrafını ortadan kaldıracağını anlattı. Erdoğan, "Aksaklık olursa müdahale ederiz" diye konuştu.
-"PLANLARI DEŞİFRE ETTİK, YARGIYA İNTİKAL ETTİRDİK"-
Erdoğan, TBMM'nin Türkiye topraklarının işgal altında olduğu dönemde kurulmuş İstiklal Savaşı'nı idare ettiğini, Türkiye'nin en ağır sorunu karşısında bu sorunu çözmek için teşekkül ettiğini kaydetti ve şunları söyledi:
"AK Parti olarak, Meclis'i, milli iradeyi, Meclis'in ve milletvekillerinin sorun çözme iradesini her şeyin üzerinde gördük. 10 yıl boyunca da bu iradeyi güçlendirdik. Meclis iradesini zayıflatmaya, yok etmeye dönük tüm planları deşifre ettik ve yargıya intikal ettirdik. Kendisini Meclis'in milli iradenin üzerinde gören kurumların yapılarını milli iradeyi güçlendirecek şekilde değiştirdik. Cumhurbaşkanlığı seçiminde millete gittik ve milletin hakemliğine başvurduk. Attığımı her adımda milletin hassasiyetini ve iradesi gözettik."
-"KORKU TÜRBÜLANSI"-
BDP'lilerin dokunulmazlıklarıyla ilgili sürece de değinen Erdoğan, BDP'nin şımardıkça şımardığını, demokrasiyi zehirlediğini, dokunulmazlık zırhı altında yaptıkları tahriklerle sokakları çatışma alanına çevirmeye çalıştıklarını anlattı. PKK'nın küçük çocukları kullandığını, bu anlayışın özgürlüğe inanmış olmayacağını, buna "Eyvallah" diyen anlayışın da kendileriyle yürüyemeyeceğini belirtti. Erdoğan, "Demokratik bir rejimde buna ne kadar tahammül edilebilir, bir hukuk sisteminde bu meydan okuma daha ne kadar sineye çekilebilir?" dedi ve siyaset yolunun tıkanmaması için çalışılırken, BDP'nin gösterdiği tavra daha fazla seyirci kalamayacaklarını anlattı. BDP'nin siyaseti bir çözüm yolu olarak göreceğine, terör örgütüyle ilişkilerini keseceğine inanmadığını ifade eden Erdoğan, "Onlar korku türbülansının içine girdi. İyi niyetli olanı bile buradan çıkamaz. Aynı şekilde hareket etmeye mecburdur. Çünkü iradelerini terör örgütüne kaptırmışlardır" dedi.
-"VİCDANIMIZLA HAREKET EDECEK VE MİLLET ADINA KARAR VERECEĞİZ"-
Hukuk devleti adına gereken neyse onun yapılacağını aktaran Erdoğan, "Bir linç, dışlama, öteleme mantığıyla AK Parti olarak hareket etmeyiz. Hukuk devletini kuralları bellidir. Biz geciktirilen kuralların işlemesini sağlayacağız. Dokunulmazlık fezlekeleri önümüze gelince vicdanımızla hareket edecek, millet adına kararımızı vereceğiz. Bizim kararımızın ardından dokunulmazlık kalkarsa yargı vicdanıyla ve millet adına kararını verecektir" dedi. (ANKA/SON)
(HM/OE) - Ankara