CHP'li Güneş "Türkiye Ne Yazıkki Ağır Bir Terör Baskısı Altında Zorlanıyor"

Son Güncelleme:

CHP Parti Meclis üyesi, Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, CHP Kocaeli İl Binasından yaptığı basın açıklamasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklendi.

Chp Parti Meclis üyesi, Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, CHP Kocaeli İl Binasından yaptığı basın açıklamasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklendi. Güneş konuşmasında Türkiye'nin ne yazıkki ağır bir terör baskısı altında zorlandığını, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da bunu gördüğünü ve Türkiye'nin yanlış bir dış politika izlediğini söyledi. CHP Kocaeli İl Binası'nda basın açıklaması yapan Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş açıklamalarıyla sık sık başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a yüklendi. Türkiye'nin yanlış dış politika izlediğini söyleyen Güneş, "Türkiye ne yazıkki ağır bir terör baskısı altında zorlanmaktadır. Kendiside bunu görmektedir. Türkiye yanlış dış politika izlemektedir. Türkiye'de bugün olağan üstü bir terör baskısında olmasının etmenlerinden bir tanesi bölgede dış politika ve diger komşu ülkelerle ilişkisinin gerilmesinin tabiki önemli bir katkısı ve etkisi vardır. Bunda hiç kuşku yoktur. Bu katkının bu etkinin mutlaka bölgemizdeki ve komşularımız olan diğer ülkelerde ilişkilerimizi geliştirerek oraya barışın oraya daha ileri bir demokrasinin gelmesini sağlayarak onlarla huzur içersinde bu bölgede yaşarsak kendi ülkemize doğru yöneltilen bu terör tehdidinde yenmemiz daha kolay hale gelecektir. " dedi.


CİDDİYETE DAVET ETMEK BİZİM GÖREV VE SORUMLULUĞUMUZDUR


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı ciddiyete davet etmek kendilerinin görev ve sorumluluğu olduğunu söyleyen Güneş konuşmasına söyle devam etti:


"Cumhuriyet halk partisinin bu ikazları karşısında başbakanın laubali bir biçimde 'Siz saygısızsınız" demesini asla doğru bulmuyorum. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi sayın Kılıçdaroğlu'nu ve ailesi Bodrum'da Esat ve ailesiyle tatil yapmamıştır. Ama başbakan yapmıştır. Sayın Kılıçdaroğlu Suriye'de eğer başbakan olursam Esat ile birlikte ortak basın ve ortak bakanlar toplantısı yapıcam dememişdir. Ama sayın başbakan yapmıştır. Dolayısıyla bunları ciddiye almak mümkün değildir. Başbakanı ciddiyete davet etmek bizim görev ve sorumluluğumuzdur."


KENDİSİ YAPTI O HATAYI


Türkiye'de terörün 2002 ile 2012 yılları arasında artış göstermesiyle ilgili başbakan Erdoğan'ın iki elini başının arasına alarak 'Ben ne yaptım!' diye düşünmesi gerektiğini söyleyen Güneş, "CHP'yi BDP ile aynı çizgide, göstergede ve doğrultuda göstermek doğru değildir. Biz CHP olarak sınırlarımıza kırmızı halılar sererek açılım adı altında PKK'lıların nasıl aklanacağını stratejisini veya politikasını ne güddüt ne önerdik. Hem kendisi yaptı o hatayı. Hemde bugün o çamuru CHP üzerine atmaya çalışıyor. Türkiye'de eğerki 2002-2012 yılına kadar terör geometrik bir şekilde arttıysa başbakan oturup iki elini başının arasına ben ne yaptım diye düşünmesi gerekir. Sayın başbakan Şam'a gidip namaz kılacakmış. Selattin Eyyübi'nin kabir başında Fatiha okuyacakmış. Daha önce de Suriye'yi ziyaret etti. O zaman niye bunları yapmadı. Şimdi mi aklına geldi. Yani bana kalırsa herkesin kendi inancı kendisine ait ama sayın başbakan eğer gerçekten dua etmek bir zafer namazı kılmak istiyorsa Kandil'den ülkemize gelen bu inanılmaz taaruz ve terör karşısında bence terörü yenerek bir zafer namazı kılmakta çok daha büyük yarar var diye düşünüyorum. " diye konuştu.


GÜNDÜZLERİ SİLAHLI GECELERİ KÜLAHLI SINIRI GEÇİYORLAR


Apaydın kampında kalanların gündüzleri silahlı geceleri külahlı bir şekilde sınırı geçtiklerini söyleyerek, "İçine girilememesi asla kabul edilemez. Diğer kamplarla aynı deniyorsa ki, İnsan Hakları Komisyonu Başkanı çıkışta öyle demişti. 'Diğerlerinden hiç bir farkı yokmuş' dedi. E o zaman biz niye giremedik?. O zaman niye böyle bir farklı statümüz var?. Diğerlerinden farklı değilse. Şimdi iddia açık. Apaydın kampında kalanlar gündüzleri silahlı geceleri külahlı bir biçimde Suriye sınırı geçip savaşıp tekrar geldikleri söyleniyor. Bunun doğru olmadığını söylemek için Birleşmiş Milletler normlarına göre bu kamp eğer içinde şuandaki kendisinin sivil olduğunu birdaha kesinlikle askerlikle alakası olmayacağını söyleyen insanlar varsa sınırdan çok öteye taşınması gerekirdi. Bunu Birleşmiş Milletler Bölge Yüksek Komseri de ifade etti. O kamp ne hukuki açıdan, ne fiili açıdan ne de Türkiye'nin dış politikası açısından kabul edilebilecek bir çerçeve bir manzara göstermiyor." dedi.

Kaynak: DHA