DHA İSTANBUL BÜLTENİ-2

Son Güncelleme:

KARAKÖY'DEKİ KADINLARA SALDIRI DAVASI BAŞLADI (1)Haber: Özden ATİK / İstanbul DHA- KARAKÖY'de 19 yaşındaki iki başörtülü kadından birine saldırdığı, ayrıca her ikisine yönelik hakaret ve tehditte bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan Semahat Y., hakim karşısına çıktı.

KARAKÖY'DEKİ KADINLARA SALDIRI DAVASI BAŞLADI (1)

Haber: Özden ATİK/ İstanbul DHA- KARAKÖY'de 19 yaşındaki iki başörtülü kadından birine saldırdığı, ayrıca her ikisine yönelik hakaret ve tehditte bulunduğu gerekçesiyle tutuklanan Semahat Y., hakim karşısına çıktı. Suçlamaları reddeden Semahat Y. " Büyük ihtimalle benzetme var. Başka bir yerdeydim" dedi.

İstanbul 60. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki  duruşmaya, tutuklu sanık Semahat Y. getirildi. Şikayetçiler Feyza Y. ve Gamze İ. duruşmaya katıldı. Müştekileri çok sayıda avukat da temsil etti.

Görüntü Dökümü:

---------

-Duruşmadan çıkan şikayetçiler

-Arşiv

26.12.2019 -11.02 Haber Kodu : 191226063

26.12.2019 -12.45  Haber Kodu : 191226117

26.12.2019 - 12.47 Haber Kodu : 191226118

=======================

2- BEYLİKDÜZÜ'NDEKİ EĞLENCE MEKANINDA YABANCI GRUBA FECİ DAYAK KAMERADA

- Eğlence yerinin güvenlik görevlisi merdivende bekleyen kişinin yüzüne tekme attı.

Kaçmaya çalışan gruptakilerden yakalanan 2 kişi feci şekilde dövüldü.

Ersan SAN/ BEYLİKDÜZÜ'nde özel güvenlik görevlilerin yabancı grubu dövmesi güvenlik kamerasına yansıdı.

Beylikdüzü, Büyükşehir Mahallesi'nde bulunan eğlence mekanında  5 Mayıs'ta meydana gelen olayın görüntüleri ortaya çıktı. Edinilen bilgiye göre, gece kulübünde eğlenen Afrika uyruklu grupla mekan sahibinin yakınları arasında laf atma nedeniyle tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine yabancı grup dışarıya çıkarılmak istendi. Bu sırada gruptakiler ile eğlence yerinin güvenlik görevlileri arasında gerginlik çıktı. 6 kişilik grup yaka paça dışarı çıkarılırken, güvenlik görevlisi merdivenlerde bekleyen gruptaki bir kişinin yüzüne tekme attı. Gruptakiler hızla kaçmaya çalışırken yakalanan 2 kişi içeriden sopalarla çıkan güvenlik görevlilerinin saldırısına uğradı. 2 kişi tekme ve sopalarla feci şekilde dövüldü. O anlar güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı.

Görüntü Dökümü:

--------------------

(GÜVENLİK KAMERASI)

-Güvenlik görevlisinin kapı önündeki kişinin yüzüne tekme atması

-Görevlilerin grubu dışarıya çıkarması

-Kavga anları

(AKTÜEL)

-Kavganın olduğu yerin aktüel görüntüleri

26.12.2019 - 11.40 Haber Kodu : 191226078

=======================

3- FATİH'TE TURİSTLERE KAPKAÇ DEHŞETİ KAMERADA

Alper KORKMAZ/ - Fatih'te kapkaççılar telefonunu çaldığı turisti ve omzunda çocuğunu yerde sürükledi. Kapkaç dehşeti güvenlik kamerasına yansıdı

Olay, Fatih Küçük Ayasofya Mahallesi Aksakal Sokak'ta geçtiğimiz salı akşam saatlerinde yaşandı. Otelden çıkıp yürümeye başlayan turist aileyi takip eden kapkaççılar omuzunda çocuğunu taşıyan babanın yanına yaklaştı. Turistin telefonunu alan kapkapçılar cüzdanını da almak istedi. Hırsızlara direnen turist kapkaççıların aracına tutundu. Kapkaççıların sürüklediği baba ile oğlu aracın altından kalmaktan son anda kurtuldu. Turistlerin yardımına çevredekiler koştu. Polis kapkaççıları ararken olay güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.

Görüntü Dökümü:

-----------

(GÜVENLİK KAMERASI)

-Olay anı

26.12.2019 -12.16  Haber Kodu : 191226098

=========================

(Havadan görüntülerle)

4-MİMAR SİNAN'IN 550 YILLIK ESERİ BAKIMSIZ HALDE

Buğra BENLİOĞLU- Ali AKSOYER/İSTANBUL,

MİMAR  Sinan tarafından 1560'lı yıllarda yapılan kentleşmeyle beraber şehrin içerisinde kalan  Beylikdüzü'ndeki altında kirli bir derenin aktığı 'Yakup Ağa Köprüsü' bakımsız halde. Köprünün içler acısı halini  görenler, ilgili kurumların harekete geçerek köprüye hak ettiği değeri vermesini istiyor. Bakımsız haldeki köprü havadan da görüntülendi.

Yakuplu Mahallesi sınırları içinde yer alan bir zamanlar Haramidere'den geçişi kolaylaştırmak amacıyla yapılan, 'Haramidere Köprüsü' olarak da bilinen tarihi köprü, D-100 karayolunun hemen yanı başında bulunuyor. Beylikdüzü'nde yaşayan ve her gün otoyoldan geçtiğinin belirten bir vatandaş, "Burası tarihi bir yer ülkemizde pek çok tarihi yer var. Tarihi yerlere olan saygımız bu kadar. Her gün buradan arabayla geçiyoruz. Kim bilir burada ne tarihi yerler vardır. Hali ortada. İlgili kurum kimse, burayla ilgili çalışma yapması, tanıtımının yapılması lazım. Atalarımız, ceddimiz bize böyle şeyler bırakmış biz ilgilenemiyoruz. Yazık gerçekten. İnsan üzülüyor. Buradan yabancı bir turistin geçtiğini düşünün. Gördükleri zaman gülerler. Üzülüyoruz" dedi.

Bir başka vatandaş ise çöp sebebiyle etrafa yayılan kokudan rahatsız olduğunu belirterek, "Bu köprü 500 yıllık bir köprü. Bakımı yok maalesef. Her gün işe giderken yanından geçiyoruz. İnsan köprüyü bu halde görünce ister istemez üzülüyor. Aşırı derece bir koku var. Belki de buradaki kanalizasyon pisliği buraya akıyor. Mimar Sinan'dan kalma bir yapının böyle olması içler acısı bir durum" diye konuştu.

Görüntü dökümü:

--------------

-Havadan görüntüler

-

-Köprünün etrafındaki çöplerden detaylar

-Vatandaş röportajı

-Muhabir anonsu (Buğra Benlioğlu)

-Genel ve detay

26.12.2019 - 11.33 Haber Kodu : 191226076

==============================

(Havadan görüntülerle)

5- CADDEBOSTAN SAHİLİ'NDEKİ KIRMIZI YOSUNLAR TEMİZLENİYOR

Çağrı ÇALIŞKAN/ KADIKÖY Caddebostan Sahili'ne vuran kırmızı yosunlar temizleniyor. İBB ekipleri tarafından başlatılan çalışmalarda yosunlar iş makinasıyla toplanıp, kamyonlara doldurulurken, çalışmalar havadan da görüntülendi.

İstanbul'daki lodos nedeniyle kırmızı yosunlar Caddebostan sahiline vurdu. Yosunlar nedeniyle Caddebostan'dan Maltepe'ye kadar uzanan sahil kızıla boyandı. Kayalıkların üzerini de kaplayan yosunları temizlemek için ekipler çalışma başlattı. Sahile getirilen İBB,  İSTAÇ'a bağlı iş makinası yosunları toplayarak, kamyonlara yükledi. Temizlik çalışmaları havadan da görüntülendi.

Görüntü Dökümü:

----------------

-Havadan ve yerden temizlik çalışmaları

-Detaylar

26.12.2019 - 11.29 Haber Kodu : 191226074

==============================

(havadan görüntülerle)

6- İSTANBUL'UN HAVASINI GÖSTEREN KULE

- 191 yıl önce İstanbul'daki yangınları gözetlemek izin yapılan Beyazıt Yangın Kulesi yıllardır hava durumunu gösteriyor.

Kulenin mavi renkte aydınlatılması ertesi gün havanın açık olacağını, yeşil yağmuru, sarı sisi ve kırmızı karı haber veriyor.

Tarihi Yarımada'da bir çok noktadan görünen kuledeki ışıkların ne anlama geldiğini bilen ise çok az.

Beyza Nur GÜLER-Ali AKSOYER-Buğra BENLİOĞLU/İSTANBUL, İSTANBUL'un pek çok noktasından görünen ve tam 191 yıl önce İstanbul'daki yangınları gözetlemek ve haber vermek için inşa edilmiş olan Beyazıt Yangın Kulesi,  İstanbullulara hava durumunu da bildiriyor. Kulenin mavi renkte aydınlatılması ertesi gün havanın açık olacağını, yeşil yağmuru, sarı sisi ve kırmızı karı haber veriyor.  Pek çok vatandaş hava durumuna göre renk değiştiren ışıkların ne anlama geldiğini bilmiyor.

1828 yılında Beyazıt'ta yangınları gözetlemek için inşa edilen 85 metre yüksekliğindeki kulenin tarihini anlatan İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tarkan Okçuoğlu, şunları söyledi:

"Bulunduğumuz yer çok kadim bir mekan. Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethettiğinde ilk inşa ettirdiği saray aslında bu bölgede. Bu eski sarayın olduğu bölge Sultan 2. Mahmut döneminde yeniçerilerle olan büyük mücadelesinden sonra başka bir binaya çevriliyor. Seraskerlik binası olarak göreve başlıyor. Seraskerlik aslında günümüzdeki genelkurmaylık binası gibi bir anlamı var. Aynı dönemlerde de, 1828 yılında buraya kagir yani taştan, 85 metre yüksekliğinde çok büyük bir yangın kulesi inşa ediyorlar. İşte biz bugün bu yangın kulesinin içindeyiz. Fakat bu yangın kulesi inşa edilmeden evvel, 1749 yılında burada ahşap bir yangın kulesi daha varmış. Bu İstanbul'un çok büyük yangınlarından bir tanesinde, Cibali yangınında inşa edildikten kısa bir süre sonra yanıp kül olmuş. Bunun üzerine bir bina daha inşa ediyorlar, o da ahşap bir bina fakat o da vaka-i hayriye sırasında yanıp kül oluyor. İçinde bulunduğumuz bugünkü bina da işte o hadiseden sonra, birkaç yıl sonra inşa ediliyor. Binanın mimarı da belli, daha doğrusu araştırmacılar binanın mimarını tahmin ediyorlar. Meşhur Balyan ailesinden yani kuşaklar boyunca Osmanlı İmparatorluğuna mimarlık, kalfalık ve müteahhitlik yapmış bir aile bu. Onlar içerisinden Senekerim Balyan kalfanın inşaatı. Ayrıca kapısının üzerinde ikinci Mahmut'a ait çok güzel bir tuğrası olan ve meşhur hattat Mustafa İzzet Efendi'nin kendi geliştirdiği talik hat ile yazdığı bir kitabe de mevcut. Bu kitabede hem Sultan Mahmut'un ismi, hem de binanın yapılış, bitiriliş tarihi mevcut."

YANGINLARI GÖZLEMLEMEK VE HABER VERMEK İÇİN İNŞA EDİLMİŞTİ

Kulenin ilk yapıldığında işlevinin yangınları haber vermek  olduğunu dile getiren Okçuoğlu, "Çok ilginç bir yöntem kullanıyorlar bunun için, kuleden dışarıya uzun tahtalar uzatıyorlar ve gündüzleri bunlara renkli sepetler asıyorlar. Bu sepetlerin belirli anlamları var. Mesela Üsküdar'da bir kule var, birbirleriyle iletişiyorlar ve top atışlarıyla bu yangınlar İstanbul'da duyuruluyor. Geceleri de aynı biçimde fener uzatıyorlar bazen de maytap atıldığı söyleniyor eski kaynaklarda" dedi.

ARTIK HAVA DURUMU İLE İLGİLİ İPUÇLARI VERİYOR

İstanbul'un pek çok noktasından görünen kulenin tepesindeki ışığın, hava durumuna göre renk değiştirdiğini anlatan Okçuoğlu, "Özellikle 1997'deki restorasyondan sonra yine bir sinyalizasyon sistemi mevcut burada, bu kez ışıklarla. Mesela mavi ışık açık havayı, sarı ışık sis, kırmızı tehlikeyi işareti, karlı havayı ve sanırım yeşil de yağışlı havayı gösteriyor. Bunu günümüzde otomatik olarak yapıyorlar. Birtakım sensörler var, onlarla bu ışıklar çıkıyor ve günün her saatinde değişebiliyor. Yani bugün İstanbul'un her yerinden sisli havalarda bu sarı ışıkları ya da diğer ışıkları görebiliyoruz" şeklinde konuştu.

Okçuoğlu, "Aslında ilk yapıldığında biraz daha kısa, daha sonra 1828 yılında inşa ediliyor, yaklaşık bir 20 sene sonra üzerine üç kat daha çıkıyor. Yuvarlak pencereli katlar bunlar. Burada 20 kadar görevli yaşıyormuş bir vakitler, onların odaları var. Daha sonra sanırım 1889 yılında bir de demir gönder çekiliyor üzerine, kulenin boyu iyice uzuyor. Çapı hakkında bir bilgi sahibi değilim" dedi.

Okçuoğlu, gözetleme katının tavanındaki ihtişamlı resimler ile ilgili olarak ise, "Bu çizimler özel çizimler aslında. Çünkü bu gördüğünüz mavi, beyaz ve gri tonlarda yapılmış duvar resimleri, özellikle 1808-1839 arasında hüküm sürmüş Sultan ikinci Mahmut devrinde moda olmuş. Belli ki bir ekolü temsil ediyor. Ama en önemli tarafı kulenin kapısından girer girmez karşınıza çıkan görüntü. Kulenin kendi kendinin resmedilmiş olması. İçinde bulunduğumuz bu gözetleme katı 360 derece dolanıyor ama tam girdiğimiz yerin karşısında, kulenin kendi resmedilmiş. Bu da çok ilginç bir şey. Herhalde Osmanlı resim tarihinde çok ender rastladığımız bir şey" ifadelerini kullandı.

"BİZİM GENÇLİĞİMİZDE YANGIN OLDUĞUNDA BU KULEDEN HABER VERİLİRMİŞ"

Gençliğinde kulenin yangınları haber vermek için kullanıldığını söyleyen vatandaşlardan Ertürk Sindal, "Yangın olduğu zaman bu kuleden haber verilirmiş. Buradan baktıkları zaman İstanbul'un her yerini görürlerdi. Çok mühim bir kule. Ta o zamanlardan İstanbul'un havasının nasıl olacağını, yağmur mu var, fırtına mı var, kar mı var. O zaman burada ışıklar yanar bilen bilirdi" ifadelerini kullandı.

"IŞIKLARIN NE ANLAMA GELDİĞİNİ BİLMİYORDUM"

Beyazıt'ta yaşayan ancak kulenin ışıklarının  ne anlama geldiğini bilmediğini dile getiren, Beyazıt Meydanı'nı gezen bir vatandaşlardan  Buse Cankıran  "Herkesin dikkatini çekebilecek bir kule ama tarihini bilmiyorum. Tepesindeki ışık akşamları yanıyor, güzel oluyor ama ne anlama geldiğini bilmiyordum. Şu an sizinle beraber ben de öğrenmiş oldum. Güzelmiş" dedi.

Görüntü Dökümü:

--------------------------

-Kulenin dışından görüntüler

-Kulenin içinden görüntüler

-Kuleden tarihi yarımada görüntüleri

-Prof. Dr. Tarkan Okçuoğlu ile röp.

-Muhabir anonsları(Beyza Nur GÜLER)

-Kulenin havadan görüntüleri

-Beyazıt meydanında vatandaş röpleri

-Genel ve detay

26.12.2019 -12.35  Haber Kodu : 191226109

26.12.2019 -12.39  Haber Kodu : 191226115

26.12.2019 -12.39  Haber Kodu : 191226113

========================

7-JANDARMADAN YILBAŞI ÖNCESİ İSTANBUL'DA SAHTE İÇKİ OPERASYONU

Haber-Kamera: Oğuzcan YAZAR, Hasan YILDIRIM/İSTANBUL, İSTANBUL İl Jandarma Komutanlığı ekipleri yılbaşı öncesinde eğlence yerleri ve büfelere sahte içki satmak isteyen kişilere yönelik operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında 5 ton sahte içki, 2 buçuk milyon sahte bandrol ele geçirilirken 5 kişi de gözaltına alındı.

İstanbul İl Jandarma Komutanlığı, yeni yıl öncesinde eğlence yerleri ve büfelere sahte içki satma hazırlığındaki kişilere yönelik Fatih, Silivri, Gaziosmanpaşa ve Şişli'de bulunan adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda satışa hazır halde 5 ton bandrolsüz sahte votka, viski ve rakı ile Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK)'na ait 2 buçuk milyon sahte bandrol ele geçirildi. Ekiplerce gözaltına alınan 5 şüpheli ise çıkarıldıkları  adli makamlarca tutuklanarak cezaevine gönderildi.

OPERASYON KAMERADA

Jandarma ekiplerince yapılan operasyon ise kameralara yansıdı. Ekiplerin operasyon düzenledikleri adreslere yapılan aramalar sonucunda şüphelileri gözaltına alarak sahte içkilere el koydukları görüldü. Bunun yanı sıra görüntülerde bir büfenin gizli bölmesinde sahte içkiler yer alıyor.

Operasyonda ele geçirilen 5 ton sahte içki ve 2 buçuk milyon sahte bandrol Maslak'ta bulunan İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'nda sergilendi. Sergide sahte içki yapımında kullanılan sahte bandroller, şişelemede kullanılan maddeler, alkol yapımında kullanılan ham maddeler yer aldı.

Görüntü Dökümü:

-----------------------

-Jandarma kamerasından operasyon anı

-Ekiplerin operasyona çıkması

-Bir araçtan diğerine içki nakledilmesi

-Şüphelilerin gözaltına alınışı

-Gizli bölmede ele geçirilen sahte içkiler

- Aktüel görüntü

-Ele geçirilen sahte içkilerin sergilenmesi

-Sahte bandroller

-İçki ham maddesi

-Genel detaylar

26.12.2019 - 10.54 Haber Kodu : 191226061

=============================

8- ATAŞEHİR'DE KENEVİR YETİŞTİRİLEN EVE OPERASYON KAMERADA

Ali ABLAY/İSTANBUL,

Ataşehir'de uyuşturucu madde satışı yapan bir şüpheliyi tespit eden polis operasyon düzenledi. Şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, saksılar içinde Hint keneviri yetiştirilen ev polis kameralarına yansıdı.

Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Ataşehir'de Mert isimli bir kişinin uyuşturucu madde sattığı ve uyuşturucu maddeyi Ümraniye'de bulunan bir evde Hint keneviri yetiştirdiği bilgisine ulaştı. Bu bilgi üzerine çalışma başlatan polis ekipleri, şüphelinin Doğan Mert D. (50) olduğunu tespit etti. Şüphelinin, Ümraniye, Site Mahallesi'nde bulunan evine geçen pazartesi saat 20.50 sıralarında polis ekipleri tarafından operasyon düzenlendi. Gerçekleştirilen operasyonda şüpheli Doğan Mert D. yakalanarak gözaltına alınırken, evinde yapılan aramalarda ise 2 ruhsatsız tabanca, 2 şarjör, 2 yedek şarjör, 50 mermi, 1 toplu suikast tabancası, 7,5 gram hint keneviri, 43,2 gram hint keneviri tohumu, 21 gram marihuana, uyuşturucu öğütücüsü, hassas terazi ve saksılar içinde yetiştirilen hint kenevir buldu.

Şüpheli Doğan Mert D.'nin uyuşturucu kullanmak, tehdit, hakaret ve kasten yaralama suçlarından poliste kaydı olduğu öğrenildi. Şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilirken, çıkartıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Görüntü Dökümü

---------------------

-Şüphelinin evinde yapılan aramalar

-Şüphelinin evinde üretim yaptığı yer

26.12.2019 - 10.41 Haber Kodu : 191226055

========================

9- İSTANBUL'DA ELE GEÇİRİLEN SAHTE PARFÜMLER SERGİLENDİ

Ali ABLAY, İSTANBUL, DHA

İSTANBUL'da 3 ilçede sahte parfüm üretimi yapılan 4 adrese polis ekipleri eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda çok sayıda sahte parfüm üretiminde kullanılan malzeme ele geçirilirken operasyon kameralara yansıdı. Ele geçirilen sahte parfüm ve malzemeler emniyette sergilendi.

Beyoğlu'nda sahte parfüm üreten ve piyasaya süren şüphelileri belirleyen Beyoğlu İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Güvenlik Şube Müdürlüğü ekipleri, çalışma başlattı. Ekipler, şüphelilere yönelik teknik ve fiziki takip gerçekleştirdi. Polis, Beyoğlu Şehit Muhtar Mahallesi ile Zeytinburnu, Maltepe Mahallesi ve Kağıthane, Talatpaşa Mahallesinde belirlenen 4 depoya bugün öğlen saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, 147 bin 806 sahte parfüm, 490 parfüm şişesi, 655 parfüm kapağı, 3 dolum makinesi, 70 litre saf alkol ve 4 litre esans ele geçirildi. Operasyon polis kameralarına yansırken, ele geçirilen sahte parfüm ve malzemeler Vatan Caddesi'nde bulunan Güvenlik Şube Müdürlüğü'nde sergilendi.

Görüntü Dökümü

---------------

-Operasyon anı

-Sahte parfümlerin bulunması

-Sahte parfüm şişelerinin bulunması

-Depolarda aramaların yapılması

-Ele geçirilen ürünlerin Güvenlik Şube Müdürlüğünde sergilenmesi

26.12.2019 -12.19  Haber Kodu : 191226102

===============================

10- EŞİNİN ÖLÜMÜNE NEDEN OLAN SANIK HAKKINDA 23 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ

Haber: Özden ATİK/ İSTANBUL, Gaziosmanpaşa'da yaklaşık iki yıl önce diyaliz hastası eşini yumruklayarak önce ağır yaraladığı, daha sonra da ölümüne neden olduğu için iki kez tutuklanan Erkan Dursun'un yargılandığı davada, savcı mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanığın darp etmesi sonucu ölümün meydana geldiği ifade edilerek "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan 11 yıldan 23 yıla kadar hapsi talep edildi.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, tutuklu sanık Erkan Dursun getirildi. Müşteki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı da duruşmada hazır bulundu. Duruşmada, sanık Erkan Dursun'un 16 yaşındaki kızı Tuğba Dursun'un tanık olarak ifadesi alındı. Olay günü evde temizlik yapıldığını, annesinin bağırmasını duyunca onun bulunduğu odaya geçtiğini anlatan Tuğba Dursun, "Babam ısrarla hastaneye gidelim diyordu. Annem kabul etmedi. Diyaliz hastasıydı. Haftada üç gün diyalize giderdi. Daha sonraki gün hastaneye gidince annem muayene için eşarbını açtı. Çenesinin altında küçük bir morluk vardı. Düşünce olmuş. Doktor bunu görünce adli vaka diyerek polis çağırdı. Polisler geldi, babamın bir iki yumruk vurduğuna dair tutanak düzenleyip annemden imzalamasını istedi. Annem imzalamak istemedi. 'Ben böyle bir şey yaşamadım' dedi. Polis ise karısını bıçaklayanlara bile bir şey olmadığını, bir sıkıntı olmayacağını söyledi. Bunun üzerine annem, altında şikayetçi değilim yazan tutanağı imzaladı. Kesinlikle babamın anneme vurması söz konusu değil. Aralarında problem yoktu." dedi. Ameliyata alınmadan önce doktorlara annesinin kan sulandırıcı kullandığını söylediği de belirten Tuğba Dursun, ameliyattan sonra başındaki kanamanın kesilmediğini, iki gün sonra da komaya girdiğini anlattı. Sanığın babası Ahmet Dursun ve bacanağı Mehmet Ertaş, ölümün ameliyattan kaynaklandığını düşündüklerini belirttiler.

SAVCI MÜTALAASINI AÇIKLADI

Duruşmada mütalaasını bildiren savcı Emre Genç, sanığın eşini darp ettiği, ölümün darp sonucu gerçekleştiğini, eylem sırasında herhangi bir silah kullanmadığı, maktülün ölümün tedavi sürecinden sonra gerçekleştiği belirtilerek sanığın "Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan 11 yıldan 23 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi.

"SUÇSUZUM"

Mütalaaya karşı beyanı sorulan sanık Erkan Dursun ise "Kesinlikle maktüle karşı darpta bulunmadım. Ona karşı kötü bir davranışım olmadı. Suçsuzum. Tahliyemi ve beraatimi talep ederim" dedi.

AİLE BAKANLIĞI AVUKATI: KASTEN ÖLDÜRME SUÇUNDAN CEZALANDIRILMALI

Aile Bakanlığı avukatı Hatice Boz ise sanığın maktülü darp ettiğinin ortada olduğunu, adli tıp kurumundan gelen raporun da ölümün darp neticesinde gerçekleştiğinin belirtildiğini belirterek yere düştükten sonra vurması nedeniyle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğini ifade etti.

SON SAVUNMASINI GELECEK CELSE YAPACAK

Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve mütalaaya karşı savunmasını hazırlaması için süre verilmesine karar verdi. Duruşma ertelendi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan ilk iddianamede, sanık Erkan Dursun'un 30 Temmuz 2017 tarihinde eşi Esengül Dursun'a yorganları düzensiz yerleştirdiği için yumruk vurduğu ve Dursun'un kafasını dolaba çarparak yere düştüğü, eşi yerde olduğu sırada iki yumruk daha attığı belirtildi. Adli tıp raporuna göre Esengül Dursun'un hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı kaydedildi. Esengül Dursun hastanede verdiği ifadesinde de eşinin kendisine yumruk atması üzerine yere düştüğünü, aldığı darbenin etkisiyle 10-15 dakika hiç hareket etmediğini, sonrasında da çok fazla baş ağrısı olduğunu belirterek eşinden şikayetçi olmadığını söyledi. Erkan Dursun da eşine yumruk attığını kabul ederek "Bir anlık sinir ile darp ettiğim için pişmanım" dedi. Sanık Dursun, 2 Ağustos 2017 tarihinde tutuklandı. Hakkında "Kasten yaralama" suçundan Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. Esengül Dursun ise 28 Ağustos 2017'de hayatını kaybetti. Erkan Dursun, dava devam ederken 5 Aralık 2017'de tahliye edildi. Ancak  ölümün kafa travmasına bağlı olarak gerçekleştiğine ilişkin adli tıp raporunun gelmesinin ardından 14 Mart 2019'da yeniden tutuklandı. Bu arada Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesi, görevsizlik kararıyla dosyayı İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Savcılığı olaya ilişkin "eşi kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yeni bir iddianame hazırladı. İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen yeni iddianame, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde birleştirildi.

=============================

11- ÖĞRENCİSİNİ TACİZ ETTİĞİ İDDİASIYLA YARGILANAN İNGİLİZ KADIN ÖĞRETMENİN DAVASI

Halil YILMAZ/ İSTANBUL, BÜYÜKÇEKMECE'de özel bir anaokulunda, 4 yaşındaki kız öğrenci E.K.'ye 2019'un ocak ayında cinsel istismarda bulunduğu, darp ve hakaret ettiği iddiasıyla yargılanan firari sanık  İngiliz kadın öğretmen Rebecca Kate R.'nin (49) yargılanmasına devam edildi.

Duruşmada  E.K.'nin tedavisini yapan psikoloğun, çocuğun   "Akut stres bozukluğu" yaşadığına dair hazırladığı rapor okundu. Mahkeme, hakkında yakalama kararı bulunan firari sanık Rebecca Kate R'nin avukatının, müvekkilinin savunmasının yurtdışında alınması talebini reddetti.  Annesi,  çocuğu İngilizce küfür edince, öğretmeninden şüphelenmiş ve emniyete suç duyurusunda bulunmuştu. Emniyette ifade veren  Rebecca Kate R. ise suçlamaları reddederek, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmış ve yurt dışına çıkış yapmıştı.

Bakırköy 19. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen ikinci duruşmada mağdur çocuk E.K.'nin annesi, babası ve taraf avukatları katılırken, sanık Rebecca Kate R. yurtdışında olduğu için duruşmada yer almadı. Mahkeme başkanı, sanık Rebecca Kate R.'nin hakkında yakalama emrinin henüz infaz edilmediğini ve okul müdürlüğünden gelen yazıda sınıflarda kamera bulunmadığını bildirdi.

YABANCI MAHKEMEDE SAVUNMA YAPMA TALEBİ REDDEDİLDİ

Ailenin avukatı  Sıddık Murat Matur,  E.K.'nin tedavisini yapan uzman psikolog Ceyda Yılmaz Çetin'in hazırladığı raporu mahkemeye sundu. E.K.'nin yaşadığı olayların çocukta travmatik stres tepkileri yarattığını, yaşananlardan olumsuz etkilendiği belirtildi. Raporda E.K.'nin akut stres bozukluğu yaşadığı da aktarıldı. Sanık avukatı ise, müvekkilinin yurtdışında olması nedeniyle oradaki bir mahkemede savunmasının alınmasını talep ederek, yakalama emrinin kaldırılmasını istedi. Mahkeme heyeti, sanığın ceza miktarını göz önüne alarak sanık avukatının talebini reddetti. Duruşma tanıkların dinlenmesi için ertelendi.

İDDİANAMEDEN

Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede Rebecca Kate R. hakkında "Çocuğun nitelikli cinsel istismarıö, "Basit yaralamaö ve "Hakaretö suçlarından 5 yıl 9 aydan, 11 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istendi. Büyükçekmece Asliye Ceza Mahkemesi, dosyayı görevsizlik nedeniyle Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderdi. Bakırköy 19'uncu Ağır Ceza Mahkemesi de Rebecca Kate R. hakkında yakalama kararı çıkardı.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İddianamede anasınıfı öğrencisi E.K'nin annesi E.K.'nin yanında İngilizce bir küfür ettiği, annesinin  bu küfrü nereden öğrendiğini sorduğu, E.K'nın da anasınıfı öğretmeninin sinirlenince kendisine böyle söylediğini, Rebecca Kate R.'nin kendisine vurduğunu, küfür ettiğini ve cinsel tacizde bulunduğunu söylediği yer aldı. Bunun üzerine anne E.K. ve baba M.K. öğretmen hakkında şikayette bulundu.

ÖĞRETMEN İFADESİNDE REDDETTİ

Başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınarak ifadesi alınan öğretmen Rebecca Kate R. 2013 yılından beri okulda görev aldığını, sınıfta iki öğretmenin görev yaptığını ve sınıfta hiçbir öğretmenin tek başına bulunmadığını söyledi. Rebecca Kate R. ifadesinde sınıfın boydan boya cam olduğunu ve dışarıdan içerisinin rahatlıkla görüldüğünü, çocukları kimsenin dövmediğini ve İngilizce küfürler öğretmediğini iddia ederek, suçlamaların hayal ürünü ve iftira olduğunu öne sürdü. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan Rebecca R. Kateİngiltere'ye gitti.

Görüntü dökümü:

----------------

-Kadının fotoğrafı


Kaynak: DHA