Dha İstanbul Bülteni - 3
1-SOYLU'DAN "TEHDİT" AÇIKLAMASI*İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,"Bu Murat Karayılan gibi 15 yaşındaki kızlara tecavüzü kendisine maharet bilen alçak heriflere yapacağımızın yarısı aklımızda yok bilginiz olsun" Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Harun UYANIK / İstanbul DHAİçişleri Bakanı...
1-SOYLU'DAN "TEHDİT" AÇIKLAMASI
*İçişleri Bakanı Süleyman Soylu,
"Bu Murat Karayılan gibi 15 yaşındaki kızlara tecavüzü kendisine maharet bilen alçak heriflere yapacağımızın yarısı aklımızda yok bilginiz olsun"
Haber: Gülseli KENARLI - Kamera: Harun UYANIK/ İstanbul DHA
İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, "Bu Murat Karayılan gibi 15 yaşındaki kızlara tecavüzü kendisine maharet bilen alçak heriflere yapacağımızın yarısı aklımızda yok bilginiz olsun" dedi.
Bakan Soylu, Sultangazi Belediyesi'nde düzenlenen "İş İnsanları" toplantısına katıldı. Burada bir konuşma yapan Soylu, "Ankara'dan İstanbul'a yürürken, sözde adalet yürüyüşü yapıyordu. Bir tek güvenlik açığı oldu mu? Kaç kişiyle koruduk biliyor musunuz Kemal Kılıçdaroğlu'nu? Aman bir şey olmasın diye. 28 bin kişiyle. Bu bizim görevimiz. Biz görevimizi yerine getiririz, görevimizi yaparken de bir eksiklik ortaya koymayız" dedi.
KARAYILAN AÇIKLAMASI
Soylu, "Murat Karayılan açıklama yapmış, bizim milletvekilimizle ilgili, İbrahim Halil Yıldız ile ilgili. 'Ondan ve ailesinden intikamımızı alacağız' demiş, 'Tayyip Erdoğan kendisi gelsin Kandil'e de Kandil'i alsın' demiş. Bu Murat Karayılan gibi 15 yaşındaki kızlara tecavüzü kendisine maharet bilen alçak heriflere yapacağımızın yarısı aklımızda yok bilginiz olsun" şekliden konuştu.
Görüntü Dökümü:
------------------------
Soylu'nun konuşması
Detaylar
===============
2- ŞEHİT TEĞMEN CANER GÖNYELİ-2018 ARAMA KURTARMA TATBİKATI'NIN KARA SAFHASI TAMAMLANDI
Haber: Özgür Deniz KAYA-Güven USTA/GİRNE DHA
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)'nde düzenlenen "Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2018 Arama Kurtarma Tatbikatı'nın kara safhası tamamlandı.
Doğu Akdeniz'de, KKTC hava sahası, kara suları ve topraklarında ve Türkiye'nin arama kurtarma bölgesi içerisinde yer alan uluslararası sularda gerçekleştirilen ve geleneksel hale gelen Şehit Teğmen Caner Gönyeli-2018 Arama Kurtarma Tatbikatı'nın kara safhası sona erdi. Tatbikatta KKTC Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığının tasarlayıp ürettiği insansız hava aracı (İHA) "Multicopterö de kullanıldı.
DÜŞEN UÇAKTAKİ YOLCULAR KURTARILDI
Tatbikatın kara safhası KKTC'nin 101 Evler (St.Hilarion) bölgesinde bugün yapıldı. Senaryoya göre; İzmir-Ercan güzergahında uçuş yapan özel bir havayolu şirketine ait Boeing 727 tipi yolcu uçağı, iniş için alçalmaya başladığı sırada, Girne semalarında tehlike sinyali verdi. Bunun üzerine, Türkiye'den ve KKTC'den bölgeye sevk edilen arama kurtarma uçağı, arama kurtarma helikopteri ve karadan intikal eden ekipler düşen uçaktaki yolcuları kurtardı ve görev başarıyla tamamlandı.
TATBİKATTA İHA KULLANIMINA DEVAM EDİLDİ
Öte yandan KKTC Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığının bazı parçaları ithal olmakla birlikte, kendi bünyesinde tasarladığı ve ürettiği Multicopter, tatbikatın kara safhasında, bu yıl da görev yaptı. Arama ve kurtarma faaliyetlerinde, havadan değerlendirme ve görüntüleme hizmeti vermesi amacıyla üretilen ve ilk olarak 2016 yılındaki tatbikatta kullanılmaya başlanan Multicopter, senaryo gereğince, bölgesel alan taraması yaparak ormanlık alanda arama faaliyeti gerçekleştirdi. Muhticopter, üzerinde faydalı yük olarak 30x optik yakınlaştırma özellikli ve gece görüş yeteneğine sahip HD kamera taşıyor.
KKTC CUMHURBAŞKANI AKINCI DA TATBİKATA KATILDI
Tatbikatın seçkin gözlemci gününe KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, İkinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat, KKTC Meclis Başkanı Teberrüken Uluçay, KKTC Başbakanı Tufan Erhürman, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Yılmaz Yıldırım, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Tevfik Algan, Türkiye Cumhuriyeti Sahil Güvenlik Komutanı Vekili Tuğamiral Bülent Olcay, Türkiye Cumhuriyeti Akdeniz Bölge Komutanı Önder Gürbüz katıldı.
TATBİKATTA 5 ÜLKEDEN GÖZLEMCİLER YER ALDI
Arama kurtarma tatbikatının ilk bölümü olan kara safhasına Türkiye ve KKTC dışında; Somali, Filistin, Kosova, Burkina Faso Pakistan ve Birleşmiş Milletler'den yabancı gözlemciler başta olmak üzere, çok sayıda davetli katıldı. Tatbikatın basın brifingine katılanlar arasında, Şehit Teğmen Caner Gönyeli'nin eşi Nükhet Gönyeli, kızları Nihal ve Nil Gönyeli ile torunu Nükhet Şehsuvaroğlu başta olmak üzere çok sayıda yakını yer aldı.
TÜRKİYE VE KKTC'DEN ÇOK SAYIDA KURUM KATILIYOR
Deniz ve kara olmak üzere 2 safhada ve 3 farklı senaryo dahilinde gerçekleştirilmesi planlanan tatbikatta, arama kurtarma operasyonları için görevlendirilen sivil ve askeri kurumlar arasında Türkiye Cumhuriyeti'nden; Genelkurmay Başkanlığı ve bağlı kuvvetler, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Deniz ve İçsular Düzenleme Genel Müdürlüğü, Devlet Hava Meydanları İşletmeleri Genel Müdürlüğü ve Bilgi Teknolojileri İletişim Kurumu, KKTC'den; Dışişleri Bakanlığı, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Özel Görev Kuvvetleri Komutanlığı, Havacılık Birlik Komutanlığı, Polis Genel Müdürlüğü, Sivil Savunma Teşkilat Başkanlığı ile Kıyı Emniyeti ve Gemi Kurtarma Limited Şirketi yer alıyor.
DENİZ SAFHASI YARIN YAPILACAK
Tatbikatın deniz safhası ise TCSG GÜVEN (702) gemisi başta olmak üzere çok sayıda helikopter, uçak ve askeri unsur ile birlikte 2 farklı senaryoya dayandırılarak, 20 Haziran'da, Gazimağusa açıklarında, KKTC kara suları dışında, Türk arama kurtarma bölgesi içerisinde gerekleştirilecek.
Görüntü Dökümü:
----------------
-Tatbikatın kara safhasından detaylar
-Kazazedelerin helikopterlerle kurtarılma anları
-Cumhurbaşkanı Akıncı'nın askeri selamlayışı ve tatbikatı takip etmesi
-Yerli insansız Hava Aracı'ndan detaylar
-Muhabir anonsları
=======================
(HAVADAN GÖRÜNTÜLERLE)
3- ADALAR'DA "FAYTON" TARTIŞMASI
BÜYÜKADA'DAKİ 'FAYTON PARK' HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
Büyükada'da faytona binmek için yine uzun kuyruklar vardı
Faytoncular Odası Başkanı Hıdır Ünal,
"Adalar'da fayton olmazsa hiçbir esprisi olmaz. Dört adanın turizmi de atlı faytondan geçiyor. Atlı faytonu kaldırıp başka bir alternatif seçildiğinde Adalar'ı ekonomik olarak felç olur"
Haber - Kamera: Ali AKSOYER - Enver ALAS/ İSTANBUL,DHA
Adalar'da ulaşım niteliği taşıyan elektrikli araçların kullanılacağı yönündeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) kararının ardından, faytonculuğun yapıldığı dört adada bekleyiş başladı. Hayvanlara eziyet etmediklerini söyleyen faytoncular karara tepki gösterdi. Adada yaşayanlar ise İBB'nin kararı konusunda ikiye bölünmüş durumda. Bazıları Ada ve fayton kültürünün yıllardır devam ettiğini ve atların sağlığının denetlenerek kalması gerektiğini savunurken, bazıları ise hayvanların acı çekmemesi için elektrikli araçları beklediklerini söylüyor. Öte yandan bugün Büyükada'da ise faytona binmek için yine uzun kuyruklar vardı. Atların bakımlarının yapıldığı içinde 140 ahırı bulunan Büyükada'daki 'fayton park' ise havadan görüntülendi.
FAYTONCULAR KARARA TEPKİLİ
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Yenikapı mitingindeki konuşmasında faytonlarda kullanılan atlarla ilgili sözleri, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin de dün Adalar'da toplu taşıma hizmetinin elektrikli araçların kullanılacağını duyurmasının ardından gözler faytonculara çevrildi. Faytoncular Odası Başkanı Hıdır Ünal, elektrikli araçların ulaşım hizmeti vermesi kararını doğru bulmadığını söyledi. Ünal, "Çünkü Adalar'ın turizmi 'fayton turizmi'dir. Adalar'da fayton olmazsa hiçbir esprisi olmaz. Dört adanın turizmi de atlı faytondan geçiyor. Atlı faytonu kaldırıp başka bir alternatif seçildiğinde Adalar'ı ekonomik olarak felç olur" dedi.
"ASILSIZ HABERLERİN BASINA YANSIMASIYLA BU DURUM GÜNCELLENDİ"
Atların eziyet gördüğü yönünde çıkan haberlerin doğru olmadığını aktaran Başkan Ünal, "Asılsız haberlerin basına yansımasıyla bu durum güncellendi. İlçe Tarım Müdürlüğü'nde yılda 'kaç at sağlık taramasından geçiyor', 'kaç at telef ediliyor', 'kaç tanesi sağlıklı' hepsinin bilgisi çip numarasıyla kayıt altındadır. Tamamı 1000 - 1100 at içinden yılda 700, 800'ünün öldüğünü iddia eden hayvanseverlere hesap yoksunu denebilir. Her faytona altı atla çalışmamız gerekiyor. Bir çift atı dört saat konuşuyoruz ve bu sürede üç tur yapılabiliyor. Yenikapı mitinginde de Cumhurbaşkanına bu tür asparagas haberlerle ulaştıkları gibi basını da o derece meşgul ediyorlar. Doğal olan ölümleri sanki insanlar onları çatlatırcasına çalıştırmış gibi yalan haberleri yaydılar" şeklinde konuştu.
"3 BİN FAYTONCU ETKİLENECEK"
Hıdır Ünal, kararın bu işten evini geçindiren 3 bin faytoncu esnafının olumsuz etkileneceğini atlı faytonculuğun çekilmesiyle Adalar esnafının da ekonomik açıdan zorluk yaşayacağını ifade etti.
DESTEK VEREN DE VAR KARŞI ÇIKAN DA
Elektrikli araçların toplu taşımada kullanılması kararı aynı zamanda hem Adalar halkını hem de turistleri yakından ilgilendiriyor. Kararı destekleyenler, 'yanlış' diyenler de var Turistlerin en büyük ilgisi atlı faytonlarla ada turu yapmak. Turistlere göre atlı faytonculuk devam etmeli. Adada yaşayanlardan bazıları ise faytonların kısıtlı bir sayıda ve nostaljik olarak kalması gerektiğini ancak bunun da bir düzen içerisinde ve denetlenerek yapılmasını istiyor.
"FAYTONLAR NOSTALJİK OLARAK KALMALI"
Yaklaşık 50 yıldır Büyükada sakini olan Ali Kaya, Adalar'da faytonsuz bir yaşamın olamayacağını ancak faytuncuların da önemli sorumlulukları olduğunu atların canını düşünerek kontrollü olmaları gerektiğini söyledi. Kaya, "Faytoncuların insanlara karşı davranışı, konuşması gerekiyor. Hayvanlara karşı da böyle olmalı. Bu sıkıntılar giderilmeli. Elektrikli araçların gelmesi de güzel olacaktır. Halk talebine göre kararını verecektir. Ama faytonlarda nostaljik olarak kalmalı" diye konuştu.
Büyükada esnafı Nazmi Tanrıöver ise "Ortada verilmiş olan bir karar var. Adanın sembolüdür faytonlar. Gelenler atlı faytona binince mutlu oluyor. Ama elektrikli araçlar da iyi olacaktır. En azından temiz olur yani. Atlar koku yapıyor" ifadelerini kullandı.
Elektrikli araçların kullanımın kararını olumlu bulan Hicran Aluç da "Atlar özgür olmalı. Sıcaktan bayılıyorlar, düşüyorlar. Elektrikli araçların gelmesi mantıken daha iyi olur" şeklinde konuştu.
"FAYTON PARK" HAVADAN GÖRÜNTÜLENDİ
Öte yandan Adalar'daki atların çalıştırılması koşulları, barınma alanları çok kez tartışmalara konu olmuş, hayvanseverler sık sık atlar eziyet görüyor iddiasıyla atlı faytonculuğun durdurulması için eylem yapmıştı.
Toplam 226 faytonun bulunduğu Adalar'ın en büyük adası Büyükada'da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı 140 ahırdan oluşan 'fayton park' var. 20 bin metrekare alanda at ve park işletmeciliğinin yapıldığı fayton park havadan görüntülendi.
FAYTON PARK'IN KAPASİTESİ
İBB'nin iştiraklerinden İSTAÇ A.Ş ile birlikte ahırlardan çıkan gübrenin atılması sağlanıyor. 140 fayton kapasiteli fayton park, bir giriş kontrol kulübesi, 80 yatak kapasiteli 1 seyis evi, kullanılmayan bir sosyal tesis binası, 14 blok ahır olmak üzere 17 yerleşke üzerinde bulunuyor. Fayton parkta İBB'nin görevlendirdiği bir alan sorumlusu olmak üzere iki personel görev yapıyor.
İBB'NİN ELEKTRİKLİ ARAÇ KARARI
İstanbul Büyükşehir Belediyesi dün yaptığı açıklamayla Adalar'da ulaşım niteliği taşıyan elektrikli araçlar kullanılacağını belirtmişti. Açıklamaya göre, öncelikle Kınalıada'da olmak üzere, her biri en fazla 12 kişilik elektrikli araçla toplu taşımacılığın yapılmasının amaçlandığı ve ilk aracın ise önümüzdeki günlerde hizmet vermeye başlayacağı duyurulmuştu. Yolculuk ücretlerinin İstanbulkart ile entegre olacağı İBB meclisi kararı ile işletmesinin İSPARK tarafından yapılacağı kaydedilen uygulamanın, test edildikten sonra da zamanla tüm Adalar'daki toplu taşıma hizmetinin elektrikli araçlarla yapılacağı vurgulanmıştı.
Görüntü Dökümü
----------------------
-Büyükada'da fayton durağı
-Durakta bekleyen faytonlar
-Atlardan görüntüler
-Faytoncular Adası Başkanı Hıdır Ünal ile röp
-Büyükada'da turistleri taşıyan faytonlar
-Faytonlar adada tur yaparken
-Adalılar'ın kararı değerlendirmesi
-Ali Kaya'nın açıklamaları
-Nazmi Tanrıöver'in açıklaması
-Fayton durağında uzayan kuyruklar
-Kuyrukta bekleyen turistler
-Fayton Park
-Atların ahırları
-Ahırda bakım yapılan atlar
-Seyislerin atları yıkaması ve tımar yapması
-Fayton Park'ın havadan görüntüleri
-Faytonların gezerken görüntüsü
-Genel ve detay görüntüler
===============================
4- TAKSİM EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ 5 YIL SONRA TEKRAR AÇILDI
Haber: İSTANBUL DHA
Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi, yeniden hizmete açıldı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, "Bundan sonra hastane için ilçe dışına çıkmak zorunda kalmayacağız" dedi.
2015 yılında yıkılarak yeniden yapımına başlanılan Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bugün itibariyle tekrar hizmet vermeye başladı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, vatandaşlara hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Demircan, ilk olarak hastaneyi gezdi ve personele çiçek dağıtarak hayırlı olsun dileklerinde bulundu. Demircan Her birimde doktorlardan ve personelden bilgi aldı. Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Hakan Güven ve Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Savaş Öztürk, Başkan Demircan'a teknik detayları da anlattı. Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin tekrar hizmete açılışı için de personel ile protokol birlikte pasta kesti ve basına poz verdiler.
"BUNDAN SONRA HASTANE İÇİN İLÇE DIŞINA ÇIKMAK ZORUNDA KALMAYACAĞIZ"
Bugün hep beraber yeni açılan hastaneyi ziyaret ettiklerini ifade eden Demircan, "Taksim İlkyardım Hastanesi buradan ayrılmıştı. Bizde burada uzun bir dönem hastanesiz kaldık. Ancak geçen süre içerisinde 250 yataklı, 50 bin yatak kapasiteli poliklinikleri ve aciliyle bütün birimleri ile mükemmel bir hastane ortaya çıktı. Taksim ve Beyoğlu için hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra hastane için ilçe dışına çıkmak zorunda kalmayacağız. Bu anlamda başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere, hükümetimize ve Başbakanımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu.
Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Hakan Güven ise Beyoğlu Belediyesi'ne ve Başkan Demircan'a teşekkür ederek, hastanenin hayırlı uğurlu olmasını diledi.
"ACİL FONKSİYONU YÜKSEK OLAN BİR HASTANEMİZ"
Bölge halkının Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin yokluğunda başka hastanelere gitmek zorunda kaldığını hatırlatan Başhekim Savaş Öztürk, "Çektikleri sıkıntı artık sona erdi. Özellikle Acil fonksiyonu yüksek olan bir hastanemiz. Şimdi tüm fonksiyonlarımız ile de hizmete başlamış durumdayız. Hayırlı olsun" açıklamalarında bulundu.
46 bin 423 metrekare alana sahip olan hastanede 50 Poliklinik, MR ve BT ile, diğer radyolojik hizmetler, laboratuvarlar, kan merkezi, 250 yatak kapasiteli yataklı servisler, 20 yataklı 3. Düzey yoğun bakım, ikinci ve birinci düzey yoğun bakımlar, üçüncü düzey acil ünitesi 7 ameliyat salonu ve 3 katlı kapalı otopark bulunuyor.
Görüntü Dökümü:
-Hastaneyi gezen Başkan Demircan'dan görüntüler
-Taksim Eğitim ve Araştırma hastanesinden genel ve detay görüntüler
-Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan açıklamaları
-Kamu Hastaneleri Birliği Başkanı Hakan Güven açıklamaları
-Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Savaş Öztürk açıklamaları
-Basına verilen pozdan detaylar
-Hastanenin havadan görüntüsü (arşiv)
================
5- EMİNE ERDOĞAN "VEFA BULUŞMASI'NDA KONUŞTU
*Emine Erdoğan,
"Biz sınamanın en büyüğünü, ölümle burun buruna geldiğimiz 15 Temmuz'da yaşadık"
Haber: İstanbul DHA
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Biz sınamanın en büyüğünü, ölümle burun buruna geldiğimiz 15 Temmuz'da yaşadık. 'Gerçek dostlar yıldızlar gibidir. Karanlık çöktüğünde ilk onlar görünür' denir ya. Hakiki dostlarımızla ve elbette milletimizin dostluğuyla aydınlandı o sabah" dedi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, "Vefa Buluşması'na katıldı. Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş ile eşi Prof. Dr. Sevgi Kurtulmuş'un ev sahipliğinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Florya Sosyal Tesisleri'nde düzenlenen toplantıya AK Partili kadınlar katıldı. Sözlerine bu tür buluşmaların önemine değinerek başlayan Erdoğan, "Dostluklar sınandıkça güçleniyorlar. Biz sınamanın en büyüğünü, ölümle burun buruna geldiğimiz 15 Temmuz'da yaşadık. 'Gerçek dostlar yıldızlar gibidir. Karanlık çöktüğünde ilk onlar görünür' denir ya. Hakiki dostlarımızla ve elbette milletimizin dostluğuyla aydınlandı o sabah. Türkiye artık kendi içine kapanan bir ülke değil, dünyaya açılan, kucak açan bir ülke. Evlatlarımız artık başka ufuklara bakıyor. Küçük hesapların, kısır düşüncelerin ülkesi olamayız artık. Bu ülkeye en yakışan şey, şerefli mazimize layık bir yeniden uyanıştır. Milletimiz şu anda yatağını bulmuş bir ırmak gibi, büyük bir deryaya akıyor. Türkiye'nin tarihi misyonu yeniden canlanıyor. Vatan ve millet sevgisi hesap, kitap istemez. Kardeşçe ve birlik içinde yaşamanın 'ama'sı olmaz. Kıymetini bilmediğimiz şeylerin pişmanlığını Allah bize yaşatmasın." diye konuştu. Toplantı, hatıra fotoğrafıyla son buldu.
Görüntü Dökümü
-Etkinlikten görüntü
-Erdoğan'ın konuşması
-Hatıra konuşması
-Detaylar
================
6- OYUNCU ADNAN KOÇ'UN YARGILANMASINA BAŞLANDI
Haber: Yüksel KOÇ/ İstanbul DHA
Ataşehir'de uyuşturucu operasyonu sırasında kardeşleri ile birlikte gözaltına alınıp tutuklanan oyuncu Adnan Koç ve kardeşlerinin yargılanmasına başlandı. Polisleri gasp çetesi sandığını söyleyen Adnan Koç, "Müştekilerin polis olduğunu öğrenince çok üzüldük" diyerek suçlamaları kabul etmedi.
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasına, aynı zamanda müşteki de olan tutuklu sanıklar Adnan Koç, Ahmet Koç, Mehmet Hayri Koç, tutuksuz sanıklar Şeyhmuz Koç ve Mehmet Pınarbaşı ile avukatları katılırken, müşteki polis memurları duruşmaya gelmedi. Kimlik tespitinden sonra sanıkların savunmasına geçildi. Sanık Adnan Koç 20 bin TL aylık geliri olduğunu söyledi.
Savunması alınan Adnan Koç, Ataşehir'de kardeşi ile işletmecilik yaptığını, olay günü işletmenin otoparkında Sinan Bozburun'dan 2 gram kokain aldığını belirterek, "İçmek için aldım" dedi.
"GELENLERİN SAHTE POLİS OLDUĞU ŞÜPHESİNE KAPILDIM"
İşyerine girdiğinde 4 kişinin içeri girdiğini söyleyen Adnan Koç, "Narkotik dediler ve aramaya başladılar. Aramaya başlarken kimlik göstermediler. Sinan gider gitmez içeri girdikleri için ben gelenleri gasp çetesi sandım. Aramalarına izin verdim, üzerimi aradılar. Cebimde Sinan'dan aldığım kokain çıktı. O arada abim Ahmet ve kardeşim Mehmet Hayri'yi aradılar. Ahmet'in üzerinden çıkan uyuşturucuyu aldılar. Beni alacaklarını söylediler. Benimle bir saatlik işleri olduğunu söylediler. Ben gelenlerin sahte polis olduğu şüphesine kapıldım" dedi. Polislerin aracına bindiğini söyleyen Adnan Koç, "Araç hareket edecekken kardeşlerim Ahmet ve Mehmet Hayri araca doğru koştular. 'Kimliklerinizi görebilir miyiz?' dediler. Mehmet Hayri polisin uzattığı kimliği eline aldı. Kardeşim telefonun ışığını kimliğe tuttu. O sıra E.H. isimli polis Mehmet Hayri'yi iterek kimliği elinden çekti. Elini silahına götürdü. Kardeşlerim E.H.'nin üzerine yürüdüler. Çünkü E.H. elini silahına götürmüştü" dedi.
POLİSLERİ GASP ÇETESİ SANMIŞ
Bu sırada polis aracından indiğini söyleyen Adnan Koç, "Araçtan çıktım, E.H. isimli polis memuruna yumruk attım. Arkasından S. isimli polis gözüme yumruk attı, boğazımı sıkıp yere düşürdü. S.'nin silahı düştü. Silahı yerden aldım. Kardeşim Mehmet Hayri, 'polis çağır' diye bağırdı. Ahmet abim polisler E. ve S.'yi yere yatırdı. Mehmet Hayri polisi aradı, bir müddet sonra resmi kıyafetli polisler geldi. Resmi kıyafetli polisler müştekilerin kimliklerine baktı, 'bunlar polis' dedi. Bunun üzerine müştekilere silahlarını teslim ettik. Müştekilerin polis olduğunu öğrenince çok üzüldük, gasp çetesi sanmıştık" dedi.
"BERAATİMİ VE TAHLİYEMİ İSTİYORUM"
Götürüldükleri karakolda kötü muamele gördüklerini savunan Adnan Koç, karakolda polislerin parmağını kırdığını, işkence gördüğünü iddia etti. Öldürmeye teşebbüs suçundan yargılandığını hatırlatan Adnan Koç, bu suçlamayı kabul etmediğini belirterek, "Ben kimseyi öldürmeye teşebbüste bulunmadım. Benim kendi silahım yoktur, elime aldığım silah polisin silahıydı. Ben polise direnmedim, polisi hürriyetinden yoksun kılmadım. Suçsuzum. Beraatimi ve tahliyemi istiyorum" dedi.
"BENDE DE KOKAİN BULMUŞLARDI AMA BENİ ALMAYACAKLARINI SÖYLEDİLER"
Savunması alınan Ahmet Koç ise, hem kendisinde hem de Adnan'da kokain bulunduğu halde polislerin sadece Adnan Koç'u almak istediğini belirterek, "Polisler Adnan'ı alacaklarını ve bir saat sonra getireceklerini söylediler. Bundan şüphelendim, çünkü bende de kokain bulmuşlardı ama beni almayacaklarını söylediler. Bu nedenle polis olmadıklarına inandık" dedi. Ahmet Koç, polislerle bu nedenle iddiaya konu olayın yaşandığını savunarak suçlamaları kabul etmedi. Tutuklu sanık Hayri Koç da iki kardeşinin verdiği savunmaya katıldığını belirterek suçlamaları kabul etmedi. Tutuksuz sanıklar Mehmet Pınarbaşı ve Şeymuz Koç da savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini belittiler.
MÜŞTEKİ POLİSLER HAKKINDA ZORLA GETİRİLME KARARI ÇIKARILDI
Tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, duruşmaya katılmayan 6 müşteki polisin zorla getirilmesine karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.
İDDİANAMEDEN
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, bir uyuşturucu soruşturması nedeni ile Sinan Bozburun'un takibe alındığı, Bozburun'un 15 Mart 2018 tarihinde Ataşehir'de bir cafenin otoparkında Adnan Koç'a uyuşturucu olduğu düşünülen bir madde verdiği belirtiliyor. Uyuşturucuyu alan Adnan Koç'un cafeye girdiği, üzerinde yapılan aramada uyuşturucu madde olarak değerlendirilen bir maddenin yakalandığı belirtilen iddianamede, Ahmet Koç'un üst aramasında da uyuşturucu olduğu değerlendirilen maddenin bulunduğu kaydediliyor. Şüphelilerin gözaltı işlemine direndikleri, polislerin silahını alarak onları rehin tuttukları ve ateş ederek öldürmeye teşebbüs ettikleri bilgisine yer verilen iddianamede, olay sırasında polis memurları M.K., S.İ., M.K., Z.M., Z.H., S.B.'nın da yaralandığı belirtiliyor.
İddianamede, Adnan Koç, Ahmet Koç ve Mehmet Hayri Koç kardeşler için, "Suçun delillerini gizleme, yok etme ve ortadan kaldırmak amacıyla kamu görevlisini görevinden dolayı kasten öldürmeye teşebbüs", "Zincirleme olarak görevinden dolayı kamu görevlisine alenen hakaret", "Zincirleme şekilde kamu görevlisinin görevini yaptırmamak için direnme", "Zincirleme olarak kamu görevlisini birden fazla kişi ile silahla hürriyetinden yoksun kılma" ve "Ruhsatsız silah bulundurma" suçlarından ayrı ayrı 45'er yıl 3'er ay 15'er günden 90'ar yıl 7'şer ay 15'er güne kadar hapis cezası isteniyor.
Mehmet Hayri Koç için ayrıca "Kamu malına zarar vermek" suçundan 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası istenen iddianamede, bu şüphelilerin götürüldüğü karakola giderek olay çıkaran tutuksuz şüpheliler Şeyhmus Koç ve Mehmet Pınarbaşı için de, "Kasten yaralama", "Zincirleme olarak görevinden dolayı kamu görevlisine alenen hakaret", "Zincirleme şekilde kamu görevlisinin görevini yaptırmamak için direnme", "Cebir ve tehditle birden fazla kişinin kaçmasına imkan sağlama" suçlarından 5'er yıldan 24'er yıl 1'er aya kadar hapis cezası isteniyor.
Görüntü Dökümü: (arşiv)
-Emniyetten çıkışları
==============