Dha Yurt Bülteni-9

Son Güncelleme:

Kılıçdaroğlu: Askeriye de bir partinin genel başkanına bağlı olacak (EK)1)HATA YAPARSA 80 MİLYON ÖDEYECEKKılıçdaroğlu yanlış yapılana muhalefet ettiklerini belirterek, "Bu anayasa değişikliği işsizliği mi çözüyor, dış politikayı mı düzeltecek, demokrasiyi mi geliştirecek, terörü mü bitirecek.

Kılıçdaroğlu: Askeriye de bir partinin genel başkanına bağlı olacak (EK)


1)HATA YAPARSA 80 MİLYON ÖDEYECEK


Kılıçdaroğlu yanlış yapılana muhalefet ettiklerini belirterek, "Bu anayasa değişikliği işsizliği mi çözüyor, dış politikayı mı düzeltecek, demokrasiyi mi geliştirecek, terörü mü bitirecek. Tek kelime yok. Sen terörü bitirdin de bir Allah'ın kulumu çıktı, sen ekonomide istikrarı sağlayacaktın da biz sana engel mi olduk. 15 yıldır iktidardasınız, istediğin kararı alıyorsun. Bütün bakanlar senden mi? senden. Bu milletten ne istiyorsun arkadaş. Her istediğin verildi. Biz neye muhalefet ettik. Yanlış yapıldıysa muhalefet ettik, doğru yapıldıysa destek verdik. Son bir ayda mecliste 100'ün üstünde kanun oy birliği ile çıktı. Binin üzerindeki kanunlar meclisten oy birliği ile çıktı. Türkiye'nin çıkarına lehine neyse zaten destek veriyoruz. Bütün imkanlar varken meclisi alıp bir kenara koyalım tüm yetkileri bir kişiye verelim. ya o kişi hata yaparsa faturayı 80 milyon ödeyecek. Freni olmayan bir otobüse çocuklarımızı bindiriyoruz. Yazık günah değil mi? Denetimi yok bu işin. Al 80 milyonu, al Türkiye'yi tepe tepe kullan" dedi.


BİR KİŞİYİ KANDIRIRSANIZ BİR KİŞİYİ SATIN ALIRSINIZ


Cumhurbaşkanına verilen yetkiyle değinen Kılıçdaroğlu, "Bir partinin genel başkanı genelkurmay başkanını tayin edecek. Eğer bir kişiyi ikna ederseniz, bir kişiyi kandırırsanız, bir kişiyi satın alırsanız, 24 saat içerisinde Türkiye Cumhuriyeti'ni birilerine teslim edersiniz. Neden çünkü o bir kişiye öyle bir yetki veriyorsunuz ki 24 saat içinde bütün bakanlar, müsteşar, vali, kaymakamlar, emniyet müdürlerini değiştirebilir. Tek yetki ile. Çoluk çocuğumuzun can ve mal güvenliğimizi düşünelim. Bir kişiye öyle yetkiler veriyoruz ki bir sanayicinin malına bir madde ile el koyar. Hani can ve mal güvenliği. Hiç bir devlet memurunun güvencesi kalmıyor. Bütün güvence bir kişinin iki dudağı arasında. Onun kaderini bir kişi veriyor. Devlet memuru kavramı ortadan kalkacak"


PARLAMENTER SİSTEMDE EKSİKLİKLER GİDERİLEBİLİR


Kılıçdaroğlu, parlamenter sistemdeki eksikliklerin giderilebileceğini ifade ederek, şöyle konuştu: "Bu demokratik bir anayasa mı? Oturulup düşünülmesi lazım. Burada biz konuşuyoruz. Ama her birinizin sorumluluğu var. Vatandaşa anlatma sorumluluğumuz var. Doğruları anlatma sorumluluğumuz var. Memleket sadece benim değil ki hepimizin memleketi. Bayrak hepimizin bayrağı. Benim gibi düşünmeyen insan da düşüncesini özgürce söylesin. Bu sistemi savunuyor musunuz? Parlamenter sistemde eksiklik var mı? Bu eksiklik giderilebilir. 12 Eylül darbe hukukundan kaynaklanıyor. Evet çıkarsa ne olur. Evetin vebali ağırdır. Türkiye nereye gittiği belli olmayan bir yolculuğa çıkmış olacak. Bir kaosa sürüklenmiş olacak. Bir kişinin yaptığı hata 80 milyona mal olacak. Bu ülkeye turist gelmeyecek. Hukukun üstünlüğü değil üstünlerin hukuku olacak. Sonra dönüp bakacağız memleketin sorununu kim çözüyor. Vatandaş milletvekilini arayacak 'benim sorunumu çözün' diye. Bakan telefona bile çıkmayacak. Meclise gelip meclise hesap vermeyecek. Hesap vermeyecek yönetim olur mu ? Apartmanda bile yönetici var. Burada onların hiçbirisi yok. Efendim denetlenecek. Ne zaman 400 milletvekili bulursanız. Ne başkan yardımcıları, ne bakanlar hiçbiri milletvekili değil, dokunulmazlığı ömür boyu. Milletvekilinin dokunulmazlığı milletvekilliği süresince geçerli. 4 yıl sonra dosya varsa savcı çağırır gel kardeşim. Bunların dokunulmazlığı ömür boyudur kimse dokunamaz. Malı istedikleri gibi götürebilirler. Kul hakkı yemek en büyük günahtır. İşin özü hepimize sorumluluk düşüyor. Gelin hep birlikte bir bayram havası içinde sandığa gidelim hayır oyumuzu kullanalım ve bütün dünyaya şu mesajı verelim. Bütün baskılara rağmen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları demokrasiye sahip çıktılar. Demokrasiyi yücelttiler. Emin olun dünyada en büyük itibarı kazandıran bir referandum olacak. Tüm baskılara rağmen gitti millet demokrasiye sahip çıktı, tek adam rejimine değil. Teklik sadece Allah'a mahsustur"


KOCAELİ/DHA


=====================================================


2)BAKAN ZEYBEKCİ: "2017 BÜYÜMESİ YÜZDE 4'ÜN ÜZERİNDE OLACAK"


DENİZLİ'de referandum çalışmalarını sürdüren Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Türkiye'nin 2017 yılı büyümesinin yüzde 4'ün üzerinde olacağını söyledi.


Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Denizli milletvekilleri ve Ak Parti teşkilatıyla birlikte İl Seçim Koordinasyon Merkezi'nin referandum kampanyası için hazırladığı emojilerin tanıtım toplantısına katıldı. Zeybekci, Seçim Koordinasyon Merkezi'nin hazırladığı kampanyanın simgesini son haftada kullanacaklarını belirterek, "16 Nisan'dan sonra Türkiye'deki siyaset barışçıl ve uzlaşmacı bir mantığa oturmak zorunda. Birbirini denize dökmek isteyen anlayış yok olacak, artık herkes herkesi kucaklayacak. Bu anlayışın öncüsü de Denizli olarak biz olduk. Artık siyasetin anlamı bu gülen yüz simgesi olacak" dedi.


"SON HAFTAYI GÜLEN YÜZLE KAPATACAĞIZ"


Kampanyada bu simgenin seçilmesinin nedenini anlatan Zeybekci, "16 Nisan'dan sonra Türkiye'de siyasetin yüzü gülecek. Sistem gereği siyasetin tüm aktörleri, milleti kucaklayarak uzlaşmacı bir politika izlemek durumunda olacağından yeni bir anlayış, Türkiye'ye hakim olacak. Daha mutlu bir Türkiye sloganıyla yola çıkılan kampanyanın birbirini denize dökmek isteyen anlayışa karşı galip gelecek. 16 Nisan'dan sonra siyasetteki tüm aktörler bu millete karşı güler yüzlü, anlayışlı ve uzlaşmacı davranacak. Siyaset yeni sistemle artık bu mantığa oturacak. Bu anlayışı Denizli olarak biz başlattığımız için ayrıca sevinç içindeyiz. 16 Nisan'dan sonra siyasetçiyle milletin ilişkisi böyle olacak. Denizli'de hedefimiz Türkiye ortalamasının üzerine çıkmak. Son haftadaki bu kampanyamız ile inşallah son günü gülen yüzle kapatacağız" diye konuştu.


"BÜYÜME YÜZDE 4'ÜN ÜZERİNDE OLACAK"


Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, referandumun ardından özel sektör yatırımlarında güçlü artışlar görüleceğini, bunun da ihracatla birlikte büyüme oranlarını pozitif etkileyeceğini belirtti. 2017 büyümesinin yüzde 4'ün üzerinde olacağını belirten Zeybekci, "2016'nın son çeyreğinde ihracat büyümeye artık çok minimal düzeyde negatif destek verdi. 2017'nin ilk çeyreğinde ilk defa ihracatın büyümeye, pozitif yönde katkı verdiğini göreceğiz. Bu bir periyot olarak başlamış olacak. Bu süreç önümüzdeki yıllar boyunca inşallah ihracatın büyümeye net katkısını göreceğiz. İçerdeki özel tüketimin ertelenen özel tüketiminde ilk çeyrekte katkı verdiğini göreceğiz. ve artık 2017'de son iki yıldan beri özel sektör yatırımlarıyla ilgili yaklaşık olarak sıfır seviyesindeki artış oranlarının da 2017 yılında net güçlü artışlar döneminin yaşayacağımızı göreceğiz. Onun için uluslararası kuruluşların bugünlerde Türkiye'nin 2017 büyümesini yaklaşık 2 seviyelerinden 2.8'lere hatta 3'lere doğru yaklaştırmasını not edin. Haziran sonu gibi çok güçlü bir şekilde, bu uluslararası kuruluşların Türkiye'nin büyümesini 3'lerden 4'lere doğru taşıdığı görecekseniz. 2017 sonu itibariyle Türkiye'nin büyümesinin 4'ün oldukça üzerinde orta vadeli programımıza hedefimize yakalamış, hatta geçmiş olarak göreceğiz. Bu senenin gerçekleşmeleri bu yönde olacaktır. Pozitif dönem Türkiye anlamında her açıdan faizler yönünden orda da olumlu etkileşimler bu haftadan itibaren görmeye başlayacağız" diye konuştu.


Görüntü Dökümü


---------------------


Bakan Zeybekci'den görüntü


Emoji'lerden görüntü


Bakan Zeybekci'nin açıklamaları


Haber- Kamera: Ramazan ÇETİN/ DENİZLİ,


==========================================================


3)BAKAN ÇELİK'TEN, 'KURTULUŞ' KLİBİ



GIDA, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, Şanlıurfa'nın düşman işgalinin kurtuluşunun 97'nci yıl dönümü dolaysıyla hazırlattığı "Yemin" isimli klibi sosyal medya hesabında paylaştı.


Seçim bölgesi Şanlıurfa'da referandum çalışmalarını sürdüren Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, kentin düşman işgalinden kurtuluşunun yıldönümü dolayısıyla 2 dakikalık klip hazırlattı. Klipte, 7 Aralık 1919 tarihinde Fransızlara karşı göstermiş oldukları üstün mücadelede Şanlıurfalı kahramanların bulunduğu Kurtuluş Müzesinde başlayan klip; Balıklıgöl, Halfeti ve 15 Temmuz darbe girişiminde halkın tanklara karşı göstermiş olduğu mücadele sahneleri yansıyor.  Fransız işgaline uğrayan Şanlıurfa'nın verdiği kahramanlık mücadelesini sembolü olan konağın duvarlarında yer alan mermi deliklerini gösteren bir vatandaş, "Memlekete neler oluyor, biz görüyoruz, duyuyoruz. Düşman yine birleşmiş, kapımıza dayandı, bak ha burası Urfa, Peygamberler şehri Şanlıurfa kim geliyorsa gelsin başım gözüm üstüne, bak iyi dinle ha, bak şu kurşun izlerini, biz o günleri unutmadık, hiç unutmayacağız. Peki Urfa buna ne diyor" ifadeleri yer alıyor.


Klibin sonunda kenttin değişik bölgelerinden ve çeşitli meslek gruplarından vatandaşlar, masaya serdikleri Türk Bayrağına el koyarak Bakan Faruk Çelik'in okuduğu yemini tekrarlıyor.


Bakan Çelik'in paylaşımının ardından klip, sosyal medyada Şanlıurfalılar tarafından büyük beğeni topladı.


Görüntü Dökümü


--------------------------------


Kurtuluş Müzesi bulunan yaşlı vatandaş


15 Temmuz'da tanklara karşı duran vatandaşlar


Yemin için hazırlık yapanlar


Değişik meslek ve gruptan oluşan kalabalık Türk bayrağı üzerine yemin içmesi


Genel ve detay görüntüler


(Haber-Kamera: ŞANLIURFA-DHA)


ĞÖRÜNTÜ BOYUTU: 35MB


===============================================


4)İÇİŞLERİ BAKANLIĞI: MİRAY BEBEĞİN ÖLDÜRÜLMESİ SOKAĞA ÇIKMA YASAĞININ HAYATİ BİR TEDBİR OLDUĞUNU GÖSTERİYOR



ŞIRNAK'ın Cizre İlçesi'nde hendek operasyonları sırasında evleri zarar gören bazı kişilerin açtığı tazminat davası için savunma dilekçesi gönderen İçişleri Bakanlığı Hukuk Müşavirliği, 73 yaşındaki Ramazan İnce ve 3 aylık torunu Miray İnce'nin hastaneye gitmeye çalıştıkları sırada vurularak ölmelerinin, sokağa çıkma yasağının halkın can ve mal güvenliğini korumaya dönük ne kadar hayati bir önlem olduğunu gösterdiğini belirtti.


Cizre'de meydana gelen hendek ve barikat olaylarının ardından başlatılan operasyon kapsamında 14 Aralık 2015 günü sokağa çıkma yasağı ilan edildi. 79 gün süren sokağa çıkma yasağı ardından, bazı kişiler operasyon sırasında evlerinin zarar gördüğünü belirterek yönetimin kusurlu olduğu iddiasıyla İçişleri Bakanlığı aleyhine 200'er bin lira tazminat davası açtı. Davanın açıldığı Mardin 1'inci İdare Mahkemesi, Ekrem İnedi ve diğerleri davasında, iddialara karşılık İçişleri Bakanlığı'ndan savunma istedi. Bakanlık Hukuk Müşavirliği'nden mahkemeye gönderilen savunmada, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğu belirtildi.


Cizre'de teröristlere karşı düzenlenen operasyonlarda en iyi eğitimi almış, tecrübeli personellerin ve son teknolojiyle donatılmış araçların kullanıldığını bildiren İçişleri Bakanlığı, en kısa sürede ilçe genelinde asayişin sağlandığını ve  ilçenin eski haline kavuşturulduğunu bildirdi. Yazıda, devletin personel ve teçhizat hususunda gereken yeterlilikten uzak  olaylara müdahale etmesi halinde olayların bastırılması noktasında bu kadar başarılı olunamayacağı ifade edildi.


SOKAĞA ÇIKMA YASAĞA HAYATİ BİR TEDBİRDİR


Çatışmaların başlamasında idareye atfedilecek bir kusurun olmadığı belirtilen dilekçede, şöyle denildi:


"Güvenlik güçleri, yurttaşların güvenliğini temin etmek maksadıyla yasaların kendilerine verdiği silah kullanma yetkisini yasalara uygun bir şekilde kullanmıştır. Cizre'deki olayların ortaya çıkmasından ve sonuçlarından idareyi sorumlu tutmak mümkün değildir. Diğer bütün hakların hayat bulabilmesinin olmazsa olmaz koşulu, kişinin hayatta olmasıdır. Bu sağlandıktan sonra diğer bütün haklar varlık kazanabilir. Sokağa çıkma yasağı, şiddetli çatışmaların yaşandığı ortamda güvenlik güçlerinin daha rahat çalışabilmesi, vatandaşların çatışmalardan etkilenmemesi ve istenmeyen olumsuz sonuçların doğmaması için idare tarafından alınan önleyici bir tedbir olup, yaşama hakkının korunması gibi ulvi bir amaca hizmet etmesi yönünden son derece yerinde ve gerekli bir tedbirdir. Sokakta ağır silahların kullanıldığı ve çatışmaların aralıksız sürdüğü bir ortamda kişi için en güvenli yer her şeye rağmen evi olsa gerekir. Davacının iddia ettiği üzere komşuları Ramazan ve Miray İnce'nin hastaneye gitmeye çalıştıkları sırada vurularak ölmeleri de bize sokağa çıkma yasağının yurttaşların can ve mal güvenliğini korumaya dönük ne kadar hayati bir tedbir olduğunu göstermektedir. Bu yasak iddia edildiği gibi bir kent nüfusunun cezalandırılması amacına hizmet etmemekte olup, tam aksine bir amacı ihtiva etmektedir."


Kamu görevlilerinin sivillerin yaşam alanlarını hedef aldığı iddiasını destekleyecek belge ve bilgi olmadığı belirtilen dilekçede, sokağa çıkma yasağı ve operasyonlar sürecinde başta sağlık hizmetleri olmak üzere halkın temel ihtiyaçları ve yardım isteklerinin aksatılmadan ve yeterli düzeyde karşılandığı kaydedildi. Teröristler tarafından hazırlanan bir çok düzeneğin daha patlatılmadan güvenlik güçlerince etkisiz hale getirildiği belirtilen dilekçede, şöyle devam edildi:


"Birçok terörist eylem hazırlığındayken yakalanmak suretiyle daha büyük felaketlerin önüne geçilmiştir. Terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddi zarara uğrayan kişilerinin zararı yargı yoluna gitmelerine gerek kalmadan, idarece ve en kısa sürede sulh yoluyla karşılanmaktır. Tazminat zenginleşme vasıtası değildir. Bu nedenlerle usul ve kanuna aykırı bu davanın reddine karar verilmelidir."


Felat BOZARSLAN/ MARDİN, -


==============================================


5)VALİ AZİZOĞLU: 2017 EŞKIYALIĞIN BİTECEĞİ YIL OLACAK


POLİS teşkilatının 172'nci kuruluş yıl dönümü kutlamalarında konuşan Erzurum Valisi Seyfettin Azizoğlu, "2017 bu ülkede eşkıyalığın ve terörün bittiği yıl olacaktır. Bundan sonra bu ülkede eşkıyanın meseleleri konuşulmayacak, memleket meseleleri konuşulacaktır" dedi. Polis haftası etkinlikleri kapsamında Havuzbaşı'ndaki Atatürk Anıtı'nda düzenlenen törene Vali Seyfettin Azizoğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Mevlüt Doğan, 9'uncu Kolordu Komutanı Tümgeneral Mehmet Özoğlu, Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mustafa Çetin, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcısı Ünal Bingül, İl Emniyet Müdürü Mehmet Aslan, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Çelik katıldı. Polis Meslek Yüksekokulu öğrencilerinin bando takımı eşliğinde yürüyüşü büyük alkış aldı. Emniyet Müdürü Mehmet Aslan, meslektaşlarının polis haftasını kutladı. Vali Seyfettin Azizoğlu ise şehit olan polislere rahmet diledi. Vali Azizoğlu, şöyle konuştu:


"İnşallah bundan sonra gazi ve şehit vermeden ülkemiz huzur ve barış ortamı içerisinde geleceğe emin adımlarla yürüyecektir. Artık 2017 bu ülkede eşkıyalığın ve terörün bittiği yıl olacaktır. Bundan sonra bu ülkede artık eşkıyanın meseleleri konuşulmayacak, memleket meseleleri konuşulacaktır. Bu ülkede yollar, köprüler, fabrikalar, hastanelerin yapılması konuşulacaktır. 2017 bu ülke içinde artık bir milattır. Eşkıyanın son olduğu, huzurun ve barışın artık bir daha bozulmamacasına geri geldiği bir yıl olacaktır. Kutlu yıl olacaktır."


Havuz başındaki düzenlenen tören ardından Kars Kapı Polis Şehitliği ziyaret edildi. Şehitler için Kuran-ı Kerim okundu ve mezarlarına karanfil konuldu.


Görüntü Dökümü


-------------------


-Polis okulu öğrencilerinin yürüyüşü


-Çelenk sunma töreni


-Törene katılan protokol polis ve vatandaşlar


-Saygı duruşu ve İstiklal Marşı


-Seyfettin Azizoğlunun konuşması


-Emniyet müdürü ve polislerin şehitlik ziyareti


-Kuran-ı Kerim okunması


-Saygı atışı


-Şehit mezarlıklarına karanfil bırakılması


Haber-Kamera: Zafer KUMRU/ ERZURUM,


SÜRE: 05.59 BOYUT: 358 MB

Kaynak: DHA