Eskişehir - Dp Genel Başkanı Hüsamettın Cindoruk:
"hükümet Anayasa Mahkemesı'nı Yandaş, Askerı Şura'yı Etkısız Hale Getırmek Istıyor"
"HÜKÜMET ANAYASA MAHKEMESI'NI YANDAŞ, ASKERI ŞURA'YI ETKISIZ HALE GETIRMEK ISTIYOR"
DEMOKRAT Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, hükümetin Anayasa değişikliği ile Anayasa Mahkemesi'ni yandaş, Askeri Şura'yı da etkisiz hale getirmek istediğini öne sürdü. Cindoruk, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün tarafsız olmadığını rektörlük atamalarının gösterdiğini söyledi.
Eskişehir'de partisinin il binasında basın toplantısı düzenleyen Hüsamettin Cindoruk, referandumda DP olarak hayır diyeceklerini belirtti. 12 Eylül Anayasası'nda kendisinin TBMM Başkanı olduğu dönemde kapsamlı olarak değiştirdiklerini ifade eden Cindoruk şöyle devam etti:
"1995 yılında ortaya çıkan anayasa değişikliği bütün siyasal partilerin ortak çalışmaları sonucunda meydana gelmiştir ve de bir referanduma gerek kalmadan ortak kararlılığımızla yasalaşmıştır. Türkiye nefes almıştır. Sonrasında Türkiye zaman zaman anayasa değişiklikleri yaptı. Bunlardan önemlileri 2001'de yapılmıştır, sonra 2004 ve devamında 17 kez anayasa değişmiştir. Uzlaşma olmayan anayasa değişikliğinin yürürlük değeri az olur. Vatandaşlar arasında sıkıntı yaratır. Bugün olduğu gibi bir referandumla sonuçlanabilir. Bu referandum Türk halkının sırtına yüklenmiş bir angaryadır."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dün Askeri Şura müzakerelerinin yaşandığı ortamda Eskişehir'e gelip miting yapmasını eleştiren Hüsamettin Cindoruk, "Bir Başbakan Türkiye'nin çok kritik Askeri Şura müzakereleri sırasında Ankara'yı bırakıp Eskişehir'e gelmiş, anayasa değişikliğiyle ilgili propaganda yapmış, sizlerden Türk halkından 'evet' oyu istemiştir. Halbuki o sırada Türkiye'nin en önemli meselesi Ankara'da çıkmazdaydı. Devletin Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı gibi iki önemli konumu ortada çıkan ihtilaflar sebebiyle tartışmalıydı" dedi.
YARGI TAMAMEN YANDAŞ HALE GETİLMEK İSTENİYOR
Anayasa değişikliğininin Başbakanlıkta hazırlanmış olmasının kendileri için 'Hayır' demeye bir neden olduğunu ifade eden Cindoruk, AK Parti hükümetinin değişiklikle Anayasa Mahkemesi'ni yandaş hale getirmek istediğini söyledi. Cindoruk şöyle konuştu:
"Bu hükümet yargıyı tamamen yandaş hale getirmek istiyor. Anayasa Mahkemesi'ni yandaş hale getirmek istiyor. Buna katılmak mümkün değil. Şimdi anlaşılıyor ki, Askeri Şura'yı da etkisiz hale getirmek istiyor. Askeri Şura'nın etkisiz hale gelmesi, devlet kurumlarından birine hiç beklenmedik bir şekilde hem itibar kaybetmesi, hem de siyasi iktidarın vesayeti altına girmesi sonucunu doğurmuştur. Bugüne kadar Askeri Şura Toplantılarını hep beraber seyrettik. Yaşları müsait olanlar hatırlarlar, böyle bir iktidar hiç olmadı. Askerlerin terfileri kendi kararları siyasetçilerin Başbakanlık düzeyinde Milli Savunma Bakanı'nın da katılmasıyla gerçekleşir ve bir bayram havasında gerçekleşir. 30 Ağustos'ta askeri kesimdeki terfiler bayram havası yaratır. 30 Ağustos'ta kumandaların birbirine görev devretmeleri milli devletimize yakışır şekilde coşkuyla kutlanır ve törenler yapılır. Bugüne kadar böylesine işleyen bir rejimin Askeri Şura'dan ordudaki değişiklik yapma hakkını bugün Türk siyasi hayatında ilk defa gördük ki, sayın Başbakan ve siyasi iktidar ele geçirmiştir. Bu yanlıştır, bu yanlışlık ordudan moraline de etki yapar. Bu ordu bugün terörle mücadele ediyor. Elimizde terörle mücadele eden büyük bir güç var. Bu ordu bu kadar şehit veren kahraman bir ordu. Bu orduyla eğer bir mesele çözecekseniz onu kendi aranızda basına kamuoyuna yansıtmadan çözmeliydiniz. Şimdi ne oldu, Askeri Şura yıprandı. Gelecek yıl Askeri Şura'da neler olacak bilemiyorum. Bu Askeri Şura bir çözüm yeriydi. Bu çözüm yeri olmaktan çıktı. Askeri Şura'nın kararları bundan sonrada tartışılacak. Bu, Hakkari Cudi dağlarında çarpışan subaylara genç subaylarımıza nasıl yansıyacaktır. Üzücü bir hadise. Onların moralini bozma hakkımız yok. Böyle bir yanlışlık yapılmış olmasını eski ve deneyimli bir siyasetçi olarak yadırgıyorum."
TEK PARTİ DÖNEMİNDE BİLE DÜŞÜNÜLMEMİŞ ŞEYTANLIK
Türkiye Cumhuriyeti'nin bir Adliye Sarayı haline geldiğini söyleyen Cindoruk her gün tutuklanmaların ve tahliyelerin olduğunu kaydetti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün tarafsız olmadığının rektör atamalarında belli olduğunu öne süren Cindoruk şunları kaydetti:
"Her gün bir mahkeme, her gün bir tutuklama, her gün dava, tahliyeler, o mahkemenin kararını bozan bir başka mahkeme. Böyle bir hayata Türkiye layık değil. Bunların tesirleri var. Bunlar kolay kolay unutulmaz. Yara bırakır, iz bırakır. Bu davalar uzun sürer. 2 senedir tutuklu, mahkemesi görülmemiş insanlar var. Cezaevinde mahkeme var. Bunlar hepimizin dikkatle takip etmesi konudur. Şimdi Anayasa değişikliğiyle bütün bunlara çözüm getireceklerine, bütün bunlar doğruymuş, olağanmış gibi bir izlenim yaratılmak isteniyor. Yüksek Hakimler Kurulu'nu emrinize alacaksınız. Türkiye'nin huzurunu bozmak için bundan başka düşünseniz başka bir konu olmamıştır. Abdullah Gül, Anayasa Mahkemesine 14 üye, Hakimler Savcılar Kurulu'na 8 üye tayin edecek, Abdullah Gül tarafsız mı?, bağımsız mı?, Gül, bu partinin genel başkanı değil miydi?, üniversitelerde yaptığı tayinlerde hepsi haksız hepsi taraflı. 2 oy alan Rektör adayını tayin ediyor 300 oy alanı tayin etmiyor. Böyle bir tayin mekanizmasının başında bulunan sayın Gül'e siz Anayasa Mahkemesi'ni, hakim ve savcılar kurulunu nasıl emanet edersiniz. Bu Anayasa böyle çıkarsa kısa bir sürede Eskişehir'de hissedeceksiniz AK Parti'li hakimler, savcılar göreve gelecek. Bu cumhuriyetin en karanlık günlerinde tek parti döneminde bile düşünülmemiş bir şeytanlıktır. Olacak şey değil. Ben yarım asırlık avukatım, böyle bir şey duymadım işitmedim, görmedim, kimsenin aklına gelmedi bu mahkemeleri siyasileştirdiğiniz zaman avukat tutacağınız zaman AK Parti'li avukat arayacaksınız ya da AK Parti İl Başkanından hamili kart yakinimdir, partimizin üyesidir diye bir kağıt parçası isteyeceksiniz."
BAŞBAKAN O TARİHTE ANA OKULUNDAYDI
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın dünkü Eskişehir mitinginde Hasan Polatkan ve Adnan Menderes ile ilgili yaptığı konuşmaları ayıpladığını söyleyen Cindoruk, kendisinin Hasan Polatkan'ın avukatı olduğunu belirtti. Hayırda hayır vardır sözünü 1961 yılında kendisinin söylediğini ve sözlerin kendisine ait olduğunu ifade eden Cindoruk şöyle dedi:
"Ben rahmetli Polatkan'ın avukatıydım kendisini en son vefatından bir ay önce gören insanım ve ailesinin yakinen içindeyim. Polatkan'ı istismar ederek, onun hakkında yanlış bilgilerle oy istemesini ayıplıyorum. Hasan Polatkan'ın durumundan yararlanarak Anayasaya evet kampanyası açması Başbakanın sıkıntıda olduğunu gösteriyor. Bana sormuş olsaydı kendisine doğru bilgileri verirdim. Başbakanın rahmetli Adnan Menderes ile ilgili son sözleri diye okuduğu şey yanlıştır. O sözler Menderes'e ait değildir. Zamanında bunlar tedarik edilmiş uydurulmuş sözlerdir. Tekzip edilmiştir. Rahmetli Menderes'i sanki milletimize beddua eden cumhuriyetimizi ve devletimizi çok ağır bir şekilde itham eden bir başbakan, siyasetçi olarak ortaya koymak istemiştir. Menderes'in son sözleri aslında şöyledir, "Hayata veda ettiğim şuanda devlete ve millete saadetler dilerim. Karımı ve çocuklarımı şefkatle andığımı bildiririm, şerefle yaşadığımı ve suçsuz olduğum bilinsin dilerim.". Menderes'in bir vasiyeti yoktur, o vasiyet uydurulmuştur herkes tarafından bunun uyduruk olduğunu bilinmektedir. Benim yaşımda olanlar o tarihte yaşananları bilirlerdi, ama sanıyorum Başbakan o tarihlerde anaokulundaydı bilemeyeceğim. Birisi ona yanlış bir bilgi vermiş o yanlış bilgiyi okuyor. Menderes'in Türk halkına, milletine, devletine hiç bir kötü niyetli sözü yoktur."