İslami Terör Diyenler Mevlanayı Okusun!
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, İslam'ı terörle özdeşleştirmeye çalışanları Mevlana'yı okumaya ve anlamaya çağırdı.
Çanakkale'ye Gelibolu Mevlevihanesi'nde bu gece düzenlenen, Mevlana'nın 738'inci Vuslat Yıl Dönümü törenine Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir, Karadağ Çevre Bakanı Rafet Husoviç'in de aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı.
Balkan coğrafyasını birayaya getiren törenin ev sahipliği yapan Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ konuşmasına, "Bu gece Çanakkale'de, Gelibolu'da sekiz asırdan beri görkemli nazarı bu topraklar üzerinde olan, ışığı Anadolu'yu, Rumeli'yi ve dünyayı aydınlatan Mevlana'yı ve büyük mirasını saygıyla anıyoruz" diyerek başladı.
"Bugünün siyasetçileri, yöneticileri olarak, bizlere düşen görev, Mevlana'nın evrensel mesajlarına kulak vermek, onları ve o mesajları hem yaşamak, hem de yaşamaktır" diyen Bozdağ sözlerine şöyle devam etti:
"Maddeciliğin ruhları rehin aldığı çağımızın insanı, Mevlana'nın insan kalbinden çıkardığı irfana bugün her zamankinden daha çok muhtaçtır. Moğol istilasının dünyayı kasıp kavurduğu, kaosun, zulmün ümitleri kırdığı, kapıların kapandığı bir zamanda 'bizim dergahımız ümitsizlik dergahı değildir' diyerek istikbale yeni bir kapı açan odur. Gönül kapısını herkese, heryönden açan, kapısına gelen hiçkimseyi kovmayan ve uzaklaştırmayan yine Mevlana'dır.
Hz. Mevlana, İslam'ı öyle güzel yaşadı, etrafına öyle çok güzellikler, öyle çok merhamet ve sevgi yaydı ki, adeta onu öldürmeye gelenler onda can buldu. Renkler, farklar onun cüppesinin içinde kayboldu. İslam milletinin örnek bir alimi, numune bir arifi oldu. Evet, bizler bu coğrafyada, bu ülkede asırlar boyu bu anlayışla, bu inançla, farklılıklarımızı vahdet içinde erittik; çoklukta birliği yaşayarak üç kıtaya yayılan muhteşem bir medeniyet kurduk. Bu inanç sayesindedir ki, farklı kavimler, farklı inançlar burada yüzyıllar boyu huzur ve güven içinde yaşadılar. Üç büyük dinin mensupları, bu anlayışın hakim olduğu coğrafyamızda özgürce ibadetlerini gerçekleştirdiler. Sevgi her zaman düşmanlığa galip geldi. Merhamet her zaman öfkeye üstün geldi.
Bugün, İslam'ı terörle, şiddetle özdeşleştirmeye yeltenenler, yüzyıllardır bu topraklarda dile getirilenleri görmezden gelemezler. İnsanları dinlerinden, dillerinden, ırklarından dolayı ötekileştirenler, yüzyıllar boyunca farklılıkları bir zenginlik olarak gören bu anlayışı reddedemezler. Bugün İslam'ı terörle özdeşleştirmeye çalışanları, adına islamofobya denen vehmi yaygınlaştırmaya çalışanları, her şeyden önce İslam düşünürü Mevlana'yı okumaya ve anlamaya çağırıyorum. Mevlana, bizim medeniyetimizin ruh köklerini sulayan en büyük pınarlardandır. Nefret ve kin gözleri kör eder."
BAKAN NEZİR: HER ZAMAN GÖZÜMÜZ KULAĞIMIZ, AnkaraDA'DIR
Makedonya Devlet Bakanı Hadi Nezir ise, Makedonya'yı ilk tanıyan ülkenin Türkiye olduğunu belirterek başladığı konuşmasında, "Ecdadımızdan yani sizlerden almış olduğumuz emanetimiz var. O emanete hiçbir zaman ihanet etmedik. Her zaman gözümüz kulağımız Ankara'dadır. Dualarımız büyük ve güçlü bir Türkiye olması içindir. Bu vatan sizlere emanettir. Ama gerektiğinde bu vatan için her zaman canımızı ve kanımızı vermeye hazırız. Rumeli evladı her zaman anavatanının yanında yer almıştır. Bizler hem Dumlupınar'da şehit verdik, hem Sarıkamış'ta şehit verdik, hem Çanakkale'de şehit verdik. Rumeli evlatları 3 büyük evladını anavatan Türkiye Cumhuriyeti'ne vermişlerdir. Birincisi İstiklal Marşı'nın mimarı Mehmet Akif Ersoy, ikincisi şair Yahya Kemal Beyatlı, üçüncüsü ise Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk. Onun için ben şunu diyorum. Şehitler ölmez, Çanakkale geçilmez" dedi.
Karadağ'dan Çevre Bakanı Rafet Husoviç ise, Çanakkale'de olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Burada unutamayacağım birkaç gün geçirdim. Bu etkinliklerin Konya'dan sonra Çanakkale'de düzenlenmesi oldukça anlamlı. Çanakkale şehitlerini gezerken bir çok Balkanlardan ve Karadağ'dan şehit düşen insanları gördüm. Onların adına Fatiha okudum. Demek ki Karadağ ile Çanakkale arasında eskiden bir bağ vardı. Biz Boşnaklar olarak hem Karadağ'da hem Balkanlarda Türkiye'nin siyasi, ekonomik ve diğer konularda varlığı olmasını istiyoruz" dedi.
Konuşmaların ardından Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ, konuk bakan ve milletvekillerine Mevlevihane'nin minyatürünü hediye etti. Şeb-i Arus programı sema gösterisiyle sona erdi.
BAKAN BOZDAĞ'DAN ŞEHİTLİĞE GECE ZİYARETİ
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Bekir Bozdağ, Gelibolu Mevlevihanesi'ndeki Şeb-i Arus programı öncesinde Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı'ndaki şehitlikleri de ziyaret etti. Ancak Valilikteki programı uzayan Bozdağ, Şehitler Abidesi'ne hava kararmak üzereyken saat 17.00'de varabildi. Burada sembolik şehitlikteki mezarlardan birinde memleketi Yozgat'tan bir şehidin ismini bulan Bozdağ ardında da tüm şehitler için dua etti. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, daha sonra 57. Alay Şehitliği'ne geçti. Ancak saat 18.00'de 57. Alay Şehitliği'ne geldiğinde hava tamamen karardı. Işıklar yanmadığı için 57. Alay Şehitliği'ni zifiri karanlıkta, kameraların ışığı ve mini el fenerlerinin yardımıyla gezen Bakan Bozdağ, burada da dua ederek ayrıldı.