Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Gerek Suriye yönetiminin kötü sicili, gerek halen yaptıkları, öncelikle muhaliflerin faaliyetlerini durdurmasına yönelik açıklamaları iyimser olmamızı güçleştirmektedir Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, "Gerek Suriye yönetiminin kötü sicili, gerek halen yaptıkları, öncelikle muhaliflerin faaliyetlerini durdurmasına yönelik açıklamaları iyimser olmamızı güçleştirmektedir. Tabii bu misyon içinde Suriye yönetiminin gerekli işbirliğini sergilemediği takdirde BM Güvenlik Konseyi'nin üzerine düşen sorumluluğu üstlenmesi ve Suriye'deki katliama "dur' demesi kaçınılmaz zorunluluk halini alacaktır" dedi.
BM ve Arap Birliği Özel Temsilcisi Kofi Annan ile Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Hatay'ın Yayladağ İlçesi'ndeki Suriyeli sığınmacıların kaldığı mülteci kampını ziyaret etti. Görüşmelerin ardından Annan ve Atalay ortak basın toplantısı düzenledi. Ziyarete ilişkin değerlendirmede bulunan Atalay, akrabalarını arkasında bırakarak Türkiye'ye sığınmak zorunda kalan Suriyelilerin kaderlerinin paylaşıldığını, sığınanlara her türlü desteğin verileceğini belirtti. Suriye'de gelişmelerin giderek kötüleştiğini ve daha kritik bir hal aldığını ifade eden Atalay, "Bunun son örneğini dün Kilis'te yaşadık. Kilis ilimizden sınır ilimizde Suriye tarafından çılan ateş neticesinde, Kilis konteynır kentinde 1'i Türk vatandaşı olmak üzere 3 kişinin yaralanması kabul edilemez bir durumdur. Yine bu saldırıdan kaçan 21 yaralı Suriye vatandaşı aynı gün ülkemize giriş yapmış bunlardan 2'si kısa bir süre sonra hayatlarını kaybetmişlerdir" diye konuştu.
-"BİR DAHA OLURSA GEREKEN TEDBİR ALINACAK"-
Suriye'nin mevcut rejimin uyguladığı şiddetten kaçarak sığınmak zorunda kalan Suriye vatandaşlarının Türkiye'nin tam güvencesi altında olduğunu belirten Atalay, "Bu tür olayların yinelenmesi halinde Türkiye gerekli tedbirleri uygulayacaktır, alacaktır. Suriye'de dün bu iletildi" değerlendirmesinde bulundu. Çadırkente yapılan ziyaretle sınırdaki hareketliliğin daha net olarak görüldüğünü belirten Atalay, ziyaretin ardından Annan'ın Türkiye'nin Suriye konusundaki endişelerinin daha anlayacağına olan inancını dile getirdi. Suriye'deki trajediye barışçı bir çözüm bulunmasının ve Suriye halkının meşru talepleri doğrultusunda siyasi dönüşüm sürecinin aşılmasının Türkiye'nin en samimi dileği olduğunu ifade eden Atalay, "Annan'ın çalışmasını başından beri destekliyoruz. Bugün 10 Nisan. Bizim tespitlerimize göre, Suriye yönetimi kendi taahhütlerini tutuyor gözükmüyor. Tespitlerimizi ve endişelerimizi Annan'a ilettik. Halep'te Humus'ta askerlerin şiddeti sürüyor. Mart 2011'den bu yana hayatını kaybedenlerin sayısı 9 binin üzerine çıktı. Bizim kendi tespitlerimize göre dün hayatını kaybedenlerin sayısı 130'dur. 26 Mart 2012 tarihinden bu yana öldürülen sivil sayısı daha da artmıştır" diye konuştu.
-"GÜVENLİK KONSEYİNİN TARİHİ SORUMLULUĞUNU DA BU DEFA YERİNE GETİRECEĞİNE İNANIYORUZ"-
Suriye'den Türkiye'ye sığınanların sayısının bugün itibariyle 24 bin 600'ü bulduğunu belirten Atalay, Annan'ın Suriye konusunda üstlendiği misyonu başarılı şekilde sonuca ulaştırmasını, halkın iradesinin taleplerini gerçekleştirmesini ve akan kanın sona ermesini arzu ettiklerini dile getirdi. "Suriye yönetiminin siciline baktığımızda endişe ediyoruz" diyen Atalay, Şam yönetiminin bugüne kadar oyalama taktiği kullandığını, yine oyalama taktiğini kullanması yönünde kuvvetli endişelerin bulunduğunu altını çizdi. 1 Nisan 2012 tarihinde İstanbul'da gerçekleştirilen "Suriye Halkının Dostları" toplantısını anımsatan Atalay, bu toplantıda "Suriye Ulusal Konseyi'nin Suriye'nin tamamını temsil ettiğine yönelik karar alındığını, Annan'ın yürüttüğü planın onaylandığını hatırlattı. Atalay sözlerine şöyle devam etti:
"Gerek Suriye yönetiminin kötü sicili, gerek halen yaptıkları, öncelikle muhaliflerin faaliyetlerini durdurmasına yönelik açıklamaları iyimser olmamızı güçleştirmektedir. Tabii bu misyon içinde Suriye yönetiminin gerekli işbirliğini sergilemediği takdirde BM Güvenlik Konseyi'nin üzerine düşen sorumluluğu üstlenmesi ve Suriye'deki katliama "dur' demesi kaçınılmaz zorunluluk halini alacaktır. Biz Güvenlik Konseyi'nin tarihi sorumluluğunu da bu defa yerine getireceğine inanıyoruz. BM'den en büyük beklentimiz şiddet sürerken insani yardımların ulaştırılması en önemli unsurdur. BM'nin bu konuya ağırlık vermesini öncelikli olarak görüyoruz." (ANKA/DEVAM)
(HM/ZHR) - Ankara
Son Dakika › Dünya › Annan - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.