Kumlu.Türkiye'de Yaşanan Kitlesel Gösteriler, Çeşitli İktidar Uygulamalarının Toplumda Yarattığı... - Son Dakika
Son Dakika Logo

Kumlu.Türkiye'de Yaşanan Kitlesel Gösteriler, Çeşitli İktidar Uygulamalarının Toplumda Yarattığı...

Kumlu.Türkiye\'de Yaşanan Kitlesel Gösteriler, Çeşitli İktidar Uygulamalarının Toplumda Yarattığı...
17.06.2013 17:20

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Türkiye'de yaşanan ve diğer ülkelerin de ilgisini çeken kitlesel gösterilerin, çeşitli iktidar uygulamalarının toplumda yarattığı birikimin bir dışa vurumu olduğunu söyledi Türk-İş Genel Başkanı Mustafa...

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Türkiye'de yaşanan ve diğer ülkelerin de ilgisini çeken kitlesel gösterilerin, çeşitli iktidar uygulamalarının toplumda yarattığı birikimin bir dışa vurumu olduğunu söyledi Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Türkiye'de yaşanan ve diğer ülkelerin de ilgisini çeken kitlesel gösterilerin, çeşitli iktidar uygulamalarının toplumda yarattığı birikimin bir dışa vurumu olduğunu söyledi. Bu ve benzeri toplumsal olaylarda anlama ve diyalog kurma tavrının benimsenmesi gerektiğine dikkat çeken Kumlu, her türlü şiddet, çatışmacı ve dayatmacı üslubun geride bırakılmasının demokrasinin gereği olduğunu vurguladı. Kumlu, istikrarın demokratik katılımcı süreçler geliştirilerek sağlanabileceğinin açık olduğunu ifade etti.

Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, 102. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda bir konuşma yaptı. Türkiye'de yaşanan ve diğer ülkelerin de ilgisini çeken kitlesel gösterilerin, çeşitli iktidar uygulamalarının toplumda yarattığı birikimin bir dışa vurumu olarak değerlendirildiğini dile getiren Kumlu, "Bu ve benzeri toplumsal olaylarda anlama ve diyalog kurma tavrının benimsenmesi, her türlü şiddet, çatışmacı ve dayatmacı üslubun geride bırakılması, demokrasinin gereğidir. İstikrarın demokratik katılımcı süreçler geliştirilerek sağlanabileceği açıktır" dedi.

Kumlu, Türk-İŞ'in demokrasi ve özgürlükler olmadan siyasi ve ekonomik hiç bir başarı elde edilemeyeceğinin bilinciyle, Hükümetin demokratik bir istikrarı gözetmesi, barış dilini kullanarak toplumdaki kutuplaşmaları giderecek, katılımcı yaklaşımı benimseyen bir sorumluğu kamuoyuna yansıtması gerektiğine inandığını vurguladı.

-"KRİZ SONRASINDA ÇALIŞANLARIN HAK VE ÖZGÜRLÜKLERİ ÜZERİNDE BÜYÜK BASKI OLUŞTU"-

Kumlu, konuşmasında çalışma hayatındaki değişimleri ve sosyal adaletin tesis edilebilmesi için ILO'nun kurumsal kapasitesinde yapılması gereken değişiklikleri değerlendiren "ILO'nun Yüzüncü Yılına Doğru Gerçekler, Yenilenme ve Üç Taraflı Taahhüt" başlıklı raporunu da değerlendirdi. İşveren ve Hükümetlerin başta Avrupa olmak üzere hemen hemen tüm ülkelerde, özellikle kriz sonrasında, çalışanların hak ve özgürlükleri üzerinde büyük baskı oluşturduklarına dikkat çeken Kumlu, şunları kaydetti:

"Bu baskıların ILO'nun üçlü yapısına etkileri görülmeye başlamıştır. Geçen yıl toplu pazarlık hakkının en önemli bileşeni olan grev hakkı ile ilgili başlatılan tartışma ve Aplikasyon Komitesi'nin tıkanması buna bir örnektir ve bizleri kaygılandırmaktadır. ILO 21. Yüzyılda değişen koşullarda çalışma hayatı ve ilişkilerinde sosyal adaleti sağlamak istiyorsa, öncelikle çalışan kesim üzerinde artan baskıları büyük bir dikkatle ele almalı, bu baskıları ILO'dan uzak tutacak kurumsal değerlendirmeler yapmalıdır."

-"TÜRKİYE'DE EKONOMİK BÜYÜME, İŞÇİ HAREKETİNİN SORUNLARININ BİTTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR"-

Türkiye'de ekonomik büyüme, işçi hareketinin sorunlarının bittiği anlamına gelmediğini vurgulayan Kumlu, çalışan kesimin sorunlarının hala çözüm beklediğini ve bu sorunlara değişen çalışma ilişkileri nedeniyle farklı sorunlar eklendiğini dile getirdi. Kumlu, taşeronlaşmanın bugün örgütlenmenin önündeki en büyük engellerden birisi haline geldiğine dikkat çekerek, şunları kaydetti:

"Sendikal hakları düzenleyen kanunlar değişmiş olmasına rağmen ülkemde sendikalaşma oranı hala çok düşük seviyededir. Kimi işyerlerinde sendikaya üye olan işçiler halen işten çıkarılmaktadır.

Yüksek kayıt dışı oranı; yüzde elli artı bir işyeri barajı; otuzdan az işçi çalıştıran işyerlerinde sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılan işçilerin sendikal tazminat güvencelerinin kaldırılmış olması ve sendika karşıtlığı, örgütlenmenin önündeki önemli engeller olmaya devam etmektedir. Ayrıca, Türkiye'de güvencesiz istihdam biçimleri ve bundan kaynaklanan ölümlü iş kazaları oldukça yaygındır ve özel ilgi gerektirmektedir."

-"ÇALIŞANLAR ADİL PAYLAŞIM İSTİYOR"-

Kumlu, Türkiye'de Kamu Görevlilerinin Sendikal haklarını düzenleyen Anayasa ve yasa hükmünde yeni düzenlemeler yapılmış ve kamu görevlilerine verilmiş olan "toplu görüşme hakkı", "toplu sözleşle" olarak değiştirildiğini vurguladı. Grev hakkının tüm hizmet kollarında yasaklı olması; uzlaşamama durumunda devreye giren 11 kişilik hakem heyetinden 7'sinin hükümet tarafından belirlenmesi ve Kamu Görevlileri Hakem Kurulu kararlarının yargıya götürülememesi gibi olumsuzluklar devam ettiğini belirten Kumlu, "Emeğiyle, korkmadan ve geleceğinden kaygı duymadan, huzur içerisinde yaşamaktan başka arzusu olmayan çalışanlar; artık, gerek sosyal hakları gerekse ücretleri açısından adil bir paylaşım istemektedir" dedi. - Ankara

Kaynak: ANKA

Son Dakika Ekonomi Kumlu.Türkiye'de Yaşanan Kitlesel Gösteriler, Çeşitli İktidar Uygulamalarının Toplumda Yarattığı... - Son Dakika


Advertisement