İmamoğlu davasının 94. duruşması sona erdi, 315 tutuksuz sanığın savunması tamamlandı - Son Dakika
Son Dakika Logo

İmamoğlu davasının 94. duruşması sona erdi, 315 tutuksuz sanığın savunması tamamlandı

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle

53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü davasının 94. duruşması tamamlandı. Tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla toplam 315 tutuksuz sanığın savunması bitmiş oldu; yargılama yarına ertelendi.

"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 53'ü tutuklu 436 sanığın yargılandığı davanın 94. duruşması, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasının ardından tamamlandı.

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda gerçekleştirilen duruşmada, tutuksuz sanık eski Ağaç AŞ Genel Müdür Yardımcısı Metin Aras savunma yaptı.

Yargılamaya konu olan ihale dosyasının imzalanma tarihinin 15 Kasım 2023 olduğunu belirten sanık Aras, Ağaç AŞ'de Uygulamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve başlama tarihinin ise 27 Kasım 2023 olduğunu söyledi.

Sanık Aras, şu beyanda bulundu:

"Benim, Uygulamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak 1 Ocak 2026 tarihine kadar görev, yetki ve sorumluluğum, ihalesi tamamlanmış mahallerde müteahhidi belli olmuş işlerin teknik ve idari şartnamesine uygun olarak zamanında, eksiksiz bir şekilde tamamlanmasını takip etmek, imalat sonucunda yapılan hak edişlerin doğru olup olmadıklarını kontrol ettikten sonra kurum bünyesindeki ilgili birime sevk etmekten ibaret olup, onu da Anadolu ve Avrupa Yakası müdürlüklerim, onların altındaki şeflikler ve şefliğe bağlı işinde ve mesleğinde yetkin teknik personellerim vasıtasıyla yapmaktaydım."

İhalenin hazırlanması ve tamamlanması sürecinde hiçbir dahlinin, yetkisinin olmadığını belirten Aras, ihalenin hiçbir aşaması ve süreci içerisinde de bulunmadığını savundu.

Ek iddianame kapsamında savunmasını yapan tutuksuz sanık Süleyman Uzun da daha önce verdiği ifadeleri tekrar ettiğini söyleyerek, SAS Peyzaj ve Sistem firmalarının sahibi olduğunu ve Ağaç AŞ ile uzun yıllardır ticari ilişkisinin bulunduğunu anlattı.

Yönetim değişikliğinden sonra bir süre yeni iş yapmadıklarını, daha sonra yeniden işler verilmeye başlandığını ifade eden Uzun, Ağaç AŞ'de yaptıkları işler nedeniyle çok ciddi miktarda alacaklarının biriktiğini ve ödemelerinin düzenli yapılmadığını kaydetti.

Uzun, bazı işlerde ihale yapılmadan önce de başlamalarının istendiğini ifade ederek, "Biz işi yapmaya başlıyorduk, işlemler sonra yapılıyordu. Şirketimin ihale teklif işlemlerini, işlerini çalışanımız Tuğrul Doğu Işık takip ediyordu. Ben soruşturma aşamasından itibaren bildiğim hiçbir şeyi saklamadım. Etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadelerimin ve soruşturmanın aydınlatılmasına sağladığım katkının değerlendirilmesini, hakkımda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını talep ediyorum." savunmasını yaptı.

Ayrıca "resmi belgede sahtecilik" suçundan da cezalandırılmasının talep edildiğini anlatan Uzun, "Ancak söz konusu teklif mektuplarını ve evraklarını ben doldurmadım. Ben bu belgeleri düzenlemedim, doldurmadım ve başkaları adına sahte belge hazırlanması yönünde kimseye herhangi bir talimatta bulunmadım. Bu nedenle resmi belgede sahtecilik olarak değerlendirilen fiille benim doğrudan bir ilgim bulunmamaktadır." beyanında bulundu.

Tutuksuz sanık Ali Yakut ise hayatı boyunca hiçbir zaman ihale alabilecek bir firmasının olmadığını, kendisine alınacak ihalelerden taşeronluk işi verileceğinin söylendiğini belirterek, "Paraları da gönderdim zaten, ondan sonra da operasyon oldu. Parayı da hiçbir şekilde temin edemedim, dolandırıldım." ifadelerini kullandı.

Tutuksuz sanık Fatih Yağcı da satın alma şefi olarak görev yaptığını ifade ederek, ana ihalenin oluşturulmasında hiçbir müdahalesinin ve sorumluluğunun olmadığını öne sürdü.

Hiçbir usulsüz işleme dahil olmadığını, rekabeti önleyici hiçbir durum içinde bulunmadığını savunan Yağcı, iddiaların hiçbirini kabul etmediğini kaydetti.

Tutuksuz sanık Muammer Ali Özdil de kendisinin teknik araştırmayı yapan, firmaları bulan, teknik şartnameyi hazırlayan veya teklifleri organize eden kişi olmadığını belirterek, görevinin, ilgili birimler tarafından hazırlanan ve değerlendirilen işlemleri kendi görev ve yetki alanı içerisinde yürütmek olduğunu söyledi.

Savunmasını tek bir noktada toplamak istediğini kaydeden Özdil, şu beyanda bulundu:

"Ben bugün burada kurumda görev yaptığımı inkar etmiyorum. Altımda bulunan işlemleri de inkar etmiyorum. Görev yaptığım dönemde üzerime düşen idari sorumluluklardan da kaçınmıyorum. Ancak idari sorumluluk ile cezai sorumluluğun birbirine karıştırılmamasını talep ediyorum. Bir yöneticinin işlemlerinin denetlenmesi başka, o yöneticinin kasten bir suç işlediğinin kabul edilmesi başka bir şeydir. Benim hakkımda hüküm kurulabilmesi için genel bir ihale hukuku değerlendirmesi yeterli değildir. Bir bilirkişinin belirli bir uygulamayı ihale mevzuatı bakımından eleştirmesi yeterli değildir. Kurumun içerisinde yönetici olmam yeterli değildir. Bir belgede imzamın bulunması yeterli değildir. Başka kişilerin gerçekleştirdiği ileri sürülen eylemler de yeterli değildir."

Duruşmalarda, toplam 315 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Kaynak: AA

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.