Son kitabımın ismi 'Çocukta ve Gençte Sevgi ve Gönüllük'. Her kitabımın altına kitabı özetleyen 2 kelime yazarım. Bu kitabın özeti de 'evinizi sevgi okulu yapınız.'
Bir insan için aileden daha önemli bir varlık yoktur. Bütün dünya yaşamı, aile beraberliği ve aile mutluluğu içinde geçtiği zaman o evde bereket olur, rahmet olur ve mutlulukların en yücesi yaşanır. Bu koronavirüs bizi evlere kapatırken anlatmak istediği en önemli şeylerden birisi de evdeki huzurun, mutluluğun ve evdeki özlemin ne kadar önemli olduğudur. İnsanlar maddeye odaklandıkça sevgiden uzaklaştılar. Sevgiden uzaklaşma, yaşamın her yönünde oldu. Evlilik terapisti bir arkadaşım, 'mübalağa etmek istemiyorum ama evlerin yüzde 80'ninde sevgi bitmiş, insanlar birbirinden uzaklaşmış, odalar ayrılmış, televizyonlar ayrılmış, hobiler ayrılmış... Neredeyse ayrılık içinde bir yaşam sürdürülüyor.' dedi. Bunun tek sebebi de "Ben" bırakırsam o ne olur, "o" bırakırsa ben ne olurum korkusundan kaynaklanıyor. O yabancılaşan insanlar, eğer koronavirüsün onları eve kapatmasının nedenini anlamaya çalışır ve bu anlam doğrultusunda evlerini kendileri için bir sevgi yuvası, çocukları içinse bir sevgi okulu yapabilirlerse, o zaman belki de koronavirüs, dünyadaki en önemli görevini yerine getirmiş olur. Yok yapamazlarsa, bu virüs gider, daha ağırı gelir. Ta ki biz sevgiyi anlayıncaya kadar ve sevgi içinde yaşamayı öğreninceye kadar.
Büyükler ve küçükler arasındaki kuşak farkından bahsedilir hep. Evde kalan genç ve yaşlılar nasıl vakit geçirebilir? Bu arayı kapatmak için bir fırsat diyebilir miyiz?
Ben 4 yaşındayken, dedem 85 yaşındaydı. Ama benim en iyi arkadaşımdı. Hala bu arkadaşlığın verdiği güven duygusu içinde yaşıyorum. Ve tüm ilişkilerimi dedemin gösterdiği sevgi, şefkat üzerine kurmaya çalışıyorum. Ne kendimi torunumdan büyük ne kendimi yaşça büyüklerden küçük görmeden tüm ilişkilerime arkadaşlığın coşkusunu, neşesini ve sevincini katmaya çalışıyorum. Eğer bir anne aynı zamanda oğluna veya kızına arkadaş olamazsa, bir büyük anne veya dede çocukları çocuk görüp onlara nasihat etmeye çalışırsa o zaman ailenin içinde arkadaşlık kalmaz. Arkadaşlık, eşit olmak ve aynı hedefe birlikte bakmaktır.
Çocuklarla iletişim kurarken nelere dikkat edilmeli? Gelişimleri açısından neler faydalıdır?
Çocuklarla ilişki kurarken dikkat edilmesi gereken en önemli konu, çocuğun bir değer olduğunu hissetmek, ona da kendinin bir değer olduğunu hissettirmektir. O nedenle eğer çocuğunuzu can kulağıyla dinlemezseniz, sorularına ciddiyetle yanıt vermezseniz, hiç yaş gözetmeden onu evdeki diğer aile bireyleriyle aynı düzey ve değerde görmezseniz, sizin onunla iyi ilişki kurmanız mümkün olmadığı gibi, onun da çekingen, pısırık, korkak kalmasına neden olursunuz veya laubali ilişkiler kurarsanız aşırı şımarık ve saygıdan uzak bir çocuk yetiştirmiş olursunuz.
Çin'deki karantina sonrası birçok boşanma davasının açıldığını gördük. Çiftlerin iletişimi hakkında ne söylemek istersiniz?
İnsanlar aralarındaki en önemli sorunları açıkça konuşmaya cesaret edemeden yaşıyorlar. Birbirlerine gerçekleri söylemiyorlar veya oyalamaya yönelik baştan savma ilişkilere yelteniyorlar. Karşılıklı açıklık olmadan, karşılıklı iletişim olmadan insanlar kapalı yanlar bırakırlarsa bir evin içinde, bir odanın veya bir yatağın içinde, o kapalı perdeleri hep kapalı tutmak mümkün değildir. Belki bazı evlerde bu kapalı kalan perdeler virüs nedeniyle açılınca yalanlar veya gizlilikler ortaya çıkmış, ilişkilerin gerçek yüzü görülmeye başlanmıştır. Bu nedenle virüs sonrası boşanmaların olması ailede bir temizlik hareketi sayılabilir. Yıllarca sürünmüş, kanser haline gelmiş yaralar temizlenebilir. Veya taraflar birbirlerinin gerçeklerini görüp, gerçeğe ulaşarak daha mutlu bir hayatı yaşayabilirler.
Korona'nın psikolojik etkilerinden korunmak için birkaç tavsiye rica etsek, ne dersiniz?
İnsanlığın başına gelen hiçbir olay tesadüf değildir. Her gün egosunu şişiren, kendini herkesten güçlü görmeye çalışan, insanlara değer vermeyen, doğayı kötü kullanan, doğal kaynakları israf eden ve bereketli dünyamızın bereketini kaçırmaya çalışan insanlar için koronavirüs bir ders olmalıdır. Eğer her insan karşılaştığı her acının neden başına geldiği üzerinde düşünmez ve onun hikmetine ulaşmaya çalışmaz; hatta "neden başıma geldi?" diye isyan ederse, o zaman acı veren bu olaydan hiçbir şey öğrenememiş, acıları boşuna çekmiş demektir. Oysa ki bu başına gelen her şey öğrenmesi gereken bir derstir. Acı gider daha büyümüş olarak yeniden gelir. Ta ki siz onun verdiği dersi öğreninceye kadar.
Son Dakika › Güncel › İyi bir iletişim için evdekiler bu süreçte nelere dikkat etmeli? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.