Mügev Özel Türkmen Koleji'nin Akademik Yılı Tanıtım Toplantısı - Son Dakika
Son Dakika Logo

Mügev Özel Türkmen Koleji'nin Akademik Yılı Tanıtım Toplantısı

Mügev Özel Türkmen Koleji\'nin Akademik Yılı Tanıtım Toplantısı
07.04.2008 12:15

Mersin Üniversitesi (Meü) Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ata Tezbaşaran Türkiye'nin, Unesco'nun Dünyada Önderlik Ettiği 'Herkes İçin Eğitim' Hedeflerinin Altına İmza Attığını ve Kendisine Hedef Koyduğunu Belirterek, "Eğitim Müfredatının Ezbere Dayalı Değil, Beceriye ve Bilgiye Dayalı Olarak Düzenlenerek, Sınav Sistemlerinin de Bu Çerçevede Hazırlanması Gerekir" Dedi.

Mersin Üniversitesi (MEÜ) Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ata Tezbaşaran Türkiye'nin, Unesco'nun dünyada önderlik ettiği 'herkes için eğitim' hedeflerinin altına imza attığını ve kendisine hedef koyduğunu belirterek, "Eğitim müfredatının ezbere dayalı değil, beceriye ve bilgiye dayalı olarak düzenlenerek, sınav sistemlerinin de bu çerçevede hazırlanması gerekir" dedi.

Mersin Üniversitesi'ni Geliştirme Vakfı (MÜGEV) Özel Türkmen Koleji'nin 2008-2009 Akademik Yılı Tanıtım Toplantısı, okulun konferans salonunda gerçekleştirildi. Toplantıda, MEÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ata Tezbaşaran ve MEÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Yüksel Özdemir, öğrencilere ve velilere bir sunum yaptı. Prof. Dr. Tezbaşaran, dünyanın sürekli değişmekte olduğunu ve değişeceğini kabul etmemiz gerektiğini ifade ederek, Cumhuriyet'in kurucusu Atatürk'ün öngördüğü ilke ve yasalarla hareket etmenin doğru olduğuna inandıklarını vurguladı. Aklın ve bilimin yol göstericiliğinde bilim ve teknolojinin ulaştığı düzeyi toplum olarak yakalamak, hatta bu düzeyin üzerine çıkmak gibi bir hedeflerinin olduğunu anlatan Tezbaşaran, ancak, bunun gereğinin ne kadar yapıldığın da sorgulanması gerektiğini kaydetti. 8 yıllık temel eğitimin başlangıcının 1973 yılına uzandığını kaydeden Tezbaşaran, "1739 sayılı Temel Eğitim Kanunu'na bakarsak ilköğretimin zorunlu bir hizmet olduğunu, süresinin de 8 yıl olduğunu görürüz.

1973'ten 1997 yılına kadar 8 yıla geçiş gerçekleşmemiştir. 1997 yılında 4306 sayılı yasayla bu geçiş gerçekleşmiştir. 1990 yılında Türkiye, Unesco'nun dünyada önderlik ettiği 'Herkes için eğitim' hedeflerinin altına imza atmış ve kendisine hedef koymuştur. 10 yıllık hedefte eğitimi erişilebilir kılmak bu hedeflerin birincisidir. Okula gitmek isteyen çocuğa okul gösteremiyorsanız, eğitim erişilebilir değildir. Bu hedefe taşımalı eğitim ve yatılı bölge okullarıyla ulaşılmaya çalışıldı ama hala bu uygulamanın getirisi ve götürüsü de tartışılıyor" dedi.

Verilen hizmetin kalitesinin eğitimin temel sorunlarından biri olduğunun altını da çizen Prof. Dr. Tezbaşaran, şöyle konuştu:

"Eğitimde temel sorunlardan bir tanesi de verilen hizmetin kalitesidir. Biz AB'ye girmeyi hedeflemiş bir ülkeyiz. AB'nin koşulları önümüze konmuş. AB'nin belirlemiş olduğu standartların altında hizmet kalitesi üretemezsiniz. O nedenle bu koşulları bu günden öngörüp, kendimizi gelecekteki koşullara şimdiden uyarlamamız gerekmektedir. AB ülkeleri, üye ülkelerin eğitim sistemlerinin ortak hale getirilmesini öngörüyor. AB ülkelerinin zihniyet birliği var. Onu da tarihten devralmışlar. İçinde biz biraz yabancı görünüyoruz. Bizim Avrupa zihniyetini taşıdığımızı iddia etmemiz çok zor. Biz doğu zihniyetine sahibiz. O zaman AB'ye girmeye kalkışmak zihniyet değişikliği gerektiriyor. AB üyesi ülkeler arasında eğitim süresi en az olan ülke bizim ülkemiz. Bu süre içerisinde ülkede yaşayan her yurttaşın sahip olması gereken temel nitelikleri temel eğitimle tamamlamak zorundayız." Aktif ve demokratik vatandaş yetiştirmenin önemine değinen Prof. Dr. Ata Tezbaşaran, "Bir bireyin aktif olabilmesi için aşamalı becerilere sahip olması gerekir. Bu beceriler herhangi bir seviyede kalır da son düzeye ulaşamazsa bu bireyi aktif sayamayız. Birinci temel beceri bilgiye erişme yol ve yöntemlerini araç ve gereçlerini, etkili ve verimli bir biçimde kullanabilmektir. Bunu izleyen beceri, eriştiği bilgileri ayıklayabilmektir. Bizde bilgi kitapta yazar ve akılda tutulur. Biz bunu yapabilirsek bize 'aferin, bildin' derler. Bu sadece akılda tutma becerisidir. Diğer beceriler ne olacak? Bu beceri temelli programın her öğrenme etkinliğinde öğrencinin aktif olması gerekiyor. Bilgi artık mutlak değil. Biz bilgi bombardımanı altındayız. Hatta bilginin kirlenmesi var. Öğrenen kişinin ayıkladığı bilgileri özetleyebilmesi gerekiyor" şeklinde konuştu.

Tezbaşaran, bireyin kendi bilgisini kendisinin üretebilmesi gerektiğine işaret ederek, büyüyen ve gelişen bir varlık olarak öğrencinin, yaptığı her etkinlikten haz duyması gerektiğinin de altını çizdi. Prof. Dr. Tezbaşaran, günümüzde takdir belgesi alan öğrencilerin büyük ölçüde aklında tutma becerileri ile okulda başarılı olduklarını ifade ederek, okulda başarılı sayılan öğrencilerin ezberci bir sistemle yetiştiklerini, yapılacak yeni bir düzenlemeyle, müfredatın sınav sistemlerine göre hazırlanması gerektiğini sözlerine ekledi.

MEÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Yüksel Özdemir ise, yüksek öğretimin ülke ve bireyler için bir kazanım olduğuna dikkat çekerek, "Bir ülkenin gelişmişliği okullaşma oranı ve yüksek öğretimdeki bireylerin sayısıyla ortaya çıkıyor. Orta öğretimdeki okul sayısını çoğaltıp yüksek öğretimdeki bireylerin sayısını artırabilirsek, ülke olarak iyi bir seviyeye gelebiliriz. 1995 yılındaki bir saptamaya göre dünyada yüksek gelir grubunda olmayan 44 milyon kişi yüksek öğrenim yapabiliyor. Toplamda bu sayı 80 milyona çıkıyor. O halde öğrencileri yüksek öğretime taşıyabilme sorunu sadece bizim değil tüm dünyanın sorunu. Bireyleri yüksek öğretime taşımanın sosyal, toplumsal ve kişisel bir çok yararı var. Vergi gelirlerinin, üretkenliğin, tüketimin artışında büyük rol oynayacak. Bireyler yüksek kazanç elde edecek. Yüksek öğretim yapmak iş bulmayı daha kolay hale getirecek. Yatırımda artış, daha iyi çalışma koşulları, kişisel ve mesleki hareketlilik sağlanacak" diye konuştu.

Yüksek öğretimle birlikte, toplumsal suç oranında da bir azalma görüleceğini, vatandaşlık bilincinde gelişme yaşanacağını anlatan Özdemir, sosyal kentleşmeye, teknolojiye uyum sağlamaya ve kullanma becerisinde gelişme açısından yüksek öğretimin topluma büyük yararları olacağını vurguladı.

Toplantı sonunda MÜGEV Türkmen Koleji Yönetim Kurulu Başkanı Mükremin Altıntaş tarafından MEÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ata Tezbaşaran ile MEÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Yüksel Özdemir'e teşekkür belgesi takdim etti.

(ÖT-AB-ÖZ-Y)

Kaynak: İHA

Son Dakika Güncel Mügev Özel Türkmen Koleji'nin Akademik Yılı Tanıtım Toplantısı - Son Dakika


Advertisement