Ortadoğu'da Şii Sünni Gerilimi Yaratma Çabaları - Son Dakika
Son Dakika Logo

Ortadoğu'da Şii Sünni Gerilimi Yaratma Çabaları

27.06.2013 13:32

Akil adamlardan Prof. Dr. Karaman: "Bizi Müslüman yapan değerler ortaktır. İhtilaf bizi Şii veya Sünni yapan meselelerdedir." "İhtilafları buzdolabına kaldıralım"

Hocaların hocası unvanıyla anılan ve "akil adamlar heyeti" üyesi İslam Hukuku Profesörü Hayreddin Karaman İslam coğrafyasının Suriye, Irak ve Türkiye gibi birçok ülkesinde tırmandırılmaya çalışılan Şii-Sünni ihtilafının yapay olduğunu vurgulayarak, "Bizi Müslüman yapan değerler ortaktır" dedi.

AA muhabirine konuşan Karaman, yıllar önce Türkiye'den İran'a giden ilim adamı heyeti içerisinde yer aldığını, bu ziyaretin semeresi olarak İslam Araştırmaları Vakfı (İSAV) tarafından İstanbul'da düzenlenen "Uluslararası Şia Sempozyumu"nun sonuç bildirgesinde "ittifak ettiğimiz konuları öne çıkarmalı, ihtilaf konularında birbirimizi mazur görmeliyiz" ilkesinin benimsenmiş olduğunu hatırlattı.

"Bir Sünni Hazret-i Ali'yi çok sever"

"Bizi Müslüman yapan değerler ortaktır. İman esaslarımız ortaktır. İhtilaf bizi Şii veya Sünni yapan meselelerdedir" diyen Karaman şöyle devam etti:

"Bir Sünni Hazret-i Ali'nin büyük bir alim, sahabi ve Hazret-i Peygamber'in yakını olduğuna inanır ve onu çok sever. Bir Şii ise bunların yanında Hazret-i Ali'nin masum imam olduğuna, Peygamber'den sonra halifeliğin onun hakkı olduğuna da inanır. Şii ve Sünniler bu farklı görüşlerini muhafaza ederek bir araya gelebilir, birlikte yaşayabilir. Bir olmaları için birinin Şiiliğini, ötekinin Sünniliğini terk etmesi icap etmez."

Şii-Sünni ihtilafında dinin usulüne dair fark bulunmadığını, mezhep usulündeki farkların bir arada yaşamaya mani olmadığını savunan Karaman görüşlerini mukayeseli olarak açıkladı:

"Hıristiyanlık alemi, onların pek çok insanın mensup olduğu Katolik, Protestan ve Ortodoks mezhep mensupları birbirleriyle kıyasıya savaştıkları halde bugün çeşitli vesilelerle bir araya geliyorlar, aralarındaki ihtilafları sıfırlamaya çalışıyorlar ve bir Hıristiyan birliğine doğru yürümeye çalışıyorlar. Onlarda bu mezhep farkları neredeyse din farkı gibidir. Geçmişte birbirlerine sanki ayrı din gibi bakmışlardır. Ama bizim tarihimizde Şiilerle Sünniler hiçbir zaman birbirlerine ayrı birer din gibi bakmamışlardır. Nihayet bu bir mezhep farkıdır. Her bir mezhebin sahibi ve saliki kendi mezhebini hak görür ve farkı önemser ama bu İslam kardeşliğine mani olmamalı"

"Biz Şiiler ve Sünniler olarak birbirimize düştüğümüzde bunun Müslüman olarak kazananı olmaz"

Müslüman gruplar arasındaki ihtilaf ve çatışmalardan sadece İslam düşmanlarının kazançlı çıkacağına vurgu yapan Prof. Dr. Karaman, bu konuda herkese sorumluluk düştüğünü ifade etti:

"Biz Şiiler ve Sünniler olarak birbirimize düştüğümüzde, savaştığımızda bunun Müslüman olarak kazananı olmaz. Kazananı İslam düşmanları olur. Eğer biz aklı başında müminlersek bizim yapacağımız şey İslam düşmanlarının ekmeğine yağ sürmemek için aramızdaki ihtilafları asgariye indirmek, ihtilafları buzdolabına kaldırmak, ittifakları yani müşterek inancımızı, yani dinimizin aslını, yani bir Allah'a bir kitaba, bir ahirete inanmayı ön plana koyup bunun üzerinde İslam kardeşliğini vurgulamak ve bu kardeşliği hayatta gerçekleştirmektir. Bizim vazifemiz bu. Bu konuda herkese sorumluluk düşüyor. Sokaktaki adama, alime, ayetullaha, lidere, kanaat önderine, herkese sorumluluk düşüyor. Kim bu sorumluluğu yerine getirmede gevşeklik gösterirse yarın ona bu sorulacaktır."

Son zamanlarda Sünni-Şii ihtilafının bölge üzerinde siyasi çıkarlar elde etmek amacıyla körüklendiği uyarısında bulunan Karaman Türkiye'de Alevi-Sünni çatışması çıkarılmak istenmesinin de bu konjonktür içinde ele alınabileceğini belirtti.

Sünni-Şii ihtilafının körüklenmesinin siyasi amaçları

"Durup dururken Sünni-Şii ihtilafını körükleyenlerin bazı siyasi amaçlarının da olduğu şüphesiz. Yani bu körükleme yalnızca dini samimiyetten, imandan kaynaklanmıyor. Aynı zamanda din istismarından kaynaklanıyor" diyen Karaman başta İran ve Suriye gibi ülkeler olmak üzere bölgedeki siyasilerin dini hem iç hem dış siyaset bakımından istismar ettiklerine dikkati çekti.

"Bu istismari görmez, buna alet olursak bunun faydası son tahlilde Müslümanlara değildir. Ne Şii'yedir, ne Sünni'yedir. Bunun faydası son tahlilde yine ümmeti istemeyen, ümmetin güçlenmesini, ümmetin kalkınmasını, ümmetin yeniden "biz de varız bu dünyada ve biz din-i mübin-i İslam'ı, yani insanlığın kurtuluş reçetesini bir yandan uygulamak, bir yandan da insanlara tebliğ etmek için varız" diyen ümmeti yok etmeye müncer olur" tespitlerini yapan  Prof. Dr. Hayreddin Karaman sözlerini şöyle tamamladı:

"Onun için ben aklı başında olan herkesi, Allah'tan korkan, dinini seven, mezhebini seven herkesi ümmetin birliğine, ümmetin kardeşliğine çağırıyorum ve oyuna gelmemeleri konusunda uyarıyorum." - İstanbul

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Ortadoğu'da Şii Sünni Gerilimi Yaratma Çabaları - Son Dakika


Advertisement