AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Bölge ülkeleri arasında askeri, siyasi, mezhepsel, etnik ya da başka sebeplerle ihtilafların çıkması demek, refahı ve güvenliği büyütmek yerine refahın azalması, güvenliğin riske girmesi ve İsrail saldırganlığına yeni fırsatların doğması demektir." dedi.
Çelik, parti genel merkezinde, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çelik, Hürmüz Boğazı ve tedarik zincirleriyle ilgili krizlerin ortaya çıktığını, esasında saldırının gerekçesi olarak sunulan unsurların aynı Körfez Savaşı'nda olduğu gibi gerçek bir zemini olmadığının da bütün dünya tarafından ifade edildiğini söyledi.
Bu vahşetin sadece askeri yapıların değil, insanların temel ihtiyaçlarını sağladığı sivil altyapıların da hedef alınması şeklinde tezahür ettiğini belirten Çelik, şöyle konuştu:
"Bir an evvel ateşkesin sağlanması, bir barış masasının kurulması herkes için en doğru olandır. Bu saldırganlığın bir an evvel sona ermesi gerekir. İran halkının karşı karşıya kaldığı bu haksızlığın ve hukuksuzluğun bir an evvel sona ermesi barış isteyen herkes için en doğrusudur. Bölge ülkeleri arasında askeri, siyasi, mezhepsel, etnik ya da başka sebeplerle ihtilafların çıkması demek refahı ve güvenliği büyütmek yerine refahın azalması, güvenliğin riske girmesi ve İsrail saldırganlığına yeni fırsatların doğması demektir. Bölge ülkeleri arasındaki her kriz İsrail'in kendisine daha çok alan yaratmasına, daha saldırgan bir tutum üretmesine sebep oluyor. Bu sebeple de kardeş ülkeler arasında ihtilafların, çatışmaların çıkmaması için de yoğun bir gayret göstermeye devam ediyoruz."
Açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik'e Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Neçirvan Barzani'nin konutuna yönelik saldırı hatırlatılarak, "İsrail'in, Kürtleri İran ile olan savaşın bir parçası haline getirmeye çalıştığına" yönelik yorumlara ilişkin değerlendirmesi soruldu.
Barzani'ye geçmiş olsun dileklerini ileten Çelik, saldırı nedeniyle üzgün olduklarını ve herhangi bir can kaybı olmamasını memnuniyetle karşıladıklarını dile getirdi.
Çelik, şunları kaydetti:
"Kuzey Irak'taki Kürt kardeşlerimizin her zaman yanlarında olduğumuzu, onların güvenliğini ve refahını önemsediğimizi burada bir kere daha ifade etmek isterim. Sorunuzda ifade ettiğiniz ve çeşitli haberlere yansıyan konular doğrudur. Özellikle İsrail tarafının belli gruplarla görüşerek, belli aktörlerle görüşerek Kürt kardeşlerimizi bu savaşın içine çekmeye çalıştığına dair yoğun bir faaliyet yürüttüğünü görüyoruz. Birtakım temaslar olduğunu biliyoruz. Bunları istihbari olarak biliyoruz ama istihbari olarak bilmemizin dışında bir kısmı açık kaynaklara da yansıdı zaten. Örneğin bazı oradaki örgüt temsilcileri bu temasın olduğuna ve yakın işbirliği içerisinde olduklarına dair açıklamalar yaptı."
"Kürt kardeşlerimizle oradaki bu örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir"
Parti Sözcüsü Çelik, Türkiye'nin gerek Irak'ta, Suriye'de gerekse İran'daki Kürtlerin refahını, güvenliğini, onurlu ve kardeşçe bir geleceğini her zaman önemsediğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürtlere zor zamanlarda desteğini her zaman sunduğunu vurguladı.
Burada "Kürtler adına hareket ediyorum." diyen örgütlerle oradaki Kürtleri ayırmak gerektiğini ifade eden Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Burada İsrail'le paralel bir şekilde PJAK, Komala gibi İran'daki örgütlerin, bunlara bağlı unsurları, paralel hareket etme, senkronize hareket etme şeklindeki birtakım yaklaşımlarını, temaslarını görüyoruz ve biliyoruz. Yani arka plandaki temaslardan da haberdarız. Batı basını örgütlerin bu yaklaşımını sunarken 'Kürtler' diye sunuyor. Bu yanlış bir şeydir. Yani Kürt kardeşlerimizle oradaki bu örgüt yapılarını birbirinden hassasiyetle ayrıştırmak gerekir. Bu çok önemlidir."
İran'daki ve Kuzey Irak'taki Kürtlerin son derece sağduyulu davrandığını belirten Çelik, önemli Kürt kanaat önderlerinin, haksız, hukuksuz zeminde gerçekleşen bu savaşın hiçbir şekilde parçası olmayacaklarını, bundan uzak duracaklarını ifade ettiğini hatırlattı.
Çelik, Irak ve İran'daki Kürtlerin bu sağduyulu yaklaşımlarının tarihi, siyasi ve bölgeye kaos getirmeye çalışanlara karşı direnme açısından son derece kıymetli olduğunu ifade ederek, kendilerini bu basiretleri ve ferasetleri için tebrik etti.
Ömer Çelik, "Terör örgütleri bu tip kaos durumlarında her zaman kendilerine bir alan yaratmaya çalışırlar. Ama sonuç her zaman aynı olur. Umarım ki bu sefer örgütler Suriye'de ve başka yerlerde olduğu gibi kaos zamanlarında emperyalistlerle yan yana hareket eden bir çizgide olmazlar. Yoksa onun sonucunun her zaman ne olduğunu gördük." değerlendirmesinde bulundu.
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge süreci
Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge çalışmalarının kesintisiz devam ettiğini aktaran Çelik, parti içerisinde Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla kurulmuş mekanizmaların, strateji heyetlerinin bu konuyu gündemde tutarak, haftalık toplantılarda meselelerin görüşülüp değerlendirildiğini dile getirdi.
Sürecin, TBMM'nin devreye girmesiyle bir devlet politikası haline geldiğini aktaran Çelik, şöyle devam etti:
"Burada bizim açımızdan üç boyutun değerlendirilmesi söz konusu. Birincisi Cumhur İttifakı'nın iradesi, biz Cumhur İttifakı olarak birlik ve bütünlük içerisinde bu hedefe doğru, siyasi partiler olarak gereken çalışmaları yapıyoruz ve kamuoyuna gerekli mesajları aynı tutarlılık ve bütünlük içerisinde vermeye devam ediyoruz. İkinci boyut Cumhurbaşkanı'mızın iradesinin ortaya koyulmasıyla, bunun bir devlet politikası olmasıdır. Devlet kurumları burada üzerlerine düşeni yapıyorlar ve gayet uyumlu bir şekilde, koordine bir şekilde süreci ilerletmeye çalışıyorlar. Üçüncü boyut da yüce Meclis'tir. Yüce Meclis'in kurulan komisyonla birlikte en sonunda komisyon çalışmalarının sonunda ortaya koyduğu bir rapor var. Bu rapora göre silah bırakma gerçekleştikten sonra adımların atılacağı, yasal düzenlenmelerin yapılacağı konusunda açık ve net bir irade vardır."
Çelik, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin tarihi çağrısı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bunu bir devlet politikasına dönüştüren iradesi çerçevesinde görüşlerini son derece net bir şekilde ifade ettiklerini, bütün temasları vatandaşların gözü önünde son derece şeffaf bir biçimde gerçekleştirdiklerini kaydetti.
"Bu süreç, devletin nitelikleri ve milletin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık, müzakere süreci değildir." diyen Çelik, "Terörsüz bölge ve terörsüz Türkiye sürecinin tahakkuk etmesidir. Çeşitli konularla ilgili olarak birçok beyanda da bulunduk. Gelinen noktada artık bölgede işbirliklerinin, ortak hareket etme kabiliyetinin daha çok çoğalması çerçevesinde daha çok iradenin ortaya çıkması gerekiyor." değerlendirmesinde bulundu.
AK Parti Sözcüsü Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Nitekim Suriye meselesinde de söylemiştik. Terörsüz bölge perspektifi çerçevesinde oradaki terör yapılanması SDG silahları bırakır, silahları bıraktıktan sonra orada bütün bunlar herhangi bir cezasızlık algısı oluşturmadan siyasi parti olarak yollarına devam ederler. Siyasi parti olarak yollarına devam ettikleri zaman suça karışmamış olanlar Suriye Meclisi ve parlamentosunun bir parçası olurlar demiştik. Ama orada başka türlü hareket edildi ve maalesef diyebileceğimiz birtakım sıkıntılı, çatışmalı durumlar ortaya çıktı. Ama bugün gelinen noktada görüyorsunuz ki Savunma Bakan Yardımcısı bir Kürt ve orada çeşitli yerlerde görev alabiliyorlar. Suriye'nin birlik ve bütünlüğü içerisinde terörsüz bölgenin nasıl tecelli edeceğine dair, nasıl tahakkuk edeceğine dair bir model ortaya çıkıyor.
Burada da esas olan terör örgütünün feshi, bunun da silah bırakmanın tamamlanması yönüyle yapılmasıdır. Bunlar gerçekleştikten sonra yasal adımların nasıl yapılacağını yüce Meclis kendi dinamikleri içerisinde ortaya koyacaktır. Yüce Meclis gündemine hakimdir. Yüce Meclis gündemine hakim olduğu için ortaya koyduğu raporla yol haritasını belirlemiştir. Burada silah bırakma ve yasal düzenleme şeklindeki sıralama çerçevesinde silah bırakma sürecinin tamamlanması gerekiyor. Yasal adımlar buna bağlı olarak atılacaktır. Esas olan terörün Türkiye gündeminden ve bölge gündeminden çıkmasıdır."
(Sürecek)
Son Dakika › Politika › AK Parti Sözcüsü Çelik, MYK toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?