BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Mardin'in Derik ilçesinde açlık grevlerine destek vermek amacıyla 30 Ekim'de kurulan çadırı ziyaret etti.
Demirtaş, açlık grevi yapanları ziyaret etmek üzere geldiği Mardin'in Kızıltepe ilçesinde, "Kürtlerin katili Kenan Evren'in posteri asılıyor da Öcalan'ın posteri niye asılmıyor? Onun posterleri okullarda meydanlarda asılıyor, Kürt halkı önderinin posteri niye asılmasın? Bal gibi asarız. Biz daha önder Apo'nun heykelini dikeceğiz heykelini." dedi.
ÜÇ MEŞRU TALEBİMİZ VAR
Cevizpınar Meydanı'nda kurulan direniş çadırı önünde yüzlerce kişi bir araya geldi. Burada toplananlara hitap eden BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, açlık grevlerinin 63. gününe girdiğini belirterek, "Öncelikle böylesine tarihi direnişin sürdüğü günlerde halkın alan alan, meydan meydan direnişinin Derikte, Mardin'in her bir köşesinde ortaya konulan başkaldırışın bizim özgürlüğümüzün yegane garantisi olduğunu bir kez daha belirtmek istiyorum. Direnen halkımızı selamlıyorum.
Derik'ten bütün halkımıza çağrı yapıyoruz. Bu açlık grevlerini başlatan AK Parti'nin faşizan politikalarıdır. Ama bu açlık grevlerini bitirecek olan sizin direnişinizdir. Halkın duruşudur. Halkın sahiplenmesidir. O nedenle ilk günden bu yana meydanlarda direnen halkımız, bugüne kadar nasıl kararlılıkla getirdiyse ve direndiyse, şu saatten itibaren sahiplenmenin her saat, her gün katlanarak artması gerekir.
Her yerde büyük direniş ortaya koymak gerekir. Bizi yok sayanlara 'bu şovdur' diyenlere, 'şantajdır, tehdittir' diyenlere alanlarda yüz binlerle, milyonlarla direnerek nasıl direnişle kazanılacağını göstermemiz gerekir" dedi.
Açlık grevindeki arkadaşlarının her an hayatlarını kaybedecek duruma geldiklerini söyleyen Demirtaş, "Kararlılar direniyorlar. Kime güvenerek, bize güvenerek, halka güvenerek direniyorlar. Çünkü onlar biliyorlarki, onlar direndikçe halk ayakta olacaktır. Onlar dik durdukça halk özgürlüğünü daha fazla sahiplenecektir. O nedenle özellikle genç arkadaşlar, kadın arkadaşlar, alanlardan, meydanlardan çıkmamalıdır.
Tarihi bir dönemde özgürlüğü kazanmanın başka bir yolu yoktur. Bir faşizan anlayış düşününki, biz kendi ülkemizde kendi dilimizle eğitim yapma talebini ortaya koyarken elinin tersiyle rahatlıkla itebiliyor. Ana dilde eğitim olmaz diyor. Bize bu şekilde, bu hareketi yapana biz bu hareketi yapacağız. Faşizme defol diyeceğiz.
Elbette Kürtler anadilde eğitim yapacak, mahkemelerde anadilinde savunma yapacak ve Kürt sorunu çözülecekse muhataplarıyla oturup konuşarak müzakere ederek çözeceksiniz diyecektir. Bu direnişin anlamı budur işte. Eğer bu direnişi gerçekten bitirmek istiyorlarsa, üç makul, üç meşru talep vardır.
'Sayın' Öcalan'la müzakereler başlamalı, tecrit son bulmalıdır. Anadilde savunma ile ilgili bugün parlamentoya bir yasa teklifi havale edilmiş durumda. Biz meclis başkanının bu yasayı bekletmeksizin bir an önce yürürlüğe ve genel kurula sevk etmesini istiyoruz" diye konuştu.
Son Dakika › Politika › 'Öcalan'ın Heykelini Dikeceğiz' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.