Eğitim-Bir-Sen Bayburt Şubesi Fikret Özbey,
"İnsanca yaşamak için emeğimizin karşılığını istiyoruz" dedi.
2,5 milyon kamu çalışanının beşte ikisinin eğitim-öğretim ve bilim hizmet kolunda bulunduğunu dile getiren Özbey, " Hükümet, eğitime önem verdiğini her fırsatta dile getirmekte, merkezi yönetim bütçesinden en fazla payı eğitime ayırdığını ifade etmektedir. Eğitim ile ilgili tarihi öneme haiz düzenlemeler yapılmakta, tartışmalar yürütülmekte ve ses yükseltilmektedir. Eğitimi, eğitim çalışanlarını da kapsayacak şekilde bir konsept içerisinde düşünmeyenler kesinlikle doğru yapmamaktadır." Dedi.
Özbey, daha sonra şunları kaydetti; "666 sayılı KHK ile kamuda aynı unvanda çalışan personele yönelik "Eşit işe eşit ücret" düzenlemesi ile denge sağlamaya çalışan hükümet, eğitim-öğretim hizmet sınıfında 650 bin öğretmene ve 100 binden fazla öğretim elemanına 'sizin muadilinizi bulamadık, onun için toplu sözleşme masasında görüşmek üzere kapsam dışı bıraktık" dercesine masayı işaret etmiştir. Ek ödeme alamayan öğretmen ve öğretim elemanları, üzülerek ifade etmeliyiz ki, kamuda en düşük ücret alan çalışan konumuna düşürülmüştür.
9/1 öğretmenin 1.624 TL, 7/1 öğretim görevlisi 1.856 TL, maaş aldığı bir ortamda kimse kalkıp eğitimle ilgili büyük laflar etmesin. Eğitim çalışanlarının, eğitimi ve ülkeyi geleceğe taşımayı bırakın, kendilerini gelecek aya taşıyacak mecalleri kalmamıştır. Sabır taşları çatlamış, sinirleri gerilmiştir. Bu ülkede demokrasinin korku tünelinden çıkması sürecindeki mücadelede eğitim çalışanları en önde olmalarına rağmen, eşit işe eşit ücret düzenlemesinde en sonda olmayı bırakın, kapsamın bile dışında tutulmuştur. Meclis çalışanına, danışmana, şoförüne, üst düzey bürokratlara, gizli kararname ile askere 'cömert Maliye', eğitim çalışanları söz konusu olduğunda 'cimri Maliye' olmaktadır.
Patronların milyon dolarlık "usulsüz sanal kumar cezalarını" gözden geçirip 'silen Maliye Bakanı', masaya dönük mesajlarıyla daha şimdiden adeta ortamı 'geren Maliye Bakanı' olmuştur.
Eşit işe eşit ücret düzenlemesinden sonra herkesin eşit ama bazılarının 'daha eşit' olduğunu gördük. Bizler eğitim çalışanları olarak eşitler içinde 'daha eşitlik' adına ayrıcalık talep etmek için buraya toplanmadık. Kamuda eşitlik adına denge sağlanırken, eğitim çalışanlarının kapsam dışında tutularak dengesinin bozulduğunu söylemek için toplandık. Eğitim çalışanları olarak "Gelir dağılımında adaleti sağlayın, 'sözde' ve 'özde' kamu çalışanı ayrımına son verin, patronlara milyon dolarlık merhamet gösterirken, eğitim çalışanına gelince sefalet ücretini reva görüp, 'al da bunu merhem et' uygulamasından vazgeçin" demek için toplandık. Mart 2012 itibarıyla yıllık enflasyon TÜFE'de 10.45'i bulmuş, 2012 yılında kullanılan maktu harçların artırılmasında yeniden değerleme oranı 10.26'ya yükselmiş, sadece Mart ayında, evlerde kullanılan elektriğe yüzde 9.26, doğalgaz fiyatına yüzde 18.70 zam yapılmıştır. Yapılan zamlarla akaryakıtın litre fiyatının geldiği noktayı açıklamaya bile gerek yok. Eğitim çalışanları olarak 19 aydır yasamızı bekledik, "Bir gecede adrese teslim sipariş yasalar çıkarırken, 2,5 milyon kamu çalışanını ve 1,8 milyon kamu emeklisini ilgilendiren Toplu Sözleşme Yasasında 'yoran hükümet' oldunuz. Başta hizmet kolu sendikacılığı olmak üzere Yasa'da istediğimizi aldık ve şimdi Masa gözüktü. Masada ortamı geren değil, eğitim çalışanlarının hakkını 'veren hükümet' olmalısınız" diye haykırmak için buradayız. Bir an önce toplu sözleşme masası kurulmalı ve hükümet, enflasyona ezilen değil, enflasyonu ezen bir teklifle kamu çalışanlarının karşısına çıkmalıdır. Ek ödeme mağduru öğretmenler ve öğretim elemanları olarak, 4/C'li personel olarak, hizmetli, memur, şef, şube müdürü, denetmen, uzman, sayman, teknisyen, şoför ve kütüphaneci olarak buradayız. Kısacası bütün eğitim çalışanları için buradayız. Eğitim çalışanları olarak bize reva görülen ücreti protesto etmek için buradayız. Emeğimizin karşılığını alamadığımızın altını çizmek, adımıza düzenlenen bordroları yakmak için buradayız.
Buradan sizler aracılığıyla hükümete sesleniyor ve toplu sözleşme masasında içimize sinen, emeğimizin karşılığını ifade eden yeni bordroyu ortaya koymasını istiyoruz. Toplu sözleşmeye ilişkin genel taleplerimiz Konfederasyonumuz Memur-Sen tarafından daha önce kamuoyu ile paylaşıldı. Genel taleplerin yanında kamuda çalışanların beşte ikisini oluşturan eğitim çalışanları olarak taleplerimizden bazılarını burada açıklamak ve altını özellikle çizmek istiyoruz.
Ek ödeme mağduru öğretmenler ve öğretim elemanlarına 50 puan artış yapılmasını, yani 314 TL ek ödeme verilerek ek ödeme mağduriyetinin giderilmesini, eğitimcinin hak ettiği ekonomik seviyeye çıkarılmasını bekliyoruz. " - BAYBURT
Son Dakika › Yerel › Eğitim-Bir-Sen Bayburt Şubesi Fikret Özbey Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.