Balıkesir CHP'li Vekillerden Cömert Davası Değerlendirmesi

Son Güncelleme:

Balıkesir'deki Abdullah Cömert davasını izleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve CHP milletvekilleri saat 16.30'da duruşma salonundan çıkarak adliye önünde açıklamalarda bulundu.

Balıkesir'deki Abdullah Cömert davasını izleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ve CHP milletvekilleri saat 16.30'da duruşma salonundan çıkarak adliye önünde açıklamalarda bulundu.


Aynı zamanda bir avukat olduğunu hatırlatan Sezgin Tanrıkulu davanın tam bir karmaşa içinde başladığını belirterek şunları söyledi


Yargısız infaz, orantısız güç kullanımı sonrası infaz, işkence sonucu infaz ve faili meçhul cinayetlerde failleri korumak amacıyla maalesef davalar Türkiye'nin başka yerlerine gönderiliyor. Her zaman şunu ifade ettik; adalet ihlal edildiği yerde gerçekleşirse ancak adalet olur. Bu dava Hatay'dan buraya 1300 kilometre öteye gönderildi. Muğla'da öldürülen Şerzan Kurt'un davası Muğla'dan Eskişehir'e nakledilmiştir. Yine Ali İsmail Korkmaz'ın davası Eskişehir güvensiz diye Kayseri'ye nakledilmiştir. Böylece sanıklar, özellikle güvenlik mensubu olan sanıklar bir şekilde davaların nakliyle korunmaktalar. Bugün olan da budur. Aylar sonra açılan bir dava var. Sanık olmadığı yerde, sanığın çarpraz sorguya tutulmadığı yerde adalet gerçekleşmez. Bugün iyine sanık burada yok. Bu davayı takip etmeye devam edeceğiz.


DEMOKRASİYE KURBAN VERDİĞİMİZ İNSANLAR ARTIK DEVLET TERÖRÜ YAŞAMAMALI


CHP Balıkesir Milletvekili Namık Havutça ise, Bu dava neden Balıkesir'e alındığını anlamış değiliz derken, duruşmada Ergenekon'da olduğu gibi yargı terörü estirildiğini iddia etti. Havutça, Bu davanın asıl kendisi Hatay'da, dava Balıkesir'de, sanık Mersin'de, tanıklar Hatay'da. Burası güvenli bir yer. Eğer güvenli değilse sanık neden burada değil Bakın devlet terörü ile gencecik kardeşlerimizin hayatını kaybettiği, devlet şiddetiyle demokrasiye kurban verdiğimiz bu insanlar artık devlet terörü yaşamamalı. Ama önce adalet terörünü yaşamamalı. Burada biz adil bir yargılama olmasını beklerken, avukat arkadaşlarımız, milletvekilleri duruşma salonuna giremiyor. Ergenekon davalarının bir benzeri, bir yargı terörü, bir polis terörü hala burada işletiliyor. Salonun içerisinde savunma haklarını kullanacak olan arkadaşlarımız polis tarafından kameraya alınıyor. Burası devlet şiddetinin, adalet sarayı içerisinde cübbesiyle gezen avukatlar nasıl bir şüphedir ki kamera ile izleniyor diye konuştu.


CHP Hatay Millevekili Refik Eryılmaz ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Gezi olayları başladığı zaman müdahale 'bu talimatı ben verdim' dediğini aktarırken, Gezi davalarında siyasi baskı yapıldığını iddia etti.

Kaynak: DHA