Barış Zirvesi
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra bir dünya barışının hep birlikte inşa edilmesi, nefret dili üretilmemesi çağrısı yaparak, "O savaş esnasında hayatını kaybeden kim varsa biz hepsine şimdiden ve bütün geçmişimiz açısından da taziye dileklerinde bulunduk ama bugünlerde birileri o dönemde yaşanan acılar üzerinden, hele hele üçüncü taraflar, bazen de o savaşta kışkırtıcı rol oynamış olanlar, bu acılar üzerinden yeni bir düşmanlık tohumu ekmeye kalkışıyorlar" dedi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 1. Dünya Savaşı'ndan sonra bir dünya barışının hep birlikte inşa edilmesi, nefret dili üretilmemesi çağrısı yaparak, "O savaş esnasında hayatını kaybeden kim varsa biz hepsine şimdiden ve bütün geçmişimiz açısından da taziye dileklerinde bulunduk ama bugünlerde birileri o dönemde yaşanan acılar üzerinden, hele hele üçüncü taraflar, bazen de o savaşta kışkırtıcı rol oynamış olanlar, bu acılar üzerinden yeni bir düşmanlık tohumu ekmeye kalkışıyorlar" dedi.
Davutoğlu, Çanakkale Kara Savaşları'nın 100. yılı kapsamında, İstanbul Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen Barış Zirvesi'nin Yüksek Düzeyli Oturumu'nda konuklara hitap etti.
Aynı yüzyıl içinde Balkan Savaşları'nda da çok büyük acılar yaşandığını belirten Davutoğlu, zirveye Balkan coğrafyasından katılan komşu devlet başkanları ve yetkililere de "hoşgeldiniz" dedi.
Davutoğlu, o acılar üzerinden yüz yıl sonra 2012'de Balkan Zirvesi'nin yapıldığını ve Türkiye'nin çağrıda bulunduğunu kaydetti.
Balkan coğrafyasını "barış coğrafyası" yapmak istediklerini belirten Davutoğlu, Balkan Savaşları'nın 100. yılında Dışişleri Bakanı olarak bütün Balkan coğrafyasını gezerken, "Gelin yeni bir Balkan barışı kuralım" dediğini hatırlattı.
Davutoğlu, Atatürk döneminde Balkan Paktı çalışması yapıldığını ifade ederek, "Acılar yaşanmıştı. Ama Üsküp, bütün Saraybosna, bütün o güzel şehirler hepimizin şehri. İstanbul da bütün Balkan milletlerinin şehridir. 100 yıl önce kim kimle savaşmış olursa olsun İstanbul bütün Balkan milletlerinin şehridir" diye konuştu.
Geçen yıl 1. Dünya Savaşı'nın 100. yılında birçok faaliyet yapıldığını anımsatan Davutoğlu, şöyle devam etti:
"Şimdi 2015'teyiz. Acı bir savaşın yüzyılında çağrımız yine aynı çağrı . Nasıl Balkanlar'da 'Balkan barışı' diyoruz, Gelibolu, Çanakkale Savaşı üzerinden de değerli dostlarımla birlikte yaptığımız çağrı esastır. Gelin 1. Dünya Savaşı'ndan sonra bir dünya barışını hep birlikte inşa edelim, nefret dili üretmeyelim. O savaş esnasında hayatını kaybeden kim varsa biz hepsine şimdiden, bütün geçmişimiz açısından da taziye dileklerinde bulunduk. Ama bu günlerde birileri, o dönemde yaşanan acılar üzerinden, hele hele üçüncü taraflar, bazen de savaşta kışkırtıcı rol oynamış olanlar, bu acılar üzerinden yeni bir düşmanlık tohumu ekmeye kalkışıyorlar. Bizim İstanbul'dan mesajımız açık; Nasıl İstanbul bütün Balkan milletlerinin şehri ise İstanbul artık Avustralyalıların, Yeni Zelandalıların da şehridir. İstanbul, buraya savaşmak için gelip Çanakkale'de toprağa düşmüş olan milletlerin de şehridir. Hepiniz hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz."
"Yeni nesle barışı anlatalım"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, yarın Gelibolu'da, kahramanların son anlarını yaşadıkları topraklarda savaşın atmosferinin teneffüs edileceğini belirterek, bir daha o savaşın, benzer savaşlar ve acıların yaşanmaması için hep birlikte bir barış ahitleşmesinde bulunulmasını istedi.
Nefret dilinin terk edilmesi, tarihten dersler çıkarılması, tarih üzerinden milletlerin yargılanmaması çağrısında bulunan Davutoğlu, "Yaşanan acıları hep beraber paylaşalım. Acılardan yeni çatışmaları oluşturmayalım" dedi.
Davutoğlu, zirveye katılan bilim adamlarına yaptıkları katkılardan dolayı teşekkür ederek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Devlet adamı olarak bütün muhataplarımla, dostlarımla, arkadaşlarımla, Pakistan'dan Cezayir'e, Afganistan'dan Makedonya'ya, Balkanlar'a, Karadağ'a kadar bütün dostlarımız burada. Her milletten dostlarımızla yaptığımız çağrıyı sizlerle de paylaşmak istiyorum. Bir bilim adamı olarak da geliştirdiğimiz bilimsel yaklaşımlarla savaştan barışın nasıl üretilebileceğini hep beraber, bütün yeni neslin zihnine kazıyalım. Yeni nesle barışı anlatalım. Savaşlardan çıkartılacak barış derslerini aktaralım. Yeni nesillere üniversitelerimizde, okullarımızda, çatışmaların dilini değil, gelecek nesillerin barış dilini kuralım. Ben bugün gerçekleştirdiğimiz Barış Zirvesi'nin böyle bir barış döneminin ilk adımlarından biri olacağına inanıyorum. Katılan dostlarıma, arkadaşlarıma, hangi milletten olursa olsun bütün kardeşlerime, bu barış kardeşliği için gösterdikleri gayret dolayısıyla teşekkür ediyorum. İstanbul'dan yükselen barış mesajının bütün dünyaya örnek teşkil etmesini bir kez daha temenni ediyorum."
(Bitti)