Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş Açıklaması

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bazı uluslararası medya kuruluşlarında Türkiye'nin Nepal'e yaptığı yardımlara değinilmemesine ilişkin, "Birilerinin bunu görmezlikten gelmeleri, sadece onların körlüğü anlamına gelir, Türkiye'nin arama kurtarma faaliyetlerindeki yetersizliği ya da ilgisizliği anlamına gelmez. Biz kendi işimize bakarız" dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, bazı uluslararası medya kuruluşlarında Türkiye'nin Nepal'e yaptığı yardımlara değinilmemesine ilişkin, "Birilerinin bunu görmezlikten gelmeleri, sadece onların körlüğü anlamına gelir, Türkiye'nin arama kurtarma faaliyetlerindeki yetersizliği ya da ilgisizliği anlamına gelmez. Biz kendi işimize bakarız" dedi.


Kurtulmuş, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ile Japonya Arazi, Altyapı, Ulaştırma ve Turizm Bakanlığınca Hilton Otel'de düzenlenen "Afet Yönetiminde İşbirliği Çalıştayı"nın ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.


Bazı uluslararası medya kuruluşlarının Nepal'e yapılan yardımları sıralarken Türkiye'den yapılan yardımlara yer vermemesine ilişkin değerlendirmesi sorulan Kurtulmuş, AFAD ekiplerinin, Nepal'deki felaketten hemen sonra hazırlıklarını tamamlayıp, neredeyse hiçbir afet kuruluşu bölgeye ulaşmadan Nepal'e gittiğini söyledi.


Nepal'deki yetkililerin bile kurtarma çalışmaları sırasında yardım isteyenlere, "Şurada Türk kurtarma ekipleri var. Onlara gidin, onlar kurtarsın" diye yönlendirmeler yaptığını ifade eden Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bazılarının Türkiye'nin yapmış olduğu bu insani yardımları, insani destekleri görmemiş olması bizi hiçbir şekilde etkilemez. Biz dünyanın neresinde, kim yardıma muhtaçsa, oraya en kısa sürede ulaşmayı başarabilen bir ülkeyiz, AFAD'ı, Kızılayı, diğer arama kurtarma ekipleriyle... Dolayısıyla birilerinin bunu görmezlikten gelmeleri, sadece onların körlüğü anlamına gelir, Türkiye'nin arama kurtarma faaliyetlerindeki yetersizliği ya da ilgisizliği anlamına gelmez. Böyle haberleri de duymayız. Biz kendi işimize bakarız."


-"Dil sürçmesi olarak görüyorum"


Numan Kurtulmuş, "HDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 1 Mayıs kutlamalarıyla ilgili Taksim'i Kabe'ye benzeten açıklamaları vardı. Siz neler söyleyeceksiniz?" sorusu üzerine, siyasetçilerin bazen dilinin sürçtüğünü, Demirtaş'ın bu sözlerini de bir dil sürçmesi olarak gördüğünü belirtti.


"Herhalde Sayın Demirtaş'ın böyle bir şey kastetmemiş olması lazım. Bu memlekette 77 milyon vatandaşımızın hepsi bu milletin kabesinin neresi olduğunu bilir. Bu milletin kabesi konusunda hiçbir tartışmayı millet yaşamaz, hiçbir tartışmanın yaşanmasına da müsaade etmez" diyen Kurtulmuş, Demirtaş'ın bu sözleri üzerine fazla durmamak gerektiğini söyledi.


-"Milletin bir tane kabesi var"


Seçim zamanlarında siyasetçilerin bazen heyecanlanıp, maksadını aşan sözler ortaya koyabileceklerini belirten Kurtulmuş, şöyle devam etti:


"Bu milletin bir tane kabesi vardır. Başka hiçbir yer bu milletin ne dün kabesi oldu, ne bugün kabesidir, ne de başka bir zaman kabesi olacaktır. Kabe gibi bütün vatandaşlarımızın hepsinin ortak kutsal değeri olan, hatta İslam dinine mensup olmayan yurttaşlarımızın bile bu ülkenin bir kutsalı olarak kabul ettiği bir kavramı böyle günlük siyasi polemiklerin içinde kullanmaya kalkışmak da başka bir şey söylemek istemediğim için bunu söylüyorum, bir dil sürçmesidir, bir gönül sürçmesidir. Kabe bu milletin ortak değeridir. Bütün siyasi partilere mensup vatandaşlarımızın ortak değeridir. Bir tane kabemiz vardır, yöneldiğimiz bir tane istikamet vardır. Başka bir istikamete dönmeyiz, başka bir istikamete dönenlerin kabesini kabul etmeyiz."


-Muhalefetin seçim vaatleri-


Muhalefet partilerinin seçim vaatlerine ilişkin soruları da yanıtlayan Numan Kurtulmuş, bütün seçim vaatlerini dikkatle okuduklarını ancak bu vaatlerin çoğunun AK Parti iktidarları tarafından 13 yıldır zaten yapıldığını söyledi.


Çiftçiye verilen desteği örnek gösteren Kurtulmuş, şunları kaydetti:


"Tarım Bakanlığımız tarafından yapılan mazot destekleri, gübre destekleri, çiftçilerimize verilen destekler... Zaten bunlar yapılıyor. Şu anda Türkiye çok ciddi biçimde çiftçisine mazot desteğini veren bir ülkedir. Tarımsal destekler konusunda da dünyanın sayılı devletlerinden birisidir. Dolayısıyla muhalefetin 'yapacağız' diye söylediği şeylerin önemli bir kısmı zaten yapılıyor. Ama bunları seçim atmosferinde, seçim arefesinde gündeme getirmiş olmalarını en azından şu bakımdan faydalı görüyorum, özellikle CHP açısından. Eskiden ne söylesek milletin bir kısmı bize oy vermeye mecbur, mahkum zannediyorlardı. Şimdi vatandaşa dokunmak zorunda olduklarını hissettiler. Vatandaşın bazı taleplerini bire bir hiç olmazsa duymak mecburiyetinde olduklarını gördüler. Bu açıdan faydalıdır. Ama kusura bakmasınlar, bunların çoğu zaten gerçekleşmiş, yapılmakta olan işlerdir. Daha ileri teklifleri olursa bunları da dinleriz."


-Yurt dışında yaşayan Türkler-


Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun yurt dışındaki Türklere yönelik müjdelerine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine de Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Dışişleri Bakanlığı, diğer bütün ilgili kurum ve kuruluşlarla bir araya gelerek Avrupa'daki yurttaşların taleplerini değerlendirdiklerini, titiz bir çalışma sonucu bazı maddelerin öne çıktığını anlattı.


Bu taleplerin yurt dışında yaşayan Türkler tarafından yıllardır dile getirildiğini aktaran Kurtulmuş, "Bunlar zaten yıllardır oradaki kardeşlerimizin, vatandaşlarımızın istekleriydi. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek bir kısım istekleri de var. Nihayetinde Türkiye'nin yurt dışındaki vatandaşları Türkiye'nin bir parçasıdır" dedi.


Numan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Yıllardır her gittiğimizde bize derlerdi ki 'Aman biz Türkiye'de oy kullanalım", Türkiye'de verecekleri her oy Türkiye'ye aidiyetlerini arttıran bir iş olacaktı. Çok şükür 10 Ağustos'ta yurt dışındaki gurbetçilerimizin en önemli taleplerinden biri olan oy verme meselesi gerçekleşti. Şimdi 7 Haziran seçimleri öncesinde bu süreç başlayacak. Başbakanımızın açıklamış olduğu müjde demeyelim de onların beklentileri, o anlamda müjde diyoruz, onların yıllardır beklediği hususlarda hükümet olarak adım atma kararı aldık. Hayırlı uğurlu olsun. Bundan sonra da 5 milyonu aşkın yurt dışındaki vatandaşlarımızın bütün taleplerini karşılamak için elimizden gelen desteği vereceğiz. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yurt dışındaki diasporasını yalnız bırakmamak için, Yurt Dışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığını kurdu. Bu sene 5. yılını idrak ediyoruz. Yurt dışındaki vatandaşlarımızın sorunlarını anlamak, dinlemek ve çözmek için de bir kuruluşumuz var."


-Çözüm Süreci-


Kurtulmuş, Çözüm Süreci'ne ilişkin soru üzerine, sürecin siyasi olmaktan öte insani bir süreç olduğunu vurguladı.


Milletin son derece acı geçen bir 30 yılı daha asla yaşamak istemediğini belirten Kurtulmuş, şunları söyledi:


"Dolayısıyla annelerin daha fazla ağlamaması, evlatlarımızın dağlarda kaybolmaması, insanlarımızın şehit olmaması için biz bu sürecin gerçekten başarıyla sonlandırılması için siyasi iradeyi ortaya koyuyoruz. Milletimiz bu meseleye sahip çıkmıştır, bu insani sürece sahip çıkmıştır. Bu mesele artık sadece hükümetin, sadece siyasi partilerin meselesi olmaktan çok daha öte bir noktaya gelmiştir. Çözüm Süreci milletin meselesidir. 77 milyon yurttaşımızın tamamının meselesidir. Çözüm Süreci'nin bir numaralı muhatabı da bir numaralı sahibi de milletin bizzat kendisidir. Hangi olumsuzluk, hangi provokasyon olursa olsun, hangi zaman dilimi içinde, hangi zorluklarla karşılaşırsak karşılaşalım, asla bu süreç durmayacaktır, durdurulamayacaktır, önlenemeyecektir ve hiçbir şekilde engellenemeyecektir. Çünkü milletin sahibi olduğu bir sürece kimse zarar veremez. Biz bu inanç ve özgüvenle yolumuza devam ediyoruz."

Kaynak: AA - AkHaber.com