Dha Adana Bürosu Bölge Haberleri
Dha(eş)(19.02.Adana'da delege seçimlerinin kapı arkasında yazılmak istendiğini öne süren bir grup CHP'li, binaya alınmayınca CHP Seyhan İlçe binası önünde eylem yaptı.)
Dha(eş)(19.02.2012)
//////////////
CHP Adana'da önseçim isyanı
Adana'da delege seçimlerinin kapı arkasında yazılmak istendiğini öne süren bir grup CHP'li, binaya alınmayınca CHP Seyhan İlçe binası önünde eylem yaptı.
Merkez Seyhan, Yüreğir, Sarıçam ve Çukurova ilçelerinde toplam bin 600 delegenin seçimi için sandık konulmasını isteyen 100 kişilik grup, sadece Seyhan'da 11 mahallede önseçim için sandık konduğunu iddia etti. Grup adına açıklama yapan CHP Seyhan İlçe 2'nci Başkanı Cabbar Gülşen, "Sadece Seyhan'da 96 mahalle ve köy olmasına karşın, 11 mahallede delege seçimi için sandık koydular. Buralarda 40 delege seçilecek, geri kalan 360 delege ise, ahbap çavuş ilişkileriyle, kapalı kapılar arakasında yazılıyor. Bu, 'küçük olsun, benim olsun' zihniyetidir" dedi. Yapılan uygulamanın, parti içi demokrasiyle bağdaşmadığını söyleyen Gülşen, "Adana anakent olduğunda, 2 ilçe ile büyükşehir belediyesi de partimiz tarafından kazanılmıştı. Ancak, yapılan yanlış ve eksiklerimiz nedeniyle, süreç içerisinde partimiz Adana'da yenilmiş, yenilgi sonrası parti içi kavgalarla halktan uzaklaşılmıştır. Diğer yandan, halkımız yalan ve vurgun düzeni ile boğuşurken, ne yazık ki, parti içinde koltuk kavgalarıyla uğraşmaktan başka bir şey yapmamıştır" diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, parti içi demokrasi ve üyelik haklarının korunacağı sözlerine rağmen, Adana'da Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin askıya alındığını öne süren Gülşen, şöyle konuştu:
"Yeni ilan edilecek delege listeleri, hısım akraba ve ahbap çavuş ilişkileri üzerine kurulmuştur. Bu konuda, o kadar ileri gidilmiştir ki, seçim sandıkları il yöneticilerinin evine konarak, göstermelik seçim yapmaya kadar gitmiştir. Hatta tüzük ve yönetmelikleri hiçe sayarak, kendileri gibi düşünmeyen yöneticileri bile dışlayıp tasfiye etmişlerdir. Eğer bu yapılanlara dur denilmezse, partimiz kaosa sürüklenirken, parti içi kavgalara yol açacaktır. Bunun sonucu da, partimiz halkın gözünde güvenini yitirecektir. Bu nedenle, partimiz il yönetimi başkanını uyarıyoruz, oyunlara ortak olup partiye ihanet etmeyin."
Can KÜÇÜKÖZKAN/Adana, (DHA)
///////////////////
Ziraat bayileri Adana'da buluştu
TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şubesi tarafından düzenlenen 2. Ziraat Bayileri Zirvesi Adana'da yapıldı. Seyhan Otel'inde ziraat bayilerinin sorunlarının tüm yönleriyle görüşüldüğü zirvenin açılış konuşmasını yapan Ziraat Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Şahin Yeter, daha güvenli gıdaya ulaşmanın ürünlerin tarladan sofraya kadar izlenmesiyle mümkün olacağını söyledi.
Adana'da 561 bin hektar tarım alanı olduğuna dikkat çeken Yeter, birinci sınıf tarım arazilerinin stratejik öneme sahip olduğunu söyledi. Çukurova'da ihalesi gerçekleşen bölgesel havalimanının birinci sınıf tarım arazilerine kurulmasının yanlışlığına dikkat çeken Yeter, "Tarım alanlarının amaç dışı kullanımına karşıyız" dedi.
"OKUMA YAZMA BİLMEYEN BAYİ VAR"
Ziraat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Dr. Turhan Tuncer ise tarımın, ulusal gelire yüzde 9, istihdama yüzde 25 katkı veren; kırsal alanın hemen tek ekonomik getiri kaynağı olan, doyuran - barındıran bir sektör olduğunu söyledi. Özellikle dünya gıda fiyatlarının 2008'den bu yana yükselişe geçmesi ve pek çok ülkede halk ayaklanmalarına neden olmasının ardından tarım sektörünün öneminin her geçen gün daha iyi anlaşıldığını belirten Tuncer, "Ancak artık sadece üretmek değil, gelişen teknoloji ile birlikte toplumsal beklenti ve ihtiyaçlara uygun şekilde, sağlıklı ve kaliteli bir üretim yapılması da gerekmektedir. Bu üretimi kontrollü ve izlenebilir üretim sistemi ile gerçekleştirebiliriz ziraat mühendisleri devreye girmeden bu sistem kurulamaz" diye konuştu.
Zirai mücadele ilaçlarının mutlaka eğitim almış uzman kişilerce satılması ve yine uzman gözetiminde kullanılması gereğine işaret eden Tuncer, şöyle devam etti:
"Bu işin uzmanı ise ziraat mühendisleridir. Bugün Türkiye'de 6 bin 275 zirai ilaç ve alet bayii, 2 bin 487 tohum satış bayii, 7 bin 829 gübre satış bayii bulunmaktadır. Toplamda sayıları 16 bini aşan bayiler üreticilere aynı zamanda tarım danışmanlığı hizmeti de götürmektedir. Ancak bu hizmet gerektiği şekilde yerine getirilememektedir."
Ülkemizdeki 6 bin 275 zirai mücadele ilaç bayiden 4 bin 762'sinin ziraat mühendisi, bin 157'sinin ziraat teknikeri ve teknisyeni, 356'sının ise meslek dışı kişilerden oluştuğunun altını çizen Tuncer, bunların aralarında ilkokul mezunları ve hatta okuryazar olmayanlar bulunduğunu söyledi. Aynı şekilde gübre satışı için ruhsatlandırmada teknik eleman şartı aranmadığını kaydeden Tuncer, "Bu koşullarda ne yazık ki meslektaşlarımız gerektiği gibi hizmet verememektedirler" ifadesini kullandı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Ömer Akmaz da ürünlerin Türk Gıda Kodeksi'ne uygunluğunu kontrol eden ziraat mühendislerine büyük görevler düştüğünü belirtti.
Adana,(DHA)
//////////
Prim erken açıklansın
Adana Çiftçiler Birliği ve Turunçgil Üreticileri Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Sıdıka Arıkoğlu Erdoğan, primlerin geç açıklanması nedeniyle üreticinin üretim planlamasının zamanında yapamadığını söyledi.
Erdoğan, devletin destekleme priminin bir ürünün birim maliyetinin hesaplanmasında önemli bir unsur olduğunu vurgulayarak, "Başta yağlı tohumlar olmak üzere Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu tarım ürünlerine verilen destekleme primi ekim dönemi başlamadan açıklanmalı" dedi
Yıllardır süren bu sorunun çözümlenmemesinin üreticiyi kararsızlığa sürüklediğini vurgulayan Erdoğan, "Üretici, bir ürünün maliyetini hesaplarken tarla kirasından, sulama, tohumluk ve gübreleme ile bakım giderlerine kadar tüm girdi maliyetlerinin yanı sıra gelir hanesine primi de dahil ederek hesaplama yapar" diye konuştu. Erdoğan, bir başka sorunun ise Ziraat Bankası'nın kredilerinde yaşadıklarını belirterek, şöyle devam etti:
"Çiftçilerimiz son iki senedir Ziraat Bankasının sunduğu yatırım ve işletme kredilerinden en iyi şekilde yararlandı. Özellikle damla sulama, hayvancılık gibi yatırım kredilerinin tam destek, sıfır faiz ve uzun bir ödeme dilimi ile geri ödemesi çiftçiyi memnun etti. Bu da yapılamayan yatırımların hızlı bir şekilde yapılmasına katkı sağladı. İşletme kredilerinin geri ödemesinin 18 aydan 24 aya çıkarılmış olması da çiftçiyi rahatlattı. Bütün bu süreç içerisinde geri ödemelerin dönüşümü yüksek oranda gerçekleşti. Çünkü, bu kredileri çiftçiler tarlalarını ipotek ettirerek almaktadırlar. Dolayısıyla geri dönüş onlar için mutlaktır."
Adana,(DHA)
//////////////
KKTC Cumhurbaşkanı'na mektup:
"Karaoğlanoğlu Şehitliğinde Osmaniye'nin adı neden yok?"
Osmaniye 50. Piyade Alayı Komutanı iken 20 Temmuz 1974'te yapılan Kıbrıs Barış Harekatına alayı ile ilk giden, harekatın ikinci gününde emrindeki askerlerle birlikte şehit düşerek Kıbrıs - Girne Şehitliğine defnedilen Albay Halil İbrahim Karaoğlanoğlu'nun Şehitlikteki kitabesinde Osmaniye'deki görevinden bahsedilmemesine tepki gösterildi. Konuyla ilgili olarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu'na mektup gönderen Araştırmacı İsmet İpek, bu 'ihmalin' düzeltilmesi istedi.
Mektubunda "Yavru vatanımız Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin vatan olması için şehit düşen Mehmetçikler arasında Albay Halil İbrahim Karaoğlanoğlu'nun yeri ayrı ve özeldir" diyen İsmet İpek şöyle devam etti:
"Kitabedeki bilgi eksiktir. Çünkü Şehit Karaoğlanoğlu 30 Ağustos 1968'de Albay olduktan sonra Osmaniye'de konuşlu 50. Piyade Alayı Komutanlığı'na tayin edilmiştir. 20 Temmuz 1974 günü başlayan çıkartmaya 50.Piyade Alayı Komutanı olarak gitmiş, çıkartmanın ikinci gününde, 21 Temmuz 1974 tarihinde Osmaniye 50. Piyade Alayı Komutanı olarak şehit edilmiştir."
Yazısında Şehit Karaoğlanoğlu'nun Osmaniye'nin şehidi olduğunu, kendisine Osmaniye'de çok hürmet edildiğini belirten İpek Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıldönümü olan her 20 Temmuz tarihinde Türkiye'de sadece Osmaniye'de Şehit Albay Halil İbrahim Karaoğlanoğlu ve Kıbrıs Şehitleri için resmi tören düzenlendiğini, Şehit Karaoğlanoğlu'nun adının Osmaniye parkına verildiğini hatırlattı.
İpek, şu görüşleri dile getirdi: "Hal böyle iken, Kıbrıs Şehitliğinde bulunan kitabesinde İstanbul'daki, Ağrı'daki, Konya'daki görevlerinden bahsedilirken nispet yapar gibi Osmaniye'deki görevinden hiç bahsedilmemesi bizi üzmekte, inanıyorum ki onun yüce ruhuna da acı vermektedir. Kıbrıs Şehitliğindeki söz konusu kitabesi yeniden düzenlenmelidir. Ayrıca Şehit Karaoğlanoğlu'nun özgeçmişini anlatan yazılı ve görsel bilgiler yeniden gözden geçirilmeli, bu tarihi hata mutlaka düzeltilmelidir"
İbrahim EMÜL/Osmaniye, (DHA)
(19.02.2012
/////////////
Ciddi risk altındayız
ANTAKYA Ticaret Odası'nın düzenlediği 'Hatay'da deprem gerçeği ve korunma yöntemleri' konulu seminerin konuğu olan inşaat mühendisi Serdal Sıkar "Hatay'da çok uzun bir zamandan bu yana büyük bir depremin olmaması büyük bir risk" dedi.
Türkiye nüfusunun yüzde 95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığını, 1900 yılından bugüne kadar hasar yapıcı nitelikte 151 deprem olduğunu, 600 bine yakın binanın yıkıldığını ya da hasar gördüğünü
100 bini aşkın vatandaşın yaşamını kaybettiğini, 250 bin kişinin de yaralandığını anlatan Sıkar, şöyle devam etti:
"Hatay'daki yapıların çoğu kaçak ya da denetimsiz. Yapıların çoğu denetimleri yapılmadan kaçak olarak yapılmış, var olan yapı stokunun büyük çoğunluğu deprem yönetmelikleri dikkate alınarak yapılmamış, yapıların çoğu mühendislik hizmeti olmadan üretilmiştir. Mevcut yapıların güçlendirilmesi ya da yıkılıp yeniden yapılması gerekmektedir. Özellikle okul, hastane, itfaiye binaları ve diğer kamu binalarının güvenlikleri son derece az ve bu durum düzeltilmelidir."
Hatay,(DHA)
(19.2.2012 FOTOĞRAFLI)
////////////
'Gözaltı' konferansı
Gaziantep Polis Meslek Yüksekokulu'nda polis adaylarına 'Gözaltına almada dikkat edilecek hususlar' konulu konferans düzenlendi. Gaziantep Polis Meslek Yüksek Okulu'ndaki konferansa konuşmacı olarak Gaziantep Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Peker ve Cumhuriyet Savcısı Mustafa Tarsuslu katıldı. Gaziantep Polis Meslek Yüksek Okulu personel ve öğrencilerine yönelik düzenlenen konferansta, genç polis adaylarına meslek hayatında nelere dikkat etmeleri gerektiği ve adli kolluk amirlerinin polisten neler beklediği konusunda bilgi verildi.
Gaziantep, (DHA)
(19.2.2012)
//////////
'Obezite' uyarısı
Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Diyetisyeni Ebru Kutlar, günümüzün hastalığı obezitenin zararları ve korunma yolları hakkında öğrencilere uyarılarda bulundu.
Özel Mutafoğlu İlköğretim Okulu 'Obezite ile Mücadele Ulusal Eylem Planı' doğrultusunda bir seminere ev sahipliği yaptı. Gaziantep İl Sağlık Eğitim Şube Müdürlüğü tarafından okulun konferans salonunda gerçekleştirilen seminerde, Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi Diyetisyeni Ebru Kutlar, obezitenin orta yaş ve yaşlılarda ağır vücudun taşınması dolayısıyla eklemlerde ağrıların arttığını, gençlerde ise psikolojik sorunlara yol açtığını söyledi. Kutlar, obezitenin bir hastalık olduğunu ve herkesin bu hastalıktan korunması gerektiğini vurgulayarak zararları ve korunmanın yolları hakkında bilgi verdi.
Kutlar, özelikle öğrencilere sağlıklı beslenmeyi anlatarak, "Yeterli ve dengeli beslenme, süt, et, meyve ve tahıl grubuyla mümkün olur. Eğer obezite oranı yüksek ise, sağlıklı beslenme düzeni programı uygulanmalıdır. Amacımız öğrencilerimizin sağlıklı ve dengeli beslenmelerini sağlamaktır" dedi. Kutlar, okul içinde sağlıklı beslenme ve hareketli yaşamın teşvik edilmesi amacıyla düzenlenen seminerlerin, öğrencilerin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmalarında temel rol oynadığını kaydetti.
İl Sağlık Müdürlüğü Obezite Birim Sorumlusu Nuran Uçak ise çocuğun kişiliğinin özellikle okul çağlarında şekillendiğini hatırlatarak "Bu nedenle okul içindeki sağlıklı beslenme ve hareketli yaşamın teşvik edilmesi amacıyla bu konuda yapılan uygulama ve eğitimlerle davranış değişikliği, bilinç oluşturma, çocuk ve gençlerimizin sağlıklı yaşam alışkanlıklarını kazanmalarında temel rol oynamaktadır" diye konuştu.
Gaziantep, (DHA)
(19.2.2012) - Adana