Dha Yurt Bülteni-7

Son Güncelleme:

1)BESNİ'YE ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜPKK'lı teröristlerin Bitlis'in Hizan İlçesi'nde, yola döşediği el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan iki askerden Jandarma Astsubay Üstçavuş 33 yaşındaki Recep İnce'nin acı haberi, memleketi Adıyaman'ın Besni İlçesi'ndeki ailesini yasa boğdu.

1)BESNİ'YE ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜ


PKK'lı teröristlerin Bitlis'in Hizan İlçesi'nde, yola döşediği el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan iki askerden Jandarma Astsubay Üstçavuş 33 yaşındaki Recep İnce'nin acı haberi, memleketi Adıyaman'ın Besni İlçesi'ndeki ailesini yasa boğdu. Hizan- Tatvan karayolunun Hazro Dersi Mevkii'nde askeri aracın geçişinde, önceden döşenen el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan iki askerden Jandarma Astsubay Üstçavuş Recep İnce'nin şehadet haberi, askeri yetkililer tarafından Besni'ye bağlı Köseceli Beldesi'nde oturan ailesine verildi. Çiftçi Osman ve Cemile İnce çifti, acı haberle gözyaşlarına boğuldu. Evli ve 2 çocuk babası şehit İnce'nin biri kız 5 kardeşten üçüncüsü olduğu belirtildi. Şehit Jandarma Astsubay Üstçavuş İnce'nin cenazesi, bugün ikindide Besni'de düzenlenecek törenle toprağa verilecek.


Görüntü Dökümü


-------------------------


Köseceli beldesi


Askerlerin meydana Türk bayrağı asması


Şehidin evine Türk bayrağı asılması


Şehidin annesi Cemile İncenin ağıtları


Kız kardeşi Erengül'ün ağıtları


Genel ve detay görüntüler


(Haber-Kamera: Mustafa ÖNDOĞAN-ADIYAMAN-DHA)


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 106 MB


====================================================


2)SURUÇ'A ŞEHİT ATEŞİ DÜŞTÜ


BİTLİS'in Hizan İlçesi'nde PKK'lı teröristlerce yola döşenen el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan 2 askerden Jandarma Uzman Onbaşı Halil Ateş'ın acı haberi, Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'ndeki babasının evine ulaştı.


Tatvan- Hizan karayolunun Hazro Deresi Mevkii'nde PKK'lı teröristlerce yola tuzaklanan el yapımı patlayıcının askeri aracın geçişinde infilak ettirilmesi sonucu şehit olan Jandarma Uzman Onbaşı Halil Ateş'in şehadet haberi, sabah saatlerinde Şanlıurfa'nın Suruç İlçesi'nde oturan baba evine askeri yetkililerce verildi. Acı haberle yıkılan ailenin Türk bayraklarıyla donatılan Cumhuriyet Mahallesi'ndeki babasının evi, taziyeye gelenlerin akınına uğradı.


ŞEHİT BABASI: İNŞALLAH TERÖR OLAYLARI SON BULUR


Şehit Uzman Onbaşı Ateş'in babası Celal Ateş, oğlunun şehadet haberiyle yıkıldığını belirterek, "Benim ciğerim yandı, nice anne ve babaların ciğeri yandı. İnşallah bu terör olayları son bulur. Şehit oğlum daha önce benimle beraber çalışıyordum. 2 yıldır vatana hizmet ediyor. Oğlumla en son geçen Pazar günü görüşmüştük. Bugünlerde onu nişanlandırmak için bir mücadelemiz vardı. Kısmet olmadı. Artık anne ve babalar ağlamasın, vatan sağolsun" dedi.


Annesi Asiye Ateş'in 2007 yılında geçirdiği rahatsızlık sonucu hayatını kaybettiği, Türk bayrağının asıldığı şehit Ateş'in evine ziyarete gelen Suruç Kaymakamı Ferhat Sinanoğlu, Celal Ateş'e başsağlığında bulundu. Şehit Uzman Onbaşı Halil Ateş'in, 6'sı kız 10 kardeşin üçüncü büyüğü ve 2 yıldan bu yana Türk Silahlı Kuvvetleri'nde görev yaptığı belirtildi. Şehidin cenazesi, ikindi vakti Suruç'ta kılınacak cenaze namazının ardından Şıh Nasır Aile Mezarlığı'nda toprağa verilecek?.


Görüntü Dökümü


-------------------------


Türk bayrağının asıldığı şehidin evi


Suruç Kaymakamı Sinanoğlu ziyareti


Acı haber üzerine eve taziyeye gelenler


Şehidin babası Celal Ateş ile röp.


Genel ve detay görüntüler


( Haber: Ali LEYLAK- Kamera: Ömer PINAR-ŞANLIURFA-DHA)


GÖRÜNTÜ BOYUTU: 319 MB


=======================================================


3)YANGINDA 10 BİN BALYA KÜL OLDU


TEKİRDAĞ'ın Malkara İlçesi'nde özel bir şirkete ait büyükbaş hayvan çiftliğinde çıkan yangında, 10 bin ot, yonca ve fiğ balyası kül oldu. Olay, dün gece ilçeye bağlı İshakça Mahallesi mevkiinde bir çiftlikte meydana geldi. Henüz belirlenemeyen bir nedenle yaklaşık 800 büyükbaş hayvanın bulunduğu özel bir çiftlikte, istiflenmiş 10 bin adet ot, yonca ve fiğ balyası alev alev yanarak kül oldu. İhbar üzerine gelen Tekirdağ Büyükşehir Belediyesine bağlı 5 itfaiye aracı, Malkara Belediyesi'nin çeşitli birimlerine ait 5 su tankeri, kepçeler ve çok sayıda itfaiye eri alevlere müdahale etti. Yangın, iş makinelerinin de yardımıyla yaklaşık 10 saat süren çalışmanın ardından kontrol altına alınarak, söndürüldü. Depolarda bulunan tonlarca hayvan yemi ve gübrelerin üzerine toprak atılarak yangından korundu. Yangın sonucu yaklaşık 10 bin balya yanarak kullanılmaz hale geldi. İtfaiye ekipleri yangının çıkış sebebini araştırıyor.


Görüntü Dökümü


-------------------------


-İtfaiye ekiplerinin, kepçelerin ve su tankerlerinin yangın alanına gelişi


-İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi


-Çevreden detay


-Söndürme Çalışması


-Alev alev yanan balyalardan detay


Haber-Kamera: Murat YAYIN/MALKARA(Tekirdağ),-


===================================================


4)VALİNİN MAKAM OTOMOBİLİ ŞEHİDİN OĞLUNA SÜNNET ARACI OLDU


TOKAT Valisi Ömer Toraman'ın makam otomobili 2015 yılında Ağrı'nın Doğubayazıt İlçesi'nde kaçakçılık operasyonu sırasında şehit olan Uzman Çavuş Musa Bayrak'ın 7 yaşındaki oğlu Berkay Bayrak'ın sünnet aracı oldu. Evli ve 1 çocuk babası Şehit Uzman Çavuş Musa Bayrak, 5 Haziran 2015 tarihinde Ağrı'nın Doğubayazıt İlçesi'nde kaçakçılık operasyonu sırasında kazayla kendini vurması sonucu şehit düştü. Şehit Bayrak'ın cenazesi memleketi Samsun'un Bafra ilçesinde toprağa verildi.  Uzman Çavuş Musa Bayrak'ın şehit düşmesinin ardından Tokat'a ailesinin yanına yerleşen eşi Ferda Bayrak oğlu Berkay için Topçubağı Mahallesi Yurt Sokak'ta bulunan evlerinin önünde sünnet düğünü yaptı. Yapılan sünnet düğününde Tokat Valisi Ömer Toraman'ın makam otomobili ise Berkay'ın sünnet aracı oldu. Sünnet aracının arka koltuğuna oturan Berkay'ın düğün konvoyuna jandarma, polis ekipleri eşliğinde Türk bayrakları donatılan davetlilerin araçların katılımlarıyla yapıldı. Gazi Osman Paşa Bulvarında yapılan konvoyu gören çarşı iznine çıkan askerler ise Berkay'ı alkışlayarak asker selamı durdu. Ayrıca yürüme engelli olan bir vatandaş tekerlekli sandalyesi ile konvoyun önünü kesti.  Konvoya eskortluk yapan jandarma ekipleri araçtan inerek engelli vatandaşa bayrak hediye etti. Yapılan sünnet düğüne Tokat Valisi Ömer Toraman ve eşi Neşe Toraman, Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu, İl Jandarma Komutanı Albay Hidayet Arıkan, İl Emniyet Müdürü Göksel Topaloğlu ve vatandaşlar katıldı. Sünnet konvoyu sonrasında açıklama yağan Vali Ömer Toraman, "Berkay bugün hayatında çok önemli dönüm noktasında sünnet törenini gerçekleştiriyoruz. Allah ona sağlıklı uzun ömür versin. Hızlı bir şekilde büyür memleketine, milletine, ailesine, devletine faydalı birisi olacak inşallah. Çok da başarılı olacak. Biz bugün Berkay'ın bu mutlu gününde onunla beraberiz. Berkay'ın bir arzusu olmuş bizde ileride inşallah görevi ona teslim ederiz. Vali amcasının arabasıyla dolaşmak istemiş, konvoyunu yaptı arkadaşlarıyla beraber geldi. Biz onun bu mutlu gününde onunla birlikte olmaktan çok mutluyuz. Şehitlerimizin yakınları, gazilerimiz hep söylüyoruz milletimizin bize emaneti. Bunlar bizim en değerli varlıklarımız. Onlar için yapamayacağımız bir şey yok, hep onların yanındayız, destekçisiyiz. Allah şehitlerimize rahmet etsin. Onların sayesinde memleket, millet huzur içerisinde, güvenlik içerisinde. Onun için onların çocukları da bizim çocuklarımız. Berkay da bizim evladımız. Biz de onun için bu güzel gününde yanındayız. Asker amcaları, polis amcaları hep beraber eşlik ettiler Berkay'a şehir turu attılar ve buraya geldiler" şeklinde konuştu.  Berkay Bayrak ise kendi çok iyi hissettiğini söyleyerek, "Bu günüm çok güzel, hep böyle olsa keşke" dedi.


Görüntü Dökümü:


----------------------


-Sünnet konvoyu


-Süslenen vali makam aracı ile şehit oğlunun gezdirilmesi


-Önünü kesen engelliye bayrak verilmesi


-Valinin konuşması


-Berkay'ın konuşmaları


-Detay


Haber-Kamera: Fatih YILMAZ-Halil İbrahim YEL/TOKAT,


(266 mb)


===================================================


5)ANTALYA'DA SAHİLLERE AKIN


HAVA sıcaklığının 37, nem oranının yüzde 20 ölçüldüğü Antalya'da sıcaktan bunalanlar, sahil ve parkları doldurdu. Sıcak havada tatilciler ve vatandaşlar, Konyaaltı Sahili'nde denize girip serinlemeye çalıştı. Çocuklarıyla denize girenler şapkayla yüzmeyi tercih etti. Park ve gölgelik alanları tercih edenler ise aileleriyle piknik yaparak tatil gününün keyfini çıkardı.


Antalya Meteoroloji 4'ncü Bölge Müdürlüğü yetkilileri, kent merkezinde hava sıcaklığının 37, nem oranının yüzde 20 ve deniz suyu sıcaklığının 27 derece ölçüldüğünü belirtti.


Görüntü Dökümü


-------------------------


Sahilde güneşlenenlerden görüntü


Kitap okuyan kadının görüntüsü


Denizde yüzenlerden görüntü


Kıyıda oturan kadın turistin görüntüsü


Denize girenlerin görüntüsü


Çocukların deniz içinde görüntüsü


Deniz içinde resim çektiren turist kadınların görüntüsü


Plajdan genel görüntü


Detaylar


262 MB/// 03.51ö


HABER: Süleyman EKİN- KAMERA: Mehmet KILIÇASLAN/ANTALYA,


===================================================


6)BAHÇEŞEHİR KOLEJİ ATAKUM KAMPÜSÜNÜ DE KURDU


SAMSUN'da SES Okulları'nı bünyesine katarak Atakum İlçesi'nde 3'üncü kampüsünü kuran Bahçeşehir Okulları'nın Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel, eğitimin sonuç olmadığını, araç olduğunu söyledi.


Uyguladığı yenilikçi eğitim modelleriyle Türkiye'de eğitimin öncüsü olan Bahçeşehir Koleji 19 Mayıs Kampusu ve Bahçeşehir Samsun Fen ve Teknoloji Lisesi'nin ardından Samsun'daki 3'üncü Kampüsünü de bünyesine kattığı eski SES okulları binasını Bahçeşehir Koleji Atakum Kampusu olarak hizmete açıyor. Türkiye genelinde  47 ilde 100 kampüsü olan Bahçeşehir koleji güçlenerek büyümeyi hedefliyor. Bahçeşehir koleji Türkiye genelindeki tüm kampuslerinde STEM+A eğitimiyle öğrencilerine geleceğin sanayi devrimi  olarak anılan  Endüstri 4.0'a hazırlıyor. 5 yaşından itibaren verdiği kodlama eğitimiyle öğrencileri 'geleceğin dili' kodlamayla erken yaşlarda tanıştırıyor.


Atakum Kampusu'nün tanıtım toplantısına katılan Bahçeşehir Okulları Mütevelli Heyeti Başkanı Enver Yücel Atakum Kampüsü toplantı salonunda öğrenci velileriyle bir araya geldi. Burada bir konuşma yapan Yücel, Bahçeşehir Kolejinin'in Uğur Eğitim kurumlarının ikinci ailesi olduğunu hatırlatırken, " Bende 44 yıl önce Uğur Dersanesi'nin öğrencisiydim. Yaşım 15-16 falandı. Sonra 17-18 yaşında burasının sahibi oldum. O gün, bugün bu aile büyüyor. Büyütüyoruz. Önümüzdeki yıl 50'nci yılını kutlayacağız" dedi.


Türkiye genelinde 150 bine yakın öğrenciye hizmet verdiklerinin altını çizen Enver Yücel "Bahçeşehir Kolejleri olarak 101 kampüs olduk. 100'üncü kampusumüzü Kanada'da da açtık. Büyük bir aileyiz. Büyüklük önemli. 100 değil, bin tane de olabiliriz. Eğitimde bizim yapacak olduğumuz iş, işin kalitesidir. Bundan taviz vermeden büyümektir aslolan. Avrupa'nın en büyük eğitim kurumlarından biriyiz. Dünyada da sayılı kurumlardan birisiyiz. Bahçeşehir Koleji bundan 25 yıl önce kuruldu. 1998 yılında Bahçeşehir Üniversitesi'ni kurduk. İstanbulda kurulan, 30  bin öğrencisi bulunan, 1200'e yakın akademisyeni olan Türkiyede artık büyük bir üniversite konumuna geldik. Yine dünyada  İstanbul dahil olmak üzere 5 noktada üniversitemiz var. Yakınımızda, Karadeniz'de Batum'da bir üniversitemiz var. Küçük bir yapı, sadece Tıp Fakültemiz var. Almanya Berlin'de,. Amerika Washington'da Üniversitemiz var. Bu sene Kıbrıs'ta yeni açılan üniversitemiz var. Yani 5 noktada global dediğimiz şemşiyenin altında üniversitelerimiz var" diye konuştu.


Eğitime gönül verdikleni söyleyen Yücel, eğitimin bireyin hayatında neleri değiştirdiğini iyi bildiğini kaydederek, "Eğitimin toplumu, mahallesini, ilini, ülkesini, dünyayı ne kadar değiştirdiğini, değiştireceğini biliyorum. Şimdi biz buyuz. Böyle bir aileyiz. Amacımız; Türkiye'nin gelişmesi, Türkiyenin Cumhuriyetimizin kurucusunun, Mustafa Kemal'in hedef gösterdiği muassır medeniyet düzeyini aşma hedefi. Türkiye'nin zengin olması. Çocuklarınızı okula niye veriyorsunuz? Niye buraya veriyorsunuz? Türkiyede okulların yüzde 90'ı parasız, bedava devlet okulları. Onlar varken daha iyi eğitim alması için buraya veriyorsunuz. Daha iyi eğitim alırsa ne olacak? Ne yapacağız? Hedeflerimiz nedir? Nasıl bir evlat yetiştirmeliyiz ki genç insan yetiştirmeliyiz ki hedeflerimize ulaşalım? Şunu çok iyi biliyoruz. Sadece ben bilmiyorum. Bütün dünya biliyor. Bilim insanları devamlı araştırmalar yapyor. Ülkenin toplumun gelişebilmesi için iyi eğitim almak zorundayız. Biz iyi eğitimi yapmak zorundayız" diye konuştu.


Enver Yücel, Karadeniz de petrol aksa bile ülkenin, toplumun eğitimi iyi değil ise kalkınmasının yine mümkün olamayacağını anlatırken şöyle devam etti:


"Bunu dünyada görüyoruz. Türkiye'nin zengin olması lazım. Sizin çocuklarınızın okula gidişinin nedenlerinin başında zengin birer bireyler, iyi, yeştişmiş insan olması lazım. Yoksa eğitime niye veriyoruz ki? Gelecekte 20 yıl sonra belki okullarda olmayacak. Üniversiteler olmayacak mesela.  Herşey değişiyor. Eğitimin anlayışı, kültür de değişiyor. Biz niye çocuğumuzu okula veriyoruz. Amerika'nın bazı bölgelerinde okula gitmik zorunluluğu yoktur. Eğitim sonuç değil,  araçtır. Sizler de çocuklarınızı özel okullara biraz daha iyi diye cebinizden gelirinizden bir kısmını bu kaynaklara yatırıyorsunuz ki; 'Benim çocuğum iyi olsun.' Türkiye, bunu başarmak zorunda. Biz bunu başarmak zorundayız. Elimizde şu anda 17 milyon genç, cocuk var. 2025'ten sonra bu kadar gencimiz olmayacak. Dolayısıyla ondan sonra da azalacak. Türkiye genç bir nüfus. Ama bu hep böyle gitmiyor. Yaş ortalaması Türkiye'de 76'lara geldi. Yaş ortalaması gittikçe yükseliyor. Bugün  doğan çocukların yaş ortalaması 120 olacak deniliyor. Böyle bir dünyada biz o zaman bütün yatırımımızı geleceğimiz olan çocuklara doğru düzgün eğitim vermekle olabilir. Ne yapacağız? İyi bir eğitim yapacağız. İyi bir eğitim nedir? Bu günün şu andaki Türkiye ve dünyanın işlerine meselelerine konsantre olmuş çocuklar gençler değil yarının Türkiyesinde çalışacak olan bu gençlere o eğitimi vermek lazım."


Yücel, Türkiye ve dünyanın değişmeye devam ettiğini, dünyanın 3 sanayi devrimi geçirdiğini, günümüzde 4'üncüsünde olduğunu belirtirken, şöyle dedi:


"Bilgi çağı denilen dijital çağ denilen devirdeyiz. Şimdi siz okullarınızda bu çağa uygun çocuk insan birey yetiştiremezseniz, ana okulunuzu buna göre dizayn edemezseniz, ilkokulunuzu, ortaokulunuzu üniversitenizi buna göre dizay edemezseniz yani 4'üncü sanayi devrimine uygun çocuk yetiştiremezseniz üçüncü sanayi devrimini geçirdiğimiz için, yetişemediğimiz için çok fazla gelişemedik, burayıda kaçırırız. Bizim dijital çağa uygun bireyler yetiştirmemiz gerekir. Dünyanın sorunu neyse eğitim buna çözüm bulmalıdır. Dünyanın ne sorunu var Samsun'un ne sorunu var bir düşünün. Mahallenizin ne sorunu var bir bakın. Türkiyenin ne sorunu var Amarikanın ne sorunu var bir düşünün. Bunlara çözüm bulabiliyorsa eğitim o zaman bu doğru bir eğitimdir. Mahallenizi gözünüzün önüne getirin yada Samsun'a gözünüzün önüne getirin. Gelir adaletsizliği vardır. Yoksulluk vardır. Komşuluk ilişkisi problemleri vardır. Ahlaki ve çevreye duyarlı olmayışlar vardır. Bütün dünyayı şimdi düşünün. Dünyanın 3 tane büyük meselesi vardır. Yoksulluk, gelir adaletsizliği çevre ve ahlaki değerler ve birlikte yaşam kültürü. Eğitim bunlara cevap verebiliyor ise o eğitim doğru eğitimdir. Biz onun için bütün müfredatımızı, bütün yapımızı bütün kültürümüzü ve anlayışımızı  bunlara cevap verebilecek düzeyde dizayn ettik. Diyeceksinizki Milli Eğitim bakanlığının müfredatı yokmu. Tabiki var hepimiz milli eğitim bakanlığına bağlı ayrı ayrı kurumlarız. Ama bu ilave anlayış, kültür, ders vesaire veremezsin anlamı ifade etmez. bunları rahatlıkla verebiliriz diye düşünüyorum. Şimdi zengin olacağız dedik. Nasıl olacağız. Çocukta okudu. Bu çocuk iş yapacak yada iş kuracak. Bütün Türkiyeyi böyle düşünün.  Eğer bu eğitimin içi dolmaz ise yaratıcılığımız yok ise siz yine kilosu 1 dolardan bile ihracat yapamazsınız. Kamyonlarla TIR'larla, gemilerle mal satıyoruzya dış dünyaya, bunlar çok fazla para etmiyor. Ama nokta kadar materyal alıyorsunuz, senin bir gemi dolusu fındığa bedel oluyor. Bizim bişey üretmemiz lazım. Türkiyenin milli geliri son 15 yılda 10- 11 bin dolarlara çıktı. Ama bu yetmez. Şimdi bunu 20 bine çıkartacağız. Yol bilim ve teknoloji üretmek bu sayede geliri artırmak başka çaresi yok. Onun için biz anaokulunda kodlama öğreüiyoruz  onun için yabancı dil mutlaka öğreütiyoruz yabancı dil öğretmek artık normal hale geldi. Esas geleceğin dili artık kodlama. Anaokulundan itibaren kodlama."


Enver Yücel konuşmanın ardından öğrenci velilerinin soruarını yanıtladı.


Görüntü Dökümü


--------------------------


-Enver Yücüel'in konuşması


-Detay görüntüler


(SÜRE: 15.02) (BOYUT: 499.93MB)


Haber-kamera: Hakan ÇELİKBAŞ-SAMSUN-DHA


======================================================


7)YAVRU ATMACA KORUMA ALTINA ALINDI


SİVAS'ta vatandaşlar tarafından bulunan yavru atmaca koruma altına alındı.


Sivas'ta Cumhuriyet Üniversitesi (CÜ) lojmanlarında asansör tamiri yaptığı sırada yavru bir atmaca bulan Ali Coşkun uçamadığını farkedince yanına alarak işyerine getirdi. Yavru atmacaya işyerinde 2 gün bakan Coşkun, Sivas Belediyesi Sokak Hayvanları ve Rehabilitasyon Merkezin'e teslim etti. Yavru atmacanın herhangi bir yarası olmadığını söyleyen Coşkun, "Üniversite lojmanlarında çalışırken baktık orada uçamaya çalışıyordu. Uçamadığını farkettik. Alıp işyerimize getirdik" dedi.


Görüntü Dökümü:


----------------------


-Yavru atmacanın görüntü


-Bulan kişinin konuşması


-Detaylar


Haber-Kamera: Hüsnü Ümit AVCI/Sİ·VAS,

Kaynak: DHA