Türk Dünyası Belediyeleri İşbirliği Toplantısı

Son Güncelleme:

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dış politikada sert ve yumuşak güç olduğunu, belediyelerin de TİKA gibi yumuşak güç haline döndüğünü belirterek, "Anadolu Ajansı'nı sadece Anadolu'dan haber veren bir ajans olmaktan çıkaran adımları da attık" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Dış politikada sert ve yumuşak güç olduğunu, belediyelerin de TİKA gibi yumuşak güç haline döndüğünü belirterek, " Anadolu Ajansı'nı sadece Anadolu'dan haber veren bir ajans olmaktan çıkaran adımları da attık" dedi.


Bozdağ, Kızılcahamam'da bir otelde düzenlenen Türk Dünyası Belediyeleri İşbirliği Toplantısı'na katıldı.


Toplantıda konuşan Bozdağ, Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin çok önemli bir isme sahip olduğunu belirterek, bu ismin sadece Türkiye'nin değil dünyanın dört bir yanında bulunan belediyelerin ortak çatısını ve ortak bir adı ifade ettiğini söyledi.


Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin çalışmalarını çok önemli gördüğünü vurgulayan Bozdağ, şunları kaydetti:


"Bilgiyi paylaşmak, dayanışmamızı artırmak imkanlarımızı yeri geldiğinde paylaşmak fevkalade önemli bir çalışma. Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin yeni olması, bu alanda bazı sorunlarla karşılaşmasını mümkün kılacaktır. Bilmek lazım ki 2003'ten bu yana gelinen mesafe hiç de az değil. Biraz önce Birlik Başkanımız binin üzerinde üye olduğunu söyledi. Yola çıktıklarında, sayı bu değildi. Dünyanın en güçlü örgütlerinden birisi, bu örgüt. Her yerde gözü, kulağı, eli var. Bu gözü, kulağı, eli, bu aklı sahip olunan imkanlarla ve bir de bunların arkasında halk desteğiyle birleştiğinde ortaya çıkan potansiyelin ne kadar anlamlı olduğunu apaçık ortadadır."


Başarının en önemli noktalarından bir tanesinin, beraber çalışmak olduğunun altını çizen Bozdağ, şöyle devam etti:


"Türk Dünyası Belediyeler Birliği'nin, Türkiye'mizin çeşitli kamu kuruluşlarıyla, uluslararası alanda yaptığı çalışmalarda işbirliği yaptığını biliyoruz. Dünyanın dört bir tarafında mirasımız var. Açılışını yaptığımız eserleri gördüğümde, restore eden belediyelerimizden dolayı hem de ecdadımızdan dolayı bir kez daha iftihar etme imkanız oldu."


-"Ecdat yadigarı eserler aslına uygun restore edilsin"-


Yurt dışındaki tarihi eserlerin restorasyonunda zaman zaman sıkıntılar yaşandığını ifade eden Bozdağ, "Tarihi eserler restore edilirken, geleceğe aktarılırken restorasyon çalışmalarının orijinaline uygun yapılması doğru olandır, gerekli olandır. Biz eğer tarihi eseri restore ederken bunun hayatta kalmasını sağlayalım, yıkılmaktan kurtaralım mantığıyla hareket eder, çalışmalarımızı bu eksen üzerine bina edersek büyük hata etmiş oluruz" dedi.


Başbakan Yardımcısı Bozdağ, şunları kaydetti:


"Nerede bir eser varsa, miras varsa, tarihi yapıt varsa bizim onu kendi asli özelliklerine uygun bir şekilde restore etmemiz esastır. ya öyle yapalım yada hiç yapmayalım. Bazı yerlerde 'aman yapın ama nasıl olursa olsun' deyip yapıyorlar ve bu şekilde eserin orijinalliği ortadan kayboluyor, tarihten gelen özü ortadan kalkıyor. Ecdat yadigarı eserlerin bir özelliği de orada yaşayan medeniyetin tanığı olmalarıdır. Bu işleri yaparken Kültür Bakanlığımızdan ya TİKA'dan ya da buraları denetleyebilecek kurumlardan yardım almakta fayda var."


Hükümet olarak belediyelerin bu anlamda yurt dışında yapacağı çalışmaları desteklediklerini dile getiren Bozdağ, "Türk dünyasında bulunan kardeşlerimizin buna ihtiyacı var. Belediyelerimizin dışa açılmasını, belediyelerimizin dünyayı görerek başka ülkelerdeki belediyeciliği görerek, kendi bilgilerini artırması bakımından da bunu önemli görüyoruz" ifadelerini kullandı.


-"Bir yol haritasına ihtiyacımız var"-


Türkiye'nin bütün kurumlarıyla yurt dışında yapacağı çalışmalara ilişkin ortak bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu vurgulayan Bozdağ, "Türkiye'nin, bütün bu kurumlarımızın bu konuyla alakalı, bilgili, herkesin her kesimin katkısıyla oluşacak bir yol haritasına ihtiyacımız var. Strateji belgesi ortaya konacak ve bu belge Türk Dünyası Belediyeler Birliği, Vakıflar Genel Müdürlüğü hem de Kültür ve Turizm Bakanlığı için herkes için yol gösterici bir belge olacaktır. Bundan sonraki süreçte adımlarımız, bu strateji çerçevesinde yürütme gayreti içinde olmuş olacağız" diye konuştu.


Yurt dışında ecdat yadigarı eserlerle ilgili pek çok envanter bulunduğunu, ancak bu envanterlerde bir uyumsuzluk olduğunu kaydeden Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Tek kalemde kültür varlıklarını gösteren sağlıklı bir envanter yok. Birinde var görünen diğerinde yok. Sağlıklı bir şey yok. Devletin elinde bu anlamda ne kadar bilgi varsa mahallinde çalışmalar yaparak yurt dışındaki bütün ecdat yadigarı eserleri birleştiren bir başka çalışmayı TİKA Başkanlığında kurduğumuz bir komisyon yürütüyor. Yurt dışında nelerimiz var, her yerde en ince detayına kadar bilinecek. Bir belediye başkanımız, örneğin Kırgızistan'da bir çalışma yapmak istediğinde orada nelerin olduğunu detaylarıyla görme imkanı olacak."


-"Mirasçısı olduğumuz emanetleri korumakla yükümlüyüz"-


Türkiye'nin dünyanın pek çok bölgesinde önemli çalışmaları olduğuna dikkati çeken Bozdağ, " Somali'de devam eden Türkiye'nin büyük bir yardım köprüsü, gönül köprüsü var. Somali'ye gidene kadar ecdat yadigarı eser olduğunu bilmiyordum. Orada büyük cami var, su deposu var, pek çok ecdat yadigarı eserler var. Orada gelenlerden bazıları, 'biz Türküz' dediler, biz de şaşırdık" diye konuştu.


Etiyopya'nın Harar bölgesindeki evlerin Beypazarı'ndaki evlere benzediğini dile getiren Bozdağ, "Bunlar Osmanlı döneminde kalma' dediler. Şimdi Hararda'kine, Zeyla'dakine, Orta Asya'dakine de sahip çıkıyoruz, her yerdekine sahip çıkıyoruz. Çünkü bize miras bunlar, bize emanet. Mirasçısı olduğumuz emanetleri de korumakla da yükümlüyüz" dedi.


Bazılarının, Türkiye'nin yurt dışındaki yardımlarıyla ilgili olarak,


"Türkiye'nin ne işi var oralarda" diyerek eleştiride bulunduğunu anımsatan Bozdağ, şunları söyledi:


"Bazı partiler yardım yapan yerler geçtiğinde, 'ya niye falan yer yok, falan yerde niye var' diye eleştiride bulunuyorlar, Türk dünyası denilince 2-3 ülkeden başkasını görmedikleri için. Dünyanın her yerinde akrabalarımız ve ecdat yadigarı eserlerimiz var. Bizim ecdadımızın, bizim gönül coğrafyamızda bulunan her yerde, tarihimizin geçtiği her yerde bizim olmamız, bizim başta gelen vazifemiz."


-"TİKA'nın koordinasyon merkezi ve proje sayısı arttı"-


Bozdağ, Türkiye'nin yurt dışında Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı


(TİKA) aracılığıyla pek çok ülkede çalışmalar yaptığını belirterek, 2002'ye 12 olan TİKA koordinasyon ofisi sayısını 35'e çıkardıklarını söyledi.


"Her yerde bizim elimize elini uzatan insanlar var" diyen Bozdağ, Ortadoğu, Balkanlar, Orta Asya'daki insanları sevgi ve beklentisini gördüklerini söyledi.


Bozdağ, TİKA'nın faaliyet gösterdiği ülkelerde 1992 ile 2002 yılları arasında 2 bin 241, 2002-2011 yılları arasında ise 10 bin 86 proje gerçekleştirildiğini belirterek, "4 kat artış olduğunu görüyoruz. Büyük bir değişim, büyük bir kalkınma yardımı" diye konuştu.


2011'deki projelerin dağılımına bakıldığında, bunların 805'inin Orta Asya'da, 475'inin Balkanlar'da, 202'si Ortadoğu ve Afrika ülkelerinde uygulandığını anlatan Bozdağ, "Şu anda da her alanda bu yardımlar yapılıyor, yapılmaya devam edecek" dedi.


"Bugün nerede birisi Türkiye'den yardım istese onun yardımına koşan bir Türkiye var" diyen Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Somalide sıkıntı var, orada olan bir Türkiye var. Sudan'da sıkıntı var, orada olan bir Türkiye var. Yanı başımızda, Suriye'de problem var orada olan Türkiye var. Kazakistan, Kırgızistan'da olan Türkiye, Tunus'ta, Mısır'da olan, Libya'da olan Türkiye var. Libya'da iç çatışmalarda binlerce kişiyi 24 saatte tahliye eden bir Türkiye var. Türkiye'nin yaptığı kalkınma yardımları 2 milyar 263 milyon dolara ulaştı. Bunun 1 milyar 253 milyon doları resmi yardımlar, diğer kısmı da STK'ların yardımı. Dünün Türkiyesini bugününkiyle mukayese ettiğimizde ise 2002'de 34 milyon dolarken bugün 2 milyar dolar yardım yapabilen ülke konumuna geldik. Hepimiz için övünç kaynağıdır."


-Belediyeler dış politikada yumuşak güç olma yolunda-


Dış politika sert ve yumuşak güç olduğunu belirten Bozdağ, şöyle devam etti:


"Şimdi belediyelerimiz TİKA gibi yumuşak güç haline döndü, dönüyorlar. Bundan sonra yapacağı iyi işlerle, altyapı üstyapı konularında, kardeş belediyecilik gerekçeleriyle yapacağınız her tür destek hem sizi hem yardım ettiğiniz belediyeleri hem de Türkiye'yi güçlendirecek, ülkeler arası ilişkilerin daha da ileri gitmesini temin edecektir."


Yunus Emre Vakfı'nın faaliyetlerine de değinen Bozdağ, vakfın, Türk kültürünü, dilini birinci elden öğretme görevini yürüttüğünü, Türkiye'nin ve dünyanın marka isimlerini bir araya getirmek suretiyle konferanslar verdiğini anlattı.


-"Anadolu Ajansı'nı tüm dünyadan haber paylaşıyor"-


Türkiye'nin yurt dışında var olan kurumlarından birinin de Anadolu Ajansı olduğunu dile getiren Bozdağ, "Anadolu Ajansı'nı sadece Anadolu'dan haber veren bir ajans olmaktan çıkaran adımları da attık. Anadolu Ajansımız var, Anadolu'dan haber veren bir ajans. Balkanlar'da bir olay var Anadolu Ajansı yok, Avrupa'da bir şey var yok, ABD'de bir şey var yok. Sadece görevlendirdiği elemanlarla oluyordu. Ama şimdi kurumsal olarak olacak" diye konuştu.


Anadolu Ajansı'nın Balkanlar, Orta Asya, Avrupa ve Ortadoğu'da bölge müdürlükleri kurduğunu, Balkanlardaki ofisin açılışını kendisinin yaptığını anlatan Bozdağ, "Böylelikle Anadolu Ajansı dünyada olup bitenleri birinci gözden, birinci elden, birinci kulaktan alarak Türkiye ve dünya kamuoyuna verecek. Böylelikle olayların manipülasyonun önüne geçilmesi ve gerçek bilginin, gerçek haberin dünyayla paylaşılması konusunda da son derece tarihi bir başka görevi ifade etmektedir" ifadelerini kullandı.


-"Türkiye yabancı öğrenciler için cazibe merkezi oldu"-


Türkiye'nin son yıllarda uluslararası eğitim merkezi olma yolunda ilerlediğine de vurgu yapan Bozdağ, şöyle devam etti:


"Türkiye 4 bin yabancı öğrenci alacakken, bunun 11 katı yabancı öğrencinin Türkiye'yi tercih etmesi, müracaat etmesi, uluslararası öğrenciler için Türkiye'nin cazibe merkezi olduğunu göstermesi bakımından çok önemli. Belediyelerimiz dünyaya tam açılmış durumda ama üniversitelerimiz çekingen durumdalar. Biz kadro vermek isterken onlar çekingen duruyor. Üniversiteler, vakıf üniversiteleri, kapılarını uluslararası öğrencilerine sonuna kadar açmalıdırlar. Türkiye'den 10 binlerce öğrenci yurt dışında okurken, Türkiye'nin vakıf üniversitelerini, uluslararası öğrencilerine yeteri kadar kapılarını açmamaları, büyük bir yanlıştır. Türkiye üniversitelerinde okumak isteyen pek çok öğrenci var. Bir yandan devlet ve bir yandan vakıf üniversiteleriyle bu alanda daha iyi hizmet sunabiliriz."


-Çam: "Hiç uğramadığımız ülkelere girmekteyiz"-


TİKA Başkanı Serdar Çam da Türk Dünyası Belediyeler Birliği ile birlikte çalıştıklarını, bundan sonraki yıllarda bu çalışmaların artarak devam etmesini umduklarını söyledi.


Türkiye'nin çok önemli sorumluluklar üstlendiğini dile getiren Çam, "Çok hayırlı güzel çalışmalarımız var. Bizim belli konularda tecrübelerden daha da fazla istifade edebileceğimiz imkanın mevcut olduğunu ifade etmek istiyorum. Dünyada yaşanan siyasi ekonomik krizler Türkiye'ye önemli sorumluluklar yüklemiştir" diye konuştu.


Özellikle restorasyon alanında çok önemli çalışmalar yaptıklarını anlatan Çam, "Afrika'da daha önce hiç uğramadığımız ülkelere girmekteyiz. Kore'de cami restorasyon çalışmalarımız var. TİKA olarak bugün en az gelişmiş ülkelerden 33'üne ulaşmış durumdayız. Biz en az gelişmiş her ülkede bir bayrağımızın dikilmesini istiyoruz. Bunun için de Türk Dünyası Belediyeleri Birliği'nin desteğini önemsiyoruz" şeklinde konuştu.


Toplantıda, daha sonra Başbakan Yardımcısı Bozdağ nezaretinde Türk Dünyası Belediyeler Birliği ile TİKA arasında iş birliği protokolü imzalandı.


Muhabir: Kurbani Geyik


Yayıncı: Tolga Özgenç - ANKARA

Kaynak: AA