Yeni Yatırım Teşvik Sistemi Toplantısı ÇTSO'da Yapıldı
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan: Cumhuriyet tarihinin en cömert teşvik sistemidir
ÇTSO Başkanı Bülend Engin: Köprü Güney Marmara'nın gelişim projesi olmalıdır
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen 'Yeni Yatırım Teşvik Sistemi Toplantısı'nda konuşan Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, Türkiye'yi, ''Adeta 300 kilometre hız sınırı yapabilecek, 300 beygirlik bir otomobile'' benzetti.
Geçmişte, Türkiye'nin bu gücünü ve hızını gerek siyasi, gerek ekonomik ve gerekse de özel sektör ve kamunun diyalogunda yaşanan problemlerden dolayı kullandırmadıklarını ifade eden Çağlayan, "Ama bugün gördük ki özel sektörümüze gereken destek verilirse ve bu işin asıl oyuncusu haline getirilirse, tutana aşk olsun" diye konuştu.
Çanakkale'nin ilçeleri Bozcaada ve Gökçeada'yı da yeni teşvik sisteminde 6. bölge kapsamına aldıklarını kaydeden Çağlayan, "Çanakkale'de turizmi, gıdası, entegre hayvancılık tesisleriyle büyük fırsatlar var. Yatırımcılar bu noktada sanırım fırsatları ciddi gözden geçirecekler. Uluslararası yatırımlarda da Çanakkale'yi dikkate almak gerekecek. Ayrıca yeni nesil serbest bölge anlayışında bir sistem geliştiriyoruz Türkiye'nin yatırım ve ihracatını çok daha fazla artıracak yeni yapılanmaya gidiyoruz. Hazır yelkenlerimizi rüzgârla doldurmuşken nereye gideceğimizi bilen gemi olarak yolumuza son sürat devam edelim" dedi.
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası (ÇTSO) Meclis Salonu'nda, düzenlenen Yeni Yatırım Teşvik Sistemi Tanıtım Toplantısı'na Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın yanı sıra Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkan Yardımcısı Mustafa Çıkrıkçıoğlu, ÇTSO Yönetim Kurulu Başkanı Bülend Engin, Meclis Başkanı Niyazi Önen, AK Parti Çanakkale milletvekilleri Mehmet Daniş ile İsmail Kaşdemir, Çanakkale Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Çanakkale Defterdarı Sacide Şakar, Çanakkale'deki oda ve borsaların başkanları, ÇTSO Yönetim Kurulu ve Meclis üyeleri ile işadamları katıldı.
Bakan Zafer Çağlayan, Yeni Teşvik Yasası'nı, "Cumhuriyet tarihinin en iddialı, en cömert ve yatırımcı açısından en büyük fırsatları içeren bir teşvik sistemiyle karşı karşıyayız" diye tanıttı. Çağlayan, ne bir envantere ne de bir sanayi stratejisine dayanağı olmayan bir teşvik sisteminden ve istenilen amaca ulaşamamış bir yapıdan bugün 800 ayrı kuruluştan tek tek görüş alınarak ortaya çıkmış olan yeni bir teşvik sistemine geçildiğini belirtti.
"Cumhuriyet tarihinin en iddialı, en cömert ve yatırımcı açısından en büyük fırsatları içeren bir teşvik sistemiyle karşı karşıyayız" diyen Bakan Çağlayan, yeni teşvik sistemini 2023 hedeflerini dikkate alarak planladıklarını söyledi. Teşvik tanıtımlarımızı sadece Türkiye ile sınırlı tutmadıklarını da anlatan Bakan Çağlayan, Türkiye'nin yanı sıra Çin, Japonya, Güney Kore başta olmak üzere Avrupa'nın birçok ülkesinde ve Amerika'da teşvik sisteminin tanıtım toplantılarını gerçekleştirdiklerini ifade etti.
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan şöyle konuştu:
"Son 10 yılda dünyadaki toplam yabancı yatırımlar 2 kat arttı. Gelişmekte olan ülkelerde yabancı sermaye yatırımları 3 kat arttı. Evelallah bizim ülkemizde artış oranı 10 kata yakın bir seviyeye geldi. 1923-2003 arasında Türkiye Cumhuriyeti'ne gelen toplam uluslararası doğrudan yatırım miktarı sadece 14.5 milyar dolar. 2003'den bugüne geldiğimizde ilave gelen toplam doğrudan yatırım bugün itibariyle 120 milyar dolara dayandı. Bu 120 milyar dolarlık doğrudan sermayenin yüzde 75'inin de Avrupa'dan geldiğini ifade etmem lazım."
Büyümeyi frenleyici politikaların Türkiye'ye şu anda zarar verdiğini belirten Bakan Çağlayan, "Türkiye gerçekten şu anda faizlerde ve enflasyonda Cumhuriyet tarihinde son derece önemli bir rakama gelmişken ben yine faizlerin şu anda mutlak suretle düşmesi gerektiğini söylüyorum. Bunu söylerken zaman zaman beni eleştirenler oluyor 'Merkez Bankası'na talimat veriyor' diye. Ben Bakanlar Kurulu'nun üyesiyim. Merkez Bankası'na talimat verilip verilmeyeceğini bilen birisiyim. Merkez Bankası'nın bağımsızlığını da biliyorum. Ama Merkez Bankası Türkiye ekonomisinin büyümesinden bağımsız olma gibi bir lükse sahip değildir. Türkiye maalesef son 3 yılda, bilhassa son 2 yılda faiz konusunda dünyanın yaptığının tersini yapmıştır. Türkiye yeni yatırıma, yeni istihdama ve dünyanın en cömert teşvik sisteminin açıklanmış olduğu bir ortamda ve Türkiye'ye çok ciddi bir ilgi ve alakanın olduğu bir ortamda ulusal ve uluslar arası yatırımcılara sinyal vermek zorundadır. Biz Avrupa gibi davranamayız" diye konuştu.
Avrupa'da adeta inatçı bir krizin devam ettiğini, burada yaş ortalamasının 45'e geldiğini bildiren Çağlayan, şöyle konuştu:
''Avrupa Birliği Komisyonu raporu var ki gelecek 10 yılda Avrupa'da 1 milyon 600 bin şirketin kapanacağını ifade ediyor. Bu 1 milyon 600 bin şirketin kapanma sebebi de ekonomik sebepler değil. Tek ve en önemli sebep, nüfusun yaşlanması ve şu andaki iş sahiplerinin, işini devredeceği ikinci, üçüncü popülasyonda nüfusunun, geleceğinin, gençliğinin olmamasından kaynaklanıyor. Almanya, Japonya'dan sonra 65 yaş üstünde nüfusu ki genel nüfusa oranı yüzde 20'den fazla olan bir ülke. Dev bir ekonomi, büyük bir ekonomi ama çıkışları yok. Gerek çalışma saatlerinin kısıtlılığı, gerek iş gücü maliyetlerinin oldukça yüksekliği, gerekse çalıştırabilecekleri insan bulamayışlarından dolayı buradaki sermaye yatırımcıları da kendilerine güvenli bir liman arıyorlar. Kendilerine en yakın olarak da Türkiye'yi görüyorlar. Türkiye'ye gelen 120 milyar doların yüzde 75'inin Avrupa'dan gelmesinin temel sebebi bu. Hakkari'den, İngiltere'ye, Londra'ya 4 saatte istediğiniz malı gönderme imkanına sahipsiniz. Böylesine yakın bir coğrafya içinde ve en yakın üretim merkezi olarak görenler, artık Türkiye'yi sadece üretim merkezi olarak da görmüyorlar. Türkiye'yi bir yönetim üssü olarak da görüyorlar.''
BÜLEND ENGİN: ÇANAKKALE DEMİRYOLU AĞINA BAĞLANMALI
Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülend Engin ise, konuşmasında Türkiye'nin 2023 ihracat hedefinin 500 milyar dolar olduğunu hatırlatarak, "Her konuya bu perspektiften bakmamız gerekiyor. Ulusal ve bölgesel projelerin tümü bu hedefe kilitlenmelidir" dedi.
Bülend Engin sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çanakkale'nin geleceğine yaklaşım önerisi olarak somutlaştırmak gerekirse; planlanan Çanakkale Boğaz Köprüsü Güney Marmara'nın gelişim projesi olarak planlanmalıdır. Köprü sadece ulaşım yapısı olmamalıdır. Aynı zamanda bir gelişim projesi olmalıdır. Bunu şimdiden devlet eliyle planlamalıyız. Yoksa tarım alanları turistik tesis yapıyorum diye imara açılıp birkaç kişiye rant yaratan konut alanlarına ve beton tarlalarına dönüşür. Maalesef sahillerimizin büyük kısmı yılda 2-3 ay kullanılan ikinci konutlarla doldu. Bu geri dönüşümü olmayan bir israf ve gerçek bir çevre sorunudur. Köprü yapımı planlanırken çevre sahil bandımızı ülkemiz ekonomisine ivme kazandıracak, küresel rekabet gücümüzü geliştirecek, yüksek katma değer üretecek sanayi ve ticaret yatırımları için değerlendirmeyi düşünmeliyiz. Gelecek kuşaklarımıza kıyılarımızı verimli bir kullanım planıyla bırakmamız gerek. Üretime, istihdama, rekabet gücümüze ve 2023 ihracat hedefimize öncelik vermemiz gerek."
Köprüyle birlikte sahillerimizde üretim ve ticareti geliştirecek imar düzenlemeleri yapılarak Çanakkale'nin ulusal demiryolu ağına bağlanması durumunda; Çanakkale ülkemizin 2023 hedefine kalıcı katkı verebilecek bir altyapıya kavuşmuş olacağını ifade eden ÇTSO Başkanı Bülend Engin, "Ulaşım ve planlamada bu yönde atılacak adımlar Çanakkale'nin sahip olduğu potansiyelleri reel ekonomiye dönüştürmesine imkan sağlayacaktır" dedi.
VALİ TUNA: 2015 PROJESİ BİR DÜNYA PROJESİDİR
Çanakkale Valisi Güngör Azim Tuna da konuşmasında, Çanakkale Kara Savaşları'nğn 100. Yılı dolayısıyla yapılacak etkinliklere değinerek, "2015 Projesi bir dünya projesidir" dedi.
2015 yılı için atılması gereken adımlar olduğunu söyleyen Vali Tuna, sözlerini şöyle sürdürdü.
"Birincisi ve en önemlisi ulaşım başta ulaşım olmak üzere altyapı hazırlıklarının en kısa sürede tamamlanması. Burada gene ilimize direkt yabancı turist girişinin sağlanması için havaalanında ve adalarda gümrük kapılarının açılması. İkincisi 2015 faaliyetlerini yürütecek yasal bir düzenleme yapılması, kurumsal bir yapı kurulması ve bütçe tahsis edilmesi. Son olarak da 2015 yılı faaliyetlerine ilişkin olarak sponsorluk gelirlerine vergi muafiyeti, vergi istisnası getirilmesi"
Vali Tuna, bu hazırlıklar yapıldığında bölgemize, ilimize ülkemize çok yoğun bir turist girişi olacağını belirterek, "Bu konuda yatırım desteği olmasa bile bölgemizin cazibe merkezi haline getirilmesi nedeniyle çok büyük turizm yatırımlarının Çanakkale'ye kazandırılacağını tahmin ediyoruz. Bu tanıtımlar, yatırımlar aynı zamanda bizim ecdadımıza, bu topraklara, şehitlerimize de vefa borcunun bir nebze de olsa ödenmesi olacaktır" dedi.
ÇIKRIKÇIOĞLU: ENERJİDE ATILIMIN TAM ZAMANI
TİM Başkanvekili Mustafa Çıkrıkçı oğlu da Çanakkale'nin ihracatta su ürünleri, meyve-sebze, maden ve metaller, seramik gibi birçok alanda öne çıktığını aktararak, bu sektörlerde gelişimin daha da artacağını kaydetti. Özellikle güneş, rüzgar ve yenilenebilir enerji alanında bölgenin stratejik bir konuda olduğunu belirten Çıkrıkçıoğlu, "Çanakkale bu alanda önemli üs olacaktır. 2023 vizyonuyla yenilenebilir enerji ve rüzgar enerjisinde atılımın tam zamanı" diye konuştu.
Çıkrıkçıoğlu, "Biz ihracatçılar gençlerimizin terör için dağlara değil, iş için fabrikalara gitmesini istiyoruz. 6. bölge için teşvikleri bunun için veriyoruz. El ele vererek 500 milyar dolar ihracata ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.
Bakan Zafer Çağlayan'a konuşmasının sonunda ÇTSO Başkanı Bülend Engin tarafından, Mehmetçik'e Saygı Anıtı'nın tasvir edildiği bir tablo hediye edildi.