Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, "Enflasyondaki düşüş bizim için çok önemli. O yüzden attığımız adımın döviz kurlarını bozucu yönde etki yapmadığı, kredilerde aşırı bir artışa yol açmadığı konusunda emin olmalıyız" dedi.
Başçı, bu yılki dördüncü enflasyon raporunu açıklamasının ardından ekonomistlerin ve basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Ücretler ve verimlilikle ilgili bir soru üzerine Başçı, ücretler ve verimlilik ile ilgili portrenin sadece Türkiye'ye has olmadığını, 2009 küresel krizin sonunda hangi ülkeye bakılırsa bakılsın toplam faktör verimliliği artış hızlarının yavaşladığını belirterek, reel ücretler ile üretkenliğe birlikte bakıldığında iş birim maliyeti anlamında enflasyon üzerinde herhangi bir yukarı yönlü risk görülmediğini kaydetti.
Gerçekleşen enflasyonun beklenen enflasyonun belirleyicilerinden biri olduğunu ifade eden Başçı, şunları söyledi:
"Gerçekleşen enflasyon yükseldiğinde beklenen enflasyon da bir miktar yükselebiliyor. Türkiye'de geçtiğimiz sene çok konuşulan nicel genişlemenin sonunun etkileri konusunda bir beklenti oluştu ve gerçekleşen enflasyon da yükseldi. Sonuçta baktığımızda 2 yıl sonrasının enflasyon bekleyişlerine bakıyoruz. Orada yaklaşık 1 puan bozulma var. Fiyatlama davranışlarına nasıl sirayet ettiğine bakıyoruz. Hizmetler sektörü fiyatlama davranışlarında bozucu bir etki yaptı. Diğer anket dışı göstergelere baktığımızda enflasyon telafisi ölçütü de 1 puana yakın arttı.
Mal fiyatlarında enflasyonda bir trend iyileşmesi var. Para politikası tepkisine bakıldığında, kısa vadeli faizlere bakıldığında en düşük faiz dönemimizde 3 puanlık sıkılaşma var. Dolayısıyla 1 puanlık enflasyon bekleyişindeki değişikliğe karşın kuvvetli bir parasal tepki verilmiş, biz bunun yeterli olduğunu düşünüyoruz. Burada bozulmayı kontrol altına alacak, durduracak sonra da iyileştirecek şekilde, bunun da olması için de enflasyonun da düşmesi gerekir ki orada da düşüş başladı. Bizim arzu ettiğimizden daha yavaş bir düşüş oldu bunun sebebi gıda fiyatları kaynaklıydı. Fakat önümüzdeki pazartesi gününden itibaren düşüşün devam etmesini bekliyoruz."
Özel yatırım eğiliminin zayıf, ticari kredilerinin kuvvetli görülmesine yönelik soru üzerine Başçı, "Yatırım Türkiye'de döviz kredileriyle yapılıyor. Uzun vadeli krediler ağırlıklı olarak dolar ya da avro cinsinden finanse ediliyor. Türk Lirası ticari krediler de işletme sermayesi finansmanına gidiyor. Türk Lirası bazında kısa vadeli kredi kullanımı daha güçlü, döviz bazında yabancı para cinsinden yatırım kredilerinin seyri daha ılımlı" dedi.
Başçı, ticari kredilerin kuvvetli şekilde artmasının işletme sermayesi ihtiyaçlarının karşılandığını gösterdiğini, ayrıca istihdam açısından destekleyici bir unsur olduğunu söyledi.
"Kısa vadeli faizleri tekrar yüzde 8,25'e doğru indirmeyi değerlendirebiliriz"
Para politikasındaki sıkı duruşa ilişkin soruya da Başçı, uzun vadeli faizlerle kısa vadeli faizlerin birbirine yakın olma prensibinin döviz kurlarını istikrara kavuşturduğunu, ayrıca krediler konusunda daha sürdürülebilir ve istikrarlı kredi büyümesini sağladığını ifade etti.
Konjonktür icabı herhangi bir dış sebep ile uzun vadeli faizlerde artış olursa kısa vadeli faizlerde ona uyum sağlandığını aktaran Başçı, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hatta gerekirse kısa vadeli faizler daha bile yüksek olabiliyor. Onu da yaptık. 26 Eylül'den itibaren kısa vadeli bankalararası Interbank faizlerinin uzun vadeli faizlerin üzerine çıkmasını sağladık. Bunu yaptığımız zaman Türk Lirasını desteklemek anlamında çok faydalı oldu. Kredier üzerinde de sürdürülebilir kredi büyümesine yol açtığını gözlemekteyiz. Uzun vadeli faizleri izliyoruz, uzun vadeli faizlerde bir düşüş olduğunda kısa vadeli faizler de ona uyum sağlayabilir.
Getiri eğrisini genelde yatay tutmayı tercih ediyoruz.Şu anda ters eğimli olduğu için likidite politikası oldukça sıkı, şartları izleyeceğiz eğer istikrarlı bir gidiş görürsek önümüzdeki günlerde kısa vadeli faizleri tekrar yüzde 8,25'e doğru indirmeyi değerlendirebiliriz. Ama onun için emin olmalıyız. Enflasyondaki düşüş bizim için çok önemli. O yüzden attığımız adımın döviz kurlarını bozucu yönde etki yapmaması, kredilerde aşırı bir artışa yol açmadığı konusunda emin olmalıyız. O konuda eminsek kısa vadeli faizlerde bu şekilde likidite politikasıyla bir ayarlama, uyum sağlayabiliriz. Dolayısıyla likiditeyi biraz daha bol verebiliriz."
- İstanbul
Son Dakika › Ekonomi › Tcmb Başkanı Başçı Soruları Yanıtladı Açıklaması - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.