Hamburg'da plastik kap üreten Neupack şirketinde çalışan işçiler toplu sözleşme ve eşit gelir için süresiz grevde.
BAĞIMSIZ gelir araştırma kurumu D.A.CH'ın 2011 verilerine göre 42 bin milyonerle Almanya'nın en çok gelir milyonerinin (yıllık geliri bir milyonu aşan kişiler) yaşadığı Hamburg'da madalyonun diğer yüzünü görmek isteyenlerin Stellingen semtindeki Doerriesweg'deki toplu sözleşme ve eşit gelir için eylemde olan Neupack plastik kap fabrikasında eylemde olan işçilerle görüşmeleri kafi.
Üretimde çalışanların büyük bölümü göçmen
Büyük çoğunluğu göçmen ve bunlardan 60'ı Türk kökenli olmak üzere yaklaşık 200 kadar işçinin çalıştığı işyerinde, süresiz greve üretimde çalışan işçilerin neredeyse tümü katılıyor. Grev üzerine haber yazmak için gittiğim sanayi bölgesindeki fabrika önünde, grev flamaları taşıyan ve hepsi gerçek yaşlarından 10-15 yaş daha büyük gösteren işçilerin kurduğu çadıra giriyorum.
'Hepimiz devlet yardımına muhtacız'
Çadırda şirketin İşyeri İşçi Temsilciliği Başkanı Murat Güneş (40), işçilere yönelik bir konuşma yapıyor, başka işyerlerinden gelen destek mesajlarını okuyor. Bir anda dünyanın en gelişmiş işçi haklarına sahip Almanya'da değil, sanki üçüncü dünya ülkesindeki bir işçi eyleminde gibi hissediyorum kendimi. Bunun nedeni, Güneş'in yaptığı ve benim diyen sendikacıyı bile hayrete düşürecek açıklamalar. Güneş, 53 yıllık şirkete hiç toplu sözleşme olmadığını işverenin vahşi kapitalizm dönemindeki gibi, aynı işi yapan işçilere birbirinden çok farklı paralar ödediğini bana anlatıyor. Söyledikleri o kadar inanılmaz ki, çok kez 'Acaba yanlış mı anladım" diye aynı soruyu bir kaç kez soruyorum. Güneş, kadrolu olarak şirkette tam gün, yani hafta 38,5, ayda 154 saat çalışan işçilerin aylık brüt maaşının bin 200 Euro olduğunu söylüyor. Murat Güneş, 'İşveren kafasına göre bazı işçilere daha fazla veriyor. Bunca süre işçilerin eyleme gitmemesinin nedeni de bu. Kimse aldığı parayla geçinemiyor. Ben de dahil bir çoğumuz ek olarak devletten kira, kıyafet yardımı alıyoruz. Ama şirketin karı her yıl artıyor. Şirket yönetimi 'iyi' işçi, 'kötü' işçi ayrımı yaparak işçileri şimdiye kadar bölmeyi başardı. Plastik ile çalışıyoruz. Bunları kesmek için kullanılan makinelere sayısız arkadaşımız elini kaptırdı. Kolu, parmakları kopanlar var. İşveren bu arkadaşlarımızın tedavi süresinde maaşlarından kesinti yaptı. Bir yıl önce toplu sözleşme önerdik. Kabul etti. Sonra çaydı. Biz de süresiz grev kararı aldık. Farklı maaş uygulaması yüzünden iyi para alan arkadaşlarımız ve bürodakiler greve katılmadı. Ama üretimdekilerin neredeyse hepsi katıldı. Üretim durdu. Şirket yönetimi üretim stokları eriterek zaman kazanmaya çalışıyor' diyor.
'Şirkete parmağımızı verdik, yaranamadık'
Grev çadırının önünde kurduğu odunla ısınan semaverin altına tahta parçaları atan 48 yaşındaki Trabzonlu Erol Bıyıklı ile konuşuyorum. 14 yıldır şirkette çalışan Bıyıklı, 2007 yılında makine kaptırdığı sol elinin orta parmağını göstererek, 'Parmağımın tedavi süresinde maaşımdan kesinti yaptılar. Parmağımızı verdik ama yaranamadık. Burada elini makineye kaptırmayan' diyor. Bıyıklı, parmaklarını kaybeden diğer arkadaşlarını çağırarak, çekingen davranan arkadaşlarına 'Gelin utanmayın resim çektirin. Bu bizim değil işyerinin ayıbı' diyor. Bir tek 20 yıldır şirkette çalışan Kahramanmaraşlı Halil Birit (60) geliyor. O da üç yıl önce sağ elinin serçe parmağının ilk boğumunu kaybetmiş.
Destek yağıyor
İşçilere başta sendikalar olamak üzere, durumu öğrenen farklı işyerlerinden destek yağıyor. Honeywell, Still, Hellmann gibi şirketlerde çalışan işçiler aralarında topladıkları parayla satın aldıkları yiyecek, çadır için gaz sobası ve seyyar mutfağı göndermişler. Ben işçilerle konuşurken, Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu'nun (DİDF) heyeti büyük bir tepsi baklavayla geliyor. DİDF Hamburg Başkanı Sinan Özbolat, 'İşçi derneği olarak çok sayıda işçi eylemine katıldık. Burada bizlere anlatılanlar beni bile şoka uğrattı. Almanya'nın göbeğinde, gelir milyonerleri kenti Hamburg'da kapitalizmin ilk yıllarının vahşi manzarasıyla karşı karşıyayız' diyor.
Ayrılmadan önce 'Madem bu kadar sorun var, neden daha önce eyleme gidilmedi' diye soramadan edemiyorum. İşçilerin cevabı net, 'Farklı maaş uygulamasıyla işveren sürekli girişimlerimizi baltalıyordu. İnsanlar 'az da olsa kazanıyoruz, işimiz var' diye düşünüyordu. Ekonomide canlanma ve eleman kıtlığı elimizi güçlendirdi?.
Son Dakika › Güncel › 2'parmaklarımızı Verdik Hakkımızı İsteriz? - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.