Almanya'da Öldürülen Türkler - Son Dakika
Son Dakika Logo

Almanya'da Öldürülen Türkler

12.12.2012 16:03

Almanya'daki büyük Müslüman derneklerinin çatı kuruluşu Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM), ülkede 2000-2007 arasında 8'i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı "Nasyonal Sosyalist Yeraltı" terör hücresinin cinayetleriyle ilgili...

Almanya'daki büyük Müslüman derneklerinin çatı

kuruluşu Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM), ülkede 2000-2007

arasında 8'i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı "Nasyonal Sosyalist Yeraltı"

terör hücresinin cinayetleriyle ilgili hazırladığı dosyayı açıkladı.

KRM üyesi Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) sözcüsü Bekir Alboğa,

Almanya İslam Konseyi (IRD) Başkanı Ali Kızılkaya, İslam Kültür Merkezleri

Birliği (VIKZ) sözcüsü Erol Pürlü ve Almanya Müslümanlar Merkez Konseyi (ZMD)

Başkanı Aiman Mazyek, siyasetçilere ve yetkililere verilecek dosyayı başkent

Berlin'de basın toplantısıyla tanıttı.

İngilizce, Almanca ve Türkçe hazırlanan yaklaşık 160 sayfadan oluşan

dosyada, "Olayların ortaya çıkması, öncesi ve sonrasındaki tepkiler",

"Almanya'da İslam düşmanlığı" ve "KRM'nin bakış açısı" ile "talep listesi"

yer alıyor.

KRM'nin dönem sözcüsü Pürlü Mölln, Solingen cinayetlerinden 20 yıl sonra,

NSU terör hücresi tarafından Türk ve Müslümanların öldürülmesinden söz edildiğine

işaret etti.

NSU'nun yıllarca fark edilmeden 10 kişiyi katlettiğini vurgulayan Pürlü,

"Bu cinayetlerden biri NSU listesinde bulunan cami imamı, yönetim kurulu üyeleri

veya cemaatten birisi de olabilir miydi diye kendime soruyorum. Bu tehlike

vardı" ifadesini kullandı.

Pürlü, güvenlik birimlerinin failleri aşırı sağda değil de kurbanların

yakınlarında arandığına dikkati çekerek, bu insanların duygusal olarak zarar

gördüğünü vurguladı.

Bu dosyayla cinayetlerin faillerinin ortaya çıkmasından 1 yıl sonra,

gelişmeleri ve olayları bir araya getirmek ve göz önüne sermek istediklerini

ifade eden Pürlü, cinayetlerin aydınlatılmasını istedi.

Bir yetkilinin, güvenlik birimlerinin yeterli duyarlılığı ve profesyonelliği

göstermesi durumunda bu cinayetlerin engellenebileceği yönünde açıklama yaptığını

hatırlatan Pürlü, bazı kişilerin olayları ilginç şekilde hatırlamaması ve

dosyaların imha edilmesinin cinayetlerin aydınlatılmasını engellediğini belirtti.

NSU'nun ortaya çıkmasından sonra cinayetlerin aydınlatılması konusunda büyük

başarılar elde edilmediğini ifade eden Pürlü, soruşturmada yaşanan aksaklıkların

güvenlik birimlerine olan güveni sarstığını belirtti.

Bu güvenin yeniden kazanılması için cinayetlerin tümüyle aydınlatılması

gerektiğine dikkati çeken Pürlü, bunun güvenlik birimlerinin de çıkarına

olacağını kaydetti.

"Güvenlik tartışmaları Müslümanların üzerinden yapılmamalı" diyen Pürlü,

"Müslümanlar için güvenlik çok önemlidir. Almanya'daki Müslümanların güvenliği

toplumun güvenliğidir" ifadesini kullandı.

Ön yargıların toplumun ortasına yerleştiğini belirten Pürlü, yapılan

abartılı güvenik tartışmalarının bu ön yargıları körüklediğini, bunun Avrupa

genelinde görüldüğünü kaydetti.

DİTİB temsilcisi Bekir Alboğa da NSU cinayetlerinin üzerinden 1 yıl

geçmesine rağmen hala yeterli duyarlılığın gösterilmediğini, bu yüzden konuyu bir

kez daha kamuoyunda dile getirmek istediklerini belirterek, cinayetler konusunda

elle tutulur netice elde edemeyince tekrar kamuoyunu bilgilendirme gereği

duyduklarını kaydetti.

NSU cinayetleri ve İslam düşmanlığı konusunda somut bilgileri derlediklerini

ifade eden Alboğa, "Neler yapılması gerektiğini, teklif ve taleplerimizi

sıraladık. Bugüne kadar Müslüman ve İslam düşmanlığından bahsedilmedi. Olay

sadece adli ve aşırı sağcı suç olarak görüldü" dedi.

Konunun kamuoyunda yanlış anlaşılmasının önüne geçilmesi gerektiğini

belirten Alboğa, kamu dairelerinde ırkçı düşüncelere sahip olanların işine son

verilmesini önerdi. Almanya'daki İslam düşmanlığı yapan internet sayfalarına

dikkati çeken Alboğa, bunların güvenlik birimleri tarafından takip edilmesi

gerektiğini de belirtti.

Aiman Mazyek de aşırı sağcı saldırıların kamuoyundaki havayı bozduğunu

söyleyerek, aşırı sağcı ve ırkçı saldırılarda son 10 yılda 148 kişinin

öldürüldüğüne dikkati çekti.

"Bizim 11 Eylülümüz Almanya'daki NSU aşırı terördür" diyen Mazyek, Alman

güvenlik birimleri ve siyasetçilerinin, bunu iyi bir şekilde anlamaları halinde

ve bundan sonuç çıkarmaya hazır olduklarında Müslüman dini cemaatler olarak bunu

bir fırsat olarak değerlendireceklerini ve çok sayıda kişinin bu ülkeye yeniden

güven duyacağını ifade etti.

Politikacıların aşırı sağa cesurca karşı çıkması gerektiğini belirten

Mazyek, bu mücadelenin aktif bir şekilde Müslümanlarla birlikte yapılmasının

önemine işaret etti.

Mazyek, ortak çalışmanın 2013 yılında daha iyi olmasını istediklerini

sözlerine ekledi.

Ali Kızılkaya da NSU cinayetlerin döner cinayetleri olarak anılmasından çok

rahatsız ve rencide olduklarını belirterek, olayı saptırmadan, mağdurlar

unutulmadan, olayın üstünün kapatılmadan her şeyin ortaya çıkmasını burada

yeniden gündeme getirip hatırlatmak istediklerini ifade etti.

Soruşturma sürecinde birçok evrakın kaybolduğunu ve bazı insanların hafıza

kaybına uğradığını hatırlatan Kızılkaya, olayın örtbas edilmeye çalışıldığına

ilişkin endişeleri dile getirdi.

Toplantıda, en son Friedrich-Ebert Vakfı'nın hazırladığı rapora işaret

edilerek, Almanya'da ırkçılığın arttığına dikkati çekildi.

Muhabir: Erbil Başay/ Cüneyt Karadağ

Yayıncı: Şermin Coşkun - BERLIN

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Almanya'da Öldürülen Türkler - Son Dakika


Advertisement