"Doğaya Dönüş", "Doğal yöntemlerle tedavi", "Doğal beslenme"…
Bu kavramlar hayatımızın tam orta yerinde. Fakat ne ironiktir ki televizyonlarımızın başında oturmuş, doğaya dönmenin gerekliliğini dinliyoruz. Bir bitkiyle gerçek bir ilişki kurmadan, bitkilerden fayda sağlamaya çalışıyoruz.
Doğayla gerçek bir ilişki kurmak nasıl mümkün olur? Bilge kızılderililer, amansız hastalıkları nasıl oluyor da bitkilerle iyileştirebiliyorlardı? Bizim bilmediğimiz ne biliyorlardı? Bir ağaca, ot diyerek yanından geçtiğimiz kıymetli bir bitkiye hangi gözle bakıyorlardı? Modern insanın unuttuğu bu algı biçimi tekrar kazanılabilir mi?
Bu kitabı okuyanlar, şehrin içinde şehre rağmen yeşeren bitkilere başka bir gözle bakacaklar. Ormanda bir yürüyüş, ciğerlerine aceleyle temiz hava doldurdukları bir haftasonu aktivitesinden çıkıp, doğayla mutlaka kurulması gereken ilişkinin tazelenmesine dönüşecek.
Bu kitap sadece bir şifalı bitkiler rehberi değil; aynı zamanda kendi kendini iyileştirmenin de ipuçlarını veriyor.Hepimiz birer şifacı olabiliriz; olmalıyız da, iyileşmeliyiz ki sonrasında başka insanları, başka canlıları da iyileştirebilelim. Hatta bununla kalmayıp Yeryüzü'nün iyileşmesine de katkıda bulunabilelim. Bunun için yapmamız gereken, bildiklerimizi "unutmak". Ve kulağımızı dört açıp, sabırla doğayı dinlemek.
Çünkü o bizimle hep konuşuyor… Onu bir kez duyduğumuz zaman, tüm bitkiler, ağaçlar varoluşlarının gerçek amacına ulaşmış olarak yer alacaklar hayatımızda. İşte o zaman anlayacağız kuşların neden bıkıp usanmadan öttüğünü, kalbimizin neden beynimizden 5000 kez daha güçlü elektromanyetik alana sahip olduğunu. Ve doğanın bize hastalık değil sağlık, bereket, mutluluk vermek için nasıl çırpındığını…
Son Dakika › Güncel › Baharın Gelişini Flora Dizisi İle Kutluyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.