Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Açıklaması - Son Dakika
Son Dakika Logo

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Açıklaması

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Açıklaması
05.03.2013 14:49

AA) – 05.03.2013 – Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Türkiye ölçeğinden dünya barışına giden yolda, hükümetimiz ve milletimiz adına taşın altına elimizi koyduk" dedi.

AA) – 05.03.2013 – Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Türkiye

ölçeğinden dünya barışına giden yolda, hükümetimiz ve milletimiz adına taşın

altına elimizi koyduk" dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, Uluslararası ve Kültürlerarası Diyalog Enstitüsü

tarafından Alman Federal Meclisi Dışişleri Komitesi Konferans Salonunda

düzenlenen "Müslümanlar, Yahudiler ve Hristiyanlar: Barış Mümkündür. Geçmiş ve

mevcut durumda barış içinde birlikte yaşamanın örnekleri- Geleceğe dair

perspektifler" konulu konferansta bir konuşma yaptı.

Arınç, barışa giden yolda hükümet ve millet adına taşın altına el

koyduklarını belirterek, "Geçmişte yaşanan olumsuz olayları bir tarafa iterek,

geleceğe barışın hakim olması için tüm gayretimizle çalışıyoruz. Türkiye hem

ülkesinde, hem bölgesinde, hem de dünyada kalıcı barışın gelmesini, insanların

özgürce dini inançlarını yaşamasını istemekte ve desteklemektedir" diye konuştu.

2005 yılında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin İspanya Başbakanı

Zapatero'nun girişimiyle başlatılan ve daha sonra BM girişimi halini alan

Medeniyetler İttifakını örnek gösteren Arınç, girişimin, son yıllarda Müslüman

ülkeler ile Batılı toplumlar arasında görülen karşılıklı şüphe, korku ve

kutuplaşma ortamının önlenmesini amaçladığını ve kültürler ve dinler arası

diyalog bağlamında en önde gelen proje konumuna ulaştığını ifade etti.

-"Yaratılanı severiz, yaratandan ötürü"

Arınç, kendilerinin "Yaratılanı severiz, Yaradan'dan ötürü" düşüncesine

sahip olduklarını belirterek, "Bu düşünceyi tüm dünyaya hakim kılmadığımız

müddetçe, ne yazık ki barış için mesafe alamayız" dedi.

Dünyada 7 milyarı aşan insanlığın kardeşliğe ve barış ortamına ihtiyacı

olduğunu vurgulayan Arınç, "Barış ve kardeşliğin tesis edilebilmesi için de,

toplumların en büyük gereksinimi olan diyaloğun hayata geçirilmesi gerekmektedir.

Diyalog, dinlerin ve kültürlerin birbirlerine karşı tahakküm etmesi değil,

karşılıklı anlayış ve kabullenme çabası olarak görülmelidir" diye konuştu.

Dünya nüfusunun yüzde 75'inin yaşadıkları ülkelerde dini vecibelerini yerine

getirirken kısıtlamalara muhatap olduklarını dile getiren Arınç, üç büyük dine

karşı olan rahatsızlıkların 2007'den bu yana artarak devam ettiğini, 130'u aşkın

ülkede ise toplumlar arası rahatsızlıklar bulunduğunu aktardı.

-İslam'ın demokrasi ile sorunu olamaz

İslam inancının demokrasi ile sorunu olamayacağını vurgulayan Başbakan

Yardımcısı Bülent Arınç, "İslam inancı, insan haklarını, adaleti ve barışı, diğer

dinlerde olduğu gibi, savunan ve koruyan bir dindir" diyerek hem medeniyetler

çatışması, hem de tarihin sonu tezlerinin bugün için çöktüğünü ifade etti.

Özellikle 11 Eylül sonrasında İslam korkusu ve nefreti şeklinde ortaya çıkan

ve hatta körüklenen İslamofobi olgusuyla yüz yüze kaldıklarını kaydeden Arınç,

"Bu konuda, birlikte yaşamı, diyaloğu ve barışı konuştuğumuz bu çatı altında,

İslam'ın diğer iki kutsal dine göre daha fazla önyargıya maruz kaldığını da

belirtmek isterim" dedi.

Radikalleşme ve terörizmle bir dinin yan yana getirilerek korku ortamı

oluşturulmasının bilgisizlikten kaynaklandığını aktaran Arınç, şöyle konuştu:

"Belli radikal ve şiddeti kullanan grupların, İslam'ı kullanarak yapmış

oldukları saldırılar ve eylemler ancak kendilerini bağlar. İslam dini hiçbir

şekilde terörü meşru görmez. Terörizmin dini olmaz, ancak terörizm dini

kullanabilir. Yine kökten dincilik her dine mensup insanların sebep

olabilecekleri bir sorundur. Bunun aşılması için, bizlerin kökten dinciliğe

değil, kökten diyaloğa ihtiyacımız var."

-Musevilik dolayısıyla soykırıma maruz kalınması kabul edilemez

"Bir insanın Yahudi olması, Museviliğe göre yaşaması ve sadece bu sebepten

dolayı bir soykırıma veya düşmanlığa maruz kalması kesinlikle kabul edilemez"

diyen Arınç, hiçbir din ve inancın bunu meşru gösteremeyeceğini belirterek,

"Anti-semitizm kavramı kullanılırken Musevi insanlar nasıl ötekileştiriliyorsa,

benzer şekilde İslamofobi de Müslümanları düşman ilan etmekten başka bir şey

değildir" dedi.

Türkiye olarak, hiçbir şekilde bir dinin mensuplarıyla veya inananlarıyla

bir sorunları olmadığını kaydeden Arınç, şunları söyledi:

"Hristiyanlarla, Budistlerle, Hindularla sorunumuz olmadığı gibi, Musevilere

karşı da kardeşlik ve barıştan farklı bir düşüncemiz yoktur. Ancak, günümüzde

devletlerarası ilişkilerde yaşanan sorunlar, sanki toplumlar arasında da

yaşanıyor gibi bir algı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Bunu peşinen reddetmek

gerekir; Türkiye'nin bir devletle belli konularda sorun yaşaması, Türk hükümeti

ile muhatap devletin hükümetini ilgilendirir. Bu anlaşmazlığı toplumlara mal

etmek bizim tarz-ı siyasetimizde yoktur."

-Azınlık cemaat vakıf mallarının iadesi

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türkiye'de bulunan 165 azınlık cemaat

vakfının geçmişte farklı nedenlerle alıkonulan mallarının iadesi kararı

alındığını belirterek, "Şahsen benim sorumluluğumda sürdürülen malların iadesi

konusunu, bir mütekabiliyet ve beklenti için değil; bu insanları Türkiye'nin bir

parçası olarak gördüğümüz için yapıyoruz. Hak ve hukukun gereği neyse onu yapmak

istiyoruz" dedi.

Vakıflar Genel Müdürlüğünün, 5 kilisenin onarımını tamamladığını, 2 sinagog

ve 4 kilisenin onarımının ise sürdüğünü söyleyen Arınç, şöyle konuştu:

"Ben ülkemde, farklı dine mensup insanların barış ve huzur içinde

yaşadığını, hatta mümkünse geçmişte yapılan bazı hatalar sebebiyle farklı

ülkelere gitmiş insanların da tekrar Türkiye'ye dönmelerini istiyorum. Bu

minvalde, Türkiye hükümeti olarak dini cemaatlerin her türlü sıkıntılarını aşmak

için elimizden gelen tüm çabayı göstermekteyiz."

Türkiye'de farklı kültürden, farklı dinden ve farklı ırktan insanlar bir

arada yaşamakta olduğuna dikkati çeken Arınç kendilerinin bu farklılıkları bir

zenginlik olarak gördüklerini belirtti.

Berlin'de düzenlenen konferansa, Türkiye Süryani Kadim Cemaati Ruhani Reisi

Yusuf Çetin, Türkiye Musevi Cemaati Başkanı İshak İbrahimzadeh ve Rum Ortodoks

Kilisesi mensubu, Türkiye Vakıflar Meclisi üyesi Laki Vingas gibi isimler

katıldı.

Muhabir: Cüneyt Karadağ

Yayıncı: Hüseyin Köşger - BERLIN

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç Açıklaması - Son Dakika


Advertisement