Birlikte Yaşam Projesine Büyük İlgi

Üç İbadethane Bir Arada
ÜÇ İBADETHANE BİR ARADA
Avrupa kültür başkenti projesi çerçevesinde Gelsenkirchen'de üç semavi dinin birlikteliğine dikkat amacıyla bir kilisenin bahçesine bire bir oranda sembolik olarak inşa edilen cami ve havra büyük ilgi görüyor. Mimar Ercan Ağırbaş, dinler arasındaki sürtüşmelerin yersizliğine değinerek sorunların yaşam içinde çözülebileceğini vurguluyor.
Avrupa Kültür Başkenti ?Ruhr 2010? etkinlikleri çerçevesinde Gelsenkirchen'deki Bleck Kilisesi'nin bahçesine sembolik olarak inşa edilen cami ve havra ?dinlerarası diyaloğu? ortaya koyuyor. Kentin en eski kilisesi olan ve 1735 yılında yapılan Protestan kilisesinin sağına cami, soluna da havra inşa eden başarılı mimar Ercan Ağırbaş, üç semavi dinin kutsal mekanlarını bir araya getirerek inançlararası bir gezinti olanağı yarattıklarını söylüyor.
İSTANBUL'DA DA KURULACAK
Neuss kentinde çalışmalarını sürdüren Ağırbaş, ?Bu proje Ağırbaş ve Wienstroer mimarlık bürosu tarafından tasarımlandı. Bu projemizi yaparken üç dinin bir araya gelmesini ve mekanların bir arada kullanmasını düşündük. Protestan kilisesi komşuluğunda yanına cami ve havra yerleştirdik. Cami ve havra inşası için atık malzemeler kullandık. Buna rağmen 40 bin Euro para harcandı. Bunlar sembol ve geçici binalar. 6 ay burada kaldıktan sonra yolculuğunu kasım ayında diğer Avrupa kültür başkenti olan İstanbul'a yapacak. Burada farklı bir mekanda yeninden kurulacak? dedi.
ÇOCUKLARIN İLGİSİ BÜYÜK
İnsanların bir arada yaşama sorununa somut çözümler aradıklarını da sözlerine ekleyen Ercan Ağırbaş, fikrin nasıl oluştuğu konusunda da şunları söyledi: ?Bir mimar ve Türk kökenli bir Alman olarak geçtiğimiz 40 yıla baktık. Türk kültürünü ne kadar tanıtabilmiş, Almanya'ya ne kadar iz bırakabilmişiz. Aynı şekilde biz Almanlardan veya Hıristiyanlardan neler görüp, alabilmişiz. Bunları düşünürken üzücü bir durum ortaya çıktı. 40 yılın üzerinde bu ülkede yaşamamıza rağmen, çoğu Almanın caminin iç mekanındaki farklı ögelerin fonksiyonlarını veya camiye girerken ayakkabının çıkarılması gerektiğini dahi bilmeyenlerin olduğunu gördük. Bu yüzden sergi amaçlıda olsa, insanlar görsün havasını koklasınlar istedik. Çok ilginçtir ki, genelde buraya çocuklar giriyorlar. Kilisenin bulunduğu yer hayvanat bahçesinin karşısındaki bir arazide olduğu için aileleriyle gezintiye gelen çocuklar korkmadan içeri girip dolaşıyorlar. İçeride bazı şeylere tabi ki anlam veremiyorlar. Bu yüzden de ebeveylerine soruyorlar. Bu sayede hem çocuklar hem de yetişkinler bir şeyler öğreniyor. Bu projeyi bir katalizatör projesi olarak da görebiliriz.?
PROJEYE BELEDİYE DESTEK VERDİ
Gelsenkirchen Belediyesi Uyum Sorumlusu Mehmet Ayas da bu tür projelere her zaman destek verdiklerini belirterek, ?Kültür Başkenti çerçevesinde bu projenin ayrı bir önemi var. Çünkü dinler arası diyalog son yılların en çok tartışılan konuları arasında yer alıyor. Bu konuda böylesine örnek bir projeye destek vermek bizim için çok önemliydi. Şehrimizin kültür başkenti projelerini yöneten büro ile görev yaptığım uyum bürosu birlikte çalışarak bunları desteliyoruz? dedi.
İBADET DE EDİLİYOR
Kilisenin sağ tarafına inşaa edilen cami 64 metrekarelik bir alana sahip. Caminin içine girişte ayakkabıların çıkarılmasını gösteren bir yazı yer alıyor. Caminin içindeki mihrabı ise fotoğraf olarak Hassel Camisi'nden örneklenmiş. Girişte tahtadan yapılan 3,5 metre yüksekliğindeki yer ise sembolik olarak hem minber hem de minareyi temsil ediyor. Caminin duvarları ise plastik cam kaplı. Sembolik olmasına rağmen burada ibadetlerini yerine getirenlere bile rastlandığı söyleniyor.