
Eğitim Sen, 2014 yılı için öngörülen eğitim ve yükseköğretim bütçeleri ile eğitim sistemindeki ihtiyaçların karşılanabilmesinin mümkün olmayacağını belirterek, "Yeni düzenlemeler ile üniversite yönetimlerinde işadamlarının, sanayi temsilcilerinin yer alacak olması, üniversitelerimizin bilime ve halka değil, tamamen sermaye hizmet eden kurumlar haline getirilmek istenmektedir" açıklamasında bulundu.
Eğitim Sen 2014 MEB ve Yükseköğretim Bütçesi ile ilgili yaptığı açıklamada, 2014 eğitim ve yükseköğretim bütçesinin, önceki yıllardaki bütçelerin kopyası sayılabilecek bir anlayışla hazırlandığını belirterek şunları kaydetti:
"Yıllardır kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar, özellikle eğitim ve sağlık alanında sadece rakamsal olarak artmakta, kamu yatırımları açısından bakıldığında ise belirgin bir azalma yaşandığı görülmektedir. 2013 yılında 47 milyar 496 milyon olan MEB bütçesi, artan okul, derslik, öğretmen ihtiyacı ve öğrenci sayısına rağmen 2014 yılı için 55 milyar 705 milyon TL öngörülmüştür. Bütçe rakamları içinde en kapsamlı ve en yaygın kamu hizmetleri içinde yer alan eğitime ayrılan payın sadece rakamsal büyüklükleri üzerinden övünenlerin, bu payların nerelere, hangi kalemlere harcanacağından hiç bahsetmemesi dikkat çekicidir."
-"GEÇTİĞİMİZ 11 YIL İÇİNDE MEB BÜTÇESİNİN MİLLİ GELİRE ORANI FAZLA DEĞİŞİKLİK GÖSTERMEMİŞTİR"-
Açıklamada, MEB bütçesinin büyük bölümünün personel giderlerine (yüzde 68) ve sosyal güvenlik devlet primi giderlerine (yüzde 10) gittiğine dikkat çekilerek şöyle denildi:
"Yıllar itibariyle baktığımızda MEB bütçesinde sayısal olarak bir artış olduğu görülmesine rağmen, asıl bakılması gereken milli gelir içinde eğitim bütçesinin payıdır. Geçtiğimiz 11 yıl içinde MEB bütçesinin milli gelire oranı fazla değişiklik göstermemiştir. Son iki yıldaki artışın temel nedeni, eğitimde 4+4+4 dayatması nedeniyle derinleşen sorunların içinden çıkılamaz hale gelmesi, okul ve derslik açıklarının artması, özellikle okulların altyapı ve donanım eksiklikleridir. Yıllardır MEB bütçesinin büyüklüğünün temel nedeni, hükümetin eğitime verdiği önemden değil, büyük ölçüde personel harcamalarından kaynaklanmaktadır. Bu durumun farkında olan MEB, eğitim emekçilerini esnek, kuralsız ve güvencesiz çalıştırmak için gece gündüz çalışmakta, öğretmenleri performans değerlendirmesine tabi tutarak, angarya işlerde çalıştırmak için proje üstüne proje geliştirmektedir."
-"2014 MEB BÜTÇESİ, EĞİTİMDEKİ PİYASALAŞTIRMANIN HABERCİSİ"-
Geçtiğimiz yıllar içinde, büyük bölümü siyasal ihtiyaçlar üzerinden her ilde bir üniversitenin açıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:
"2014 yükseköğretim bütçesi, AKP hükümetinin yükseköğretim sisteminin ve üniversitelerin ihtiyaç duyduğu kaynağı genel bütçeden karşılama noktasındaki "cimri'liğini sürdürdüğünü göstermektedir. Bir süredir tartışılan yeni yükseköğretim yasası ile üniversitelerin tamamen piyasaya açılması, çeşitli teşviklerle özel üniversiteler kurulması için somut adımlar atılması planlanmaktadır. Yapılmak istenen yeni düzenlemeler ile üniversite yönetimlerinde işadamlarının, sanayi temsilcilerinin yer alacak olması, üniversitelerimizin bilime ve halka değil, tamamen sermaye hizmet eden kurumlar haline getirilmek istenmektedir."
-"2014 YILI İÇİN ÖNGÖRÜLEN BÜTÇEYLE İHTİYAÇLARIN KARŞILANABİLMESİ MÜMKÜN DEĞİL"-
Açıklamada, 2014 yılı için öngörülen eğitim ve yükseköğretim bütçeleri ile eğitim sisteminde yapısal hale gelen fiziki alt yapı, öğretmen, idari ve akademik personel açıkları, araç gereç gereksinimi ve benzeri sorunların ve ihtiyaçların karşılanabilmesinin mümkün olmayacağı ifade edilerek, 2014 yılı bütçesine karşı istenen talepler şu şekilde kaydedildi:
"-Herkese eşit ve parasız eğitim hakkı tanınmalı, bu temel ilke ile çelişen bütün engeller ortadan kaldırılmalı.
-Eğitimde yeterli bütçe, okullara yeterli ödenek ayrılmalı.
-Öğretmen açıkları kapatılmalı ve ataması yapılmayan öğretmenlerin tamamı kadrolu olarak atanmalı.
-Eğitimde ve kamuda esnek ve güvencesiz çalışma uygulamalarına son verilmeli.
-Kamusal, laik, bilimsel ve anadilinde eğitimin önündeki tüm yasal ve fiili engeller kaldırılmalı.
-Eğitimde performans değerlendirmesi, rotasyon ve sürgün uygulamalarına son verilmeli.
-YÖK kaldırılmalı, üniversiteler özerk, bilimsel, demokratik bir yapıya kavuşturulmalı.
-Tüm eğitim ve bilim emekçilerine insan onuruna yakışır bir ücret ve sağlıklı çalışma koşulları sağlanmalı."
Son Dakika › Güncel › Eğitim Sen.Yeni Düzenlemelerle Üniversitelerimiz, Sermayeye Hizmet Eden Kurumlar Haline Getirilmek... - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.