İHD'den Samatya Zanlısıyla İlgili Açıklama - Son Dakika
Son Dakika Logo

İHD'den Samatya Zanlısıyla İlgili Açıklama

11.03.2013 17:04

Samatya'daki saldırıların zanlısı olarak tutuklanan Murat Nazaryan ile Silivri Cezaevi'nde görüşen İnsan Hakları Derneği (İHD) eski İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Eren Keskin görüşmeye ilişkin basın toplantısı düzenledi.

Samatya'daki saldırıların zanlısı olarak tutuklanan Murat Nazaryan ile Silivri Cezaevi'nde görüşen İnsan Hakları Derneği (İHD) eski İstanbul Şubesi Başkanı Avukat Eren Keskin görüşmeye ilişkin basın toplantısı düzenledi. Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan zanlı ile görüşen Keskin, görüşmede sürekli ağlayan Nazaryan'ın "Hiçbir şey hatırlamıyorum. Kimseye tokat bile atamam. Ama polis öyle söylüyorsa, belki de öyledir. Ben hiç bir şey hatırlamıyorum" dediğini söyledi.

İHD İstanbul Şubesi toplantı salonunda gerçekleşen toplantıda konuşan İHD İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Meral Çıldır, Samatya'da 28 Kasım-26 Ocak 2012 tarihleri arasında yaşlı Ermeni kadınlara yönelik gerçekleştirilen birbirine benzer saldırıları hatırlatarak, şöyle konuştu:

"Samatya saldırganı yakalandı' haberlerinin kaynağı emniyetin basına servis ettiği bir metindi. Metinde verilen bilgiler, konuyu yakından takip eden bizler için tatmin edici olmaktan uzaktı. Her şeyden önce gözaltına alınarak tutuklanan Murat Nazaryan yalnızca bir zanlı, bir şüpheli olduğu halde servis edilen metinde saldırıların faili olarak ilan ediliyordu. Metnin tamamı, Samatya saldırılarının çözüldüğü izlenimini yaratacak şekilde kaleme alınmıştı. Ayrıca saldırıların 'Soygun amaçlı yapıldığının belirlendiği' ifade ediliyordu. Oysa yüz yüze görüştüğümüz bazı mağdur yakınlarının net ifadeleri vardı. Turfanda Aşık evin arka odasına çekilerek, dakikalarca dövülmüş ancak evde hiçbir eşya karıştırılmamış, hiçbir çekmece açılmamış, hiçbir şey çalınmamıştı. Sultan Aykar dövülmüş, tekmelenmiş, ancak saldırgan elindeki çantayı almaya teşebbüs bile etmemişti. Hemen tüm mecralarda kelimesi kelimesine kullanılan metinde saldırganın 'Ermeni asıllı' olduğu ilk cümleden belirtiliyor ve ardından 'Saldırıların Ermeni vatandaşlara yönelik olduğu iddia edilmişti' denilerek, bu iddianın çürütüldüğü belirtilmiş oluyordu. Bu mantığa göre eğer zanlı Ermeni ise, saldırılarının Ermenileri hedef alması mümkün değildi. Dolayısıyla kamuoyuna sorunun çözümlendiği mesajı verilmiş oluyordu."

Çıldır, Murat Nazaryan'la görüşmek üzere 8 Mart'ta Silivri Cezaevi'ne gittiklerini, Nazaryan ile Avukat Eren Keskin'in görüştüğünü aktardı.

KULLANILMAYA MÜSAİT BİR KİŞİ PROFİLİNİ ÇİZİYOR

Murat Nazaryan ile görüşmesini paylaşan Eren Keskin, görüşme süresince Nazaryan'ın hep ağladığını anlatarak, şunları söyledi:

"'Sen mi yaptın bu olayı?' dedim, ağlamaya devam ederek, "Hiçbir şey hatırlamıyorum. Kimseye tokat bile atamam. Ama polis öyle söylüyorsa, belki de öyledir. Ben hiç bir şey hatırlamıyorum' dedi. Benim izlenimim şuydu, bizim amacımız kesinlikle Ermeni fail bulundu diye değildir'in peşinde değiliz. Biz sadece ve sadece gerçeğin peşindeyiz. Benim izlenimim Murat Nazaryan bu olayı yapmamış da olabilir, eğer yapmışsa tek başına yapabilecek durumda bir kişi değil. Mağdur ifadelerinde de arabada iki kişinin beklediğinden bahsediliyordu. Murat Nazaryan, görüntüsü itibariyle kullanılmaya da çok müsait bir bünyeye sahip. Madde bağımlısı olduğunu, tedavi gördüğünü söyledi. Her açıdan kullanılmaya müsait bir kişi profilini çiziyor."

Keskin, gerçeğin ortaya çıkmasını istediklerini söyleyerek, "Gerçeğin ortaya çıkabilmesi açısından yargılamanın taraflarından biri olan savunmanın da olaya müdahil olması gerekiyor. Ama savunma müdahil olamıyor. Çünkü gizlilik kararı var. Bu gizlilik kararı neden konuldu? Bunun dışında açıklanırken bu olay Ermeni kimliğinin çıkarılması Vali'nin ve Emniyet Müdürü'nün Ermeni vakıflarını dolaşıp, 'Katil budur' diye dikte ettirmeye çalışması. Bunlar bize hep şüpheli görünüyor. Birinci talebimiz dosya üzerindeki gizlilik kararının kaldırılması" dedi.

GİZLİLİK KARARI KALDIRILMALI

İHD adına basın açıklaması yapan Ayşe Güraysu, saldırganın saldırıları "hırsızlık amaçlı" yaptığının belirtildiğini ancak İHD'nin bire bir mağdur yakınları ile yaptığı görüşmede bunun aksi ifadelerin yer aldığı hatırlattı. Güraysu, "Turfanda Aşık, evin arka odasına çekilerek dakikalarca dövülmüş ancak evde hiçbir eşya karıştırılmamış, hiçbir şey çalınmamıştı. Sultan Aykar, dövülmüş, tekmelenmiş ancak saldırgan elindeki çantayı almaya teşebbüs etmemişti " dedi.

Güraysu, saldırının bir Ermeni tarafından yapılmasının bu saldırıların "ırkçı saiklerle" yapılmadığına bir kanıt teşkil etmediğini Emniyet'in sorunu çözülmüş olarak kabul etmemesini, M.N.'nin "kullanılmış" olabileceğine dair şüphelerin ciddiyete alınması ve olayın aydınlatılmasını talep etti. - İstanbul/ Fatih

Kaynak: DHA

Son Dakika Güncel İHD'den Samatya Zanlısıyla İlgili Açıklama - Son Dakika


Advertisement