Sakarya'nın Karasu ilçesinde yaşları 7 ila 71 arasında değişen yaklaşık 100 kişiden oluşan ritim grubu, vurmalı çalgı (perküsyon) aletleri kullandıkları buluşma günlerinde sosyalleşip müziğin rahatlatıcı gücünden faydalanıyor.
Aralarında öğrenci, öğretmen, hemşire, çiftçi, gazeteci, esnaf, ev hanımı ve emeklilerin de yer aldığı, kurucu şef Mehmet Yıldız yönetimindeki "Karasu Ritim Perküsyon" grubu, bir araya gelerek hayatın ve iş temposunun stresini atmanın yanında yeni hobi edinme, yeteneklerini keşfetme ve sosyalleşme imkanı buluyor.
İlçedeki bir organizasyon salonunda her salı ve perşembe toplanan ekip, Karadeniz, türkü, rakkas, roman havası, pop ve yabancı şarkılar eşliğinde, ağırlıklı darbuka olmak üzere tef, bendir, zil, kaşık ve davul gibi perküsyon aletleriyle ritim tutuyor.
Ritim enstrümanlarını çalma konusunda kendilerini geliştirerek yaklaşık 8 konser veren bazı üyeler, Karasu Belediyesince 16-19 Nisan'da gerçekleştirilecek Karadeniz Festivali'nde konser için hazırlıklarını sürdürüyor.
"Amacımız gençlerimizi sanal alemden sanat alemine aktarmak"
Karasu Ritim Perküsyon grubunun kurucu şefi Mehmet Yıldız, AA muhabirine, 3 yıl önce arkadaşının evinde 5 kişi otururken darbuka çaldıklarını, aralarından birinin ekip oluşturma fikrini ortaya attığını, bunun çıkış noktası olduğunu ve 5 kişiyle başlayan ekibin üye sayısının 100'e yaklaştığını anlattı.
Coşkulu ekibin her geçen gün ve yıl çığ gibi büyüdüğünü dile getiren Yıldız, "Amacımız burada farkındalık yaratmak. Enstrüman çalışıyoruz ama en başta enstrümana, sahneye ve müziğe hakim olmak geliyor. Bizi izleyenler bilir, burası terapi yeri. Burada halkımız ve gelen öğrencilerimiz terapi oluyor." diye konuştu.
Yıldız, buradan çıkan herkesin gürültüye rağmen bütün stres ve günün yorgunluğunu üzerinden attığını belirterek, "Tek amacımız gençlerimizi bilgisayar başından daha çok tablet ve telefondan çekip, yani bir nevi sosyalleştirmek, onları sanal alemden sanat alemine aktarmak. İnşallah daha güzel çalışmalar yapacağız. Önümüzde konserler var. Baktılar coşkuluyuz, enerjimiz yüksek, Türkiye'nin birçok yerinden konser teklifleri alıyoruz. Bugüne kadar 8 konserimiz oldu." ifadelerini kullandı.
Halkı kendi kabuğundan çıkartıp sosyalleştirmeyi hedeflediklerini aktaran Yıldız, her geçen gün sayının arttığını, sayı arttıkça coşkunun da yükseldiğini ve çok güzel yarınlarda olmayı hedeflediklerini kaydetti.
Ekibin en büyüğü 71 yaşındaki emekli inşaat teknikeri İbrahim Gerçek, güzel zaman geçirdiklerini, müziğin kendi ruhunda bulunduğunu ve kardeşinin önerisiyle ekibe dahil olduğunu söyledi.
Güzel ambiyans yakaladıklarını dile getiren Gerçek, "Çalıyoruz, eğleniyoruz, gülüyoruz, neşeleniyoruz ve insanları da coşturuyoruz, konserler veriyoruz. Birçok insana ritim duygusunu ulaştırmaya çalışıyoruz, derdimiz bu. Sonuç itibarıyla burada belli yaşı geçmiş, belli meslek, gelir ve cins gruplarından gelen insanlarız. Burada güzel birliktelik yakaladık, bunu çok daha ileriye götürmeye çalışıyoruz." şeklinde konuştu.
"Müziği sevdiğimi fark ettim"
Hemşire Badem Serdaroğlu Ortaş da etkinliğe çok severek katıldığını, güzel işlere imza attıklarını, yardım kampanyalarına destek olduklarını ve ileri tarihlerde de yardım kampanyalarıyla ilgili sahne alacaklarını anlattı.
Ortaş, eğlenceli vakit geçirdiğini ve gün içerisinde yaşadığı stresi darbukayla çıkardığını dile getirerek, şöyle devam etti:
"Darbukaya başladıktan sonra müziği sevdiğimi fark ettim, o zamana kadar bu alana ilgim olduğunu bilmiyordum. Başlarken her an bırakırım diye başlamıştım. Gerçekten gelişi güzel vurulan enstrüman değil, dışarıdan nasıl görünüyor bilmiyorum ama öncesinde fizibilite gerekiyor, yani vuruşları net olarak öğrenmemiz gerekiyor ama bir süre sonra yaklaşık birkaç ay sonra artık duyduğunuz şarkıya kendiniz ritim oluşturabiliyorsunuz."
Çiftçi Ramazan Kızıl da birlikte daha güzel işler başaracaklarına inandığını dile getirerek, daha önce enstrüman çalmadığını fakat müziğe duyarlılığı olduğunu, haftada 2 gün toplanıp günün stresini ve yorgunluğunu attıklarını, buradan tamamen dinlenmiş vaziyette köyüne döndüğünü söyledi.
Grubun en küçüğü 7 yaşındaki Çınar Cengiz'in annesi Gizem Karacıklar ise oğlunun da kendisiyle geldiğini ve o süreçte yeteneğini keşfettiklerini anlattı.
Çocukların bu tarz sosyal projelerde bulunması gerektiğini vurgulayan Karacıklar, "Çünkü müzik çocukları güzel etkileyen bir şey. Burada insanların içerisinde sabit oturabilme, durabilme, bazı kurallara uyabilme becerilerinin geliştirildiğini düşünüyorum böyle ortamlarda." dedi.
Son Dakika › Güncel › Karasu'da Ritim Grubu Terapi Oluyor - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?