İmam nikahlı eşi M.Ç'nin yardımıyla 68 yaşındaki dayısı N.D.'yi 'Canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan B.S.'nin ilk duruşması görüldü.
"HASTANEYE GÖTÜREYİM DEDİM, KABUL ETMEDİ"
Anadolu Adalet Sarayı 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada tutuklu sanıklar B.S. (36), M.Ç. (37) ve avukatları hazır bulundu. Duruşmada savunmasını yapan B.S., iddianameye katılmadığını, olayın iddianamede anlatıldığı şekilde olmadığını ve imam nikahlı eşini korumak için polis sorgusunda cinayeti üstlendiğini belirtti. Olay günü 11.00 sıralarında eve geldiğini belirten S., "Bakkala gitmiştim. Geldiğimde eşim, dayımın üzerine çaydanlığın düştüğünü söyledi. Eşimi mutfağa çağırdım. O sırada evde bulunan arkadaşımız G.S. ise olayın öyle olmadığını eşim M.'nin dayımın üzerine kasten kaynar suyu döktüğünü ve dayımın ona el ile tacizde bulunduğu söyledi. Dayıma 'Seni hastaneye götüreyim' dedim. Dayım kabul etmedi" dedi.
"BASTONLA VURUYORDU, DAYIMIN KULAĞINDAN KAN GELDİ"
Bir süre sonra uyumak için başka bir odaya gittiğini söyleyen otobüs şoförü Serttaş, dayısının bağırma sesine uyandığını ifade etti. Eşinin dayısını banyoda bastonla döverken gördüğünü iddia eden S., "Bastonu elinden alarak ona tokat attım. Dayımın kulağının içinden kan geliyordu ve onu kucağıma alıp odasına götürdüm, üzerini değiştirdim. O sırada dayımın göğüs kısmının kızarık olduğunu gördüm. O sırada evdeki arkadaşımız G. gitti. 2-3 saat eşimle konuşmadım. Sonra dayıma yemek götürecektik ki dayım ölmüştü" diye konuştu.
MAHKEME BAŞKANI: BU NASIL EŞ KORUMA
Olayın ardından arkadaşları G.S.'yi eve çağırıp ambulansı aradıklarını anlatan 2 çocuk babası S., "Eşim de bulaşık süngeri alıp tavandaki lekeleri silmeye çalıştı ve polisler geldi. Cezaevine girmeden önce ifadelerimde eşimi korudum" dedi. Bu sırada Mahkeme Başkanı Hayri Kaynar ise "Bu nasıl eş koruma? Dayının vücudunda yanık izleri var, kırıklar var, cinsel organının üzerine naylon yakılıp damlatılmış, taa duvarlara çıkmış kan. Duvarların her yerinde kan lekesi varmış. Bunlar nasıl oldu?" diyerek sanık B.S.'ye soru yöneltti. Duvarların nasıl kan olduğunu bilmediğini belirten S., "Ben de anlamadım efendim. Benim haberim yok. Evde kan görmedim. Dayıma bu şekilde hareketler yaptığını daha önce de gördüm. Bu yüzden eşimin parmağını ve burnunu kırdım" dedi.
"BAKIM PARASI ALMAK İÇİN DAYIMI EVE GETİRMEK İSTEDİ"
Dayısı N.D.'yi kendi yanlarında kalmadan önce sosyal hizmetler tarafından bakıldığını söyleyen S., "Bakım parasını almak için dayımı eve getirmek istedi. Para bağlanmayınca da ona kötü davranmaya başladı." diye konuştu.
KADIN SANIK DA SUÇLADI
Tutuklu sanık M.Ç. ise suçlamaları kabul etmediğini, taciz olayının gerçekleşmediğini belirterek, işkence sonucu yaşamını yitiren N.D.'nin öldürülmesine ilişkin olayın nedeni olarak D.'nin altına kaçırmasına eşi S.'nin sinirlenmesini gösterdi. S.'nin dayısına ne şekilde işkence yaptığını ise duruşmada şu cümlelerle aktardı:
TÜRLÜ İŞKENCE YÖNTEMLERİ UYGULANDI
"1,5 ay boyunca dayının tırnağını bile kanatmadım. Taciz olayı da olmadı. Dayı arada sırada altına kaçırıyordu. O gün yine altını ıslatmıştı. Eşim dayısının odasına girerek 'Yine mi altını ıslattın? Bir daha altını ıslatırsan oranı yakarım demedim mi?' dedi. Eşim mutfaktan siyah poşet aldı, elinde de çakmak vardı. Dayının zorla eşofmanını indirdi. Naylonu yaktı ve cinsel organına damlattı. Çaydanlığı eline alarak dayının göğüs kısmından ayak uçlarına doğru kaynar suyu döktü. Kaş kısmını ve kulağını yumrukladı. Dayının kulağı şişti ve eşim şiş yere bir yumruk daha vurduğunda kulağı patladı, kanlar tavana sıçradı. Bastonla dayının bacaklarına vurdu ve baston kırıldı. Sonra ben mutfağa gittim. Eşim yanıma gelerek 'Sana bir şey söyleyeceğim ama korkma dayım ölmüş. Ben ne dersem herkese onu anlatacaksın' dedi. Üst komşuya gidip 'dayı vefat etti' dedim ve o da polisleri aradı. Duvardaki kanları da silmem için beni zorladı. Silmezsem bana da aynılarını yapacağını söyledi" dedi.
Mahkeme, tanık G.S. gelecek celse zorla getirilmesine, tutuklu sanıklar B.S. ve M.ç.'nin tutukluluk nedenlerinin ortadan kalkmadığı gerekçesiyle tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.
OLAYIN GEÇMİŞİ
Pendik'te 9 Eylül 2011 yılında gerçekleşen olayda, gece bir sıralarında emniyet müdürlüğüne yapılan ihbar sayesinde polis ekiplerince olay yerine gidilerek, N.D.'nin ölümünün normal bir şekilde olmadığı tespit edildi.
Maktülün vücudunda yapılan incelemeler sonucunda vücudunun çeşitli bölgelerinde darp ve yanık izleri, deride soyulma, cinsel organında yanık izleri ve yanmış naylon parçaları bulundu. Olaya ilişkin ifadeleri alınan B.S. suçu eşi M.Ç'ye, M.Ç. ise olayı B.S.'nin yaptığını öne sürdü.
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Ocak ayı sonunda hazırlanan iddianamede Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda D.'nin travma ile oluşmuş yumuşak doku zehirlenmesi, göğüs travmasına bağlı solunum yetmezliği nedeniyle öldüğü belirtildi.
İddianamede suç tarihinde sanıklar birlikte hareket ettiği belirtilerek S. hakkında, 'Canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürdüğü' iddiasıyla ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle, Ç. hakkında ise Canavarca hisle eziyet çektirerek kasten öldürmeye yardım etme suçlamasıyla 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Son Dakika › Güncel › 'Naylonu Yaktı ve Cinsel Organına Damlattı' - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.