Nuh Yılmaz Şam'da Hicaz demir yolunun bölgesel barış projesi olduğunu söyledi - Son Dakika
Son Dakika Logo
Son Dakika Uygulamayı yükle! YÜKLE

Nuh Yılmaz Şam'da Hicaz demir yolunun bölgesel barış projesi olduğunu söyledi

Google algoritmasına bırakmayın, okuyacağınız haberi siz seçin! Tıkla ve ekle
Nuh Yılmaz Şam\'da Hicaz demir yolunun bölgesel barış projesi olduğunu söyledi

Suriye'nin başkenti Şam'daki tarihi Hicaz Garı'nda düzenlenen etkinlikte Hicaz demir yolunun korunması ve yeniden canlandırılması ele alındı. Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, projenin sadece ulaşım değil bölgesel entegrasyon ve barış projesi olduğunu vurguladı.

Suriye'nin başkenti Şam'da, Ulaştırma Bakanlığı himayesinde tarihi Hicaz Garı'nda Hicaz demir yolu hattının tarihi, medeniyet ve kültür mirası olarak taşıdığı değer ile korunmasının öneminin ele alındığı etkinlik düzenlendi.

Tarihi Şam Hicaz Garı'ndaki organizasyona Suriye Ulaştırma Bakanı Yarub Bedr, Maliye Bakanı Muhammed Yusr Berniyye, Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz ve çok sayıda ülkenin büyükelçisi katıldı.

Türkiye'nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Hicaz demir yolunun tarihi misyonuna ve bölgesel önemine dikkati çekerek, projenin sadece bir demir yolundan ibaret olmadığını, çok daha büyük bir bölgesel entegrasyon, kalkınma ve güvenlik projesi olduğunu söyledi.

Hicaz demir yolu güzergahının tarihte Romalılar tarafından ticaret ve askeri amaçlı kullanıldığını ifade eden Yılmaz, Osmanlı İmparatorluğu döneminde ise hem Portekizlilere karşı Hicaz'ın güvenliğini sağlamak hem de 19. yüzyılda artan sömürgeci tehditlere karşı hızlı intikal imkanı yaratmak amacıyla inşa edildiğini vurguladı.

Projenin hayata geçirildiği dönemde Osmanlı'nın ciddi borç yükü altında olmasına rağmen Sultan 2. Abdülhamid'in kendi kişisel servetiyle katkıda bulunduğunu söyleyen Yılmaz, Endonezya'dan Rusya'ya, Fas'tan Tunus'a ve Amerika'ya kadar dünyanın dört bir yanından Müslümanların bu projeye inanarak bağış yaptığını vurguladı.

Suriye'de yaşanan devrimin ardından uzun bir aradan sonra bölgede barış ve istikrar umudunun yeşermesiyle birlikte Hicaz demir yolu umudunun da yeniden gündeme geldiğini belirten Yılmaz, yaklaşık 25 yıl önce de kısmi bir istikrar döneminde gündeme gelen projenin savaşlar nedeniyle rafa kalktığını hatırlattı.

Hicaz demir yolunun yeniden ayağa kaldırılmasının tüm bölgenin geleceği için büyük bir umut teşkil edeceğini dile getiren Yılmaz, "Bu proje bölgedeki savaşlara son veren ve halkın refahını sağlayan yeni bir umut dalgası yaratabilecek. Hicaz demir yolu sadece bir ulaşım projesi değil, bölgesel entegrasyon ve barış projesidir." diye konuştu.

"Bu hat, bölge halklarına refah, huzur ve kalkınma sağlayacak"

Ulaştırma Bakanı Yarub Bedr ise 1908'deki zorlu koşullarda inşa edilen hattın bir mucizeyle başladığını belirterek, Suriye Demir yolları Kurumu mühendisleri, teknisyenleri ve makinistlerinin özverili çalışmaları sayesinde onlarca yıl sonra buharlı lokomotiflerin ve Hicaz demir yolunun sesinin yeniden duyulmaya başlandığını söyledi.

Hattın yeniden faal hale getirilmesi için yürütülen sembolik hat çalışmalarının büyük bir azmin göstergesi olduğunu belirten Bedr, Hicaz demir yolunun gelecek vizyonunu şu sözlerle özetledi:

"Türkiye'den Suriye'ye, Ürdün'den Suudi Arabistan'a ve Basra Körfezi'ne uzanan bu hat, bölge halklarına refah, huzur ve kalkınma sağlayacak sosyo-ekonomik gelişimin ana ekseni olacak."

"Bu proje tıpkı bir nükleer santral gibi tükenmez bir enerjiye sahip"

Lübnanlı tarihçi Eddy Choueiry de "Bu proje tıpkı bir nükleer santral gibi tükenmez bir enerjiye sahip." diye konuştu.

Choueiry, "Tarihi Hicaz Demir yolu"nun yeniden hayata geçirilmesinin, bölgenin jeopolitik güvenliği, ticari entegrasyonu ve ortak kültürel mirası açısından kritik bir dönüm noktası oluşturduğunu söyledi.

Hicaz demir yolunun yalnızca hacı taşımakla sınırlı kalmadığını vurgulayan Choueiry, hattın Osmanlı İmparatorluğu döneminde yüksek bir siyasi ve askeri öneme sahip olduğunu ifade etti.

Sarkan hatların ve bölgesel bağlantıların Suriye, Lübnan ve komşu coğrafyalar arasında güçlü bir jeopolitik ağ kurduğunu belirten Choueiry, demir yolunun geçtiği güzergahların bölgenin ekonomik hayat damarını oluşturduğunu kaydetti.

Projenin modern dönemdeki güzergah potansiyeline dikkati çeken Choueiry, hattın İstanbul'dan başlayarak Halep, Humus, Şam ve Amman üzerinden Suudi Arabistan'a ve oradan Körfez'e uzanan entegre bir yapı oluşturabileceğini ifade etti.

Şehirlerin tarihi süreçte demir yolu hatları etrafında geliştiğini hatırlatan Choueiry, bu altyapının yeniden canlandırılmasının yeni nesiller için medeniyet ve kültür mirasını koruma anlamı taşıdığını dile getirdi.

Kaynak: AA

Sizin düşünceleriniz neler ?

1000

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.