Keşfeder, meraklıdır, hata yapar… Çocuklar öğrenme süreçleri boyunca hayatı tanımak adına tüm bu davranış biçimlerine başvurabilir. Çünkü çocuklar öğrenmek konusunda sandığınızdan daha isteklidir. Ancak bazı ebeveynlerin gösterdiği tutumlar, bu motivasyon kaynağını zayıflatabilir. Bu, kimi zaman bir ceza olabilir kimi zamansa kıymeti kalmamış bir ödül…
ÖDÜL VE CEZA UYGULANMALI MI?
Herhangi bir davranışı kazandırmak veya alışkanlık haline getirmek için çocuğu duygusal, fiziksel, bilişsel olarak mutlu etmek olarak tanımlanan ödül, olumlu bir pekiştiricidir. Ceza ise; daha çok bir davranıştan vazgeçirmek adına çocuğa uygulanan olumsuz bir yaptırımdır. Kısacası mahrum bırakmaktır.
Çocuğun; istenilen davranışın ortaya çıkması ya da istenilen başarı seviyesine ulaşması için sevdiği şeylerden belli bir süreliğine mahrum bırakılması, doğru bir yöntemdir. Bu konudaki en önemli koşul ise tutarlı olmaktır. Çünkü çocuk, sergilediği olumsuz davranışlar karşısında bazen sevdiği şeylerden mahrum kalıp bazen kalmıyorsa istenilen etkiyi almak mümkün değildir. Bu nedenle her seferinde aynı kararlılık ve tutarlı bir biçimde uygulanması gerekir.
CEZANIN OLDUĞU YERDE ÖDÜL DE OLMALI!
Ebeveynlerin en çok yaptıkları hata genelde olumsuz davranışları cezalandırıp, olumlu davranışları aynı tutarlılıkla ödüllendirmemektir. Oysa bir çocuk gerek okul, gerek sosyal yaşamında sergilediği olumlu davranışlar sergileyip, görevlerini yerine getirdiğinde ödüllendirilmelidir. Sadece cezanın varlık gösterdiği, ödülün ise hiç olmadığı bir ortamda doğru davranışlar, pekişmediği gibi istenilen yöne doğru ilerleme kaydedemez. Bu sebeple ebeveynler bu konuda dengeli bir yol izlemeli, ceza-ödül terazisi iyi ayarlamalıdır.
ÇOCUK, ÖDÜL VE CEZAYA KARŞI DUYARSIZLAŞABİLİR
Birçok ebeveyn, çocukları kendilerine verilen sorumlulukları yerine getirmediğinde ya da istenilen başarı seviyesine ulaşamadığında ceza yöntemine başvurmaktadır. Bu ceza çoğu zaman, onu çok sevdiği bir şeyden (TV, bilgisayar, oyuncak, park vb.) mahrum etmek şeklinde olur. Bunun dışında yer alan fiziksel ya da psikolojik şiddet ise kabul edilemez bir davranış olmakla birlikte, asla tercih edilmemesi gereken tutumlar arasında yer almaktadır. Bu noktada ebeveynlerin izlemesi gereken yol ceza ya da ödül ekseninde hareket ederken, belirli kurallar belirlemektir. Birinci kural ise duyarsızlaşmayı önlemek için her durumda ödüle başvurmamaktır. Çünkü her olumlu davranış sonunda gelen ödüle karşı duyarsızlaşma eğilimi ortaya çıkıp her seferinde ödülün miktarının artması beklenecek ve bu bir süre karşılanamaz hale gelecektir. İkinci olarak da ödülün ne zaman geleceğinin bilinmemesi davranışın daha uzun süre boyunca tekrar edilmesini sağlayacaktır.
ÖDÜL VE CEZADA ÖLÇÜYÜ AŞMAYIN
Çocuğunuzun davranışlarını biçimlendirirken ödül ve ceza yöntemlerini ölçülü kullanmak gerekir. Çünkü ölçüsü kaçmış bir ödül ve ceza mekanizması kısa sürede olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Örneğin, ödevini düzenli olarak yapıyorsa belirsiz aralıklarla ödüllendirilmeli, (Hafta da bir ya da iki gün ama ne zaman verileceği belli olmayan ödül) ödevini yapmadığında ise sevdiği bir programı izlemesi ya da sevdiği bir oyunu oynamasına izin verilmemesi gerekmektedir.
ÖĞRETMENLER İÇİN ÖDÜL DAHA ETKİLİ BİR ÖĞRETME YÖNTEMİ
Okul ortamında öğrencinin öğrenme performansında motivasyon kaynağı ceza değil, ödüldür. Özellikle sınıf ortamında uygulanan cezalar bir süre sonra çocukta cezaya karşı duyarsızlaşma ve kurallara karşı tepkisel davranma gibi eğilimlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu sebeple okullarda öğretmenlerin daha çok olumlu davranışları ödüllendirme metodunu kullanması gerekmektedir. İstenilen düzeye ulaşmayan öğrenme performanslarını ise ödüllendirmeyerek aslında dolaylı yoldan ödülden mahrum bırakmak gibi daha yumuşak bir sistem uygulanmalıdır. Bu uygulamaların ceza yöntemine göre çok daha iyi sonuçlar verdiği bilimsel çalışmalarla da ortaya konmuştur.
ÇOCUK ANNE-BABAYI ÖRNEK ALIR, ÖDEVLERİNİZİ YAPIN
Ebeveynler, çocuklar için en önemli rol modeldir. Sabah işe giderken söylenen, yaptığı işle ilgili görevlerini yerine getirmeyen ya da evde bazı işleri yaparken rahatsızlığını her seferinde dile getiren ebeveynler aslında ödevlerini yapmıyor demektir. Üstelik bu durum çocuklar için oldukça dikkatle izlenen süreçtir. Bu noktada ebeveynler, hem işleriyle ilgili hem ebeveyn olmakla ilgili ödevlerini tam anlamıyla ve doğru şekilde yerine getirmeli. Çünkü ebeveynler kendi ödevlerini yaptıklarını sürece, tutarlı uygulamalar ve ev içinde her durumda geçerli olan net kurallar sistemiyle sorumluluk sahibi çocuklar yetiştirebilir.
Son Dakika › Güncel › Öğrenmede Pekiştirici Unsur; Ödül - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.