Sosyal Barışın İnşasında Yeni Aktörler - Son Dakika
Son Dakika Logo

Sosyal Barışın İnşasında Yeni Aktörler

20.07.2013 14:13

Türkiye'nin kamburu

Ülkemizin 30 yılı aşkın sorunu: Kürt veya Güneydoğu sorunu, adına ne derseniz deyin. Bir patolojik hal alan bu sorun artık net ve kalıcı çözümü için masaya yatırıldı.Neden bugün (Siyasi konjonktür, Siyasi Rant, Orta Doğu'da değişen siyasi dengeler,seçim, ,toplumsal baskı vs) diye sorup mesele etraflıca tartışılabilir.Ancak bu yazıda bunun bir önemi yok. Şu an sorulması gereken soru: sorun niçin masada ve sorunun çözüm aşamaları nasıl olmalıdır?

Başlangıcından bu yana ciddi kayıplar verilmiş, toplumun her yerine korku, nefret ve kin yerleşmiş; toplumun büyük kesiminin siyasi aktörlere: artık yeter çözülsün bu mesele demeye başladığı bir dönemde, mesele artık eski şekli ile daha fazla devam edemezdi. Eski usuller geride kalmış, köhnemiş ve sorunun her iki tarafı da artık meselenin silahlar ile çözülmeyeceğine kanaat getirmiştir. Siyasi kanalları açık tutmanın daha faydalı olacağı görüşü iyice hâkim olmaya başlamış ve bunun yanı sıra konjonktür de böylesi bir çözüm şekline artık çok müsait hale gelmiştir.

İmralı'nın, siyasi hamleleri artık daha değerli bulduğu sosyo-kültürel, sosyo-politik dönüşümün anahtarını siyasi mecrada aramaya başlaması ve devletin eski güvenlikçi usullerinin yerine siyasi mekanizmaları aktifleştirmesi meselenin çözümü için umut vaat etmiştir.

Bugün sıra, polarize olmuş bir toplumun barışa ikna edilme sürecidir. Bu süreç toplumun her kesiminin arzusudur. Ancak geride kalan süreçte zarar görmüş, küstürülmüş olan kesimlerin meseleye olan inancının tesisi nasıl olmalıdır? Bu sorunun yanıtı bu aşamada çok büyük önem arz etmektedir. Yani şehit veren Türk aileleri ile gençlerini yitiren Kürt anneleri… Bu aileler nasıl barışacak? Daha tümel bir ifade ile bu toplum nasıl barışacak?

Toplumsal Arabulucular: Sosyologlar

On binlerce sosyoloğu mezun vermekten geri durmamış bu ülke, belki bir gün bu meselede topluca gereksinim duyabiliriz, bu meslek erbaplarına diye beklemiş olabilir. Tabi ki böyle bir gaye yok. Bu ironik durum bugün ciddi bir hal almış durumda kanaatimizce. Yani gerçekten yüzlerce sosyoloğa ihtiyaç hâsıl olmuştur.

Toplumların değişim sürecini anlayıp yorumlayacak, bu sürece ışık tutacak sosyologlara evet bugün fazlasıyla ihtiyacımız var.

Tanısı kesinleşmiş bu "Sosyal Tümöre " Sosyologlar neşteri vurmalıdır

Kötü huylu olan bu "Sosyal Tümörün" ameliyat öncesi bütün hazırlıkları ivedilikle yapılarak artık masaya yatırılmalı ve bu tümöre neşter vurulmalıdır. Ameliyat sonrası "toplumsalın" yoğun bakım süreci, yaşamsal riskleri fizibilite edilerek sağaltılması gerekir. Sağaltım sonrası "Toplumsalın" rehabilitasyonu için de gerekli aşamalar tertiplenmelidir.

Devletin Doğuya on bin imam ataması yerine on bin sosyolog ataması bugün daha hayırlıdır

Bu söylem ideolojik bir gönderme asla değildir. Meselenin ehemmiyet boyutunun ne oranda olduğunun altının çizilmesidir.

Bugün köyün imamı olmasa da olur; zira melesi mutlaka vardır. Ezanı okur, namazı da rahatlıkla kıldırır. Ama köyün sosyologu yok. Barışa katkı sunacak bilirkişiler ya da arabulucular yok. Bugüne kadar da hiç olmadı. Ama artık bu süreçte olmalı. Devletine, küsmüş ve sırtını dönmüş Kürtleri barış sürecine ikna etmek ve sorunlarına profesyonel destek sunmak sosyologların en büyük katkısı olacaktır. Bunun yanı sıra kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri ile bir araya gelip Makro ve Mikro "Sosyo-Kültürel" reçeteler çıkarılmalı. Sosyo-ekonomik politikaların dönüşümü sağlanarak (Mesleki projeler üretilerek) bölgedeki gençlerin ekonomik problemleri çözülmeli. Sosyo-politik mecraların daha fazla yoğunlaştırılmasına önemli katkılar sunulmalı ve böylelikle siyasi arenada (STK, Siyasal Parti)) temsiliyetin önü açılarak yöre halkının sorunları daha görünür kılınabilir ve çözümler de bu doğrultuda geliştirilebilir. Bu sosyolojik çözüm perspektifleri çok daha fazla sıralanabilir. İşaret etmek istediğimiz nokta profesyonel arabulucular olarak sosyologlarımız artık devreye girmelidir anlayışını hâkim kılmak.

Sosyologlar bir yüzünü de batıya çevirmelidir

Başta şehit yakınları olmak üzere batıda yaşam süren halkın da ikna edilmesi gerekiyor. Mesele bütün ana hatları ile ele alınıp mahalle mahalle, ilçe ilçe dolaşılmalıdır. Barışa olan inanç kazınmalıdır hafızalara. Halk ikna edilmelidir. Yıllarca manipüle edilen halka bir de barışın doğası anlatılmalıdır. Bu süreç uzun soluklu olacak ve eminim ki kazanan bizler olacağız.

Toplum destekli polislik şube müdürlükleri dönüştürülerek sosyologlara bırakılabilir

Güneydoğu halkının güvenlikçi devlet politikalarından bezdiği bir dönemde bu yerlerin bu şekilde sivilleşerek dönüşmesi kanaatimizce yerinde bir karar olacaktır. Ya da daha farklı alternatifler geliştirilebilir. Şunu anlatmaya çalışıyoruz: yöre halkı sivil bir kucaklama istiyor. Asker ya da polisin şu etapta kucaklayıcı tavrı önemlidir ama isabetli olmayacaktır.

Kaynak: Bültenler

Son Dakika Güncel Sosyal Barışın İnşasında Yeni Aktörler - Son Dakika


Advertisement