Yeşilçam'ın unutulmaz oyuncusu Ekrem Bora'nın vefatının üzerinden 14 yıl geçti - Son Dakika
Son Dakika Logo

Yeşilçam'ın unutulmaz oyuncusu Ekrem Bora'nın vefatının üzerinden 14 yıl geçti

01.04.2026 12:17

Kariyeri boyunca 200'den fazla yapımda rol alan usta sanatçı Ekrem Bora'nın vefatının üzerinden 14 yıl geçti.

Kariyeri boyunca 200'den fazla yapımda rol alan usta sanatçı Ekrem Bora'nın vefatının üzerinden 14 yıl geçti.

Asıl adı Ekrem Şerif Uçak olan usta oyuncu, Türkiye'nin ilk uçak asker pilotlarından onbaşı Mazhar Uçak ile Ayşe Nuriye Uçak'ın oğlu olarak, 7 Mart 1932'de Ankara'da dünyaya geldi.

Eğitimine Suadiye 38. İlkokulu'nda başlayan sanatçı, ortaokul yıllarında sinemaya ilgi duymaya başladı ve eğitimini yarıda bıraktı.

Ekrem Bora, verdiği bir röportajda çocukluğuna dair şunları anlatmıştı:

"Ben, 40 günlükken babam ölmüş. Aslında 6 kardeştik, ikisi öldü. Annem, babamdan kalan şehit maaşıyla bize bakmaya çalıştı. Babam Mazhar Uçak, Türkiye'nin ilk pilotlarındandır. Ankara'da ilkokula başlamıştım. 7 yaşında annem bizi İstanbul'a getirip yerleştirdi. Büyükbabam Pomak göçmenlerindendi. Suadiye'de ölmüştü. Anneannem yalnız kalmasın diye annem İstanbul'u seçmiş... Büyükbabam Suadiye Camisi'nin ilk imamıymış."

Yıldız dergisinin 1953'te açtığı artist yarışmasına katıldı

Ekrem Bora, ilk eğitiminin ardından 3 yıl Sultanahmet Devlet Basımevi Kursu'na gitti ve kursu bitirerek mürettip (dizgici) ve mücellit (ciltçi) diploması aldı.

Bir röportajında, "Bu meslek bana bir hatıra olarak kaldı. Fakat sinema oyuncusu olmak o zamanlardan kafama yerleşmişti. Her zaman film seyreder, hiçbir filmi kaçırmazdım." diyen sanatçı, Yıldız dergisinin 1953'te açtığı artist yarışmasına ailesinden gizli katıldı. Yarışmada elde ettiği birinciliğin ardından "Bora" soyadını aldı.

Erzincan ve Diyarbakır'da 2 yıl süren vatani görevini tamamlayan Ekrem Bora, askerden döndükten sonra 1955'te ilk filmi "Alın Yazısı"nı çekti. Sanatçının bu dönemde gerçekleştirdiği ilk evliliğinden, Sevil adını verdiği kızı dünyaya geldi.

Usta oyuncu, "Alın Yazısı" filminin hikayesine dair yaptığı bir açıklamada şunları söylemişti:

"Ağabeylerim Haydarpaşa ve Hayriye liselerine girmişti. Ben, Kadıköy Birinci Ortaokul ikinci sınıfında tekledim yani sınıfta çaktım. Parasızlıktan okuyamıyordum. Dersleri bilmediğim için sınıfta utanıyordum. Bu yüzden okuldan kaçıp, Kadıköy'deki sinemalarda vakit geçiriyordum. O zamanlar gösterilen Tyron Power'ın 'Önce Vatan' filmini çok beğenmiştim. Mahalle komşumuz Sakıbe Soyukut adında bir hanım, Yıldız ve Hafta dergilerinde sinema konusunda çeviri yazılar yayınlıyordu, 'Seni artist yapalım.' dedi. 17-18 yaşındaydım ve artık okula değil, işe çalışmaya gidiyordum. Sakıbe Hanım'ın tavsiyesiyle Sezai Bey'e (Solelli) bir mektup ve resim yolladım. O kadar aday arasından beni seçmesi hayatımı değiştirdi."

Sezai Solelli'nin vasıtasıyla daha sonra Erman ve Lale Film gibi firmaların patronlarıyla tanışan Bora, "1955-1965 arasındaki 10 yıl yani 23-33 yaşlarında, en hızlı yıllarımı yaşadım. Neriman Köksal, Ajda Pekkan, Semiramis Pekkan, Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve daha birçok ünlü kadın artistle film çevirdim. 'Artık Düşman Değiliz' (1965) adlı filmde, iki kardeş, Ajda ile Semiramis, benimle oynadı." ifadelerini kullanmıştı.

Yeşilçam'da sert karakterlerin aranan yüzü oldu

Ekrem Bora, 1958'de "Bana Gönül Bağlama", "Tilki Leman" ve "Bir Kadın Tuzağı" filmlerinde, 1959'da "Kanundan Kaçılmaz" ve "Üç Kızın Hikayesi", 1960'ta "Yeşil Köşkün Lambası" ve "Divane", 1961'de "Seni Benden Alamazlar", "Camp Der Verdammten", "Kahraman Üçler" ve "İnleyen Dağlar" filmlerinde oynadı.

"Çifte Kumrular" ve "Beş Kardeştiler" adlı yapımlar ile Ayhan Işık ve Türkan Şoray'la başrolü paylaştığı "Acı Hayat" filmindeki performansıyla dikkatleri üzerine çeken sanatçı, bu filmlerin ardından Yeşilçam'da sert karakterlerin aranan yüzü oldu.

Bora, 1963'te "Cehennemde Buluşalım", "Acı Aşk", "Aşka Susayanlar", "Rüzgar Zehra" (Sünger Avcıları), "Akdeniz Şarkısı", "Aşk Tomurcukları" ve "Ölüm Bizi Ayıramaz" filmlerinde rol aldı.

Aynı yıl Halit Refiğ'in yönetmenliğini üstlendiği "Şafak Bekçileri"nde bir jet pilotunu canlandıran Bora, bu filmle ilgili "Filmde Göksel Arsoy'la birlikte iki pilot arkadaşı oynadık. Filmin büyük bir bölümü Eskişehir'de çekildi. İlginçtir, rol gereği benim uçağım da babamınki gibi Eskişehir yakınlarında düşüyordu. O sahneler çekilirken aklımda ve yüreğimde hep babam vardı." sözleriyle duygularını ifade etmişti.

5 yıl gazinoda sahne aldı

Başarılı oyuncu, Gül Pamukçu ile 7 Mayıs 1966'da evlendi. İkilinin Yasemin ve Lale adını verdiği iki kızı dünyaya geldi.

Sinemada en yoğun yıllarını 1960'lı yıllarda yaşayan Bora, 1965'te 15, 1966'da 11, 1967'de 17, 1968'de 11, 1969'da ise 8 filmde rol aldı. Ekrem Bora 1966'da "Antalya Altın Portakal Film Festivali"nde "En İyi Erkek Oyuncu Ödülü"ne değer görüldü.

Türk sinemasının 1970'li yıllarda yaşadığı çalkantılı dönemde daha az filmde rol alan Ekrem Bora, besteci Fecri Ebcioğlu'ndan ders alarak gazinoda sahne aldığı yılları şu sözlerle aktarmıştı:

"Bizim sinemada kazandığımız bir para olmadı. Filmlerden aldığımız paralar ancak hayatımızı devam ettirmemizi sağladı, o kadar. Ancak sinema oyuncularına sahne yolu açılınca ben de çıktım, şarkı söyledim. Çok da iyi oldu. Beş yıllık bir dönemde hem keyif aldım hem de iyi paralar kazandım."

Yer aldığı projelerin neredeyse hiçbirinde kendi sesiyle yer almayan sanatçının seslendirmelerini, ünlü dublaj sanatçıları Saadettin Erbil ve Levent Dönmez seslendirdi.

"Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu" filmiyle ödül aldı

Ekrem Bora, 1990'da rol aldığı "Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu" filmiyle "28. Antalya Film Şenliği"nde "En İyi Erkek Oyuncu" ödülünü aldı.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 2008'de "Yaşam Boyu Onur Ödülü"ne değer görülen sanatçı, 2009'da son filmi "Makber"de oynadı.

Usta sanatçı, 1990'lardan yaşamının son yıllarına kadar "Gümüş", "Marziye", "Yeşilçam Denizi", "Kumsaldaki İzler, "Yadigar" ve "Kardelen"in de aralarında olduğu birçok dizide de rol aldı.

Sinemaya adım attığı günden itibaren 54 yıllık kariyerinde 200'den fazla yapımda oynayan sanatçı, verdiği bir röportajda, "Her zaman halk adına film yaptığımız için halka yakın olduk. Yakın olduğumuz için de halk bizi çok tuttu. Ben bu gizemdeydim bugüne kadar. Nereye gitsem, kötü olduğum zaman da iyi olduğum zaman da sevildim. Yani benim seyircim, beni küstürecek bir şey yapmadı. Hep güzelliklerle karşılaşmışımdır. Çünkü ben halkın içinden geldim, halkla beraber oldum." değerlendirmesinde bulunmuştu.

Türk sinemasının en güçlü karakterleri arasında yer alan Ekrem Bora, 1 Nisan 2012'de 78 yaşındayken hayatını kaybetti ve Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.

Kaynak: AA

Son Dakika Güncel Yeşilçam'ın unutulmaz oyuncusu Ekrem Bora'nın vefatının üzerinden 14 yıl geçti - Son Dakika

Sizin düşünceleriniz neler ?

    SonDakika.com'da yer alan yorumlar, kullanıcıların kişisel görüşlerini yansıtır ve sondakika.com'un editöryal politikası ile örtüşmeyebilir. Yorumların hukuki sorumluluğu tamamen yazarlarına aittir.

Advertisement