
Bakan ÇELİK: 10 YIL İÇİNDE GELEN TURİST SAYISI VE TURİZM GELİRİ 3 KAT ARTTI (2)
TÜRKİYE İSLAM DÜNYASINA VE ORTADOIĞU'YA MODEL
Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Ak Parti Yüreğir İlçe Başkanlığı Danışma Meclis Toplantısı'nın yapıldığı Ulubatlı Hasan Kültürevi'nde partilileri ile bir araya geldi. Çelik burada yaptığı konuşmada, yürütülen çözüm sürecinin, sadece silahlı unsurların yurt dışına çıkarılması olarak görülmemesi gerektiğini söyledi. Çelik şöyle konuştu:
"Bugün Türkiye'de yürütülen çözüm süreci, sadece Türkiye'nin barışını, Türkiye'nin içindeki bir takım silahlı unsurların yurt dışına çıkarılmasını içeren bir çaba ile sınırlı değildir. Bu aynı zamanda İslam dünyasına, Ortadoğu'ya model olabilecek bir yaklaşımdır. Türkiye çatışma ortamı ile kuşatılmış bir coğrafyada, farklı bir yolla demokrasi üzerindeki, sosyal barış üzerindeki tehdidin, nasıl ortadan kaldırılabileceği konusunda bölgeye model sunmaktadır. Ben yurt dışına gittiğimde bana en çok sorulan Türkiye'nin ve hükümetin, Başbakanımızın bu kadar büyük bir riski nasıl aldığı, bu süreci nasıl yönettiği ve nasıl bir sonuca varmak istediği şeklindedir."
'BU ÜLKEDE İNSANLAR ETNİK KÖKEN VE İNANÇLARINDAN DOLAYI DIŞLANDILAR'
Ak Parti hükümetinin çözüm süreciyle büyük bir işe imza attığını anlatan Çelik şöyle devam etti:
"Hepinizin çözüm süreci olarak bildiği süreç, Türkiye'de akan kanın durması, Türkiye'nin sosyal barışının yeniden tesis edilmesi, ülkemizdeki terör faaliyetinin son erdirilmesi bakımından, Ak Parti hükümeti hakikaten, bölgedeki herkesin ilgiyle izlediği, yepyeni bir model ortaya koydu. Ülkenin içindeki çeteleşme ve cunta faaliyetlerinden dolayı pek çok vatandaş mağduriyete uğradı. İnsanlar, etnik kökenlerinden, inançlarından dolayı dışlandılar. Dilleri, kültürleri yasaklandı. Azınlıklar, çeşitli baskılara maruz kalarak hatta, bir takım devlet bürokratlarının yönettiği illegal bir takım faaliyetlere muhatap kalarak bu ülkeyi terk etmek zorunda kaldılar. Böyle olunca Anadolu'nun büyük zenginliği, maalesef içimizdeki vizyonu dar, demokrasi kültürü eksik, bir takım yetkililer eliyle hırpalandı. Aslında bizim kültürümüzde olmayan bizim geçmişimizde olmayan bir takım etnik kökenli huzursuzluklar, insanlarının kültürünün, dilinin yasaklanması, insanların çocuklarına koyacağı adlara karışılmasına kadar, bir takım yasakların çıkmasına kadar bir takım süreçler yaşandı. Bu ülkenin kız çocukları, giyim kuşam tarzından dolayı okul kapılarından çevrildi, bu ülkede solcu ideoloji biçimini benimseyenler yine aynı şekilde mağduriyetlerle karşı karşıya kaldılar. Cumhuriyetin kurulduğu dönemlerden itibaren bu topraklara ait olmayan ırkçılık hastalığı, tek parti yöneticilerinin eliyle, bir virüs gibi nakşedildi. Bu ırkçılık hastalığının karşısında gösterilen toplumsal reaksiyon bir sürü rahatsızlığa yol açtı. Aslında o zaman kadar 1920'ler şöyle bir ifade kullanılırdı, 'Anadolu'da oturan millete, Türkiye Ahalisi denir.' Yani Türk milleti ifadesi hiç bir zaman ırkçı bir ifade olarak kullanılmadı. Hiç bir zaman Türkler, Kürtler kendi aidiyetlerini, ya da başka bir etnik gruptan olan kardeşine karşı dayatma, ırkçılık olarak sunmadı. Çünkü bu ülkenin geçmişinde esas değer şuydu, medeniyetimizi oluşturan temel değerler neyse, bizi birbirimizi bağlayan değerlerde onlardır."
SİLAHLI MÜCADELENİN MEŞRUİYETİ KALMAMIŞTIR
Çözüm sürecinden sonra kimsenin silahlı mücadeleyi savunmasın meşruiyetinin kalmadığını belirten Çelik sözlerini şöyle sürdürdü:
"Artık Türkiye'de demokratik hak ve hürriyet düzeni öyle bir aşamaya gelmiştir ki, artık hiç kimsenin demokrasi talebi için, silaha başvurmak zorunda kaldığını söylemesinin bir meşruiyeti kalmamıştır. Türkiye'nin demokrasisi, hak ve özgürlükler düzeni ve bölgemizdeki demokratikleşme düzeni, öyle bir aşamaya gelmiştir ki, artık herkes şunu görüyor; Türkiye'de artık herhangi bir kesim bir şey talep edecekse, bunun en etkin yolu siyasi sistem içinde, sivil içinde katılım yollarına başvurarak, bu hak ve hürriyetler için mücadele vermesidir. Artık hiç kimsenin terörün meşruiyetine, ya da terör üzerinden bir meşruiyet ilettiğine dair, hiç bir şekilde gerçekliği olmayan argümana yaslanmasının anlamı kalmamıştır. Silahlı unsurlarının bu sebeple, ülke topraklarının dışına çıkması için, bu çözüm süreci dediğimiz inisiyatif ortaya konulmuştur. Burada muhalefetin, vatandaşların kafasını bulandırmak için bir sürü yanlış beyan ortaya koyduğunu görüyoruz. Aslında gönül isterdi ki Türkiye'nin içerisindeki bu büyük projenin, silahlı unsurlarının yurt dışına çıkarılmasının Türkiye'nin içindeki sosyal barışın daha da güçlendirilmesi inisiyatifinin keşke herkes bir parçası olsaydı." - Adana
Son Dakika › Politika › Bakan Çelik: 10 Yıl İçinde Gelen Turist Sayısı ve Turizm Geliri 3 Kat Arttı (2) - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.