Başkan Taşkın, avukatlara ilk cübbesini başörtüsü yasağı sorgusunda giydiğini anlattı

Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Barosu Staj Komisyonu söyleşisinde avukatlarla deneyimlerini paylaştı. Taşkın, ilk cübbesini başörtüsü yasağında gözaltına alınan öğrencilerin sorgusunda giydiğini anlattı; davaları kişiselleştirmemeleri tavsiyesinde bulundu.
Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Barosu Staj Komisyonu tarafından düzenlenen söyleşide genç avukatlarla bir araya gelerek bilgi ve tecrübelerini paylaştı.
Battalgazi Belediye Başkanı Bayram Taşkın, Malatya Barosu Staj Komisyonu tarafından düzenlenen söyleşi programında genç avukatlarla bir araya geldi. Taşkın, avukatlık yıllarında edindiği deneyimleri paylaşarak mesleğe başladığı dönemi, üstlendiği davaları ve karşılaştığı zorlukları anlattı. Meslek hayatından örneklerle genç meslektaşlarına tavsiyelerde bulunan Taşkın, müvekkille ilişkilerde dürüstlüğün ve yargılama süreçlerinde mesleki sorumluluğun önemini vurguladı. Avukatların davaları kişiselleştirmeden, taraflarla iletişimde ölçülü bir dil kullanarak müvekkillerinin haklarını savunması gerektiğini belirtti.
"İlk cübbemi öğrencilerin eğitim hakkını savunurken giydim"
Meslek hayatının ilk yıllarına ilişkin anılarını paylaşan Başkan Taşkın, 28 Şubat sürecinde başörtüsü yasağı nedeniyle yaşananlara değinerek, "1998 yılında ofisimizi açtık, tabelamızı astık ve mesleğe başladık. Türkiye'nin zor dönemlerden geçtiği yıllardı. İnsanların başının açık ya da kapalı olması üzerinden eğitim haklarının tartışıldığı günler yaşadık. İlk cübbemi, başörtüsü yasağını protesto ettikleri için gözaltına alınan öğrencilerin sorgusunda giydim. Tecrübeli avukat ağabeylerimizle birlikte onların haklarını savunmaya çalıştık. İlk kez cübbe giymenin heyecanıyla bildiklerinizi bile unutabiliyorsunuz. Ancak ortada bir hukuksuzluk vardı ve bizim görevimiz de bu insanların hakkını savunmaktı. Allah bu memlekete bir daha o günleri yaşatmasın" dedi.
Düzenlenmesinde görev aldığı bir konferans nedeniyle kendisinin de yargılandığını anlatan Taşkın, "Mesleğimin henüz ilk aylarında, bir konferansın tertip komitesinde yer aldığım için Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılandım. Üç yıl süren yargılamanın sonunda beraat ettim. Bir yandan avukatlık yapıyor, diğer yandan kendi davamda sanık olarak mahkemeye çıkıyordum. Mesleğimin ilk yıllarında böyle tecrübeler de yaşadım" ifadelerini kullandı.
"Müvekkilimize ve mahkemeye karşı doğru konuşmalıyız"
Meslek hayatında farklı alanlardaki davalarda görev aldığını belirten Taşkın, avukatların üstlendikleri işi özenle takip etmesi gerektiğini vurguladı.
Taşkın, "Siyasi davalardan ticari davalara, aile hukukundan ceza ve icra dosyalarına kadar farklı alanlarda çalıştım. Önemli olan, aldığımız işte kendimize güvenmek, müvekkilimize ve mahkemeye karşı doğru konuşmak, adaletin tecellisi için gayret göstermektir. Biz, bize başvuran kişinin haklarını hukuk çerçevesinde korumakla görevliyiz. Avukatlık bir kamu görevidir. Mesleğimizin amacı, hukuki savunmayı en iyi şekilde yapmak ve hakkın korunması için mücadele etmektir" ifadelerini kullandı.
"Davayı şahsileştirmeyelim, karşı tarafı düşman görmeyelim"
Özellikle aile ve ceza davalarında taraflar arasında gerginlik yaşanabildiğine dikkati çeken Taşkın, avukatların duruşmalarda ve mesleki ilişkilerinde kullandıkları dile özen göstermesi gerektiğini belirtti.
Genç avukatlara davanın tarafı haline gelmemeleri tavsiyesinde bulunan Taşkın, "Davayı şahsileştirmeyelim, karşı tarafı düşman olarak görmeyelim. Dosyamızı çalışalım, müvekkilimizin haklarını hukuk çerçevesinde savunalım. Karşı tarafı incitecek veya tahrik edecek cümleler kurmayalım. Tanıklara yönelttiğimiz sorularda da kişinin onurunu zedeleyecek ifadelerden kaçınalım. Özellikle aile davalarında bu ölçüyü korumak çok önemlidir. Ceza yargılamasında da dosya ve deliller üzerinden konuşmalı, kendimizi davanın tarafı haline getirmemeliyiz. Duruşma dışında ve karşı tarafın avukatıyla iletişimimizde de aynı özeni göstermeliyiz. Bizim görevimiz, müvekkilimizin haklarını korumak için hukuki mücadele yürütmektir. Hukuken yapılması gerekeni en iyi şekilde yaparız. Kararın yanlış olduğunu düşünüyorsak da hukuki yollara başvurarak mücadelemizi sürdürürüz" diye konuştu.
Sizin düşünceleriniz neler ?