Son haftalarda İstanbul'da bir billboarddan diğerine bakan kullanıcılar, iki teknoloji şirketi arasında alışılmadık bir görsel diyaloğun yaşandığını fark ediyor. Şehrin farklı noktalarındaki billboardlarda iki marka, yapay zekânın insanlar için ne anlama gelmesi gerektiğine dair birbirinden oldukça farklı iki cevap veriyor.
Diyaloğun bir tarafında Google'ın Gemini'ı yer alıyor. Platformun görsel üretim araçlarını ön plana çıkaran kampanya, kullanıcıları "daha fazlası" olmaya davet ediyor; bir model olmak, uzayı keşfetmek, bir futbol yıldızı gibi gol atmak ya da kendinin daha gösterişli, daha idealize edilmiş bir versiyonuna bürünmek gibi ilham verici senaryolar üzerinden ilerliyor. Bir billboardda kullanıcılara "Ezgi gibi saç modeli bul" çağrısı yapılırken, bir diğerinde "Feyyaz gibi uzaya çık" deniyor. Kampanyanın bütününde yapay zekâ, hayallere ulaşmanın ve kendini yeniden tanımlamanın bir aracı olarak konumlandırılıyor.
Gemini'ın reklamları, küçük çeviri uyarlamalarıyla neredeyse her pazarda yayımlanabilecek nitelikte. Kampanya; küresel yapay zekâ pazarlamasında giderek yaygınlaşan bir eğilimi yansıtıyor: Pek çok şirket bugün yapay zekâyı görünüş, üretkenlik, yaratıcılık, statü ya da yaşam tarzı gibi alanlarda kendini dönüştürmenin bir aracı olarak sunuyor. Aslında, kendini bir model, bir astronot ya da bir futbol yıldızı olarak hayal etmek istemeyecek kim var ki? Bu çerçevede yapay zekâ; insanların daha cilalı, daha idealize edilmiş ya da daha iddialı versiyonlarına ulaşmasının bir yolu olarak çerçeveleniyor.
Diyaloğun diğer tarafında ise Yandex AI'ın yeni #olduğungibi kampanyası yer alıyor. Yandex AI'ın yaklaşımı, neredeyse tam tersi bir noktadan başlıyor: Reklamlar insanlardan kendilerinin daha başarılı ya da daha gösterişli bir versiyonunu hayal etmelerini istemiyor; aksine sıradan anların güzelliğini öne çıkarıyor. Bir billboardda izleyicilere "Sen her halinle güzelsin. Yandex AI ile şık bir kahvaltı rotası bulmaya ne dersin? #olduğungibi" deniyor. Bir diğerinde ise küçük bir çay masasında yaşlı amcaların yanında oturan bir astronot yer alıyor; görselin altında şu cümle okunuyor: "Dünya güzel. Yandex AI ile yeryüzünün tadını çıkar."
Yandex AI'ın görselleri, Türk izleyicinin anında tanıyacağı sahnelere yaslanıyor: Boğaz manzaralı kahvaltılar, mahallede yapılan keyifli sohbetler ve gündelik ritüeller. Sloganın kendisi bile aynı yaklaşımı destekliyor; #olduğungibi, teknoloji reklamlarında sıkça karşılaşılan iddialı dilden farklı bir duygusal ton taşıyor. Konsept, billboardlarla da sınırlı kalmıyor: Yandex AI, kampanyaya özel bir dizi temalı görsel üretim filtresi de hayata geçirdi. Bu filtreler kullanıcıları ünlü ya da fantastik senaryolara değil; sakin, son derece yerel Türk ortamlarına ve yavaş akan sosyal anlara taşıyor.
İki kampanya yan yana getirildiğinde, aralarındaki karşıtlığın oldukça çarpıcı olduğu görülüyor. Bu karşılaşma, yapay zekâ kaygısı ve dijital tükenmişlik üzerine konuşmaların giderek yoğunlaştığı bir döneme denk geliyor. Sektörün büyük bölümü hâlâ optimizasyon ve kendini yeniden tanımlama söylemi etrafında ilerlerken, Yandex AI'ın kampanyası yapay zekânın insanlar için ne anlama gelmesi gerektiğine dair çok daha yumuşak bir bakış sunuyor.
Ortaya çıkan tablo, tüketici odaklı yapay zekâya yönelik iki farklı vizyonun kamuya açık ve oldukça doğrudan bir karşılaşması niteliğinde. Bu konuşmanın şu an en görünür şekilde yaşandığı sahne ise İstanbul'un sokakları.
Son Dakika › Teknoloji › Türkiye'nin sokaklarında yapay zekânın iki vizyonu karşı karşıya - Son Dakika
Masaüstü bildirimlerimize izin vererek en son haberleri, analizleri ve derinlemesine içerikleri hemen öğrenin.
Sizin düşünceleriniz neler ?